Dilbaz, emekli maaşlarına yapılan artışın yetersiz kaldığını vurgulayarak, enflasyon oranında yapılan zamların hayat pahalılığı karşısında yeterli olmadığını ifade etti. Dilbaz, “Emeklinin hükümete göre durumunun çok iyi olduğunu söylüyorlar ama verdikleri biliyorsunuz zam -zam da demiyorum ben ona ama- enflasyon farkı yüzde 18.70. Bu kök maaşlara uygulandığı zaman 20 bin liraya yükseltildi biliyorsunuz. Ama ülkede öylesine fiyat artışları var ki emeklinin bu fiyat artışlarına yetişmesi mümkün değil” ifadelerini kullandı.
Emekliler, bedelini peşin ödediği haklarını geri istiyor
Dilbaz, emeklilerin haklarının yasal güvence altına alınması gerektiğini ifade ederek, emeklilerin 25 ila 40 yıl arasında hizmet etmiş, primlerini düzenli ödemiş insanlar olduğunu vurguladı. Dilbaz, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Biz her zaman şunu söylüyoruz ülkeler yasalarla yönetilir. Birinin iki dudağı arasından çıkacak maaş artışlarıyla değil. Eğer biz emekliler yasa ile birtakım şeylerimizi almaz isek işte bugün ‘o sofra kurulabilecek mi?’, ya da ‘emeklinin yüzü gülecek mi?’, ya da ‘emekli işte bir otel odasında barınabilecek mi?’ gibi olmaması gereken şeyleri konuşuruz. Bugün emekli dediğiniz insanlar bu ülkeye 25, 30, 35, 40 yıl hizmet etmiş ve düzenli primlerini ödemiş insanlar. Emekliler, bedelini peşin ödediği haklarını geri istiyor. O yüzden emekliye ‘iftar sofrası kurulabilir mi, kuracak mı?’ ya da ‘bir bütün ekmeği evine götürebilecek mi?’ gibi sorular sormamak gerekir. Emekliyi mutlu etmemiz gerekir. Ulu Önder Atatürk ‘Bir ülkede yaşlılarına karşı yaptıkları muameleler o ülkenin medeniyet seviyesini gösterir’ diyor. Biz yaşlılarımıza gereken bu saygıyı maalesef gösteremedik. O yüzden emekli eğer bugün o iftar sofrasını kuramıyorsa bizim ayıbımızdır.”
Emekliler neyle geçinecek
Eskişehir’de birçok emeklinin Kent Lokantası’nda bir öğününü geçirebildiğini belirten Dilbaz, ancak Ramazan’da sadece iftarla sınırlı bir destek olmasının yeterli olmayacağını belirtti. Dilbaz, “Eskişehirlinin çoğu emeklisi eğer gurur yapmazsa Kent Lokantası'nda bir öğününü geçiriyor ama Ramazan geliyor şimdi ancak iftarda eğer o yemek verilirse oradan yararlanabilecek. Bu insanlar neyle geçinecek ya da neyle evine ekmek götürüp çocuğunu doyurabilecek mi” ifadelerini kullandı.
Emekli çocuklarının yardımlarıyla hayatını sürdürebiliyor
Eskişehir’de kira bedellerinin 20 bin liranın civarında olduğunu belirten Dilbaz, emeklilerin çoğunun çocuklarının desteğiyle yaşamlarını sürdürdüğünü vurguladı. Dilbaz, “Eskişehir'de 20 bin liranın altında kira yok artık. Doğalgaz faturası 4 bin lira, elektrik faturası 2 bin lira civarında. Su kullanmasan olmuyor ki Eskişehir'de son zamanlarda su zamları konuşuluyor. Emekli bunlardan hangisine yetişebilsin? Emekli ancak eğer çocukları varsa onların yardımlarıyla geçinebiliyor ya da hayatını sürdürebiliyor. Artık yaşama tutunabilecek her türlü argümanı ortaya koyuyor emekli. Eğer yardım alamıyorsa otel odasında kalıyor ya da otogarların bekleme salonlarında ya da istasyonların bekleme salonlarında maalesef bugünlerde bu durumları çok sık görmeye başladık” söyledi.
Maalesef emekliyi biz perişan hale getirildi
Dilbaz, hükümetin bütçe imkanlarının sınırlı olduğunu öne sürerek kalıcı çözüm için yasal düzenleme çağrısında bulundu. Dilbaz, konuşmasını şu ifadelerlerle sürdürdü:
“Emekli bu hale düşürülecek insanlar mı? Onların eli öpülesi insanlar onlar ama maalesef biz bu hale getirdik emekliyi. Hükümetin artık bir lira dahi verebilecek parası yok olmadığı için istediğimiz kadar tartışalım. Yasa olmazsa ben böyle birinin dudağı arasından çıkacak rakamları kabullenmek zorunda kalırım. ‘en düşük emekli aylığı asgari ücret seviyesinde olsun’ diye bir slogan geliştirildi. Biz bunu asla kabul etmiyoruz. Çünkü emekli belli bir yılını çalışarak, hizmet ederek geçirmiş ve o primlerini ödemiş. Ne olması lazım? Yasa karşılığında onun düzgün maaş alması gerekiyor ama maalesef emekliyi biz perişan hale getirdik.”





