Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi’nin yalnızca eğitim ve araştırmada değil, öğrencilerine sunduğu sosyal hizmetlerde de öncü olmayı hedeflediğini ifade ederek, yemekhane hizmetlerinde erişilebilirlik ve kaliteyi esas aldıklarını belirtti. Adıgüzel, “Şu anda içinde bulunduğumuz tesis Türkiye’nin en modern ve hijyen yemek üretim tesislerinden bir tanesi. Anadolu Üniversitesi olarak eğitimde, araştırmada veya sosyal katkıdaki Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden biri olma kabiliyetini öğrencilerimize hizmet açısından başta yemek ücreti ve yemek servisi olmak üzere diğer alanlarda da yine en iyi, en kaliteli ve en iyi hizmeti sunmak gibi bir hedefimiz var. Anadolu Üniversitesi olarak öğrencilerimizin her zaman yanında olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Şu anda öğle ve akşam yemeklerini öğrencilerimize sunmaktayız ve porselen tabaklarda servis yapıyoruz” dedi.
“Erişilebilir, sağlıklı, hijyen bir beslenme ortamı sunabilmek”
Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi’nde ise öğrencilerin 35 TL’ye dört kap yemek yiyebildiğini belirterek, üniversitede öğrenciler ile akademik personelin aynı mutfaktan çıkan yemekleri tükettiğini ifade etti. Adıgüzel, “Türkiye’de ortalama üniversitelerde yemek ücreti 50 lira ve üzerinde. Bu kamu üniversitelerinde; zaten vakıf üniversitelerini hesaba katmıyoruz, çok daha yüksek orada ücretler. Şu anda Anadolu Üniversitesi’nde 35 TL’ye dört kap yemek yiyebiliyor öğrenci arkadaşlarımız. Ekonomik durumu iyi olmayan öğrencilerimiz varsa onlara da her türlü katkıyı sunmaya devam ediyoruz. Yaklaşık 2 bin 600 öğrencimiz şu anda burslu olarak yemek yiyor. 2 bin 625 öğrencimiz 35 liralık yemek ücretini de ödemiyorlar, onu da ifade etmiş olalım. Buradaki temel yaklaşımımız olabildiğince öğrencilerimize erişilebilir, sağlıklı, hijyen bir beslenme ortamı sunabilmek. Öğrencilerimiz ve akademik personelimiz aynı mutfaktan ve aynı menüyü yiyorlar yemeklerde. Dolayısıyla hep beraber aynı tabaktan, aynı servisten, aynı mutfaktan çıkan yemekleri yemiş oluyoruz. Dolayısıyla kendimizin tercih etmediği, yemediği, oturmadığı sofraya öğrencilerimizi de oturtmuyoruz” diye konuştu.
Üniversitenin bir kamu kurumu olduğunu ve sunulan hizmetlerin ticari bir amaç taşımadığını vurgulayan Adıgüzel, yemek ücretlerinin daha da düşürülmesinin kamu maliyesi ve denetim süreçleri açısından mümkün olmadığını ifade etti. Adıgüzel, “Anadolu Üniversitesi olarak bir kamu üniversitesi olduğumuzun farkındayız. Dolayısıyla buraya gelen bütün öğrencilerimizi kendi öğrencilerimiz, kendi evlatlarımız gibi bir emanet olarak görüyoruz ve bu öğrencilerimize en yüksek kaliteyi olabildiğince düşük fiyattan, hatta genellikle de ücretsiz olarak onlara ulaştırmaya çalışıyoruz. Bunun bilinmesini özellikle sizlerden rica ediyorum. Şunun farkındayız; burası bir kamu üniversitesi, burası bir ticarethane değil, burası öğrencilere, öğretim üyelerine en kaliteli hizmeti vermek zorunda olan bir üniversite. Bunun bilincindeyiz. Zaten 35 TL’ye dört kap yemek verebilmek bir ticaret olmadığının göstergesi. Ayrıca bu ücreti dahi ödemek istemeyen öğrencilerin tamamına ücretsiz vermemiz bunun bir göstergesi” ifadelerini kullandı.
“Her an denetlenmeye, teftişe hazır”
Son günlerde üniversite yemekhanesin “yemeklerinde böcek çıktı” iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, iddiaları ihbar kabul ederek ilgili bakanlıktan müfettiş talep ettiklerini söyledi. Adıgüzel, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Yemekhanemizde rutin bakımlar, hijyen konusundaki gerekli hassasiyet noktasındaki çalışmalar yapılıyor. Bakanlıkça sürekli denetimler yapılıyor. Bunun dışında bizim kendi iç denetimimiz de sürekli yapılmakta ve misafirlerimiz istediği her anda hem yemek üretim tesislerimiz hem mutfaklarımızı her an, her istediklerinde girip ziyaret etme hakkına, özgürlüğüne de sahipler. Buraya açık olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Ben bu üniversitenin rektörü olarak zaman zaman bunu yapıyorum. Habersiz bir şekilde mutfağa giriyorum, yemek üretim tesislerine gidiyorum. Dolayısıyla her an denetlenmeye, teftişe hazır olduğumuzu da ifade etmek istiyorum. Geçen gün öyle bir olumsuz haber çıkması üzerine bu konuda bir eksiğimizin olduğunu, aydınlatma eksiğimizin olduğunu hissettik ve dolayısıyla bu toplantıyı yapma gereği duyduk. Ama oradaki iddia edilen şeyi hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. O tabağın bizim tabağımız olmadığını ve o iddianın da hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını ifade etmek istiyorum ama böyle herhangi bir olumsuz bir şeye karşı da gereksiz bir tepki vermenin doğru olmadığını da düşünüyorum ben. Bu toplantı bir bilgilendirme toplantısı; yoksa geçtiğimiz günlerde yapılan ve bizim üniversitemiz yemekhanesiyle ilgili olumsuz şeyin bir cevabı olarak bunu yapmıyoruz. Böyle bir şeyi çünkü üzerimize almıyoruz ve reddediyoruz. Böyle bir haberin çıkıyor olmasını biz doğrudan ihbar kabul ettik zaten ve bakanlıktan hemen müfettiş çağırdık. Kimsenin bize bir şey söylemesine gerek yok, bu teftişi kendimiz istedik ve bakanlıktan teftiş aldık ve böyle bir şeyin doğru olmadığı, gerçek olmadığı zaten ortaya çıktı.”
Ayrıca bazı öğrencilerin bilinçli şekilde yemeklere yabancı madde koyarak görüntü paylaştıklarının tespit edildiğini belirten, Adıgüzel, tüm öğrencilerin zan altında bırakılmaması adına bu görüntüleri paylaşmadıklarını belirtti.





