<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Eskişehir Haber Ajansı: Eskişehir Haber, Eskişehir Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com</link>
    <description>Eskişehir Haber Ajansı (EHA) Eskişehir haberleri: Eskişehir belediyeleri, ulaşım, asayiş, eğitim, ekonomi ve etkinlik en güncel Eskişehir son dakika haberleri bu sayfada</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/rss/yasa" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© Eskişehir Haber Ajansı. İçerikten yazarları sorumludur; haber, yazı ve fotoğraflar izinsiz kullanılamaz.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 08 Jul 2026 06:03:24 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/rss/yasa"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Tüm Evlerde Bulunan Kavanoza Dikkat: Riskli Olduğu Ortaya Çıktı]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com/tum-evlerde-bulunan-kavanoza-dikkat-riskli-oldugu-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/tum-evlerde-bulunan-kavanoza-dikkat-riskli-oldugu-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, evlerde biriktirilen boş cam kavanozların yanlış saklandığında sağlık riski taşıdığı konusunda uyardı. Yıkanmış görünse bile kapaklardaki lastik, gıda kokusunu hapsederek haşere çekiyor. Botulizm bakterisi, ağır metal geçişi ve küf toksini öne çıkan tehlikeler arasında sıralanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Plastik kaplara alternatif olarak evlerde giderek daha çok tercih edilen cam kavanozlar, boş halde hatalı koşullarda tutulduğunda sorun kaynağına dönüşebiliyor. Uzmanların değerlendirmesine göre nemli ve kapalı ortamda bekleyen kavanozlarda haşere, bakteri, küf ve ağır metal riski ortaya çıkıyor. Doğru saklama ise birkaç basit kurala bağlı.</p>

<p>Cam kavanozlar, plastik ambalajların gündeme getirdiği kaygılar nedeniyle son yıllarda mutfaklarda daha sık kullanılıyor. Ancak uzmanlar, boşalan kavanozların "ileride lazım olur" düşüncesiyle biriktirilmesinin göründüğü kadar masum olmadığını belirtiyor. Dolap içinde, tezgah altında ya da kilerde uzun süre bekleyen kavanozların, saklama koşulları uygun değilse hem hijyen hem de sağlık açısından risk oluşturduğu ifade ediliyor. Öne çıkarılan tehlikeler biyolojik ve kimyasal olmak üzere iki başlıkta toplanıyor.</p>

<h2>KAPAKTAKİ LASTİK NEDEN HAŞERE ÇEKİYOR?</h2>

<p>Hazır gıda kavanozlarının kapağındaki iç lastik, ne kadar yıkanırsa yıkansın gıda kokusunu tümüyle bırakmıyor. Kokunun kapalı yüzeyde hapsolması, karanlık dolaplarda bekleyen kavanozları böcek, karınca ve mutfak güvesi için cazip hale getiriyor. Uzmanlara göre bu durum, tek bir kavanozla sınırlı kalmayıp mutfağın genelinde haşere sorununa yol açabiliyor. Kokunun kaynağı kapak lastiği olduğundan, yalnızca cam gövdenin yıkanması sorunu çözmüyor.</p>

<h2>BOTULİZM RİSKİ NASIL OLUŞUYOR?</h2>

<p>En ciddi uyarı, eski kavanozların kışlık sos, menemen ya da konserve yapımında yeniden kullanılmasına ilişkin. Ev koşullarında tam sterilizasyon her zaman sağlanamıyor. Yeterince sterilize edilmemiş kavanozda, oksijensiz ortamı seven Clostridium botulinum bakterisi çoğalabiliyor. Söz konusu bakterinin ürettiği toksin, halk dilinde konserve zehirlenmesi diye anılan botulizme yol açıyor. Tıbbi kaynaklarda felce ve ağır vakalarda ölüme kadar gidebilen bir tablo olarak tanımlanan botulizm, ev yapımı konservelerde en çok dikkat edilmesi gereken tehlikelerden biri sayılıyor.</p>

<h2>AĞIR METAL GEÇİŞİ NEDEN OLUYOR?</h2>

<p>Kavanozların kapağı kapalı biçimde saklanması da ayrı bir risk doğuruyor. Kapalı hacimde biriken mikroskobik nem, kapağın iç yüzeyindeki koruyucu tabakayı zamanla bozuyor ve paslanmaya yol açıyor. Uzmanlar, paslanan kapakların yeniden kullanılması durumunda kurşun ve nikel gibi ağır metallerin gıdaya geçebildiğine dikkat çekiyor. Ağır metaller vücuttan kolay atılmadığı için düşük miktarlarda dahi zamanla birikim yapabiliyor. Dolayısıyla deforme ya da paslı kapakların yeniden kullanılmaması öneriliyor.</p>

<h2>KÜF VE AFLATOKSİN TEHLİKESİ</h2>

<p>Tam kurumadan kapağı kapatılan kavanozların içinde nem kalıyor ve karanlık ortamda gözle görülmeyen küf mantarları gelişebiliyor. Bazı küf türlerinin ürettiği aflatoksin, bilimsel kaynaklarda karaciğer için tehlikeli kabul edilen bir madde. Küfün her zaman gözle fark edilememesi, riski artıran etkenlerden biri. Kavanozların nem barındırmayacak şekilde saklanması bu yüzden önem taşıyor.</p>

<h2>PLASTİKTEN CAMA GEÇİŞ NEDEN ARTTI?</h2>

<p>Cam kavanozların mutfaklardaki yükselişi tesadüf değil. Plastik ambalajların ısıyla ya da uzun temasla gıdaya madde bırakabildiğine ilişkin tartışmalar, tüketicileri cam ve metal alternatiflere yöneltti. Cam, kokusuz ve gözeneksiz yapısıyla gıda saklamada tercih edilen bir malzeme. Ancak uzmanların hatırlattığı nokta, malzemenin kendisi güvenli olsa bile yanlış saklama ve tekrar kullanımın riski geri getirdiği. Yani sorun camda değil, kavanozların nasıl saklandığında ve yeniden nasıl kullanıldığında düğümleniyor.</p>

<h2>GÜVENLİ SAKLAMA İÇİN NE YAPMALI?</h2>

<p>Uzmanların paylaştığı temel kurallar şöyle:</p>

<ul>
 <li>Boş kavanozların kapaklarını üzerine kapatmayın, kavanoz ve kapağı ayrı saklayın.</li>
 <li>Eski, deforme veya paslanmış kapakları biriktirmeyin, doğrudan atın.</li>
 <li>Kavanozları iyice yıkayın ve tam kuruduğundan emin olun.</li>
 <li>Toz ve nem girmemesi için kavanozları ağzı aşağı bakacak şekilde ters çevirerek saklayın.</li>
 <li>Alt kısmında gıdaya uygunluğu gösteren çatal-kadeh amblemi bulunmayan, dekoratif ya da sanayi tipi kapları gıda saklamak için kullanmayın.</li>
</ul>

<h2>KONSERVE YAPARKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?</h2>

<p>Ev yapımı konserve ve turşu geleneği yaz aylarında yaygınlaşıyor. Uzmanların vurguladığı ortak nokta, kavanozların ve kapakların kullanım öncesi yüksek sıcaklıkta sterilize edilmesi. Kaynar suda yeterli süre bekletilmeyen kaplar, botulizm dahil çeşitli risklere kapı aralayabiliyor. Konserve kapaklarının her sezon yenilenmesi, kapağın tam kapanıp kapanmadığının kontrol edilmesi ve şişmiş, kabarmış kapaklı ürünlerin tüketilmemesi öne çıkan önlemler arasında. Şüpheli görünen ev konservelerinin tadına bakmadan atılması tavsiye ediliyor. Botulizm toksini kokusuz ve tatsız olabildiği için ürünün görünüşüne güvenmek yeterli olmuyor. Konservenin kaynatılarak tüketilmesi ek bir önlem sayılıyor, ancak bu yöntemin her durumda tam koruma sağlamadığı da belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>AMBLEM NE ANLAMA GELİYOR?</h2>

<p>Gıdayla temasa uygun kaplarda bulunan çatal-kadeh sembolü, ürünün gıda saklamak için üretildiğini gösteren uluslararası bir işaret. Dekoratif amaçlı ya da sanayi kullanımına yönelik camlarda bu işaret bulunmuyor. Söz konusu kapların içinden gıdaya istenmeyen madde geçişi olabildiği için, saklama kabı seçilirken tabandaki sembolün kontrol edilmesi öneriliyor. Aynı kontrol, dışarıdan alınan ikinci el ya da hediyelik cam kaplar için de geçerli.</p>

<h2>KAVANOZLARI GERİ DÖNÜŞÜME VERMEK MÜMKÜN</h2>

<p>Kullanılmayacak kavanozları biriktirmek yerine cam geri dönüşüm kutularına atmak hem ev güvenliği hem de çevre açısından tercih edilebilir bir yol. Cam, özelliğini kaybetmeden defalarca geri dönüştürülebilen bir malzeme. Belediyelerin cam toplama noktaları ve site içi geri dönüşüm kutuları, ihtiyaç fazlası kavanozların değerlendirilmesine imkan veriyor. Böylece hem dolaplarda gereksiz birikim önleniyor hem de cam yeniden üretime kazandırılıyor. İhtiyaç kadar kavanozu doğru koşullarda saklayıp fazlasını geri dönüşüme yönlendirmek, uzmanların işaret ettiği dengeli yaklaşım olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaberajansi.com/tum-evlerde-bulunan-kavanoza-dikkat-riskli-oldugu-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/07/kavanozjpg-ipo-z-u-hkgbk-o-t-i7-j-m-s-xfkn-q.jpg" type="image/jpeg" length="17057"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir Sivrihisar'daki 752 Yıllık Tarih: Bu Caminin Sırrı Ziyaretçileri Şaşırtıyor]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehir-sivrihisardaki-752-yillik-tarih-bu-caminin-sirri-ziyaretcileri-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehir-sivrihisardaki-752-yillik-tarih-bu-caminin-sirri-ziyaretcileri-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinde bulunan ve Anadolu topraklarının ilk minyatür Kabe'sini barındırdığı belirtilen Haznedar Camii, 1274 yılından bu yana ayakta kalan tarihi yapısıyla dikkat çekiyor. Orijinal mimarisini koruyan cami, fresk tekniğiyle işlenen Kabe minyatürü ve medrese olarak da kullanılmış olması nedeniyle minaresiz inşa edilmesiyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinde bulunan Haznedar Camii, Anadolu Selçuklu Devleti döneminde 1274 yılında Maliye Nazırı (Haznedar) Necipettin Mustafa Efendi tarafından yaptırıldı. Yaklaşık 752 yıldır ayakta kalan tarihi yapı, Anadolu topraklarının ilk minyatür Kabe'sini barındırması ve özgün mimarisiyle hem ilçe sakinlerinden hem de şehir dışından gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="562" src="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/07/eskisehir-sivrihisar-1.jpg" width="999" /></p>

<p>Yapıldığı dönemde hem mescit hem de medrese olarak kullanılan cami, bu özelliği nedeniyle minaresiz olarak inşa edildi. Günümüze kadar orijinal yapısını koruyarak ulaşan eser, tarihi ve kültürel mirasıyla Sivrihisar'ın önemli simgeleri arasında yer alıyor.</p>

<h2>"Minaresinin olmamasının sebebi medrese olarak da hizmet etmesi"</h2>

<p>Sivrihisar'da 13 yıldır imamlık yapan Mustafa Öztürk, caminin mimari özelliklerine ilişkin bilgi vererek, "Camimiz Anadolu Selçuklularından kalma. Haznedar, yani Maliye Nazırı diye bilinen Necipettin Mustafa Efendi zamanında kendi adına yaptırmış olduğu bir cami, aynı zamanda mescit. Camimizin minaresi yok. Olmamasının sebebi de o dönemlerde hem cami, mescit olarak hizmet etmiş hem de medrese olarak hizmet etmiş. O yüzden minaresi bulunmuyor" dedi.</p>

<p><img alt="Eskişehir Sivrihisar 2-1" class="detail-photo img-fluid" height="562" src="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/07/eskisehir-sivrihisar-2-1.jpg" width="999" /></p>

<h2>"Anadolu topraklarında Kabe minyatürü olan ilk cami"</h2>

<p>Haznedar Camii'nde yer alan Kabe minyatürünün önemine değinen Öztürk, "Caminin içerisindeki Kabe motifine gelince, zaten Anadolu topraklarında Kabe minyatürü olan ilk cami diye bilinir. Burada da fresk tekniği ile yapılmış, sulu kireç üzerine motiflenmiş bir Kabe minyatürümüz mevcut. Gelen misafirlerimiz, camimizi görenler burada bir hayret içerisinde kalıyor. Aynı zamanda bizim için, hem ilçemiz için gurur verici bir tablo. Burası, bu cami yaklaşık 1274 yılında inşa edilmiş. Günümüze kadar halen orijinal haliyle insanlara hizmet etmekte. Sivrihisar'ımızın güzide eserlerinden bir tanesi" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Eskişehir Sivrihisar 3-1" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/07/eskisehir-sivrihisar-3-1.jpg" width="1000" /></p>

<h2>Fresk tekniğiyle işlenen minyatür dikkat çekiyor</h2>

<p>Caminin en dikkat çeken bölümlerinden biri olan Kabe minyatürü, fresk tekniğiyle sulu kireç üzerine işlendi. Tarihi yapının özgün dokusunu tamamlayan bu eser, Haznedar Camii'ni kültürel ve tarihi açıdan daha da değerli kılan unsurlar arasında gösteriliyor.</p>

<p><img alt="Eskişehir Sivrihisar 4" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/07/eskisehir-sivrihisar-4.jpg" width="1000" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehir-sivrihisardaki-752-yillik-tarih-bu-caminin-sirri-ziyaretcileri-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/07/eskisehirs-sivrihisar.jpg" type="image/jpeg" length="93910"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emekli Olunca Evde Durmadı: Hobisi Gelir Kapısına Dönüştü]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com/emekli-olunca-evde-durmadi-hobisi-gelir-kapisina-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/emekli-olunca-evde-durmadi-hobisi-gelir-kapisina-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emeklilikte evde oturmak yerine takı tasarlamayı seçen Gülçin Ceylan, ürettiği ürünlerle ev bütçesine katkı sağlıyor. Eskişehir'in Odunpazarı ilçesinde yaşayan Ceylan, iki yıl önce katıldığı bir takı kursunun ardından el emeği takılarını stantlarda satmaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eskişehir'de emekli Gülçin Ceylan, boş vaktini el emeği takı tasarımına ayırarak Odunpazarı'ndaki stantlarda hem sergi açıyor hem satış yapıyor. İki yıldır takı kurslarına katılan Ceylan'ın tasarımları arasında en çok doğal taş ve dorika modeller ilgi görürken, ürünlerin fiyatı 200 ile 500 lira arasında değişiyor.</strong></p>

<h2>EVDE OTURMAK YERİNE TAKI TASARIMI YAPTI</h2>

<p>Eskişehir'de yaşayan emekli Gülçin Ceylan, emeklilik sonrası evde geçen günlere alışamayınca bir takı kursuna yazıldı. Odunpazarı ilçesinde oturan Ceylan, iki yıldır bu etkinliklere düzenli katılıyor. Ürettiği el emeği takıları açılan stantlarda hem sergiliyor hem de satarak ev bütçesine katkı sağlıyor. Ceylan, takı yapmanın kendisi için bir tutkuya dönüştüğünü ve bu uğraşın zamanı unutturduğunu anlatıyor.</p>

<h2>TAKI YAPMAK TUTKUYA DÖNÜŞTÜ</h2>

<p>Emekliliğin getirdiği boşluğu tasarımla doldurduğunu belirten Ceylan, etkinlikleri keyifli bir hobiye dönüştürdüğünü söylüyor. Kendi anlatımıyla takı yaparken zamanın nasıl geçtiği anlaşılmıyor, boncuklar adeta yeniden hayat buluyor. Evde oturmanın kendisine yabancı geldiğini vurgulayan Ceylan, kursa katıldıktan sonra ürünlerini stantlarda sergileyip satmaya başladığını aktarıyor. Ona göre takı tasarımı, herkese tavsiye edilebilecek zevkli bir iş.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>DOĞAL TAŞLAR VE DORİKA MODELLER ÖNDE</h2>

<p>Ceylan'ın tezgahında her yaşa hitap eden geniş bir seçki bulunuyor. Tezgahta çocuklar için bileklik ve kolyeler, anne bileklikleri, örgü tasarımlar, inci ve doğal taş ürünler sıralanıyor. Herkesin zevkinin farklı olması nedeniyle ürünlerin çeşitlendiğini belirten Ceylan, en çok rağbet görenlerin doğal taşlı parçalar ile dorika modeller olduğunu aktarıyor. Bir takının tamamlanma süresi işçiliğe bağlı olarak farklılaşıyor. Bir günde biten parçalar olduğu gibi, yapımı bir haftaya uzayan tasarımlar da var.</p>

<h2>FİYATLAR MALZEMEYE GÖRE DEĞİŞİYOR</h2>

<p>Ürünlerin fiyatı modele ve kullanılan gramaja göre şekilleniyor. Ceylan'a göre en çok satılan dorika modellerin fiyatı 200 lira ile 500 lira arasında değişiyor. İnce dizim bir dorika bileklik 200 liraya satılırken, gramajı daha yüksek olan dolama modeller 500 liradan alıcı buluyor. Malzemelerin pahalı olması fiyatları da yukarı çekiyor. Çocukların sevdiği miyoki modeller ile taraftar bileklikleri de tezgahta ilgi gören diğer ürünler arasında.</p>

<h2></h2>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaberajansi.com/emekli-olunca-evde-durmadi-hobisi-gelir-kapisina-donustu</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/07/hobi.jpg" type="image/jpeg" length="95296"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehirli Gençlere Müjde: Listedeki Müzeleri Ücretsiz Gezebileceksiniz]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehirli-genclere-mujde-listedeki-muzeleri-ucretsiz-gezebileceksiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehirli-genclere-mujde-listedeki-muzeleri-ucretsiz-gezebileceksiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlerin müze ve ören yerlerine ücretsiz girmesini sağlayan Müzekart GNS, 2026 yaz döneminde yeniden uygulamaya girdi. Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın projesiyle 19-25 yaş arası gençler, 1 Temmuz-30 Eylül arasında Türkiye genelindeki 300'den fazla müze ve ören yerini gezebilecek. Başvurular çevrim içi alınıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üniversite çağındaki gençlere yaz boyunca sürecek ücretsiz bir kültür fırsatı sunuluyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğindeki uygulamaya muzekartgns.com üzerinden başvuran 19-25 yaş grubu, dijital kartını "Türkiye'nin Müzeleri" mobil uygulamasından alarak her mekana iki kez giriş yapabiliyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>MÜZEKART GNS YENİDEN BAŞLADI</h2>

<p>Gençlere yönelik ücretsiz müze uygulaması bu yaz da devrede. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, projenin 2026'da yeniden hayata geçtiğini duyurdu. Uygulama, 19-25 yaş aralığındaki gençleri kapsıyor. Söz konusu yaştaki gençler, Müzekart GNS ile 1 Temmuz-30 Eylül döneminde ülke genelindeki tarihi ve kültürel mekanları gezebilecek. Proje, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde yürütülüyor.</p>

<h2>300'DEN FAZLA MÜZE VE ÖREN YERİ</h2>

<p>Uygulama, geniş bir kültürel yelpazeyi kapsıyor. Gençler, Türkiye genelindeki 300'den fazla müze ve ören yerini ücretsiz gezebilecek. Kapsamdaki mekanlar arkeolojiden tarihe, etnografyadan sanata kadar farklı alanlara yayılıyor. Böylece gençler, ülkenin dört bir yanındaki kültürel mirası yerinde görme imkanı bulacak. Projenin amacı, gençlerin tarih bilincini artırmak ve yaz dönemini kültürel deneyimlerle değerlendirmelerini sağlamak olarak belirtiliyor.</p>

<h2>NASIL BAŞVURULUR?</h2>

<p>Başvuru süreci tamamen çevrim içi işliyor. Yararlanmak isteyen gençler, 1 Temmuz itibarıyla muzekartgns.com adresinden dijital başvuru yapabiliyor. Başvurusu onaylanan gençler, kartlarını "Türkiye'nin Müzeleri" adlı mobil uygulama üzerinden kullanabiliyor. Müzekart GNS, kişiye özel biçimde oluşturuluyor ve ücretsiz sunuluyor. Uygulama, Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülüyor.</p>

<h2>HER MÜZEYE İKİ GİRİŞ HAKKI</h2>

<p>Kart, her mekan için birden fazla ziyarete imkan tanıyor. Kapsamdaki her mekana kart başına iki giriş hakkı tanımlanıyor. Aynı yere ikinci kez girmek isteyen genç ise ilk ziyaretinden itibaren en az üç saat beklemek zorunda. Söz konusu kural, gençlerin aynı mekanı farklı zamanlarda yeniden gezebilmesine olanak sağlıyor. Kartın dijital yapısı, giriş işlemlerinin mobil uygulama üzerinden takip edilmesini kolaylaştırıyor.</p>

<h2>ESKİŞEHİR'DE HANGİ MÜZELER KAPSAMDA?</h2>

<p>Uygulama, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı müze ve ören yerlerinde geçerli. Eskişehir'de bu kapsamdaki başlıca durak, Eti Arkeoloji Müzesi. Neolitik dönemden Osmanlı'ya uzanan yaklaşık 22 bin 500 eserin sergilendiği müze, adını yapımına destek veren ETİ Grubu'ndan alıyor ve 2010'da hizmete girdi. Kapsamdaki ören yerleri arasında ise Ballıhisar'daki Pessinus Antik Kenti, Odunpazarı'ndaki Şarhöyük (Dorylaion) ve Han ilçesindeki Yazılıkaya-Midas Vadisi öne çıkıyor. Kart sahibi gençler, bu noktaları yaz boyunca ücretsiz gezebilecek.</p>

<p>Öte yandan Eskişehir'deki bazı önemli müzeler uygulamanın dışında kalıyor. Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi belediyeye, Odunpazarı Modern Müze (OMM) ise özel bir vakfa bağlı olduğu için Müzekart GNS bu iki mekanda geçerli değil. Türkiye'nin ilk balmumu müzesi olan Büyükerşen Müzesi'nde 200'ü aşkın figür yer alırken.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehirli-genclere-mujde-listedeki-muzeleri-ucretsiz-gezebileceksiniz</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/07/ucretsiz-muze-sanat.jpeg" type="image/jpeg" length="41312"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ulaşımında En Ucuz İller Belli Oldu: Eskişehir Listede]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com/ulasiminda-en-ucuz-iller-belli-oldu-eskisehir-listede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/ulasiminda-en-ucuz-iller-belli-oldu-eskisehir-listede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin öğrencilere yönelik "Bas Geç" abonman kart uygulaması ikinci yılını tamamladı. Aylık 500 lira karşılığında sınırsız toplu ulaşım sağlayan uygulama, 19 Mayıs 2024'te hayata geçirilmişti. Araştırmalara göre Eskişehir, öğrenci ulaşımında Türkiye'nin en uygun fiyatlı illeri arasında yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eskişehir'de toplu ulaşım, gençlerin bütçesini koruyan bir modele dönüştü. İki yıldır uygulanan "Bas Geç" abonman kartı, aylık 500 lira karşılığında sınırsız biniş hakkı sunarken, Eskişehir bu fiyatıyla öğrenciye en ucuz ulaşımı veren iller arasında ön sıralarda gösteriliyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"BAS GEÇ" İKİNCİ YILINI TAMAMLADI</h2>

<p>Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin öğrencilere yönelik ulaşım uygulaması ikinci yılını geride bıraktı. "Bas Geç" abonman kart uygulaması, 2024 yılının 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nda hayata geçirilmişti. İki yıldır süren uygulama, Eskişehirli öğrencilerin ulaşım giderlerini azaltmayı sürdürüyor. Sistem, gençlerin gündelik hayatını kolaylaştırmak ve eğitim sürecine destek olmak amacıyla başlatıldı. Uygulama, öğrenci nüfusu yüksek olan Eskişehir'de yoğun biçimde kullanılıyor.</p>

<h2>AYLIK 500 LİRAYA SINIRSIZ ULAŞIM</h2>

<p>Uygulamanın temel avantajı, sabit ve düşük bir aylık ücret sunması. Öğrenciler, aylık yalnızca 500 lira karşılığında sınırsız toplu ulaşım hakkından yararlanabiliyor. Söz konusu tutarla, ay boyunca biniş sayısına bakılmaksızın toplu taşıma kullanılabiliyor. Sabit ücretli sistem, özellikle her gün okula ulaşım sağlayan öğrenciler için belirgin bir maliyet avantajı oluşturuyor. Uygulama, öğrencilerin ulaşım bütçesini öngörülebilir hale getiriyor.</p>

<h2>TÜRKİYE SIRALAMASINDA ÜST SIRALAR</h2>

<p>Eskişehir, öğrenci ulaşım ücretlerinde ülke genelinde öne çıkan iller arasında bulunuyor. Yapılan karşılaştırmalara göre Eskişehir, sınırsız biniş tanıyan abonman tarifelerinde ülke üçüncüsü, genel sıralamada ise dördüncü konumda bulunuyor. Öğrencisine en uygun ulaşımı sunan iller sıralaması şöyle:</p>

<ul>
 <li>Gaziantep</li>
 <li>Ankara</li>
 <li>Konya</li>
 <li>Eskişehir</li>
 <li>Samsun</li>
 <li>Balıkesir</li>
 <li>İstanbul</li>
</ul>

<h2>ÖĞRENCİLERDEN MEMNUNİYET</h2>

<p>Uygulamayı kullanan öğrenciler, sistemden duydukları memnuniyeti aktardı. Öğrenciler, aylık 500 lira gibi ekonomik bir ücretle sınırsız ulaşım hakkından yararlanabildiklerini belirtti. Uygulamanın, bütçelerine önemli katkı sağladığı ifade edildi. Tramvay sefer saatlerinin uzatılmasının da öğrenciler tarafından olumlu karşılandığı dile getirildi. Geçim koşullarının zorlaştığı bir dönemde düşük ücretle sınırsız ulaşım imkanının öğrenciler açısından önem taşıdığı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaberajansi.com/ulasiminda-en-ucuz-iller-belli-oldu-eskisehir-listede</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/ulasimda-en-ucuz-iller-belli-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="97060"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayalıkların Tepesindeki 5 Bin Yıllık Kale: Aşiretlerin Oyuyla Yönetiliyor]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com/kayaliklarin-tepesindeki-5-bin-yillik-kale-asiretlerin-oyuyla-yonetiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/kayaliklarin-tepesindeki-5-bin-yillik-kale-asiretlerin-oyuyla-yonetiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'ın Kulp ilçesindeki Kefrum Kalesi, devasa kaya kütlelerinin üzerinde yükselen kadim geçmişiyle dikkat çekiyor. Bölgedeki yerleşimin binlerce yıl öncesine uzandığı, kalenin ise tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yaptığı belirtiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diyarbakır'da yamaç paraşütü ve dağ sporlarının yeni gözdesi, sarp kayalıkların tepesinde yükseliyor. Kulp ilçesindeki Kefrum Kalesi, bölgedeki tek tuğla suruyla ve içindeki çok sayıda sarnıçla öne çıkarken, çevresindeki yerleşimin Hurrilere kadar uzanan binlerce yıllık geçmişi kaleyi tarih meraklıları için de cazip kılıyor.</strong></p>

<p><img alt="Kefrum Kalesi (Diyarbakır Kulp) 4" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/kefrum-kalesi-diyarbakir-kulp-4.jpg" width="1280" /></p>

<h2>KAYALIKLARIN ÜZERİNDEKİ KALE</h2>

<p>Güneydoğu'nun saklı tarihî değerlerinden biri yeniden gün yüzüne çıkıyor. Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde yer alan Kefrum Kalesi, devasa kaya kütlelerinin üzerine kurulmuş yapısıyla adeta aşılmaz bir doğal hisarı andırıyor. Sarp coğrafyası nedeniyle uzaktan bakıldığında çevresiyle bütünleşmiş heybetli bir kale görünümü veriyor. Son dönemde tarihe ilgi duyanların olduğu kadar macera arayanların da uğrak noktası haline gelen kale, stratejik konumuyla tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yaptı.</p>

<h2>BİNLERCE YILLIK YERLEŞİM</h2>

<p>Kalenin bulunduğu bölge, çok eski bir geçmişe dayanıyor. Bölgede saha çalışması yürüten Dicle Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı, aynı zamanda Amida Höyük Kazı Başkanı Prof. Dr. İrfan Yıldız'ın değerlendirmelerine göre alandaki yerleşim yaklaşık 5 bin yıl öncesine, Hurrilere kadar uzanıyor. Söz konusu noktanın Kulp Çayı'na yakınlığı ve coğrafi olarak korunaklı olması, burayı tarih boyunca cazip bir yerleşim merkezi kıldı. Kulp ilçe yerleşiminin de 1899'a kadar bu bölgede bulunduğu, sonrasında bugünkü Pasur yerleşimine taşındığı aktarılıyor. Kalenin yapısına ilişkin bazı kaynaklar ise temellerin Bizans döneminde, dördüncü ve beşinci yüzyıllarda atıldığını değerlendiriyor.</p>

<p><img alt="Kefrum Kalesi (Diyarbakır Kulp) 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/kefrum-kalesi-diyarbakir-kulp-2.jpg" width="1280" /></p>

<h2>MEDENİYETTEN MEDENİYETE</h2>

<p>Kefrum Kalesi, yüzyıllar boyunca el değiştiren bir merkez oldu. Kalenin özellikle Asur döneminde önemli bir savunma noktası olduğu belirtiliyor. Sonraki dönemlerde Abbasiler, Mervaniler ve Artuklular tarafından da kullanıldığı değerlendiriliyor. Büyük Selçuklular'ın Mervani Devleti'ne son vermesinin ardından Mervani ailesinin Kulp Kalesi'ne gelerek uzun süre burada varlığını sürdürdüğü kaydediliyor. Kulp beylerinin soyunun da Mervanilere dayandığı ifade ediliyor. Kale, Osmanlı'nın son dönemlerine, on dokuzuncu yüzyıl sonlarına kadar yerleşim merkezi olarak kullanıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kefrum Kalesi (Diyarbakır Kulp 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/kefrum-kalesi-diyarbakir-kulp-3.jpg" width="1280" /></p>

<h2>AŞİRETLERİN OYUYLA SEÇİLEN YÖNETİM</h2>

<p>Kalenin tarihinde, dönemine göre dikkat çekici bir yönetim geleneği de yer alıyor. Tarihî belgelere göre on altıncı yüzyılda, Safeviler döneminde Kulp Beyliği'nin yöneticisi bölgedeki aşiretlerin oy birliğiyle belirleniyordu. Süleymani, Banuki, Hevedi, Dılhiran, Bociyan, Zilan, Besyan, Zıkziyan ve Berezan aşiretlerinin ortak kararıyla yapılan bu atama, bölgede erken bir istişare ve katılımcı yönetim örneği olarak değerlendiriliyor. Söz konusu uygulama, kalenin yalnızca askerî değil idari açıdan da önemli bir merkez olduğunu gösteriyor.</p>

<h2>BÖLGENİN TEK TUĞLA SURU</h2>

<p>Kale, mimari özellikleriyle de farklı bir yere sahip. İç kale ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşan yapıda iç kale yönetimin, dış kale ise halkın yaşadığı bölüm olarak biliniyor. Günümüze ulaşan surların, Diyarbakır bölgesinde tuğla malzemeden yapılan tek sur olduğu belirtiliyor. İç kalenin içinde yaklaşık on adet su sarnıcı ile yapı temelleri yer alıyor. Sarnıçlar, kalenin uzun kuşatmalara dayanacak biçimde tasarlandığına işaret ediyor. Kale, yakın geçmişte askerî üs olarak da kullanıldı.</p>

<h2>DOĞA SPORLARININ GÖZDESİ</h2>

<p>Kefrum Kalesi, bugün turizm ve doğa sporlarıyla yeniden canlanıyor. Yüksek ve korunaklı yapısı, kaleyi doğa yürüyüşü, dağcılık ve yamaç paraşütü için elverişli kılıyor. Uçuş raporlarına göre kalenin, yamaç paraşütü açısından Türkiye'nin önde gelen rotaları arasında gösterildiği aktarılıyor. Bölgede düzenlenen doğa yürüyüşü ve yamaç paraşütü etkinlikleri, çevre illerden de katılımcı çekiyor. Kayalıklar üzerindeki kalenin, son dönemde ziyaretçi sayısını önemli ölçüde artırdığı belirtiliyor.</p>

<h2>ZİRVEDE PANORAMİK MANZARA</h2>

<p>Kaleye çıkış, ziyaretçiler için ayrı bir deneyim sunuyor. Deneyimli dağcılar ve doğa yürüyüşçüleri için yapı, çetin bir tırmanış rotası anlamına geliyor. Zirveye varıldığında ise ziyaretçileri eşsiz bir panoramik manzara karşılıyor. Çevredeki vadiler ve Kulp coğrafyası, zirveden bütün hatlarıyla görülebiliyor. Tarihî dokusu ile doğal güzelliğini bir arada barındıran Kefrum Kalesi, bölgenin öne çıkan rotaları arasındaki yerini sağlamlaştırıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Platin</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaberajansi.com/kayaliklarin-tepesindeki-5-bin-yillik-kale-asiretlerin-oyuyla-yonetiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/kefrum-kalesi-tarihi.jpeg" type="image/jpeg" length="16193"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Açık Hava Müzesi Köyü: Roma'dan Selçuklu'ya İzler Taşıyor]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com/acik-hava-muzesi-koyu-romadan-selcukluya-izler-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/acik-hava-muzesi-koyu-romadan-selcukluya-izler-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'in Tepebaşı ilçesindeki Uludere Mahallesi, eski adıyla "İt Burnu" olarak biliniyor ve adeta açık hava müzesini andırıyor. Dağ eteklerine kurulan köy, 1071 Malazgirt sonrasına dayanan tarihi, Roma ile Bizans kalıntıları ve Şeyh Edebali'nin hocası Şeyh Süleyman'ın türbesiyle dikkat çekiyor. Köyde tarihi çeşme, taş çamaşırhane ve Selçuklu izleri de bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tepebaşı'na bağlı Uludere köyü, Osmanlı tahrir defterlerine "Kelb-burnu" adıyla geçen ve Ahi şeyhi Şeyh Süleyman ile öğrencisi Şeyh Edebali'yi ağırlayan bir yerleşim. Roma ve Bizans döneminden kalma sütunlar, türbeler, tarihi bir çeşme ve Selçuklu izleri, yüzyıllara yayılan zengin bir geçmişi gözler önüne seriyor.</strong></p>

<h2><img alt="Eskisehir Uludere Köyü 2" class="detail-photo img-fluid" height="581" src="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/03/eskisehir-uludere-koyu-2.jpg" width="911" /></h2>

<h2><strong>YÜZYILLARA UZANAN KÖY</strong></h2>

<p>Eskişehir'in Tepebaşı ilçesine bağlı Uludere Mahallesi, küçük bir köy olmasına rağmen yüzyıllara uzanan tarihiyle dikkat çekiyor. Dağ eteklerine kurulan köy, tarihi yapıları ve doğal kaynaklarıyla adeta açık hava müzesi görünümünde. Köyün geçmişi, Selçuklu ve erken Osmanlı dönemine kadar iniyor. Bugün ise hem tarihi dokusu hem de süren kırsal yaşamıyla öne çıkıyor.</p>

<h2><strong>"İT BURNU" ADI NEREDEN GELİYOR?</strong></h2>

<p>Köyün geçmişi, Anadolu'nun Türkleşme sürecine kadar uzanıyor. Anlatılanlara göre Uludere'nin tarihi, 1071 Malazgirt Zaferi sonrasına dayanıyor. O dönemde köyün doğusunda Müslümanların, batısında ise Rumların yaşadığı aktarılıyor. Köy, Osmanlı tahrir defterlerinde "Kelb-burnu" adıyla kaydedildi. Halk arasında zamanla "İt Burnu" olarak anılan ismin, bir rivayete göre bölgede bolca yetişen kuşburnu bitkisiyle ilişkilendirildiği belirtiliyor. Köyün bugünkü adı ise Uludere olarak biliniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>ŞEYH EDEBALİ'NİN HOCASI ŞEYH SÜLEYMAN</strong></h2>

<p>Köyün en önemli manevi değeri, 13. yüzyılda yaşamış Şeyh Süleyman'a ait türbe. Ahi geleneğinin önemli isimlerinden olan Şeyh Süleyman, Osmanlı'nın manevi kurucularından kabul edilen Şeyh Edebali'nin hocası olarak biliniyor. Kaynaklara göre Şeyh Edebali, Bilecik bölgesine geçmeden önce bu köyde uzun yıllar Şeyh Süleyman'ın yanında yetişti. Şeyh Süleyman'ın türbesi, köydeki Ahi tekkesinin yakınında yer alıyor. Türbe, her yıl düzenlenen anma etkinlikleriyle de ziyaretçi ağırlıyor.</p>

<h2><strong>RİVAYETLERE KONU OLAN ÇEŞME</strong></h2>

<p>Köyün manevi dokusunu güçlendiren bir başka değer, tarihi bir çeşme. "Ünlü Pınar" olarak bilinen dört oluklu çeşme, köyde hâlâ aktif biçimde akmayı sürdürüyor. Rivayete göre Osman Gazi, Şeyh Edebali'nin kızıyla evlenirken ayaklarını bu çeşmede yıkadı. Söz konusu anlatı, çeşmeye köy için ayrı bir anlam kazandırıyor. Su kaynakları bakımından zengin olan köyde çeşme, geçmişten bugüne taşınan canlı bir miras olarak görülüyor.</p>

<h2><strong>TÜRBELER VE ANTİK KALINTILAR</strong></h2>

<p>Uludere, yüzeyinde tarihin farklı katmanlarını barındırıyor. Köye gelen ilk öncülerin şehit düştüğü alanda yer alan Seydi Kılavuzlar Türbesi, 2022'de Eskişehir Valiliği'nce özgün biçimiyle yenilendi. Türbenin çevresinde, mezar taşlarında ve köyün farklı köşelerinde Roma ile Bizans çağından kalma sütunlar, haç işaretleri ve oymalı taşlar göze çarpıyor. Söz konusu parçalar, sonraki yapılarda devşirme malzeme olarak kullanılmış. Bütün bu kalıntılar, köyün antik dönemlere uzanan geçmişine işaret ediyor.</p>

<h2><strong>YIKILAN SELÇUKLU MİRASI ALAADDİN CAMİİ</strong></h2>

<p>Köyün tarihindeki dikkat çekici kayıplardan biri de bir cami oldu. Kaynaklarda ve cami beratlarında, Anadolu'daki üç Alaaddin Camii'nden birinin Uludere'de yapıldığı belirtiliyor. Söz konusu yapının, Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubad dönemine dayandığı aktarılıyor. Ancak tarihi cami yıkılarak yerine 1985'te yeni bir cami inşa edildi. Köyde, caminin tarihi önemini yaşatmak amacıyla isminin "Uludere Alaaddin Camii" olarak tescillenmesi yönünde yerel çağrılar dile getiriliyor.</p>

<h2><strong>TARİHİ ÇAMAŞIRHANE VE HARABE OKUL</strong></h2>

<p>Köyün gündelik hayatına tanıklık eden yapılar da ayakta. Kadınların toplanıp çamaşır yıkadığı, ortasında havuzu ve kenarlarında ocaklıkları bulunan eski taş çamaşırhane, köyde varlığını sürdürüyor. Buna karşılık, temellerinde antik eserlerin kullanıldığı söylenen köy ilkokulu bugün tamamen kapalı ve harabe durumda. Okulun bu hali, köyün çözüm bekleyen yerel sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Tarihi yapıların korunması, köy için önemli bir başlık olmayı sürdürüyor.</p>

<h2><strong>KÖYDE BUGÜN HAYAT NASIL?</strong></h2>

<p>Tarihi dokunun yanında Uludere'de üretim de devam ediyor. Köyde büyükbaş hayvancılık, arıcılık ve tarım faaliyetleri sürüyor. Tarımda patates, fasulye ve domates öne çıkan ürünler arasında yer alıyor. Bol su kaynakları, köydeki tarımsal üretimi destekliyor. Geçmişiyle ve bugünkü yaşamıyla Uludere, Eskişehir'in köyleri arasında özel bir yere sahip.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaberajansi.com/acik-hava-muzesi-koyu-romadan-selcukluya-izler-tasiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/03/eskisehir-uludere-koyu.jpg" type="image/jpeg" length="22122"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[En Sağlıklı Zeytin Açıklandı: Siyah Mı Yeşil Mi Derken Cevap Bambaşka]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com/en-saglikli-zeytin-aciklandi-siyah-mi-yesil-mi-derken-cevap-bambaska</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/en-saglikli-zeytin-aciklandi-siyah-mi-yesil-mi-derken-cevap-bambaska" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beslenme gündeminde en sağlıklı zeytin olarak yeşil ya da siyah değil, ara olgunlukta hasat edilen "mor zeytin" öne çıkıyor. Düşük tuz oranı ve yüksek antioksidan içeriğiyle dikkat çeken mor zeytin, kalp ve bağışıklık dostu özellikleriyle gündemde. Eskişehir'in Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerinde de zeytin yetişiyor ve bu zeytinler ara olgunlukta toplanarak mor zeytine dönüşebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ara olgunlukta hasat edilen mor zeytin, düşük tuz oranı ve yüksek antioksidan içeriğiyle en sağlıklı zeytin olarak öne çıkıyor, kalp ve bağışıklık sağlığına katkısıyla biliniyor. Eskişehir'in Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerinde yetişen zeytinler de ara olgunlukta toplanarak mor zeytin olarak değerlendirilebiliyor.</strong></p>

<p><img alt="Mor Zeytin" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/mor-zeytin.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>EN SAĞLIKLI ZEYTİN MOR ZEYTİN</strong></h2>

<p>Zeytin denince akla genellikle yeşil ve siyah çeşitler gelse de, sağlık açısından öne çıkan bir seçenek var. Beslenme gündeminde son dönemde "mor zeytin" olarak anılan tür dikkat çekiyor. Mor zeytin aslında ayrı bir zeytin türü değil, yeşil ile siyah arasındaki ara olgunluk döneminde hasat edilen zeytine veriliyor. Söz konusu aşamada toplanan zeytinler hem besin değerini büyük ölçüde koruyor hem de işlenme sürecinde farklı özellikler kazanıyor. Düşük tuz oranı ve yüksek antioksidan içeriği, mor zeytini öne çıkaran başlıca özellikler arasında yer alıyor.</p>

<h2><strong>DÜŞÜK TUZ, YÜKSEK ANTİOKSİDAN</strong></h2>

<p>Mor zeytinin en önemli avantajlarından biri, görece düşük tuz içeriği. Salamura yöntemiyle işlenmesine karşın, diğer zeytin türlerine göre daha az tuz barındırdığı belirtiliyor. Tuz alımına dikkat edenler için bu özellik önemli bir tercih nedeni olabiliyor. Mor zeytin ayrıca yapısındaki polifenoller sayesinde güçlü bir antioksidan kaynağı olarak değerlendiriliyor. Söz konusu bileşenlerin, hücrelere zarar veren serbest radikalleri baskılamaya yardımcı olduğu belirtiliyor.</p>

<h2><strong>KALP VE BAĞIŞIKLIĞA KATKI</strong></h2>

<p>Mor zeytinin sağlık değeri, içerdiği bileşenlerden geliyor. Polifenoller, kalp ve damar sağlığını desteklemesiyle biliniyor. Mor zeytinin E vitamini içeriği ise bağışıklık sistemine katkı sağlayabiliyor. Düzenli ve ölçülü tüketimin sindirim sistemine destek olabileceği ve tokluk hissini artırabileceği de ifade ediliyor. Söz konusu katkılar, mor zeytini dengeli beslenmenin sağlıklı bir parçası haline getiriyor.</p>

<p><img alt="Mor Zeytin Nasıl Yetişir" class="detail-photo img-fluid" height="693" src="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/mor-zeytin-nasil-yetisir.jpg" width="1040" /></p>

<h2><strong>YEŞİL VE SİYAH ZEYTİN DE DEĞERLİ</strong></h2>

<p>Mor zeytin dikkat çekse de sofranın iki klasiği yeşil ve siyah zeytin de besleyici değeri yüksek seçenekler olmayı sürdürüyor. İki türün başlıca özellikleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>Yeşil zeytin: Daha yüksek su oranına sahip, A vitamini açısından zengin ve görece düşük kalorili.</li>
 <li>Siyah zeytin: Daha yoğun aromalı ve antioksidan içeriği yüksek.</li>
</ul>

<p>Hem yeşil hem siyah zeytinde yer alan hidroksitirozol ve oleuropein gibi fenolik maddelerin, antioksidan etkisinin yanında kemik sağlığıyla da ilişkilendirildiği aktarılıyor. Dolayısıyla zeytin çeşitleri arasında kesin bir üstünlük aramaktan çok, dengeli tüketimin önemine dikkat çekiliyor.</p>

<h2><strong>NE KADAR TÜKETMELİ?</strong></h2>

<p>Zeytinin türü kadar tüketilen miktar da önem taşıyor. Dengeli bir beslenme için günde 10 ila 15 adet zeytin tüketiminin yeterli olduğu ifade ediliyor. Kilo kontrolü yapanlar için yeşil zeytin, daha düşük kalori ve tuz içeriğiyle öne çıkabiliyor. Zeytinin sağlıklı yağ kaynağı olması, onu kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi yapıyor. Yine de aşırı tüketimden kaçınmak, tuz ve kalori dengesi açısından öneriliyor.</p>

<h2><strong>ESKİŞEHİR'DE ZEYTİN SARICAKAYA'DA YETİŞİYOR</strong></h2>

<p>Zeytin denince akla gelmese de Eskişehir'de de zeytin yetişiyor. Eskişehir'in Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçeleri, Sakarya Vadisi'nin mikroklimasıyla zeytinciliğe elverişli bir bölge. "Eskişehir'in Antalya'sı" olarak da anılan bu ilçelerde sıcak ve kurak yazlar, ılıman kışlar zeytin yetiştiriciliğini mümkün kılıyor. Sarıcakaya'da yaklaşık 1.750 dekarlık alanda 23 bine yakın zeytin ağacı bulunuyor ve bölgede yılda 400 tona yakın zeytin elde ediliyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi de Sarıcakaya ve Mihalgazi'de çiftçilere binlerce zeytin fidanı dağıtarak üretimi artırmaya çalışıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaberajansi.com/en-saglikli-zeytin-aciklandi-siyah-mi-yesil-mi-derken-cevap-bambaska</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/en-saglikli-zeytin.jpeg" type="image/jpeg" length="23578"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de Gezilecek Yerler: Odunpazarı'nda Görülmesi Gereken Noktalar]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehirde-gezilecek-yerler-odunpazarinda-gorulmesi-gereken-noktalar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehirde-gezilecek-yerler-odunpazarinda-gorulmesi-gereken-noktalar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'in tarihi kalbi Odunpazarı, rengarenk Osmanlı evleri, çağdaş sanat ve asırlık külliyesiyle tek başına bir gezi rotası sunuyor. Kengo Kuma imzalı Odunpazarı Modern Müze, 16. yüzyıldan kalma Kurşunlu Külliyesi ve cumbalı tarihi evler, bölgeyi "Eskişehir gezilecek yerler" aramalarının ilk durağı yapıyor. Lületaşı, balmumu heykeller ve cam sanatı da rotaya eşlik ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eskişehir'in Odunpazarı semti, rengarenk Osmanlı evleri, Kengo Kuma tasarımı Odunpazarı Modern Müze (OMM), 16. yüzyıldan kalma Kurşunlu Külliyesi ve Lületaşı Müzesi ile öne çıkan bir gezi rotası sunuyor. Balmumu heykeller ve çağdaş cam sanatı da bölgeyi "Eskişehir gezilecek yerler" arayanların ilk durağı yapıyor.</strong></p>

<h2><strong>RENKLİ OSMANLI EVLERİ</strong></h2>

<p>Odunpazarı denince akla ilk gelen, dar sokaklara sıralanmış rengarenk tarihi evler oluyor. Söz konusu yapılar, Eskişehir'in ilk yerleşim alanında, 19. yüzyıl Osmanlı sivil mimarisinin örnekleri olarak yükseliyor. Çoğu iki ya da üç katlı olan evler, cumbalı çıkmaları ve ahşap işçilikleriyle dikkat çekiyor. Üst katların sokağa doğru taşması, dar yolların daha da samimi görünmesini sağlıyor. Pastel ve canlı tonlara boyanan cepheler, fotoğraf tutkunlarının da gözdesi. Bölgenin bu özgün dokusu, Odunpazarı evlerinin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne girmesini sağladı. Evlerin alt katlarında genellikle taş, üst katlarında ahşap kullanılması, dönemin yapı geleneğini yansıtıyor. Restore edilen evlerin bir bölümü bugün butik otel, kafe ve atölye olarak kullanılıyor. Böylece tarihi yapılar hem korunuyor hem de günlük yaşamın içinde kalmayı sürdürüyor.</p>

<p><img alt="Eskişehir Odunpazarı Ilçe" class="detail-photo img-fluid" height="494" src="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/01/eskisehir-odunpazari-ilce.webp" width="866" /></p>

<h2><strong>ODUNPAZARI MODERN MÜZE (OMM) NEDEN ÖZEL?</strong></h2>

<p>Tarihi dokunun ortasında yükselen Odunpazarı Modern Müze, semte çağdaş bir soluk getiriyor. Dünyaca ünlü Japon mimar Kengo Kuma ve ekibinin tasarladığı müze, 8 Eylül 2019'da kapılarını açtı. Yaklaşık 4.500 metrekarelik yapı, üst üste istiflenmiş ahşap kütüklerden oluşan cephesiyle hemen tanınıyor. Tasarım, Odunpazarı'nın ahşap ticaretine dayanan geçmişinden, Osmanlı kubbe mimarisinden ve geleneksel Japon yapı sanatından izler taşıyor. İçeride çağdaş sanatın güncel örnekleri, değişen sergilerle ziyaretçiyle buluşuyor. OMM, kısa sürede Eskişehir'in en çok ziyaret edilen mekanlarından biri haline geldi. Müzeye ilişkin güncel sergi ve ziyaret bilgilerine <a href="https://omm.art" rel="nofollow">OMM'nin resmi sayfasından</a> ulaşmak mümkün.</p>

<p><img alt="Omm Eskisehir" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/04/omm-eskisehir.webp" width="1280" /></p>

<h2><strong>KURŞUNLU KÜLLİYESİ VE TARİHİ</strong></h2>

<p>Odunpazarı'nın simgesi olan Kurşunlu Külliyesi, beş yüzyılı aşan geçmişiyle bölgeye damga vuruyor. Yapı topluluğu, Osmanlı vezirlerinden Çoban Mustafa Paşa tarafından 16. yüzyılın ilk çeyreğinde, 1517-1525 yılları arasında inşa ettirildi. Yapı topluluğu cami, şadırvan, mevlevihane, tabhane, imaret ve sıbyan mektebi gibi bölümleriyle dönemin sosyal yaşamını tek bir alanda yansıtıyor. Adını kurşun kaplı kubbesinden alan caminin akustiği ve duvarlarında kullanılan Horasan harcı, gezginlerin ilgisini çekiyor. Avlusundaki yeşillik ve sessiz atmosfer, külliyeyi günün her saatinde huzurlu bir durağa dönüştürüyor. Yapı, hem ibadet hem de kültür mekanı olarak canlılığını koruyor.</p>

<p><img alt="kurşunlu cami eskişehir" class="detail-photo img-fluid" height="479" src="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2022/08/kursunlu-cami-eskisehir.jpg" width="800" /></p>

<h2><strong>LÜLETAŞI VE EL SANATLARI</strong></h2>

<p>Eskişehir'i dünyada özel kılan değerlerin başında lületaşı geliyor. Beyaz, yumuşak ve işlenmeye elverişli bu taş, ticari olarak yalnızca Eskişehir çevresinde çıkarılıyor. Geleneksel olarak pipo yapımında kullanılan lületaşı, ustaların elinde ince işçilikli eserlere dönüşüyor. Kurşunlu Külliyesi içinde 2008'de açılan Lületaşı Müzesi, bu mirası onlarca sanatçının yüzlerce eseriyle sergiliyor. Hemen yakındaki Atlıhan El Sanatları Çarşısı ise lületaşı, cam ve ahşap ürünlerin bir arada bulunduğu tarihi bir alışveriş noktası. Çarşı, hem hediyelik arayanlar hem de el sanatlarını yerinde görmek isteyenler için ideal.</p>

<p><img alt="Lüle 02" class="detail-photo img-fluid" height="703" src="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/05/lule-02.webp" width="1200" /></p>

<h2><strong>BALMUMU VE CAM MÜZELERİ</strong></h2>

<p>Odunpazarı'nın müze çeşitliliği, lületaşıyla sınırlı kalmıyor. Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen'in katkılarıyla kurulan Balmumu Heykeller Müzesi, tarihi ve kültürel kişilikleri gerçeğine yakın heykellerle ziyaretçiyle buluşturuyor. Müzede Atatürk ve silah arkadaşlarına ait heykeller özel bir ilgi görüyor. Bölgedeki bir diğer durak ise 2007'de açılan Çağdaş Cam Sanatları Müzesi. Burada 70'i aşkın sanatçının imzasını taşıyan, camdan üretilmiş yüzü aşkın eser sergileniyor. İki müze de Odunpazarı gezisini sanat ağırlıklı zenginleştiren noktalar arasında.</p>

<p><img alt="Yılmaz Büyükerşen Balmumu" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/02/yilmaz-buyukersen-balmumu.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>ODUNPAZARI NASIL GEZİLİR?</strong></h2>

<p>Odunpazarı, baştan sona yürüyerek keşfedilebilen bir semt. Tarihi evler, müzeler ve külliye birbirine yakın olduğu için yarım günde temel rotayı tamamlamak mümkün. Sokak aralarındaki kafeler ve hediyelik dükkanları, gezginlere mola noktaları sunuyor. Eskişehir şehir merkezine yürüme mesafesindeki bölge, tramvay ve otobüs hatlarıyla da kolayca ulaşılabiliyor. Hafta sonları kalabalıklaşan semt, fotoğraf çekmek isteyenler için sabah saatlerinde daha sakin. Bölgeyi gezdikten sonra Porsuk Çayı kıyısına ya da Eskişehir'in diğer gezi noktalarına yönelmek de mümkün. Odunpazarı'nı planlı gezmek isteyenler, müzelerin güncel ziyaret saatlerini önceden kontrol edebilir. Geleneksel el sanatlarından çağdaş sanata uzanan bu rota, Eskişehir gezisinin en doyurucu bölümlerinden birini oluşturuyor.</p>

<p><img alt="Eskişehir Otobüs 2026" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/01/eskisehir-otobus-2026.webp" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>SIKÇA SORULAN SORULAR</strong></h2>

<p><strong>Odunpazarı'nda mutlaka görülmesi gereken yerler neler?</strong> Renkli Osmanlı evleri, Odunpazarı Modern Müze, Kurşunlu Külliyesi, Lületaşı Müzesi ve Balmumu Heykeller Müzesi öne çıkan duraklar.</p>

<p><strong>Odunpazarı Modern Müze'yi kim tasarladı?</strong> Müze, Japon mimar Kengo Kuma ve ekibi tarafından tasarlandı ve 8 Eylül 2019'da açıldı.</p>

<p><strong>Odunpazarı kaç saatte gezilir?</strong> Temel rota, mekanların birbirine yakınlığı sayesinde yaklaşık yarım günde gezilebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Eskişehir Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehirde-gezilecek-yerler-odunpazarinda-gorulmesi-gereken-noktalar</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2023/10/odunpazari-100-yili-ataturk-aniti-ile-taclandirdi-12.jpeg" type="image/jpeg" length="64238"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir Üniversite Taban Puanları: İşte En Yüksek Puanlı Bölümler]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehir-universite-taban-puanlari-iste-en-yuksek-puanli-bolumler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehir-universite-taban-puanlari-iste-en-yuksek-puanli-bolumler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YKS'nin TYT ve AYT oturumları sona erdi, gözler Eskişehir'in üç üniversitesindeki bölüm puanlarına çevrildi. 2026 taban puanları tercih döneminde belli olacağı için adaylar şimdilik 2025 yerleştirme verilerini referans alıyor. Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi'nde en yüksek puanlı bölümler pilotaj, tıp, uçak mühendisliği ve eczacılık oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>YKS sonrası merak edilen Eskişehir'in üç üniversitesinde, 2025 yerleştirmesine göre en yüksek taban puanları Eskişehir Teknik Üniversitesi Pilotaj (532,616), Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp (505,236) ve Anadolu Üniversitesi Eczacılık (463,588) programlarında görüldü. 2026 taban puanları ise tercih döneminde ÖSYM tarafından açıklanacak.</strong></p>

<p>YKS 2026'nın TYT ve AYT oturumları tamamlandı ve adaylar sonuçları beklemeye başladı. Bölümlerin 2026 taban puanları, ÖSYM sonuçları açıkladıktan ve tercih-yerleştirme süreci tamamlandıktan sonra netleşecek. O döneme kadar adaylar, geçen yılın yani 2025 yerleştirmesinin taban puanlarını referans alıyor. Aşağıdaki örnek bölümler, 2025 yerleştirmesindeki en küçük (taban) puanları gösteriyor ve yalnızca fikir vermek amacıyla derlendi. Güncel ve tam liste için ÖSYM kılavuzu ile YÖK Atlas esas alınmalı.</p>

<h2>ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ ÖRNEK BÖLÜMLER</h2>

<p>Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nin (ESOGÜ) en yüksek puanlı bölümü Tıp Fakültesi oldu. Üniversiteden 2025 yerleştirme taban puanlarıyla örnek bölümler şöyle:</p>

<ul>
 <li>Tıp: 505,236</li>
 <li>Uçak Mühendisliği (İngilizce): 479,045</li>
 <li>Diş Hekimliği: 473,756</li>
 <li>Elektrik-Elektronik Mühendisliği (İngilizce): 448,985</li>
 <li>Bilgisayar Mühendisliği: 446,922</li>
 <li>İngilizce Öğretmenliği: 442,615</li>
 <li>Makine Mühendisliği: 427,110</li>
 <li>Hukuk: 422,810</li>
 <li>Hemşirelik: 404,513</li>
 <li>Psikoloji: 387,924</li>
</ul>

<p>Tüm fakülte ve programların listesine <a href="https://oidb.esogu.edu.tr/Sayfa/Index/24/tavan-taban-puanlari" rel="nofollow">ESOGÜ Öğrenci İşleri'nin resmi taban puan sayfasından</a> ulaşılabilir.</p>

<h2>ANADOLU ÜNİVERSİTESİ ÖRNEK BÖLÜMLER</h2>

<p>Anadolu Üniversitesi'nin en yüksek taban puanlı programı Eczacılık Fakültesi oldu. Köklü üniversitenin öne çıkan iki bölümünün 2025 yerleştirme taban puanları şöyle:</p>

<ul>
 <li>Eczacılık: 463,588</li>
 <li>Hukuk: 431,652</li>
</ul>

<p>Anadolu Üniversitesi'nin pilotaj, basın ve iletişim, mimarlık, psikoloji ve bilgisayar mühendisliği gibi tercih edilen diğer programlarının güncel puanlarına <a href="https://www.anadolu.edu.tr/universitemiz/sayilarla-universitemiz/taban-tavan-puanlari" rel="nofollow">Anadolu Üniversitesi'nin resmi taban-tavan puan sayfasından</a> ulaşmak mümkün. Anadolu Üniversitesi, açık öğretim sisteminin yanı sıra örgün programlarıyla da Eskişehir'in en büyük öğrenci kitlesini barındırıyor.</p>

<h2>ESKİŞEHİR TEKNİK ÜNİVERSİTESİ ÖRNEK BÖLÜMLER</h2>

<p>Eskişehir Teknik Üniversitesi'nin (ESTÜ) zirvesinde, Türkiye genelinde de en yüksek puanlı bölümlerden biri olan Pilotaj programı yer aldı. Havacılık ağırlıklı üniversiteden örnek bölümler ve 2025 yerleştirme taban puanları şöyle:</p>

<ul>
 <li>Pilotaj: 532,616</li>
 <li>Havacılık ve Uzay Mühendisliği (İngilizce): 464,536</li>
 <li>Uçak Gövde ve Motor Bakımı: 422,306</li>
 <li>Havacılık Elektrik ve Elektroniği: 409,033</li>
</ul>

<p>Mühendislik, fen ve diğer havacılık programlarının tamamına <a href="https://www.eskisehir.edu.tr" rel="nofollow">Eskişehir Teknik Üniversitesi'nin resmi sayfasından</a> ulaşılabilir.</p>

<h2>EN YÜKSEK PUANLI BÖLÜMLER HANGİLERİ?</h2>

<p>Eskişehir genelinde en yüksek taban puanı, 532,616 ile Eskişehir Teknik Üniversitesi Pilotaj programında görüldü. Onu, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nin Uçak Mühendisliği ve Tıp programları izledi. Anadolu Üniversitesi tarafında ise Eczacılık, üniversitenin en yüksek puanlı bölümü oldu. Tablo, Eskişehir'in özellikle havacılık ve sağlık alanlarında yüksek puanlı öğrencileri çektiğini ortaya koyuyor. Üç üniversitenin birlikte sunduğu geniş program yelpazesi, farklı puan aralığındaki adaylar için seçenek oluşturuyor.</p>

<h2>TABAN PUANLARI NASIL SORGULANIR?</h2>

<p>Adaylar, bölümlerin geçmiş yıl taban puanlarını ve başarı sıralamalarını birkaç resmi kaynaktan öğrenebilir. En kapsamlı araç, YÖK'ün hazırladığı YÖK Atlas platformudur. Buradan üniversite ve bölüm bazında taban-tavan puanı, kontenjan ve başarı sıralaması görüntülenebilir. Ayrıca her üniversitenin öğrenci işleri sayfası ile ÖSYM'nin yayımladığı tercih kılavuzu da başvurulabilecek resmi kaynaklar arasında. Sorgulama için <a href="https://yokatlas.yok.gov.tr" rel="nofollow">YÖK Atlas'ı</a> inceleyebilir, tercih döneminde ÖSYM'nin güncel kılavuzunu takip edebilirsiniz.</p>

<p><strong>Eskişehir'de en yüksek puanlı bölüm hangisi?</strong> 2025 yerleştirmesine göre en yüksek taban puanı 532,616 ile Eskişehir Teknik Üniversitesi Pilotaj programında görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>2026 taban puanları ne zaman açıklanacak?</strong> 2026 taban puanları, ÖSYM sonuçları açıkladıktan ve tercih-yerleştirme süreci tamamlandıktan sonra belli olacak.</p>

<p><strong>Bölüm puanlarının tamamına nereden bakılır?</strong> YÖK Atlas ile üniversitelerin resmi öğrenci işleri sayfaları, tüm bölümlerin güncel taban puanlarını içeriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Eskişehir Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehir-universite-taban-puanlari-iste-en-yuksek-puanli-bolumler</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/eskisehir-universite-taban-puanlari.jpg" type="image/jpeg" length="62541"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meteoroloji Pazar Günü İçin Uyardı: 13 İle Sağanak Yağmur Geliyor]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com/meteoroloji-pazar-gunu-icin-uyardi-13-ile-saganak-yagmur-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/meteoroloji-pazar-gunu-icin-uyardi-13-ile-saganak-yagmur-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün son değerlendirmesine göre 21 Haziran Pazar günü yurdun iç ve batı kesimlerinde sağanak etkili olacak. Gök gürültülü yağışların İç Ege, İç Anadolu ve özellikle Doğu Karadeniz hattında 13'ü aşkın ili etkilemesi bekleniyor. Eskişehir’de ise hafta boyunca parçalı ve az bulutlu hava hakim olacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pazar günü, ülkenin batısı ve iç bölgeleri için yağışlı geçecek. Meteoroloji'nin tahminlerine göre Marmara'nın doğusu, Ege'nin iç kesimleri, İç Anadolu, Akdeniz'in iç kesimleri ve Karadeniz'de gök gürültülü sağanak bekleniyor. Yağışın etkili olması beklenen başlıca iller şöyle:</p>

<p>İç Ege: Kütahya, Afyonkarahisar, Uşak, Denizli<br />
İç Anadolu: Ankara, Konya, Karaman, Aksaray<br />
Akdeniz iç kesimleri: Isparta, Burdur<br />
Doğu Karadeniz: Trabzon, Rize, Artvin, Giresun, Ordu</p>

<h2>DOĞU KARADENİZ'DE SAĞANAK SÜRÜYOR</h2>

<p>Yağışın en istikrarlı göründüğü bölge, Doğu Karadeniz oluyor. Meteoroloji'ye göre Trabzon, Rize, Artvin, Giresun ve Ordu çevrelerinde sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak etkili olacak. Karadeniz'in iç kesimlerine doğru yağışın aralıklarla sürmesi bekleniyor. Bölgede yaşayanların ani su yükselmeleri ve heyelan riskine karşı dikkatli olması öneriliyor. Doğu Karadeniz, mevsim genelinde de yağışın en sık görüldüğü bölge olma özelliğini koruyor.</p>

<h2>RÜZGAR İÇİN UYARI VAR MI?</h2>

<p>Yağışın yanında rüzgar da gündemde. Meteoroloji, rüzgarın Marmara ve Kuzey Ege kıyılarında kuzeyli yönlerden, Doğu Anadolu'da güneyli yönlerden saatte 40-60 kilometre hızla esmesinin beklendiğini bildirdi. Yağışın İç Ege, Akdeniz'in iç kesimleri ve İç Anadolu'nun güneybatısında yerel olarak kuvvetli olabileceği açıklandı. MGM, söz konusu bölgelerde sel ve su baskınına karşı tedbirli olunmasını istedi. Kuvvetli rüzgar, denizcilik ve açık hava etkinlikleri için de dikkat gerektiren bir uyarı niteliği taşıyor.</p>

<h2>ESKİŞEHİR'DE YAĞMUR BEKLENMİYOR</h2>

<p>Çevresindeki birçok ilin aksine Eskişehir, yağışlı sistemin dışında kalıyor. Eskişehir’in 14 ilçesinin tamamında 21 Haziran Pazar günü parçalı bulutlu bir hava bekleniyor ve herhangi bir yağış öngörülmüyor. Komşu Kütahya ve Afyonkarahisar'da gök gürültülü sağanak görülürken, Eskişehir'de gökyüzü zaman zaman bulutlansa da kuru kalacak. Merkez ilçelerde gündüz sıcaklığının 26 derece civarında seyretmesi bekleniyor. Hafta ilerledikçe yağışsız havanın korunacağı, sıcaklığın ise kademeli olarak artması bekleniyor.</p>

<h2>ESKİŞEHİR BEŞ GÜNLÜK HAVA DURUMU</h2>

<p>Eskişehir ve ilçeleri için önümüzdeki beş gün, ağırlıklı olarak az bulutlu ve parçalı bulutlu geçecek. Merkez ve ilçelerdeki gündüz sıcaklık beklentisi şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eskişehir merkez: Pazar 26, Pazartesi 27, Salı 26, Çarşamba 29, Perşembe 30 derece olacak<br />
Sarıcakaya: hafta boyunca 32-36 derece aralığıyla en sıcak ilçe olacak<br />
Mihalgazi: 31-34 derece bandında yüksek sıcaklara ulaşacak<br />
Mihalıççık ve Han: 22-26 derece ile en serin ilçeler olacak</p>

<h2>SICAKLIKLAR NASIL SEYREDECEK?</h2>

<p>Eskişehir'de bu hafta sıcaklıklar yavaş yavaş yükselecek. Merkezde Pazar günü 26 derece olan en yüksek sıcaklığın, Perşembe günü 30 dereceye çıkması bekleniyor. Gece sıcaklıkları ise 12-15 derece civarında kalacak. Sarıcakaya ve Mihalgazi gibi ilçelerdetermometre 34-36 dereceyi görebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaberajansi.com/meteoroloji-pazar-gunu-icin-uyardi-13-ile-saganak-yagmur-geliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/meteoroloji-pazar-gunu-icin-uyardi.jpg" type="image/jpeg" length="70507"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[30 Yıl Önce Başladı: Eskişehir'in Dostluk Ağı 3 Kıtaya Yayıldı]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com/30-yil-once-basladi-eskisehirin-dostluk-agi-3-kitaya-yayildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/30-yil-once-basladi-eskisehirin-dostluk-agi-3-kitaya-yayildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin kardeş şehir ağı, ABD'den Çin'e, Rusya'dan Güney Kore'ye uzanan geniş bir coğrafyaya yayılıyor. Bugün Eskişehir'in 11 kardeş şehri bulunuyor. En yeni halka, Kasım 2024'te imzalanan protokolle Michigan'ın başkenti Lansing oldu. İlk bağ ise 1995'te Tataristan'ın başkenti Kazan ile kuruldu. Kardeş şehir ne demek, bu ilişki ne işe yarar ve Eskişehir hangi kentlerle kardeş? İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle kardeş şehirin ne demek olduğunun bilinmesinin faydası bulunuyor. Kardeş şehir, birbirine coğrafi olarak uzak iki yerleşimin kültürel, sosyal ve ticari alışveriş amacıyla kurduğu resmi dostluk bağıdır. Uluslararası literatürde "sister city" ya da Avrupa'daki adıyla "twinning" olarak geçen bu uygulama, iki belediyenin ortak proje ve programlarla iş birliği yapmasını öngörür. Kavramın kökeni İkinci Dünya Savaşı sonrasına dayanıyor. 1950'li yıllarda, özellikle ABD ile dünyanın farklı ülkelerindeki şehirler arasında barışı ve karşılıklı anlayışı geliştirmek amacıyla ilk örnekler ortaya çıktı. Aynı yıllarda Avrupa'da Fransız ve İngiliz kentleri arasında benzer dostluk ilişkileri kuruldu. Hareketin kurumsal merkezi, 1956'da kurulan ve ABD merkezli çalışan Sister Cities International oldu. Bugün dünya genelinde binlerce şehir, bu yöntemle kalıcı bağlar kuruyor.</p>

<h2>ESKİŞEHİR'İN KARDEŞ ŞEHİRLERİ KİMLER?</h2>

<p>Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin resmi kayıtlarına göre kentin 11 kardeş şehri bulunuyor. Söz konusu kentler ve protokol tarihleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>Lansing, ABD (Michigan): 21 Kasım 2024</li>
 <li>Cluj Napoca, Romanya: 29 Ocak 2020</li>
 <li>Lefkoşa, KKTC: 5 Ekim 2016</li>
 <li>Girne, KKTC: 20 Mayıs 2016</li>
 <li>Saint-Josse-ten-Noode, Belçika: 16 Ekim 2014</li>
 <li>Frankfurt, Almanya: 23 Nisan 2013</li>
 <li>Linz, Avusturya: 3 Mayıs 2012</li>
 <li>Bodrum, Türkiye: 12 Ocak 2010</li>
 <li>Changzhou, Çin (Jiangsu Eyaleti): 22 Eylül 2009</li>
 <li>Paju, Güney Kore: 18 Mayıs 2007</li>
 <li>Kazan, Rusya (Tataristan): 13 Kasım 1995</li>
</ul>

<p>Liste, Eskişehir'in dostluk ağının yalnızca bir bölgeyle sınırlı kalmadığını, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'ya uzandığını ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>EN YENİ KARDEŞ ŞEHİR: LANSING</h2>

<p>Eskişehir'in kardeş şehir ailesine katılan son kent, ABD'den geldi. Michigan eyaletinin başkenti olan Lansing ile kardeş şehir protokolü, 21 Kasım 2024'te kentte düzenlenen törenle imzalandı. Belge, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ile Lansing Belediye Başkanı Andy Schor ve kentin kardeş şehir komisyonu yetkilileri arasında karşılıklı olarak imzalandı. Başkan Ünlüce, ziyaret kapsamında Michigan State Üniversitesi'ndeki Türk öğrenci topluluğuyla da bir araya geldi. İki kentin eğitim, ticaret, sanayi, sağlık ve sanat alanlarında ortak çalışmalar yürütmesi hedefleniyor. Lansing'le kurulan bağ, Eskişehir'in ABD'deki ilk kardeş şehri olması bakımından da öne çıkıyor.</p>

<h2>İLK BAĞ KAZAN İLE KURULDU</h2>

<p>Eskişehir'in en köklü kardeş şehir ilişkisi, Rusya Federasyonu'na bağlı Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan ile bulunuyor. İki kent arasındaki protokol, 13 Kasım 1995'te imzalandı ve bu tarih, Eskişehir'in kardeş şehir geçmişinin başlangıcı oldu. Tataristan, Türk dünyasının kültürel açıdan önemli merkezlerinden biri olarak biliniyor. Kazan ile kurulan bu ilk bağ, Eskişehir'in dostluk ağını sonraki yıllarda Avrupa ve Asya'ya doğru genişletmesinin de zeminini oluşturdu. Aradan geçen otuz yılı aşkın sürede liste, birbirinden farklı 11 kente ulaştı.</p>

<h2>DOSTLUKLAR ÜÇ KITAYA YAYILIYOR</h2>

<p>Eskişehir'in kardeş şehirleri, geniş bir kültürel yelpazeyi temsil ediyor. Avrupa kanadında Almanya'dan Frankfurt, Avusturya'dan Linz, Romanya'dan Cluj Napoca ve Belçika'dan Saint-Josse-ten-Noode yer alıyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ise Lefkoşa ve Girne olmak üzere listede iki kentle temsil ediliyor. Asya tarafında Çin'in Jiangsu Eyaleti'ndeki Changzhou ile Güney Kore'nin Paju kenti bulunuyor. Yurt içinde ise Muğla'nın turizm merkezi Bodrum, Eskişehir'in kardeş şehirleri arasında. Söz konusu çeşitlilik, Eskişehir'in farklı kültürlerle köprü kurma yönündeki uzun soluklu çabasını gösteriyor. Eskişehir'in kardeş şehir ilişkilerine dair güncel bilgilere <a href="https://www.eskisehir.bel.tr/" rel="nofollow">Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin resmi sayfasından</a> ulaşabilirsiniz.</p>

<h2>KARDEŞ ŞEHİRLER NE İŞE YARAR?</h2>

<p>Kardeş şehir ilişkileri, yalnızca sembolik bir dostluk anlaşmasından ibaret değildir. Söz konusu protokoller öğrenci ve sanatçı değişimleri, ortak kültür ve sanat etkinlikleri, ticari heyet ziyaretleri ve belediyeler arası bilgi paylaşımı gibi somut iş birliklerine kapı aralar. Turizm tanıtımı, yerel yönetim deneyimlerinin aktarılması ve karşılıklı festival katılımları da bu ilişkilerin sık görülen sonuçları arasında yer alıyor. Örneğin bir kentte düzenlenen kültür günlerine kardeş şehrin sanatçıları davet edilebiliyor, ortak iş forumlarında firmalar bir araya gelebiliyor. Eskişehir gibi üniversiteleriyle, kültür ve sanat yaşamıyla öne çıkan bir kent için bu bağlar, uluslararası görünürlük açısından önem taşıyor. Dünya Kardeş Şehirler Birliği'nin genel prensiplerine göre bir şehir, kural olarak her ülkeden tek bir kentle kardeş şehir ilişkisi kurabiliyor. Söz konusu kural, seçilen kentlerin de belirli bir öncelik ve anlam taşıdığını gösteriyor. Kardeş şehir ağının zamanla genişlemesi, Eskişehir'in hem ekonomik hem de kültürel anlamda dünyayla teması bakımından değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Eskişehir Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaberajansi.com/30-yil-once-basladi-eskisehirin-dostluk-agi-3-kitaya-yayildi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/eskisehirin-kardes-sehirleri.jpg" type="image/jpeg" length="61945"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Midas Kenti'nin Kuzeyinde Frig Hazinesi: 2.700 Yıllık Areyastis Anıtı]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com/midas-kentinin-kuzeyinde-frig-hazinesi-2700-yillik-areyastis-aniti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/midas-kentinin-kuzeyinde-frig-hazinesi-2700-yillik-areyastis-aniti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Areyastis Anıtı, Eskişehir'in Han ilçesinde Midas Kenti'nin yaklaşık 1.5 kilometre kuzeyinde yükselen bir Frig kaya anıtı olarak tarihe geçmiş durumda. Dik bir kaya yüzeyine oyulan anıt, adını alınlığındaki yazıttan alıyor. Halk arasında "Küçük Yazılıkaya" olarak da biliniyor. Frig yazıtlarını günümüze taşıyan eserin, dinsel törenlerde kullanıldığı düşünülüyor. İşte Eskişehir'in tarihi hazinesi Areyastis Anıtı'nın hikayesi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eskişehir, Frig uygarlığının en zengin izlerini barındıran kentlerin başında geliyor. Areyastis Anıtı da kentin Han ilçesindeki Yazılıkaya bölgesinde yer alıyor. Eser, Frig döneminin görkemli merkezi Midas Kenti'nin yaklaşık 1.500 metre kuzeyinde bulunuyor. Anıt, dik bir kaya kütlesinin yüzeyi oyularak biçimlendirilmiş. Çevredeki vadiler ve kaya oluşumları, anıtı doğal bir açık hava müzesinin parçası haline getiriyor.</strong></p>

<p><img alt="Areyastis Anıtı, Eskişehir 2" class="detail-photo img-fluid" height="616" src="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/areyastis-aniti-eskisehir-2.webp" width="1024" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anıtın adı, üzerindeki bir yazıttan geliyor. Eserin alınlığının sağ üst köşesinde yer alan Frigçe yazıtta "Areyastis" sözcüğünün okunması, anıta bu ismi kazandırdı. Eser, kaynaklarda Arezastin biçiminde de geçiyor. Yöre halkı ise anıtı "Küçük Yazılıkaya" ve "Hasan Bey Kayası" adlarıyla tanıyor. Söz konusu isimler, anıtın Midas Kenti'ndeki büyük Yazılıkaya cephesiyle olan benzerliğine işaret ediyor. Boyutlarına ilişkin kaynaklar farklı değerler verse de anıt, yaklaşık 5,5 metreyi bulan yüksekliğiyle dikkat çekiyor.</p>

<h2>FRİG YAZITLARININ ÖNEMİ</h2>

<p>Areyastis Anıtı'nı değerli kılan en önemli özellik, taşıdığı yazıtlar. Eser, Frig alfabesiyle yazılmış metinleri günümüze ulaştıran nadir anıtlardan biri olarak öne çıkıyor. Frigler, kendi yazı sistemlerini kayalara kazıyarak inançlarını ve dillerini gelecek kuşaklara aktardı. Anıtın, ana tanrıça Kibele'ye adanan dinsel törenlerde kullanıldığı düşünülüyor. Kibele kültü, Frig toplumunda doğanın ve bereketin simgesi olarak merkezi bir yer tutuyordu. Eserin yaklaşık olarak milattan önce 674 yılından önce yapıldığı tahmin ediliyor.</p>

<p><img alt="Areyastis Anıtı Eskişehir 3 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/areyastis-aniti-eskisehir-3-1.jpg" width="800" /></p>

<h2>MİDAS KENTİ VE FRİG VADİLERİ</h2>

<p>Areyastis Anıtı, çok daha geniş bir tarihi alanın parçası. Yakınındaki Midas Kenti, Frig kaya cephelerinin en görkemli örneği olarak kabul edilen Midas Anıtı'na ev sahipliği yapıyor. Yaklaşık 17 metre yüksekliğindeki bu anıt da Kibele'ye adanmış bir tapınım merkezi olarak biçimlendirildi. Eskişehir merkezine yaklaşık 80 kilometre uzaklıktaki bölge, Erken Tunç Çağı'na kadar uzanan bir yerleşim geçmişine sahip. Han ilçesinden Afyonkarahisar ve Kütahya'ya uzanan Frig vadileri, kaya anıtları, vadiler ve antik yollarla doğa ile tarihi bir arada sunuyor.</p>

<h2>ZİYARET İÇİN NELERİ BİLMELİ?</h2>

<p>Bölge, hem tarih hem de doğa meraklıları için elverişli bir rota sunuyor. Areyastis Anıtı'nı, Midas Kenti ören yerini gezerken kuzeydeki kısa bir yürüyüşle görebilirsiniz. İlkbahar ve sonbahar ayları, vadideki yürüyüşler için en uygun dönemler arasında yer alıyor. Bölgeyi ziyaret etmeden önce Han ilçesine ulaşım seçeneklerini planlayabilirsiniz. Frig vadilerine ilişkin güncel bilgileri, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın <a href="https://www.kulturportali.gov.tr" rel="nofollow">Kültür Portalı</a> üzerinden inceleyebilirsiniz.</p>

<h2>SIKÇA SORULAN SORULAR</h2>

<p><strong>Areyastis Anıtı nerede yer alıyor?</strong> Eskişehir'in Han ilçesinde, Yazılıkaya bölgesinde ve Midas Kenti'nin yaklaşık 1.500 metre kuzeyinde bulunuyor.</p>

<p><strong>Anıt neden bu adı taşıyor?</strong> Alınlığının sağ üst köşesindeki Frigçe yazıtta "Areyastis" sözcüğünün okunması nedeniyle bu ad verilmiştir.</p>

<p><strong>Anıt ne amaçla kullanılıyordu?</strong> Frig döneminde, ana tanrıça Kibele'ye yönelik dinsel törenlerde kullanıldığı düşünülüyor.</p>

<h1>BİLGİLENDİRME NOTU</h1>

<p>Haberde kullanılan bilgiler, Frig dönemi kaya anıtlarına ilişkin arkeolojik kaynaklara ve kültür envanterlerine dayanır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Eskişehir Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaberajansi.com/midas-kentinin-kuzeyinde-frig-hazinesi-2700-yillik-areyastis-aniti</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/areyastis-aniti-eskisehir-1.jpg" type="image/jpeg" length="25209"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[12. Liselerarası Tiyatro Şenliği’nde Ödüller Sahiplerini Buldu]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com/12-liselerarasi-tiyatro-senliginde-oduller-sahiplerini-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/12-liselerarasi-tiyatro-senliginde-oduller-sahiplerini-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Kent Konseyi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları iş birliğiyle bu yıl 12’ncisi düzenlenen Liselerarası Tiyatro Şenliği, tiyatro sanatçısı Haldun Dormen anısına gerçekleştirildi. Şenliğin ödül töreni, Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>16 gün boyunca devam eden şenlikte, 16 liseden yaklaşık 500 öğrenci sahneye çıkarak tiyatro oyunlarını sanatseverlerle buluşturdu. Gençlerin sanata olan ilgisini artırmayı amaçlayan organizasyonun finalinde 19 farklı kategoride ödül verildi.<br />
Ödül törenine Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Ceylan Yavuz, Türkiye Kent Konseyleri Birliği ve Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu ile çok sayıda davetli katıldı. Törene ayrıca usta tiyatro sanatçıları Göksel Kortay, Şebnem Özinal, Bekir Aksoy, Sefa Zengin, Atılgan Gümüş, Yeşim Aliç ve Serpil Günseli de konuk olarak katılarak gençlerin heyecanına ortak oldu.</p>

<p>Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Özel Ödülü’nü, Emine Emir Şahbaz Bilim ve Sanat Merkezi’nin sahnelediği “Çingene’nin Şarkısı” adlı oyun kazandı. Ödülü öğrencilere Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce takdim etti.<br />
Şenliğin en prestijli ödüllerinden biri olan Haldun Dormen Özel Ödülü, usta tiyatro sanatçısı Göksel Kortay tarafından, TED</p>

<h2>Ödüller sahiplerini buldu</h2>

<p>Eskişehir Koleji Anadolu Lisesi’nin sahnelediği “Hisseli Harikalar Kumpanyası” oyununa verildi. En İyi Oyun Ödülü ise Beyhan Rıfat Çıkılıoğlu Anadolu Lisesi’nin sahnelediği “İstanbul Efendisi” adlı oyunun oldu.</p>

<h2>“Bu başarının arkasında büyük bir gönüllülük ruhu bulunmaktadır”</h2>

<p>Eskişehir Kent Konseyi Kültür Sanat Çalışma Grubu Başkanı Ali Kara, şenliğin 12 yıldır başarıyla sürdürülmesinden büyük gurur duyduklarını belirterek, “Bu başarının arkasında büyük bir gönüllülük ruhu, özverili çalışmalar ve sanat sevgisi bulunmaktadır. Süreçte emek veren Kültür Sanat Çalışma Grubumuzun değerli üyelerine, koordinasyon ekibimize ve tüm gönüllülerimize gönülden teşekkür ediyorum.” dedi.</p>

<p>İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Ceylan Yavuz ise öğrencilerin şenliğe yoğun ilgi gösterdiğini ifade ederek, “Okullarımız çok istekliydi. Bugün hep birlikte gerçekleştirdiğimiz şenliğin sonuna geldik. Katkı sunan herkesi ve gençlerimizi tebrik ediyorum.” diye konuştu.</p>

<h2>“Ayşe Ünlüce’ye ve Kültür Sanat Çalışma Grubumuzun değerli gönüllülerine teşekkür ediyorum”</h2>

<p>Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu da şenliğin gerçekleşmesinde emeği geçen tüm kurum ve kişilere teşekkür ederek, “12’ncisini düzenlediğimiz şenliğimizde Büyükşehir Belediyemize, Şehir Tiyatrolarımıza, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze, gönüllü olarak şehrimize gelen tiyatro sanatçılarımıza, Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’ye ve Kültür Sanat Çalışma Grubumuzun değerli gönüllülerine teşekkür ediyorum. Gençlerin sanatla iç içe olması çok önemli. Onlar geleceğe sanatla hazırlanıyor.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Birçok öğrencimiz bu süreçte sahne tozu yuttu”</h2>

<p>Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise şenliğin gençlere kazandırdığı deneyimin önemine dikkat çekerek, “Biz buna yarışma demiyoruz, şenlik diyoruz. Tatlı bir rekabet olsa da asıl amacımız gençlerimizi sanatla buluşturmak. Birçok öğrencimiz bu süreçte sahne tozu yuttu, tiyatroyla tanıştı. İyi ki varsınız.” dedi.</p>

<p>Gençlerin sanatla buluştuğu ve büyük ilgi gören 12. Liselerarası Tiyatro Şenliği, ödül töreninin ardından çekilen toplu hatıra fotoğrafıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Bülten</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaberajansi.com/12-liselerarasi-tiyatro-senliginde-oduller-sahiplerini-buldu</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/oduller-sahiplerini-buldu.jpg" type="image/jpeg" length="14963"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de Bu Yaz Görülmesi Gereken Yerler: Rota Belli Oldu]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehirde-bu-yaz-gorulmesi-gereken-yerler-rota-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehirde-bu-yaz-gorulmesi-gereken-yerler-rota-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir, yıl boyu ziyaretçi çeken bir yerel turizm potansiyeline sahip. Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkı, tarihi Odunpazarı evleri ve şehre yayılan müzeler, gezginlerin başlıca durakları arasında. Yalnızca Sazova'daki Masal Şatosu, 12 yılda 4 milyon 828 bini aşkın ziyaretçi ağırladı. Hafta sonları ve tatil dönemlerinde bu noktalarda yoğunluk belirgin şekilde artıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir, birbirine yakın gezi noktalarıyla kolay gezilen bir şehir. Porsuk Çayı kıyısı, tarihi Odunpazarı sokakları ve Sazova Parkı, ziyaretçilerin çoğu zaman tek bir günde dolaşabildiği duraklar. Şehrin öğrenci nüfusu ve canlı kafe kültürü de hareketliliği yıl boyu sürdürüyor. Ulaşımın görece kolay olması, hafta sonu kaçamakları için Eskişehir'i cazip kılıyor. Söz konusu durakların güncel hizmet saatleri için <a href="https://www.eskisehir.bel.tr" rel="nofollow">Eskişehir Büyükşehir Belediyesi</a> sayfaları takip edebilirsiniz.</p>

<h2>SAZOVA PARKI'NDA NELER VAR?</h2>

<p>Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkı, ailelerin en çok tercih ettiği alanların başında geliyor. Parkın simgesi, 9 Mart 2014'te açılan ve 26 kuleden esinlenerek yapılan <a href="https://www.eskisehir.bel.tr/sayfalar.php?sayfalar_id=81" rel="nofollow">Masal Şatosu</a>. Park içinde Bilim Deney Merkezi, Eti Sualtı Dünyası, hayvanat bahçesi, Sabancı Uzay Evi ve Japon Bahçesi gibi farklı duraklar bulunuyor. Geniş alanda gezi treni, amfitiyatro ve kafeler de yer alıyor. Alanla ilgili ayrıntılar <a href="https://www.eskisehir.bel.tr/sayfalar.php?sayfalar_id=57" rel="nofollow">Sazova Parkı resmi sayfasında</a> yer alıyor.</p>

<h2>ODUNPAZARI'NDA TARİH VE EL SANATLARI</h2>

<p>Odunpazarı, Eskişehir'in en çok ziyaret edilen tarihi bölgesi olarak biliniyor. Renkli cepheli Osmanlı evlerinin sıralandığı sokaklar, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alıyor. Evlerin dış cephelerini ve sokakları gezmek ücretsiz olduğundan, bölge her bütçeye uygun bir rota sunuyor. Atölyeler ve el sanatları dükkanları lületaşı işçiliğiyle tasarımlar öne çıkıyor. Eskişehir'deki el emeği ürünlere ilişkin ayrıntılar için <a href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/odunpazarindaki-el-emegi-tasarimlar-turistlerin-gozdesi-oldu-parmak-kuklasindan-gozluk-aksesuarina">Odunpazarı'ndaki el emeği tasarımlar haberi</a>ni inceleyebilirsiniz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>MÜZELER ŞEHRİ ESKİŞEHİR</h2>

<p>Eskişehir, farklı temalardaki müzeleriyle gezginlere geniş bir seçenek sunuyor. Eskişehir'de en sevilen müzeler şöyle:</p>

<ul>
 <li>Odunpazarı Modern Müze (OMM): Japon mimar Kengo Kuma imzalı çağdaş sanat müzesi</li>
 <li>Çağdaş Cam Sanatları Müzesi: 2007'de açılan, Türkiye'nin ilk cam sanatları müzesi</li>
 <li>Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi: 2013'te açılan, 200'e yakın heykelin sergilendiği müze Eskişehir'in en ünlü müzeleri arasında.</li>
 <li>Lületaşı Müzesi: Kurşunlu Külliyesi içinde, ücretsiz dolaşma imkanı bulunuyor.</li>
</ul>

<h2>DÖRT MEVSİM BİR ROTA</h2>

<p>Eskişehir, yalnızca yaz aylarında değil yılın her döneminde gezilebilen bir şehir. Sıcak günlerde Sazova Parkı ve Porsuk kıyısı öne çıkarken, soğuk aylarda müzeler ve kapalı mekânlar rotanın merkezine geçiyor. Odunpazarı sokakları ise kar altında da güneşli günlerde de aynı ilgiyi görüyor. Hafta sonları ve resmi tatillerde ziyaretçi sayısı belirgin biçimde artıyor. Eskişehir'in en sevilen adresleri için <a href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehire-gidenler-bir-daha-donmek-istiyor-iste-en-sevilen-9-adres">Eskişehir'in en sevilen noktaları haberi</a>ni sizler için hazırladık.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehirde-bu-yaz-gorulmesi-gereken-yerler-rota-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/eskisehir-gezi-rehberi-4.webp" type="image/jpeg" length="23089"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir Hangi Türk Boyundan Geliyor? İşte Cevabı]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehir-hangi-turk-boyundan-geliyor-iste-cevabi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehir-hangi-turk-boyundan-geliyor-iste-cevabi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'in hangi Türk boyuna ait olduğu sorusunun tek bir yanıtı bulunmuyor. Bölge, birden çok Oğuz boyuna dayanıyor ve sıralamanın başında Osmanlı'yı kuran Kayı boyu geliyor. Boy yerleşim haritalarına göre Kayı boyu Çifteler ve Mihalıççık'ta, İğdir boyu Sarıcakaya'da, Kınık boyu ise Sivrihisar'da iz bırakıyor. Eskişehir, doğudan batıya akan boyların verimli ovalara yerleştiği bir kavşak konumunda yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eskişehir'in soyağacı, tek bir Oğuz boyuna değil birden çok boya dayanıyor. Tarihsel kayıtlar ve boy yerleşim haritaları, Eskişehir'in ilçelerinin ayrı ayrı boyların izini taşıdığını ortaya koyuyor. Öne çıkan isim ise Osmanlı Devleti'nin kurucusu kabul edilen Kayı oluyor. Bir ilin hangi boya dayandığı genellikle yer adlarına, köy isimlerine ve eski yerleşim kayıtlarına bakılarak belirleniyor. Aynı yöntem, Eskişehir'de farklı ilçelerin farklı boylarla eşleştirilmesini de açıklıyor. Dolayısıyla "Eskişehir hangi Türk boyuna ait?" sorusunun yanıtı tek bir boyla sınırlı kalmıyor, birden fazla boyu birlikte kapsıyor. Söz konusu çeşitlilik nedeniyle soru, tek bir adla değil, ilçelere yayılan bir boylar listesiyle yanıtlanıyor.</strong></p>

<h2><strong>İLÇE İLÇE OĞUZ BOYU İZİ VAR</strong></h2>

<p>Anadolu'yu yurt edinen 24 Oğuz boyunun dağılım haritasına bakıldığında, Eskişehir bu boyların kayda değer bölümüne ev sahipliği yapıyor. Listelerde yer alan boy ve ilçe eşleşmeleri şöyle sıralanıyor:</p>

<ul>
 <li>Kayı boyu: Çifteler ve Mihalıççık</li>
 <li>İğdir boyu: Sarıcakaya</li>
 <li>Peçenek boyu: Çifteler</li>
 <li>Kargın (Karkın) boyu: Eskişehir merkez ve Sivrihisar</li>
 <li>Kınık boyu: Sivrihisar</li>
</ul>

<p>Batıya doğru yol alan topluluklar, Eskişehir ovalarının bereketi ve konumun stratejik değeri nedeniyle bölgeye yerleşmiş. Farklı boylar farklı vadileri ve ilçeleri yurt seçtiği için, tek bir ilde çok sayıda boyun izi bir araya gelmiş.</p>

<h2><strong>KAYI BOYU NEDEN ÖNE ÇIKIYOR?</strong></h2>

<p>Eskişehir'in soyağacında en sık dile getirilen boyun Kayı olması, doğrudan Osmanlı'nın kuruluşuyla ilgili. Efsanevi Oğuz Kağan anlatısında Kayı, yirmi dört boy arasında gösterilir ve soy bakımından Bozok kanadındaki Günhan'a dayandırılır. Oğuz topluluğunun Bozok ve Üçok diye iki büyük kola ayrıldığı, Kayı'nın da Bozok tarafında konumlandığı aktarılır. Boyların her birinin kendine ait bir damgası ve ongunu bulunduğu, bunların hayvan sürülerinden mülke kadar pek çok alanda kimlik işareti olarak kullanıldığı belirtilir. Boya ait damga, iki ok ile bir yayın birleşiminden oluşan "IYI" biçiminde tanımlanıyor. Boyun ongunu yani simgesi olarak ise yırtıcı bir kuş olan şahin gösteriliyor. Kaynaklarda "Kayı" sözcüğünün güç ve kudret anlamına geldiği aktarılıyor.</p>

<h2><strong>KAYILARIN ANADOLU'YA YOLCULUĞU</strong></h2>

<p>Kayıların batıya uzanan göç çizgisi, boyun Eskişehir ile özdeşleşmesini de açıklıyor. Anlatılara göre topluluk başlangıçta Horasan'daki Merv ve Mahan dolaylarında yaşıyordu. Moğol akınlarının şiddetlenmesiyle yönlerini batıya çeviren Kayılar, Azerbaycan yoluyla Doğu Anadolu'ya geçerek Van Gölü'nün batısındaki Ahlat yöresine vardı. Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubat zamanında sırasıyla Viranşehir, Halep ve Ankara yakınlarındaki Karacadağ bölgesine yerleştirildiler. Boyun bir kanadı, Ertuğrul Gazi öncülüğünde daha da batıya ilerleyerek Söğüt'ü kışlık, Domaniç'i yaylak olarak kullanmaya başladı. Söğüt ve Domaniç bugünkü idari haritada Bilecik ile Kütahya tarafında kalsa bile, bu hareketliliğin coğrafi göbeğinde Eskişehir toprakları yer alıyor. Boyun konargöçer yaşamı, kışı ovada, yazı ise serin yaylalarda geçiren bir düzene dayanıyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>ESKİŞEHİR NE ZAMAN TÜRK YURDU OLDU?</strong></h2>

<p>Eskişehir'in Türkleşmesi, Anadolu'nun kapılarının ardına kadar açıldığı döneme denk düşüyor. arihçelere göre Alparslan'ın 1071'deki Malazgirt zaferinin ardından Türk birlikleri içerilere doğru hızla yayıldı ve yöre 1074 yılında Türklerin eline geçti. O tarihten itibaren Eskişehir, doğudan gelen yeni topluluklar için bir durak ve yerleşme merkezi niteliği kazandı. Eskişehir, Anadolu Selçuklularının kuruluşundan çöküşüne kadar bir Selçuklu şehri olarak varlığını sürdürdü. Söz konusu dönemde Selçuklular ile Haçlı orduları arasındaki kanlı çarpışmalara da sahne oldu. Kayı boyunun bölgedeki konumu, Selçuklu Devleti'nin batı ucunu savunma göreviyle daha da pekişti.</p>

<h2><strong>OSMAN BEY'İN FETHİYLE OSMANLI'NIN BEŞİĞİ</strong></h2>

<p>Eskişehir çevresi, Osmanlı'nın sahneye çıktığı topraklar olarak tarihe not düşüldü. Kaynaklara göre Alâeddin Keykubat, 1231'de batıdaki çatışmaları durdurmak amacıyla yola çıktığında yörenin o dönemki adıyla anılan Sultanöyüğü'ne ulaştı ve Ertuğrul Gazi bu seferde Sultanın safında yer aldı. Karacahisar Kalesi'nin ele geçirilmesi görevi Ertuğrul Gazi'ye bırakıldı. Karşılığında Söğüt kışlak, çevredeki yükseltiler ise yaylak olarak kendisine tahsis edildi. Ertuğrul Gazi'nin ölümünün ardından beyliğin başına geçen Osman Bey, kısa sürede güç kazandı. Osman Bey'in 1298 yılında Eskişehir'i alarak başlattığı genişleme, Sivrihisar, Seyitgazi ve İnönü'nün de katılmasıyla sürdü. Söğüt çevresindeki küçük uç beyliğini üç kıtaya yayılan bir imparatorluğa taşıyan ilk adımlar böyle atıldı. Yörenin birçok kaynakta "Osmanlı'nın beşiği" diye anılmasının nedeni de bu fetihler oluyor.</p>

<h2><strong>KAYI İZİ BUGÜNE NASIL TAŞINDI?</strong></h2>

<p>Kayı boyunun yöredeki varlığı yalnızca eski kayıtlarda kalmıyor, izleri günümüze de uzanıyor. Osman Gazi'nin ağabeyi sayılan Gündüz Alp'in neslinden geldiği söylenen Amuca topluluğunun, günümüzde Mihalıççık'ta yaşamını sürdürdüğü belirtiliyor. Aynı topluluğun Kırklareli, Tekirdağ ve Balıkesir'e bağlı kimi köyler ile Güneydoğu Bulgaristan'da da bulunduğu belirtiliyor. Kayı kökenli ailelerin Bursa, Kastamonu ve Erzincan'dan Isparta, Burdur, Denizli, Muğla, Aydın, İzmir ile Afyonkarahisar'a uzanan geniş bir alanda yaşadığı da ifade ediliyor. Sonuç olarak Eskişehir, Kayı, İğdir, Peçenek, Kargın ve Kınık gibi birçok Oğuz boyunun izini bir arada taşıyor. Şehrin tarihsel kimliğini belirleyen ise Söğüt'ten Eskişehir'e uzanan yolda devletin temelini atan Kayı boyu olarak öne çıkıyor</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehir-hangi-turk-boyundan-geliyor-iste-cevabi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/eskisehir-hangi-turk-boyundan-geliyor-iste-cevabi.jpeg" type="image/jpeg" length="22466"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir’de Yaşayan Depremzede Ecenur’dan Örnek Kampanya: 500 Kilogram Mavi Kapak Topladı]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehirde-yasayan-depremzede-ecenurdan-ornek-kampanya-500-kilogram-mavi-kapak-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehirde-yasayan-depremzede-ecenurdan-ornek-kampanya-500-kilogram-mavi-kapak-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay’ın Antakya ilçesinde meydana gelen depremlerin ardından ailesiyle birlikte Eskişehir’e yerleşen 11 yaşındaki Ecenur İnci Olgun, depremzedelere destek olmak amacıyla örnek bir kampanya başlattı. Eğitim öğretim yılının başından bu yana mavi kapak toplayan Ecenur, yaklaşık 500 kilogram kapak biriktirirken, hedefinin 1 tona ulaşmak olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Deprem felaketinin ardından memleketinden ayrılmak zorunda kalan 5’inci sınıf öğrencisi Ecenur, Hatay’da kalan arkadaşlarını unutmadığını belirterek kendi imkanlarıyla yardım kampanyası başlattı. Küçük yaşına rağmen büyük bir sorumluluk üstlenen Ecenur’un başlattığı kampanyaya okul yönetimi, öğretmenleri ve sınıf arkadaşları da destek verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Yarım ton mavi kapak topladı</h2>

<p>Kısa sürede büyüyen kampanya kapsamında şu ana kadar yaklaşık yarım ton mavi kapak toplandı. Toplanan kapakların geri dönüşümünden elde edilecek gelirin deprem bölgesindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması hedefleniyor.<img class="" height="3072" src="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/ecanur-mavi-kapak.jpg" width="4096" /></p>

<h2>“Eskişehir’e geldim ama aklım hep depremzede arkadaşlarımda kaldı”</h2>

<p>Kampanyanın nasıl ortaya çıktığını anlatan Ecenur İnci Olgun, depremzedelere destek olabilmek için mavi kapak topladığını belirterek, hedefinin bir ton mavi kapak toplamak olduğunu ifade etti. Ecenur, “Eskişehir’e geldim ama aklım hep depremzede arkadaşlarımda kaldı. Düşündüm ve bu kampanyayı başlatmak istedim. Anneme ve öğretmenlerime danıştım, onlar da destek verdi. Dönemin başından beri mavi kapak topluyorum. Şu ana kadar yaklaşık 500 kilogram kapak topladık. Hedefimiz bin kilograma ulaşmak. Okulum ve arkadaşlarım da bana çok yardımcı oluyor” dedi.</p>

<h2>“Sizin küçük bir iyiliğiniz depremzedelere umut olsun”</h2>

<p>Toplumun her kesiminden destek beklediğini belirten Ecenur, vatandaşlara mavi kapakları çöpe atmama çağrısında bulundu. Ecenur, “Lütfen mavi kapakları çöpe atmayın. Başka şehirlerde yaşayanlar da kapakları bir yerde toplayıp Eskişehir’e gönderebilirler. Depremin kırdığı kalpleri birlikte iyileştirelim. Sizin küçük bir iyiliğiniz depremzedelere umut olsun” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ESKİŞEHİR, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaberajansi.com/eskisehirde-yasayan-depremzede-ecenurdan-ornek-kampanya-500-kilogram-mavi-kapak-topladi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/ornek-kampanya.jpg" type="image/jpeg" length="92003"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ece İrtem Kimdir? Kızılcık Şerbeti'nin Işıl'ı Ece İrtem Öldü mü?]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com/ece-irtem-kimdir-kizilcik-serbetinin-isili-ece-irtem-oldu-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/ece-irtem-kimdir-kizilcik-serbetinin-isili-ece-irtem-oldu-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk televizyonunun tanıdık oyuncularından Ece İrtem, geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Edinilen bilgiye göre 35 yaşındaki oyuncu, evinde fenalaştı. Acı haber, dizi sektörünü yakından takip eden gazeteci Birsen Altuntaş tarafından duyuruldu. Oyuncunun ölümü, sevenlerini ve sektör çalışanlarını yasa boğdu. Kızılcık Şerbeti'ndeki Işıl karakteriyle tanınan İrtem'in vefatı, sosyal medyada da geniş yankı buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>ECE İRTEM KİMDİR?</h1>

<p><strong>Ece İrtem, kısa kariyerine birçok yapım sığdıran bir oyuncuydu. Sanatçı, 1991 yılında Sivas'ta dünyaya geldi ve 35 yaşındaydı. Müziğe ilgisi genç yaşta başlayan İrtem, eğitimini bu alanda şekillendirdi. Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümü Opera-Şan Ana Sanat Dalı'ndan mezun oldu. Ardından İstanbul'da Sadri Alışık Kültür Merkezi'nde profesyonel oyunculuk eğitimi aldı.</strong></p>

<h2>OYUNCULUĞA 2014'TE BAŞLADI</h2>

<p>İrtem'in ekran serüveni, on yılı aşkın bir süre önce başladı. Oyuncu, televizyona ilk olarak 2014 yılında Kaçak Gelinler dizisiyle adım attı. İlerleyen yıllarda farklı türlerde projelerde yer alarak deneyim kazandı. Hem dramatik hem de daha hafif rollerle izleyicinin karşısına çıktı. Böylece ekranlarda istikrarlı bir oyuncu olarak yer edindi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>HANGİ DİZİLERDE ROL ALDI?</h2>

<p>Ece İrtem, son yılların öne çıkan yapımlarında görev aldı. Oyuncunun rol aldığı başlıca diziler şöyle:</p>

<ul>
 <li>Kızılcık Şerbeti (Işıl karakteri)</li>
 <li>Yeni Gelin</li>
 <li>Mahkum</li>
 <li>Yasak Elma</li>
 <li>Bay Yanlış</li>
</ul>

<p>Geniş kitlelerce tanınmasını sağlayan rolü ise Kızılcık Şerbeti'ndeki Işıl oldu.</p>

<h1>BİLGİLENDİRME NOTU</h1>

<p>Vefat haberi, gazeteci Birsen Altuntaş'ın duyurusuna ve basında yer alan bilgilere dayanır. Biyografik bilgiler, oyuncunun basına yansıyan tanıtımlarından alınmıştır. Cenaze programına ilişkin ayrıntılar, aile ve yakınlarının açıklamalarıyla netleşecektir. İçerik bilgilendirme amaçlıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaberajansi.com/ece-irtem-kimdir-kizilcik-serbetinin-isili-ece-irtem-oldu-mu</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/ece-irtem-kimdir-ece-irtem-hayatini-kaybetti.webp" type="image/jpeg" length="40932"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hangi İllerde Ormanlara Giriş Yasak? Liste 42'ye Çıktı]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com/hangi-illerde-ormanlara-giris-yasak-liste-42ye-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/hangi-illerde-ormanlara-giris-yasak-liste-42ye-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte orman yangını riskine karşı alınan tedbirler genişledi. Eskişehir'in de aralarında bulunduğu 42 ilde ormanlara giriş, valilik kararlarıyla yasaklandı. Yangın sezonu boyunca sürecek uygulama kapsamında bu illerde ormana giriş, piknik, mangal ve ateş yakmak yasak. Yasak tarihleri ilden ile değişiyor, çoğu ilde 1 Haziran'da başlayıp 31 Ekim'e kadar sürüyor. Eskişehir de yasak kapsamında yer alıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Hangi İllerde Ormanlara Giriş Yasağı Var?</strong></h2>

<p><strong>Türkiye genelinde yaz mevsimiyle artan orman yangını tehlikesine karşı, valilikler ormanlara giriş yasağı kararlarını peş peşe yürürlüğe koydu. 13 Haziran itibarıyla 42 ilde ormanlık alanlara giriş kısıtlandı. Kararın gerekçesi olarak, hem yurttaşların güvenliğinin korunması hem de insan eliyle çıkabilecek yangınların engellenmesi gösterildi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yasak uygulanan iller yedi coğrafi bölgeye yayılıyor. En çok yasaklı il, dokuzar il ile Marmara ve Akdeniz'de bulunuyor. İç Anadolu sekiz il ile onları izliyor. Ege'de yedi, Karadeniz'de altı, Güneydoğu Anadolu'da iki ve Doğu Anadolu'da bir ilde ormana giriş kapatıldı.</p>

<h3><strong>Eskişehir yasak kapsamında mı?</strong></h3>

<p>İç Anadolu Bölgesi'nde yasak kapsamındaki iller arasında Eskişehir de bulunuyor. Eskişehir'in yanı sıra Ankara, Konya, Kayseri, Yozgat, Kırıkkale, Kırşehir ve Aksaray, bölgede ormana girişin kısıtlandığı diğer iller arasında yer alıyor.</p>

<p>Eskişehir'de orman yangını riskini önlemek amacıyla 15 Haziran 15 Ekim 2026 tarihleri arasında ormanlara giriş tamamen yasaklanıyor.</p>

<h3><strong>Hangi illerde ormana giriş yasak?</strong></h3>

<p>Yasak kapsamındaki 42 ilin bölgelere göre dağılımı şu şekilde:</p>

<ul>
 <li><strong>Marmara:</strong> İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Bilecik, Kırklareli, Tekirdağ, Edirne, Çanakkale, Balıkesir</li>
 <li><strong>Ege:</strong> İzmir, Manisa, Aydın, Denizli, Muğla, Kütahya, Uşak, Afyonkarahisar</li>
 <li><strong>Akdeniz:</strong> Antalya, Burdur, Isparta, Mersin, Adana, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş, Karaman</li>
 <li><strong>İç Anadolu:</strong> Ankara, Eskişehir, Konya, Kayseri, Yozgat, Kırıkkale, Kırşehir, Aksaray</li>
 <li><strong>Karadeniz:</strong> Bolu, Bartın, Karabük, Çorum, Samsun, Tokat, Sinop</li>
 <li><strong>Güneydoğu Anadolu:</strong> Gaziantep, Kilis</li>
 <li><strong>Doğu Anadolu:</strong> Erzurum</li>
</ul>

<h3><strong>Yasak tarihleri ne zaman başlıyor, ne zaman bitiyor?</strong></h3>

<p>Yasakların başlangıç ve bitiş tarihleri illere göre farklılık gösteriyor. Çoğu ilde uygulama 1 Haziran'da başlayıp 31 Ekim'e kadar sürüyor. Bazı illerde ise takvim farklı işliyor. Örneğin Antalya'da yasak 1 Mayıs'ta başladı ve 31 Ekim'e kadar sürecek. Isparta'da uygulama 15 Kasım'a kadar uzatıldı. Uşak'ta ise yasağın 1 Ekim'de sona ermesi planlanıyor.</p>

<p><strong>Bazı illere ait yasak tarihleri şöyle belirlendi:</strong></p>

<ul>
 <li><strong>Antalya:</strong> 1 Mayıs - 31 Ekim</li>
 <li><strong>İzmir:</strong> 1 Haziran - 31 Ekim</li>
 <li><strong>Manisa:</strong> 1 Haziran - 31 Ekim</li>
 <li><strong>Aydın:</strong> 1 Haziran - 31 Ekim</li>
 <li><strong>Sinop:</strong> 1 Haziran - 31 Ekim</li>
 <li><strong>Uşak:</strong> 1 Haziran - 1 Ekim</li>
 <li><strong>Isparta:</strong> 1 Haziran - 15 Kasım</li>
</ul>

<h3><strong>Yasak neleri kapsıyor?</strong></h3>

<p>Yasak, ormanlık alanlara girişin yanı sıra bu alanlarda piknik yapmak, mangal kurmak ve her türlü ateş yakmayı da kapsıyor. Düzenlemenin amacı, yaz aylarında kuruyan bitki örtüsünün küçük bir kıvılcımla bile tutuşabileceği koşullarda insan kaynaklı yangın riskini azaltmak.</p>

<p>Orman yangınlarında insan faktörü, her yıl açıklanan istatistiklerde önemli bir paya sahip. Sönmemiş sigara izmariti, ateş yakma, anız yakımı ve elektrik hatlarındaki arızalar, yangınların büyük bölümünün başlangıç nedeni olarak kayıtlara geçiyor. Bu nedenle giriş yasakları, yangın söndürme kapasitesinin yanında önleyici bir tedbir olarak öne çıkıyor.</p>

<h3><strong>Hangi durumlar istisna?</strong></h3>

<p>Uygulamada bazı istisnalar bulunuyor. Ormanlık alanlardan geçen karayolları genellikle yasak dışında tutuluyor. Orman köylülerinin zorunlu geçişleri, tarımsal faaliyetler ve resmi görevlilerin çalışmaları da belirli koşullarda istisna kapsamında değerlendiriliyor. Bu istisnaların kapsamı her ilin valilik kararına göre değişebiliyor.</p>

<p>Yasağa uymayanlar hakkında idari ve cezai işlem uygulanabiliyor. Orman yangınına neden olan kişiler için ise Türk Ceza Kanunu kapsamında ağır yaptırımlar öngörülüyor. Kasten orman yakma suçunda hapis cezası gündeme gelebiliyor.</p>

<h3><strong>Eskişehir'de yasak hangi bölgeleri etkiliyor?</strong></h3>

<p>Eskişehir özelinde yasak, ilin orman varlığı dikkate alındığında geniş bir alanı kapsıyor. Dağlık ilçelerinde ve orman bakımından zengin kesimlerinde yaz boyunca giriş kısıtlaması geçerli olacak. İlde Sivrihisar, Mihalıççık, Seyitgazi ve Mihalgazi gibi ilçeler orman bakımından öne çıkıyor. Giriş yasağı, bu bölgelerdeki piknik ve mesire alanlarının kullanımını da yaz boyunca sınırlandırıyor. Yörede yaşayanların ve ziyaretçilerin, yasak kapsamındaki alanlara girmemeye ve ateş yakmamaya dikkat etmesi gerekiyor.</p>

<p>Yasak dönemi, aynı zamanda orman teşkilatının saha hazırlıklarının yoğunlaştığı döneme denk geliyor. Gözetleme kuleleri, arazözler, hava araçları ve yangın işçileri yaz boyu görevde tutuluyor. Vatandaşların orman yangını gördüğünde Orman Genel Müdürlüğü'nün ihbar hattını araması, erken müdahale açısından kritik öneme sahip.</p>

<h3><strong>Yasak nasıl takip edilmeli?</strong></h3>

<p>Yasakların tam kapsamı, başlangıç ve bitiş tarihleri ile istisnaları valilikler tarafından ayrı ayrı duyuruluyor. Vatandaşların güncel bilgilere kendi illerinin valilik açıklamalarından ve Orman Genel Müdürlüğü kaynaklarından ulaşması gerekiyor. Yasak kapsamı, yangın riskine ve hava koşullarına göre sezon içinde güncellenebiliyor.</p>

<p>Yaz dönemi boyunca yasakların ihlal edilmesi durumunda valilikler ek tedbirler alabiliyor. Jandarma ve orman muhafaza ekipleri, yasak kapsamındaki alanlarda denetimleri artırıyor. Yasak süresi sona erdiğinde ise ormanlara giriş, yangın riskinin azalmasına bağlı olarak yeniden serbest hale geliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaberajansi.com/hangi-illerde-ormanlara-giris-yasak-liste-42ye-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/42-ilde-ormanlara-giris-yasaklandi.webp" type="image/jpeg" length="78264"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyaca Ünlü Sanatçı Eskişehir'de Sergi Açtı: 10 Bin Yıllık Motifler Dijitale Taşındı]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaberajansi.com/dunyaca-unlu-sanatci-eskisehirde-sergi-acti-10-bin-yillik-motifler-dijitale-tasindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaberajansi.com/dunyaca-unlu-sanatci-eskisehirde-sergi-acti-10-bin-yillik-motifler-dijitale-tasindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital Sanat alanında Dünya’da Türkiye’yi temsil eden çalışmalara imza atan Hakan Yılmaz, Eskişehir’de açtığı “Retrospective Monoliti” sergisinde hem 15 yıllık sanat serüvenini hem de Anadolu motiflerine yöneliş sürecini sanatseverlerle paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir’de ikinci kez sergi açtığını belirten Yılmaz, “Retrospective Monoliti” sergisinin Eskişehir’deki ilk kişisel sergisi olduğunu ifade etti.</p>

<h2><br />
15 yıllık üretim sürecinden seçilmiş önemli eserlerini bir araya getiriyor</h2>

<p><br />
Serginin merkezinde yer alan ve “Retrospective Monoliti” adını taşıyan dört cepheli enstalasyonun, sanatçının son 15 yılda ürettiği dönüm noktası niteliğindeki eserlerden oluştuğunu ifade eden Yılmaz, “Burada bir monolit, yani bir dikili taş yer alıyor. Eserin adı da “Retrospective Monoliti”. “Retrospective” geçmişe dönük, geçmişten bugüne uzanan bir bakışı ifade ediyor. Bu çalışmada, son 15 yıl içerisinde ürettiğim ve kariyerimde dönüm noktası niteliği taşıyan eserleri bir araya getirdiğim bir seçki sunuyorum. Ziyaretçiler, bu monolit üzerinde çalışmalarımın yıllar içindeki dönüşümünü ve gelişimini yan yana görme fırsatı buluyor” dedi.</p>

<p><br />
“Genç yaratıcılara kendi dönüşüm hikayem üzerinden cesaret vermek istedim”</p>

<p><br />
Batılı tarzda üretimden Anadolu ve Türkiye merkezli bir sanat anlayışına yönelişini anlatığı sergide Yılmaz, izleyicilere kendi sanatsal yolculuğunu aktardığını söyledi. Yılmaz, serginin temel mesajının arayışın hiçbir zaman sona ermediği olduğunu belirtti. Yılmaz, “Sanatta 25. yılınızı doldurduğunuzda bile arayış devam ediyor. Sanatın özünde de bu var. Bu sergiyle genç yaratıcılara kendi dönüşüm hikayem üzerinden cesaret vermek istedim” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><br />
“Anadolu motifleri kadar köklü grafik öğeler bulmak dünya tarihinde çok ender”</h2>

<p><br />
Uluslararası alanda da Türkiye’yi temsil eden çalışmalara imza atan Yılmaz, eserlerinde sıklıkla Anadolu motiflerine yer verdiğini ifade etti. Anadolu’nun grafik tasarım açısından son derece güçlü bir mirasa sahip olduğunu belirten Yılmaz, bu motiflerin binlerce yıllık bir kültürel birikimin ürünü olduğunu vurguladı. Yılmaz, “Anadolu motifleri kadar köklü grafik öğeler bulmak dünya tarihinde çok ender bir konu zaten. Ben bir sanat tarihçisiyim ve dijital alanda çalışıyorum. Uzmanlığım da Türk sanatları. Dolayısıyla aslında bugün benim geleneksel Türk motiflerini kullanıyor olmamda çok şaşırılacak bir şey yok” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><br />
“Türk sanatçısı olarak kendi kültürüme katkı sunmak istediğim için bu çalışmaları yapıyorum”</h2>

<p><br />
Anadolu motiflerinin binlerce yıldır yaşamaya devam ettiğini vurgulayan Yılmaz, Anadolu motiflerinin önemli bir kültürel miras öğesi olduğunu ifade etti. Yılmaz, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:<br />
“Türk sanatçısı olarak kendi kültürüme katkı sunmak istediğim için bu çalışmaları yapıyorum. Çünkü 10 bin yıllık bir motifi bugün hâlâ yorumluyor olmamızın önemli bir anlam taşıdığını düşünüyorum. Bu motiflerin 10 bin yıldır yaşamaya devam etmesinin mutlaka bir sebebi var. Tarihte bu kadar uzun süre varlığını sürdürememiş diller, kültürler ve uygarlıklar bulunuyor. Bu nedenle söz konusu motifleri önemli bir kültürel miras öğesi olarak görüyorum. 10 bin yıldır yaşayan bu değerlerin varlığını sürdürebilmesi için Türk sanatçıların bu sorumluluğu üstlenmesi ve yaşadıkları dönemde onları ileriye taşıması gerektiğine inanıyorum. Ben de bunu bir görev olarak kabul ediyorum ve bu görevi yerine getirebilmek için çalışmalarımı sürdürüyorum.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Alperen Ata</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaberajansi.com/dunyaca-unlu-sanatci-eskisehirde-sergi-acti-10-bin-yillik-motifler-dijitale-tasindi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 17:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaberajansicom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaberajansi-com/uploads/2026/06/10bin-yillik-motifler-dijitale-tasindi.jpg" type="image/jpeg" length="17155"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
