Eskişehir Sosyal Demokrat mı? / Meclise Değil Gönüle Girenler

Eskişehir Sosyal Demokrat Bir Kent mi?

Yılmaz Büyükerşen CHP değil Ak Parti’nin adayı olsa seçimi kazanır mıydı?

Şüphesiz kazanırdı!

Ahmet Ataç CHP değil İYİ Parti’nin adayı olsaydı seçimi kazanır mıydı?

Kesinlikle evet!

O zaman şunu kabul edelim.

Eskişehir’de isimler partilerden önce gelir ve Eskişehir yerel yönetimlerinde bugün CHP bayrağı dalgalanıyorsa bunu sağlayan partiden daha çok mevcut belediye başkanlarının özgül ağırlığıdır.

İşte bu yüzden yıllardır söylediğimiz, ısrarla iddia ettiğimiz şeyin bir kez daha altını çizelim.

Eskişehir sosyal demokratların kalesi değildir.

Bilinçli bir seçmeni vardır, vefası vardır, ne istediğini iyi bilecek ve bunu değerlendirecek kadar akıllıdır.

Seçim sürecini değerlendirirken, ortaya çıkan sonuçları analiz ederken bu detayı unutmamak, yorumları buna göre yapmak lazım.

İşte bu yüzden Eskişehir’de CHP’nin yıllardır 2 olan vekil sayısını 3’e yükseltmesi ve seçimi ülke genelinin üstünde bir ortalama ile sonuçlandırması şüphesiz başarıdır.

Yıllar sonra gelen bu sonucu şehir özelinde zafer olarak değerlendirmesi en tabii hakkıdır.

Ancak Kılıçdaroğlu’na çıkan yüzde 50,3 oy oranı için aynı şeyi düşünmüyorum.

Ekmeleddin İhsanoğlu’nun yüzde 55 oy aldığını ve diğer referandum sonuçlarını düşünürsek sizin de farklı düşünmediğinize eminim.

Zaten CHP ve İYİ Parti oylarını topladığımızda ortaya çıkan sonuca yani 310 bin oya ittifakın diğer ortaklarından oy gelip gelmediği bir soru işareti ise ve 3 vekille şehirde zafer kazanmış CHP’nin yüzde 50 oranı ufacık bir farkla geçmesi bana göre düşündürücü ve iddiadan uzak bir sonuçtur.

O yüzden tekrar altını çiziyorum.

Eskişehir demokrat bir şehirdir ama sol’un kalesi, direği bir konumda değildir. Hiç olmamıştır. Yatkınlık, eğilim vardır ama kesin kanı koyacak kadar istikrarlı bir sonuç hiç çıkmamıştır.

Ancak şunu da unutmadan eklemek lazım.

Bakan Dönmez hedefi Eskişehir’in seçim haritasındaki rengini kırmızıdan turuncu renge döndürmek üzerine koymuş.

İddialı olunabilir, bunun için çok emek verilebilir ama bu hedefi tutturmak da çok mümkün değildir.

Zaten şehri Cumhurbaşkanlığı seçiminde turuncuya çevirmek demek, yerel seçimde Eskişehir’de bayrak değişecek demektir. Buna da şimdilik pek imkan vermiyorum.

Meclise Değil Gönüllere Girdiler

 

Seçim sürecini pek çok yönüyle değerlendiriyoruz. Ağırlık sandıktan çıkan sonuçlar ve adaylar oluyor. Ancak bu seçim sürecinde Eskişehir’in kazandıkları sadece sandıktan çıkanlarla sınırlı olmadı.

Süreç içinde şehirde uzun yıllar sonra yeni yüzler, yeni aktörler tanıdık. Dün milletvekillerini değerlendirdik bugünde birkaç satır onlara yer vermek istiyorum.

-Melih Aydın

 

Eskişehir onu çok sevdi. Klasik bir siyasetçi olmadığını gösterdi. Zaten siyaset bizi değil biz siyaseti değiştireceğiz diye çıktığı yolculukta sadece kendi partilisi değil tüm partililerin sempatisini kazandı. 3 değil 2. Sırada olsaydı CHP’nin 3. Vekili çıkartma ihtimali eminim sıkıntıya düşecekti. Saha da çok kez karşıma çıktı, şehirle ilgili tartışma yaratacak ve somut verilerle bir şeyler söyleyebilen bir aday olarak hafızalarda güzel bir yer edindi.

Bir de Eskişehir’de sadece Ahmet Ataç’a özel olan güleryüz ve yakışıklılık avantajı ile süreci tamamladı. Ancak nokta değil virgül koyduğuna eminim. İlerleyen dönemlerde göreceğiz

-İpek Çelik

 

Parti listesinde seçilmesi imkansız bir yerdeydi ama en aktif çalışanlardan birisi oldu. Mütevazi, sempatik ve genç yapısıyla pek çok kişinin takdirini kazandı. İyi bir CV’si var, 10 yılı aşkındır parti örgütünde bulunması ve has CHP’li bir Aileden gelmesi şüphesiz diğer önemli artıları oldu. Burada kalacağını düşünmüyor, yerel seçim döneminde de karşımıza çıkacağını umuyorum.

-Çağdaş Çelik  

 

Bir parti Genel Başkanı olsam ve parti aidiyeti yüksek gençler istesem ilk sıraya Çağdaş Çelik gibi bir ismi koyardım. Kuruluşundan beri partide görev yapıyor. Eskişehir’den aday adayı oldu. Ağrı’dan ve seçilmesi imkansız bir yerden aday gösterildi. Üşenmedi tüm seçim dönemini orada ve müthiş etkili bir şekilde geçirdi. Eskişehir genci olduğu için fark etmeksizin gurur duydum. Bu kadar yoğun bir hukukçunun bu özverisini Meral Akşener ve parti kurmayları da es geçmeyecektir diye düşünüyorum.

-Erkan Sarmaşık

 

BBP’ye büyük bir değer kattığını düşünüyorum. Eskişehir tabiatına uygun ve dikkat çekici bir seçim çalışması yürüttü. Gençlere, onların BBP ile tanışmasında önemli bir eşik atlattı.

Genç, hitabeti düzgün ve şehir milliyetçisi bir aday tanıdık. İyi ki tanımışız.

- Hakan Çizmelioğlu

 

Bir parti ile gençlik yıllarında tanışıp fasılasız yolculuk herkesin harcı değil. Hakan Çizmelioğlu Ak Parti’de bunu yaşamış nadir insanlardan birisi olarak listede 4. Sırada yer aldı ama şunu dedirtti. Ak Parti 2 kontenjan yerine tek kontenjan olsa Çizmelioğlu 3. Sırada olsa seçim farklı olurdu. İyi bir Eskişehirli, teşkilattan birisi ve küsmeden o da gayretle çalışan isimler arasında yer aldı. Son gün ayaküstü karşılaştığımız yerde beni dahi ikna etmek için epey efor sarf ederek takdirimi kazandı. Tebrik ederim.

-Yağmur Gürsöğüt

 

6,7 ay önce onunla ilgili bir köşe yazmış ve başarılı hikayesini sizlerle buluşturmuştum.

Hem binicilik hem siyaset öyküsünde böyle çalışkan bir kadın profilini İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Adayı olarak görmek sevindirici oldu. Sırasına bakmadan o da sahanın en aktif isimlerinden birisi oldu. Güler yüzü ile çarşı, pazar, köy, bucak demeden gezdi, çalıştı ve partisinin iyi hatiplerinden birini de sık sık gösterdi. Eminim Eskişehir siyasetinde ilerleyen günlerde onu da daha fazla göreceğiz.