Dönmez, yapay zekânın artık sadece bir sektörün konusu değil, kamu yönetiminden şehirleşmeye, veri güvenliğinden ulusal rekabete kadar geniş bir alanda Türkiye’nin geleceğini belirleyecek stratejik bir eksen haline geldiğini ifade etti. Etkinliğin, kamunun tüm dijital dönüşüm aktörlerini bir araya getiren nadir platformlardan biri olduğuna dikkat çekerek, “Kurumlarımız arasında oluşan bu ortak akıl zemini, Türkiye’nin dönüşüm hızını belirleyen ana faktördür” dedi.
“Dijital dönüşüm, verinin ekonomik değere dönüştüğü bir kalkınma modeli olacak”
Dönmez, konuşmasında özellikle veri odaklı ekonomi vurgusu yaptı. Kamu verisinin doğru işlenmesi ve sektörler arası akıllı entegrasyonun, Türkiye’nin gelecekteki ekonomik büyümesinde belirleyici olacağını söyleyerek, “Veriyi bilgiye, bilgiyi politikaya, politikayı da ekonomik değere dönüştüren bir modele gidiyoruz.” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşımın, enerji, sağlık, ulaştırma ve güvenlik gibi kritik alanlarda maliyet düşüren, zaman kazandıran ve vatandaş hayatını kolaylaştıran bir sonuç üreteceğini söyledi.
Genç insan kaynağına stratejik rol: “Sadece sektör değil, bir ulusal seferberlik alanı”
Dönmez, Türkiye’nin genç nüfusunun dijital dönüşümün pasif bir unsuru değil, politikayı ve piyasayı dönüştürecek aktif güç olduğunu belirtti. Bilişim sektörünün hizmet ihracatında ulaştığı ivmenin, genç mühendislerin ve girişimcilerin küresel rekabet gücünü ortaya koyduğunu söyledi. Dönmez, “Yapay zeka yalnızca teknik bir yetkinlik değil; gençlerimizin küresel ölçekte söz söyleyeceği bir ulusal seferberlik alanıdır.” diyerek, insan kaynağının dönüşümün merkezinde olması gerektiğini yineledi.
Zirveler ve saha çalışmaları ‘kurum içi dijital olgunluğu’ ortaya koyuyor
Komisyonun farklı kurumlara düzenlediği teknik incelemelerin yalnızca bilgi toplamak değil, Türkiye’deki kurumların dijital olgunluk seviyesini karşılaştırmalı olarak analiz etmek açısından da kritik olduğunu söyleyen Dönmez, yapılan ziyaretlerin Türkiye’nin hem akademik hem endüstriyel düzeyde güçlü bir zemine sahip olduğunu teyit ettiğini belirtti.
8 Mayıs’ta yapılan Ulusal Yapay Zekâ Zirvesinin ise kamu kurumları arasında dijital dönüşümün koordinasyonu açısından bir milat niteliği taşıdığını ifade etti.
Yakında yayımlanacak rapor: “Türkiye’nin dijital kapasitesinin röntgeni niteliğinde”
Komisyon Raporu’nun sadece bir politika önerisi belgesi değil, Türkiye’nin dijital kapasitesini bütüncül biçimde ortaya koyan analitik bir çalışma olduğunu söyleyen Dönmez, raporda veri politikası, etik-güvenlik, sektör uygulamaları ve uluslararası karşılaştırmaların yer alacağını belirtti.
“Bu dönüşümün anahtarı kurumlar arası iş birliğidir”
Kamu–özel sektör iş birliğini merkeze alan Dönmez, Türkiye’nin dijital vizyonunun ancak koordinasyon, standartlaşma ve ortak hareket kabiliyetiyle hayata geçebileceğini vurguladı. Dönmez, “Bugün bir yazılımı, bir algoritmayı değil; Türkiye’nin gelecekteki rekabet gücünü inşa edecek kurumsal dönüşüm vizyonunu tartışıyoruz. Ülkemizin bunu başaracak iradesi güçlüdür.” dedi.

