İktidara geldiğimizde İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden onaylayacak, en caydırıcı tedbirleri alacağız. İlk imzayı da bu kardeşiniz o kalemle ve mor mürekkeple atacak.

Yalnızca kadınları koruyan mekanizmaları güçlendirmekle kalmayacak, failleri ve cezasızlık düzenini kuranları da hukuk önünde hesap verir hale getireceğiz.

Kadınlar yalnızca aile alanında değil, yetenekleri doğrultusunda her bakanlıkta görev alacak ve ayrıca Kadın ve Eşitlik Bakanlığı kurulacak.

Kadın kotasını yüzde 33’e çıkardık, hedefimiz siyasette yüzde 50 eşit temsildir. Yarısı kadın, yarısı erkek olana kadar atılan her adım eksik kalacaktır.

Her mahallede devlet kreşleri açarak kadınların iş ve sosyal hayata katılımının önündeki engelleri kaldıracağız. Kreş giderlerinin belirli kısmını da devlet karşılayacak.

Eşit işe eşit ücret uygulamasını hayata geçirecek, kadın emeğinin erkek emeğinden yüzde 20 daha eksik ücretlendirildiği bu düzeni ortadan kaldıracağız.

Suudi Arabistan ve Umman’ın gerisindeyiz

Türkiye, Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Cinsiyet Eşitliği raporunda 148 ülke arasında 135’inci sırada yer alıyor.

Ülkede kadınlar yoksulluğun en ağır yükünü taşırken 15-24 yaş arası 1 milyon 889 bin genç kadın ne eğitimde ne de istihdamda bulunuyor.

Kadın işsizliği yüzde 40’a ulaşırken, 50 yaş üzerindeki kadınların üçte birinin hiçbir geliri bulunmuyor. Çalışan kadınların yüzde 30’u ise kayıt dışı çalıştırılıyor.

Geçtiğimiz yıl iş cinayetlerinde 138 kadın işçi yaşamını yitirdi. Aynı dönemde 653 kadın cinayet ya da şüpheli ölüm sonucu hayatını kaybetti.

Güçlü duruşuyla güveni boşa çıkarmadı

Eskişehir’de ve Türkiye’de yürüttüğü görevlerin yanı sıra Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Türkiye Delegasyonu Başkanlığı’nda da kendisine duyulan inancı ve güveni boşa çıkarmadı. Güçlü duruşuyla hepimizi gururlandırdı.