EOSB Başkanı Nadir Küpeli Eskişehir başta Eskişehir sanayisi olmak üzere ESO seçim süreci ile ilgili samimi cevaplar verdi.

EOSB Başkanı Nadir Küpeli Eskişehir Haber Ajansı EHA’ya ezber bozan açıklamalarda bulundu.

Eskişehir sanayisi ve yatırımlar adına pek çok bilgi veren Başkan Küpeli ESO seçim sürecine dair çarpıcı konuştu. Küpeli aday olacak mısınız? sorusuna “Hayır demek doğru olmaz”  diye cevap verirken, Kesikbaş ile centilmenlik anlaşması yaptığına dair kamuoyunun yanıldığını ifade etti.

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Nadir Küpeli yayın hayatına yeni başlayan EHA’nın konuğu oldu. Medya Grup Başkanı Soner Yüksel’in tüm sorularına içtenlikle cevap veren Küpeli uzun zamandır kamuoyunun merak ettiği ESO seçim süreci ile de ilgili net konuştu.

İşte Eskişehir gündeminde epey konuşulacak o özel röportaj …

1- Eskişehir sanayicisi şu an ne durumda?

Genel olarak işini takip eden sanayicilerde çok ciddi bir sıkıntı yok. Ancak beyaz eşyaya dayalı sektörlerde 40,45 gündür bir durgunluk var. Kimi fabrikalar işçilerini tatile çıkardı, kimileri bakım yapıyor ama sadece bizde değil dünyada da kendini hissettiren bir durum.

EOSB’ DE 900’e yakın katılımcının çoğunu KOBİ’ler oluşturuyor. Onların şöyle bir avantajı var, dinamik ve hızlılar. Ancak kobilerin hem dijital hem finansal olarak hem de diğer arge çalışmalarında desteklenmesi gerekiyor.

Bizim KOBİ’lerin çoğu Arge, İnovasyon ve üretim dışındaki dallara yatırım yapamıyor, gelirleri buna müsait değil. Birçok Kobimiz büyümek istiyor lakin finansman sıkıntısı var.

Bundan 1, 1,5 ay önce hesabında dövizi olanlara bir kısıtlama getirilmişti. Düşünce doğru ama uygulamanın doğru olmadığını düşünüyorum.

Birisinin hesabında döviz var ise ve onu bozdurmak yerine kredi ile işini götürmek istiyorsa bu çok etik değil önce parasını bozdursun. Fakat burada öyle firmalar var ki alışverişleri döviz ile borçlarını döviz ile ödüyor. Bu tür istisnai durumlar için uygulanan prosedür uzun zaman aldığı için bir mağduriyet yaşanıyor. Oysa bir taahhüt ile beyana bağlı olarak bu iş daha rahat uygulanabilirdi. Maalesef olmadı.

Genel olarak Temmuz ayına kadar piyasada olan enflasyon beklentisi biraz rüzgâr yaptı bunun etkisi ile bir hareketlenme vardı. Piyasaların durulması ile işlerde biraz yavaşladı. Fiyatı artacak diye stok yapanlar oldu, bugünden sipariş yapanlar vardı ancak 2 aydır bir durgunluk olduğunu söyleyebilirim.  

Bu yılın sonunda büyük oranda bilançolar eksi ya da sıfır çıkacak. Önümüzü görmemiz lazım. Bir ürünü üretirken kaça mal ettiğimizi bilmediğimiz süreçler yaşadık. Bu şartlarda yatırım yapmak çok kolay değil. Bugünden sonra daha stabil bir piyasa olacaktır ve sanayici bundan istifade edecektir.

Geçtiğimiz günlerde Sanayi kapasite kullanım oranları yüzde 80’e dayandı. Bana göre bizim reel kapasitemiz makine olarak yüzde 100 değil. Bir makine var üzerinde 500 saykıl yapar yazıyor ama hiçbir makine 500 saykıl yapmaz. Yani kapasite yüzde 80,85’lerde üretim yapıyorsa zaten full üretim yapıyoruz demektir. İhracatımız 250 milyar dolar olacak inşallah bu sene. Sonra 280,300, 500 diye hedef devam edecek.

"İnternet gazeteciliği düzenlemesi çok yetersiz" "İnternet gazeteciliği düzenlemesi çok yetersiz"

Bizim ihracat yapacak kapasitemiz doluyor. Yeni yatırım yapmamız bu kapasiteleri artırmamız lazım. Yeni finansmanlar lazım. Bu faiz oranları ile bu vadelerle bu yatırımları yapmak mümkün değil. Bunun çözülmesi lazım.

Özelikle özel bankaların yüzde 30 ile 50 arasında değişen faiz oranları var ve neredeyse vade yok. Bu kadar kısa vadeler ve faiz oranları ile kimse yatırım yapamaz. Sağ olsun devlet bankaları denge sağlamaya çalışıyor ama o da sizin talebinize karşılık veremiyor. 20 milyon TL istiyorsunuz 1 milyon verebilirim diyor. Dolayısı ile mutlaka ve mutlaka sanayicinin uygun faiz oranları, orta ve uzun vadeli kredilere ihtiyacı var.

2- OSB’deki Gelişme süreci nasıl gidiyor ?

 Eskişehir’e çok ciddi bir ilgi var. Bu EOSB’nin mükemmel altyapısı, mümkün olduğu kadar bürokrasiyi dışlamış olan yönetim anlayışı ile ilgili diye düşünüyorum. Bize gelen yatırımcıların birçoğu yerli değil. Eskişehir dışından geliyor. Bugünlerde de birçok müracaat var. Biz de o müracaatları inceliyor, değerlendiriliyoruz ve uygunsa olumlu yanıt veriyoruz.

2021 yılı içinde son 15 yılın arsa tahsis rekorlarını kırdık. Çok az sayıda kişi ruhsat almadı. Onun dışında ruhsatını alan ve inşaata başlayan birçok firma var. OSB’nin tarihinin en büyük ihalelerini yaptık. Altyapı ile ilgili çok ciddi çalışmalara devam ediyoruz.

  DSCF0229-1

3- Görevde olduğunuz süreçte hayata geçen projelerden hangisi daha iddialı. Bu hizmetler içinde öne çıkan bir hizmet var mı?

 Hepsi bana göre birbirinden kıymetli projeler. Yatırım olmadan, yeni genişleme alanları açılmadan yaptıklarımızın bir anlamı olmaz. Ben Eskişehir’in gelişmesini, iktisadi olarak güçlenmesini, Türkiye’de kişi başına düşen gayri safi hâsıladan en yüksek payı alan şehirlerden biri olmasını istiyorum. Bunun içinde sanayi üretimi, sanayi üretimi içinde araziler şart.

Şimdi altyapı çalışmaları yaptık, İmişehir 1. gelişme bölgesini imar ettik. Bu çok kıymetli bir şey. Yaşam Park yapıyoruz bu çok kıymetli bir şey. Yeni fabrikalar oluşturuyoruz, mesela Haier mütevazı olmayacağım ikinci bir Arçelik. Üstelik şimdi yeni bir alan veriyoruz Haier Arçelik’ten daha büyük bir alana ulaşıyor ve ciddi oranda ihracat yapacak. Bu bana göre çok kıymetli.

Okulumuz Türkiye’nin dilinde, ben iddia ediyorum Türkiye’nin en iyi okulu.

Arıtmanın kapasitesini 2 katına çıkardık, OSB girişinde bir trafik sorunu vardı. Özelikle şehir hastanesinin açılmasından sonra pik saatlerde vergi dairesinin gerisine kadar yığılan konvoy vardı. Şimdi yeni yollar açarak, yeni yatırımlar yaparak bu trafiği biz çözdük. Aslında karayolları çözmedi bunu. Özellikle 2017’de vefat eden merhum Firuz beyin adına bir bulvar yaptık. 19 yıldır açılamamış bir yoldu bu. Biz bütün kurumlarla iyi bir ilişkideyiz. EOSB hiçbir kurumla tartışmıyor karşı karşıya gelmiyor. Bu ilişkilerle Firuz Kanatlı bulvarını yaptık ve bu trafik yoğunluğunuzun yüzde 30, 33’ünü aldı. 26. caddeden Alpu yoluna çıkan bir yol vardı, o yolu da biz yaptık. Orası da biraz rahatlama sağladı. Girişteki trafiği azalttık bu da önemli bir işti. Trafo gücümüzü 250 300 megavata çıkarttık, internet hızımızı 10 gigabite çıkarttık. Bu anormal bir hız demek. Düşünün evlerde kullandığımız internet 50 megabit hız saniye gelse ne kadar hızlı diyoruz. Ben 50 megabitin 2000 katından bahsediyorum. Böyle bir hız var şu an OSB’de. Bunlar hep kendi yatırımlarımız. Elektrik santralinin yüzde yüzü bizim. İtfaiyeyi çok güçlendirdik. Çok fazla iş yaptık ve bana göre bunların hepsi çok kıymetli değerli işler.

4- Görev sürecinde içinizde ukde kalan bir hizmet oldu mu?

 İçimde ukde demeyim ama çok arzu ettiğim, bugüne kadar gerçekleştiremediğim fakat gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz OSB ile Teksan’ı birbirine bağlayan bir geçit, bir köprü planım var.

Ana üretim firmalarının tedarikçilerinin birçoğu Teksan tarafında ve sürekli OSB’den karşıya geçmemiz sıkıntı yaratıyor. Ya Estim ya da Kanlıpınar köprülerine gitmemiz lazım. O yüzden o tarafa bir köprü arzum var, inşallah onu yaparız. Onun dışında içimde uhde olarak kalan bir yatırım yok.

 5- Yaşam Park ve ihale süreçleri ne durumda?

Malumunuz Yaşam park bizim 2023 yılına planladığımız bir projeydi ama o tarihe kalmadan açacağız. Hatta bazı bölümleri açıldı. Kiralama süreçleri başladı.

Biz yap işlet devret modelini benimsiyoruz. Örneğin bir kreşi OSB işletirse bizde kreş kültürü yok. Biz kreş işletmedik. Bunun nasıl yapılacağı ve işletileceği ile ilgili detaylara daha hâkim, bu işi bilen birilerine danışıyoruz. Onu yap işlet devret ile hizmete sokacağız. Şu ana kadar ihalelerde istediğimiz rekabet ortamı oluşmadı. Bazılarında ise sonuca gitmek üzereyiz. Biten birimleri sanayicilerin kullanımına açacağız.

Kreş ile ilgili ise son görüşmelere geldik. Kısa vadede onu da sanayiye kazandıracağız. Fiyatın da yüksek olmaması adına tarafız. OSB’de çalışanlara yüksek faturalar çıkartmayacak onların lehine olacak bir kreş için ince eleyip, sık dokuyoruz.

Biz ihalelerde kafamıza yatmaz ise iptal ediyoruz. 42 yıldır üretimin, sanayinin içindeyiz bazı ihalelerde rekabet oluşmuyor. İptal ediyoruz ve yeniden daha kazancı yüksek bir şekilde tatbik ediyoruz.

 6- Nadir Küpeli net ve açık sözlü bir isim ancak buna rağmen kurumlarla, siyasetle çok iyi ilişkiler içinde ve hiç kavga ettiğine tanık olmuyoruz. Bunun sırrı nedir?

 İşin sırrı doğal olmak. Birilerine yanaşıp diğerlerini dışlamak doğru bir iş değil. Her birinin ayrı ayrı görevleri var. Bugün belediyelerle bizim işimizin boyutu farklı, valilikle farklı, il müdürlükleri ile farklı. Hepsi ile bizim işlerimiz var. Ve hep doğal olup, doğruları söylüyoruz. Birisinin hoşuna gitsin diye onu yanıltmak benim mizacımda yok zaten bu da birkaç sonra ortaya çıkınca o kurum size karşı kırgınlık, dargınlık içinde oluyor ve bunun sonu gelmiyor.

Biz kimseyi kandırmadık. Büyün herkesin düşüncelerine önem verdik. Mesela 1190 hektarlık bir yerimiz var. Mesela Bunu Yılmaz Hoca şöyle bir yer açın dedi, Kazım Başkan başka bir şey dedi. Vali bey serbest bölge ile ilgili bir serbest bölge açın dedi. Biz herkesin fikrine açık olduğumuz için hepsini değerlendiriyoruz. Doğru olduğumuz ve yalın ifadeyle derdimizi anlatınca, arkasından da başka bir çapanoğlu çıkmayınca kurumlarla isteseniz bile kavga edemezsiniz. Kişilik olarak kafamın arkasında başka düşünce yok. Beceremem bunu. Bazıları var ki ağızları çok laf yapıyor. İyi siyaset yapıyor, iyi de konuşuyor. Ama bir süre sonra onların foyaları ortaya çıkıyor. Biz de bu yok. Bende de bizim yönetimde de böyle insanlar olmamalı. Sadece işimize odaklanıyoruz. Böyle olmak daha kolay daha huzurlu.

 NADİR 07-1

7- Kamuoyunun çok merak ettiği bir şey var. Nadir Küpeli ESO seçimlerinde Başkan Adayı Olacak mı? Celalettin Kesikbaş ile aranızda bir centilmenlik anlaşması olduğu ve aday çıkmayacağınız konuşuluyor. Böyle bir anlaşma yapıldı mı?

ESO seçimlerinde başkan adaylığı için şu an hayır demek doğru olmaz. Evet demekte doğru olmaz. Zaman ne gösterir bilmiyoruz. Şu an için  seçim süreci ile ilgili açıklanmış bir takvim yok. Bu açıklandığı zaman muhakkak bende bakar ve net bir şekilde cevabımı veririm.

Ben kibar adamım, kavgayı hiç sevmem. Bizim Celalettin Bey ile görüşmemizden centilmenlik anlaşması gibi bir anlam çıkartıyorlar ama böyle bir sonuç çıkmamalı.

Ben onları, onlar bizi sürekli ziyaret ediyorlar. Böyle de olmalı. 2018 Nisan ayındaki seçimlerde çetin bir mücadele oldu ve seçimin ertesi günü ben seçim burada bitti ve bundan sonra işimize bakmalıyız dedim ve hiçbir kavgaya meydan vermedim. Belki biraz agresif olsaydık bizim ESO ile veya diğer kurumlarla olan ilişkilerimiz böyle olmazdı. Ben ve arkadaşlarım hiç o mecralara girmedik. Hatta bazen nahoş olan sözler, söylemler bizim kulağımıza gelirse bunlara inanmak istemedik. Kurcalarsak başka şeyler çıkacaktı, bunlarla huzursuz, rahatsız olmak ve sanayici için harcamamız gereken enerjiyi kısır döngülerle buraya aktarmak doğru olmazdı.

8- Peki, 4 senelik süreçte ESO ve OSB koltuk birliği olsa bir şey değişir miydi?

ESO ile OSB’nin rekabet etmesi mümkün değil. Ayrı ayrı kurumlar bunlar. Bugün Eskişehir Valiliği ile belediyenin rekabeti olur mu?              Bizimde ESO ile kurumlarımız böyle. Dolayısı ile bölünmese dahi biz çalışmalarımızı eksiksiz yapardık. Belki daha iyi ya da kötü yapılabilirdi bilmiyorum. Biz iyi ki ordayız, iyi ki buradayız, o olsaydı burası daha iyi olurdu, kötü olurdu deme şansım yok ama daha kötü olmazdı ondan eminim.

Ama bir rekabet sözünü doğru bulmuyorum. Biz ESO ile ESO bizle rekabet edemez. Belki Ticaret odası ile Sanayi odası rekabet edebilir ama OSB ile rekabet olamaz.

Bir kere bütçelerimiz bile buna uygun değil. OSB’nin bütçesi belki Büyükşehir, Odunpazarı, Tepebaşı belediyelerinin bütçelerinin toplamından 2 katı daha büyük.

9- Nadir Küpeli ismini siyasi arenaya yakıştıranlar da oluyor. Siyaset düşünüyor musunuz?

Siyaset ve belli makamlara oturmak bana göre bir ihtiras. Ama bende böyle bir ihtiras yok. Biraz önce dedim burası çok büyük bir kurum ve büyük bir bütçesi var. Ama benim makam arabam bile yok. Alamaz mıydık? Çok rahat alırdık.

Bizim 2 tane minibüsümüz var. Birisi küçük birisi büyük onu da biz genel olarak bir yerlere gideceğimiz zaman kullanıyoruz. Benim makam arabam falan yok, kendi arabamı kullanıyorum. Bu bir ihtiras işi.

Siyaset de sanki böyle. Ben kendimi siyasete çok yakıştıramıyorum, uygun da bulmuyorum. Ama bunun içinde bugünden hayır, kesinlikle ben bu işi yapmam, ne olursa olsun oraya girmem demek doğru değil. Ama kendimi uygun bulmuyorum. Sanki siyaset biraz daha farklı kulvarlarda koşabilen insanların işi gibi geliyor.

10- Son olarak Eskişehir değerlendirmesi yaparsak, bir vatandaş gözüyle Eskişehir’in artı ve eksileri sizce nelerdir?

 Eskişehir’de insan kalitesi çok iyi diyebilirim. Eğitilmiş ve ağırlıklı olarak görgü kurallarına uyan medeni insanlar var. Türkiye’nin bendeki bilgi yanlış değil ise Avrupa’daki nüfus yapısına uyan tek şehri de Eskişehir. Nüfusunun büyük kısmı il merkezinde, az bir kısmı kırsalda yaşıyor.

Bu anlamda Eskişehir’de çok iyi bir altyapı var. Eskişehir’de yaşayan biri Avrupa’ya gittiğinde çevresine bakıp aa buralar ne güzelmiş, biz de bunlar yok demez. Hemen hemen hepsi var. Olmayan eksik olan ise maalesef biz birbirimizi sevmiyoruz. Birlikte hareket etmeyi sevmiyoruz. Siyasiler içinde, üreticiler içinde, diğer rol oynayan kişiler içinde bu maalesef böyle. Az olsun, küçük olsun, benim olsun mantığı var bizde. İnşallah bir süre bu da değişir.