CHP Kongresi Topluma Ne Vaat Ediyor?

CHP’lilerin umursadığı şeyleri halk umursamıyorsa, yani yarın bir gün “kongre aşağı, kongre yukarı” diye gezinecek olan partililerin, halkta zerre karşılığı yoksa, CHP’nin bugün vatandaşla kurduğu yol arkadaşlığı sekteye uğramaz mı?

Üstelik CHP’ye en uzak kişilerin bile CHP’den bir şeyler umduğu bir atmosfer söz konusuyken…

***

Kongrenin önemine dikkat çekenler, genellikle “CHP kongreler partisidir” der durur. CHP kongre partisi de, vatandaş kongre vatandaşı mı?

CHP’nin mahalleye, sokağa, pazara akıttığı enerjiyi kendi içine doğru yönlendirmesi, vatandaşta bir karşılık bulmayacağı gibi CHP’ye de bir katkı sağlamayacaktır.

Özellikle CHP içindeki gruplaşmaların herhangi bir toplumsal çıkar gözetmediği göz önüne alındığında.

***

Sayısız kongre izlemiş ve takip etmiş bir kişi olarak diyebilirim ki, kimin CHP’yi daha yukarı taşıyacağı konusunda herhangi bir akıl aranmayacak.

Daha önce pek çok kongreden hatırlanacağı üzere kimlerin, kimin adamı tartışmaları ile CHP’nin Eskişehir’de sağladığı alan hakimiyeti berhava olacak.

Eski hastalıklar yeni sağlıklı bünyelere sirayet edebilir üstelik.

CHP’ye “kongre yapılmasın” denilemez ama bir kongre temennisinde bulunulabilir zannediyorum. O yüzden birkaç tespitimi paylaşmak istiyorum.

***

Talat Yalaz, en güncellenmiş siyasetçilerden biri.

Enerjisi yüksek…

Seçildiği günden bu zamana kadar sadece siyasi gündemi takip etmekle kalmadı gündemler yarattı.

Konuşma, ikna yeteneği ve hitabeti kuvvetli.

Alanda hakimiyet kurabiliyor.

Diyalog becerisi ile CHP’nin incir çekirdeğini doldurmayacak gündemlerin peşine düşmesine mani oldu diyebiliriz.

Kimse “çalışmadı” ya da “konuşmadı” demiyor.

Ekip yönünde yaşadığı zayıflığı her yere koşarak geçiştirmeye çalışsa da önümüzdeki kongrede kendisi gibi dinamik, konuşma becerisi yüksek, özgüveni olan CHP’lileri ekibine dahil edip yol yürümeli.

Mevcut şartlarda yeni bir il başkanı arayışının yine bir gruplaşmanın ötesinde anlamının olmayacağı kanısındayım. Üstelik CHP’yi, CHP’nin sınırlarının ötesine taşıyan bir il başkanı varken böylesine bir arayış herkesin az biraz kaybolacağı bir yol olacağından zerre kuşkum yok.

***

Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar siyasi ortamın bu denli yoğun olduğu bir atmosferde ne herhangi bir varlık gösterebildi, ne de bu varlığı göstermek için uğraşa girdi. Varsa yoksa Facebook’ta paylaşımını yaptığı fotoğraflar…

Aynı kişiler ile verdiği birkaç fotoğraf ile “buradayım” demeye çalıştı.

Durumu o kadar abarttı ki kendi fotoğrafının yer aldığı reklam panolarının önünde fotoğraf çektirmeye ve bunu yine Facebook aracılığıyla paylaşmaya kadar getirdi olayı. Bu kadar ağır bir atmosferde bunca hafif işe imza atmak elbette yeni arayışları beraberinde getirecektir.

***

Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, genç ancak gençliği doğum yılı ile sınırlı.

Duruş, olaylara yaklaşımı, enerjisi CHP’ye hiçbir katkı sunmadı.

Neden ilçe başkanı olduğu yönünde bir fikri var mıdır bilmiyorum.

Bildiğim şunca zaman içerisinde “neden ilçe başkanlığındayım” sorusunu kendisine sormaktan bile imtina etti.

Tepebaşı ve Başkan Ataç’a yönelik yapılan birkaç açıklamaya cevap vermenin dışında yok denecek kadar az varlık gösterdi.

***

Yazdıklarım CHP’nin içişlerine dışardan bir müdahale olarak görünebilir.

İşte tehlike tam olarak burada başlıyor.

Kurultay süresince CHP, kadrolarını gruplaşmalara göre şekillendirirse, herkesin üzerine bir şeyler söylediği bir partiye dönüşebilir.

Oysaki toplumun, parti içi iktidar kavgasından çok daha büyük beklentileri mevcut…

Parti içi politikanın esas politikayı gölgelemesine izin verilmeden yol alınmalı.