Başkan ve adamları” anlayışı yerine “başkan ve halk” bütünlüğünü esas alan bir yaklaşım benimsendi. 1987’de 8 bin üye vardı, 6 bini sandığa geldi. 89’da belediye başkanları ve meclis üyeleri de ön seçimle belirlendi.
Bu şehirde son derece sağlıklı bir ön seçim yapılabilir. Ön seçim katılım demektir. Üye sandığa giderken “ben partimin sahibiyim” duygusunu yaşar. “Genel başkanın adamları” değil, “genel başkan ve partinin adamları” ortaya çıkar.
Mevcut tablonda Genel Merkez aday belirlerse Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir’den üç milletvekili çıkarabilir. Ön seçim yapılırsa CHP Eskişehir’de yedi milletvekilliğinin beşini kazanabilir.
Bugüne kadar Eskişehir’de hiçbir il ve ilçe başkanı ön seçim yapılmamasına karşı net bir tavır koymadı. Ön seçimi istiyormuş gibi bir görüntü verildi, fakat bunun gereği yerine getirilmedi.
18.Dönem Eskişehir Milletvekili Zeki Ünal, EHA Yazı İşleri Müdürü Ayşe K. Uçak’ın sorularını yanıtladı.
PARTİ “HOCA VE ADAMLARIN” VESAYETİ ALTINDAYDI
Uzun yıllar, Cumhuriyet Hak Partisi Eskişehir’de Hoca’nın vesayeti altındaydı. İl başkanlarının, ilçe başkanlarının, meclis üyelerinin hiçbir önemi yoktu. Çoğu zaman belediyeye dahi alınmadıkları olurdu.
Eskişehir’den aday gösterilen milletvekillerinin birçoğu da partili değildi. Eskişehir ve CHP ile ilgisi olmayan kişileri milletvekili yaptı. Bu durum seçmenle parti arasında mesafe oluşmasına neden oldu.