Anıl Yüksel, CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Oldu
Anıl Yüksel, CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Oldu
İçeriği Görüntüle

Önder Algelik, Eskişehir’de ulaşımın kente toplam maliyetinin 57 milyar TL olduğunu belirterek, ulaşım politikalarının yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik bir boyutu da olduğunu ifade etti. Algelik, “Eskişehir’de ulaşımın toplam maliyeti 57 milyar TL. İklim dostu ulaşıma geçildiği anda yalnızca çevreyi korumuyorsunuz, Eskişehirlilerin cebine doğrudan para koyuyorsunuz. Son derece çarpıcı bir durum bu. Dolayısıyla iklim meselesi yalnızca çevre meselesi değil, aynı zamanda fosil yakıtlar üzerinden gerçekleşen bir sermaye transferi meselesidir. Bu noktada net bir tercihte bulunmak gerekiyor. Ulaşım, kentin geleceğini belirleyen en kritik başlıklardan biri” dedi.

Eskişehir’de güçlü bir geri dönüşüm altyapısı var

Algelik, Eskişehir’in geri dönüşüm konusunda Türkiye’nin örnek şehirlerinden biri olduğunu belirterek, kentte bu alanda olumlu bir potansiyel bulunduğunu söyledi. Konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Eskişehir’de aktif bir altın madeni yok. Bu durum çevresel açıdan son derece sevindirici. Bir adet çimento tesisi var. Bu tesis, çevresel etkileri açısından sorunlu bir alan. Katı atık miktarı ise oldukça düşük, 150 bin ton civarında. Bunun nedeni açık. Kentte güçlü bir geri dönüşüm altyapısı var. Eskişehir geri dönüşüm konusunda Türkiye’nin iyi örneklerinden biri ve bu alanda daha da ileri gidebilecek potansiyele sahip. Bu gerçekten heyecan verici. Atık su çamuru konusunda da önemli bir uygulama var. Çamur kurutuluyor ve çimento fabrikasında yakılarak değerlendiriliyor. Bu, çevresel açıdan doğru ve etkili bir yöntem.”

Eskişehir’de 2014–2024 yılları arasında 2 bin 458 ÇED başvurusu yapıldı

Algelik, Eskişehir’de son 10 yılda 2 bin 458 ÇED başvurusu yapıldığını, bunlardan 102’sinin durdurulduğunu belirterek kentte çevresel farkındalık ve toplumsal bilincin giderek arttığını vurguladı. Algelik, “2014–2024 yılları arasında 2 bin 458 ÇED başvurusu yapıldı ve bu başvuruların 102’si durduruldu. Bu projeleri durduranlar Eskişehirlilerdi. Bu, son derece önemli bir toplumsal kazanımdır. Eskiden tablo farklıydı. 24 projeden 23’ü geçiyor, yalnızca biri durdurulabiliyordu. 2024 yılına gelindiğinde ise 97 ÇED başvurusundan 24’ü reddedildi. Yani artık her 9 projeden 2’si durdurulabiliyor. Bu durum, Eskişehir’de güçlü bir dayanışmanın, artan çevresel farkındalığın ve ciddi bir toplumsal bilincin varlığını gösteriyor” dedi.

Eskişehir iklim dostu ulaşım konusunda öne çıkan kentlerden biri

Eskişehir için iklim dostu ulaşımın artık bir tercih değil, acil bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Algelik, mevcut ulaşım politikalarının kentin iklimi üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Algelik, bugünkü ulaşım anlayışının havaya toz saldığını, yurttaşın cebinden daha fazla para çıkmasına neden olduğunu ve kenti giderek yoksullaştırdığını belirtti. Oysa Eskişehir, 8 tramvay hattına sahip, bisiklet altyapısı görece güçlü bir kent konumunda.

Türkiye genelinde bisikletin ulaşım içindeki payının yüzde 1’in üzerine çıktığı kent sayısının oldukça sınırlı olduğunu ifade eden Algelik, bu alanda Konya’nın iyi bir örnek olduğunu, Sakarya’nın ise başarılı uygulamalarıyla dikkat çektiğini söyledi. Eskişehir’in de iklim dostu ulaşım konusunda öne çıkan kentlerden biri olarak değerlendirildiğini belirten Algelik, Bursa’nın ise parçalı bir tablo sunduğunu ifade etti. Nilüfer ilçesinde bisikletin ulaşım içindeki payı yüzde 5’e kadar çıkarken, kent genelinde bu oranın yüzde 1 seviyesinde kaldığını aktardı. Algelik, “Eskişehir için doğru zaman şimdi. Eskişehir, 2026 yılında iklim dostu bir kent dönüşümüne başlamak zorundadır” dedi.

Türkiye’de yerel yönetimler giderek daha iklim dostu hale geliyor

Türkiye genelinde belediyelerin iklim değişikliğiyle ilgili çalışmalarını hızlandırdığını belirten Algelik, bu süreçte enerjiye ayrılan bütçelerin de arttığını ifade etti. Yerel yönetimlerin giderek daha iklim dostu hale geldiğini vurgulayan Algelik, bunun somut sonuçlarının Eskişehir’de de görülmeye başladığını söyledi.

Ulaşımın karbon emisyonlarındaki payı yüzde 21

Ankara Kent Konseyi Bisiklet Meclisi Genel Sekreteri Linda Nihan Lafcı, fosil yakıtlara dayalı ulaşımın azaltılmasının hava kalitesi ve iklim kriziyle mücadelede kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. Lafcı, “Bir bisiklet turu gerçekleştirdik ve bu turun ikinci yılını hayata geçirmiş olduk. Fosil yakıt tüketen araçlara olan bağımlılığı azaltabilirsek hava kalitesinin iyileştiğini göreceğiz. Bunu yapabilmenin en basit ve her anlamda en ulaşılabilir yolu bisikletli ulaşımdır. Bisikletli ulaşımı toplu taşımaya entegre edebilirsek karbon emisyonlarında yüzde 80’e varan bir azalma sağlanabiliyor. Çünkü bugün ulaşımın karbon emisyonlarındaki payı yüzde 21 ile yüzde 23 arasında” dedi.

Bilim insanları zamanın kalmadığını söylüyor

Lafcı, belediyelerin hızlı çözümler alması halinde ulaşımın karbon emisyonlarındaki payının 2030 yılına kadar değiştirilebileceğini belirtti. Lafcı, “Bizim 2050 ya da 2100 gibi uzun vadeli hedefleri bekleyecek zamanımız yok. Çok hızlı çözümler alınabilecek alanlar var. Bunları doğru kullanıp doğru kararlar verirsek 2030’da değişimi görebileceğimizi biliyoruz. Bilim insanları zamanın kalmadığını söylüyor” ifadelerini kullandı.

Sivil toplum COP31’e hazırlanıyor

Eskişehir Bisiklet Derneği üyesi Rahime Çelen, etkinliğin düzenlenme amacının hem iklim krizini Eskişehir ölçeğinde tartışmak hem de bisiklet turunu daha etkili bir şekilde hayata geçirmek olduğunu ifade etti. Çelen, “İklim meselesinin hepimizin meselesi olduğunu Eskişehir ölçeğinde tartışmak ve bu bisiklet turunu imece usulüyle, daha güçlü ve daha yüksek katılımla gerçekleştirmek için Eskişehir ayağını organize ettik. Eskişehir Belediyesi’nden, sivil toplum örgütlerinden, kent konseylerinin iklimle ilgili birimlerinden, çevre ve sağlık alanında çalışan temsilcilerden ve bisikletlilerden oluşan geniş bir katılım var. Farkındalık çalışmaları yürütmeye çalışıyoruz. Herkesten de destek bekliyoruz çünkü bu krizden hepimiz etkileniyoruz” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi