Anadolu Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi (ANASAM) tarafından düzenlenen “Pax Americana: Yolun ve Teorinin Sonu mu?” başlıklı seminer, akademisyenler ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. İletişim Bilimleri Fakültesi Şener Şen Salonu’nda yapılan etkinlikte küresel siyaset ve ekonomi üzerine önemli değerlendirmeler yapıldı.
Programın açılışında konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Yusuf Adıgüzel, küresel gelişmelerin günlük yaşam üzerindeki etkilerine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Küresel dünyada ‘bizi ilgilendirmiyor’ deme lüksüne kimse sahip değil. Amerika’nın politikaları, liderlerin açıklamaları doğrudan ekonomiye yansıyor. Kahve fiyatından akaryakıta kadar birçok alanda bu etkileri hissediyoruz”
Üniversitelerin bu süreçte önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Adıgüzel, olayların akademik perspektifle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Amerikan hegemonyasında kırılma yaşanıyor
Seminer, Rektör Yardımcısı Köksal Büyük’ün moderatörlüğünde devam etti. Konuşmacı olarak katılan Murat Çemrek, “Pax Americana” kavramını politik ekonomi ve uluslararası ilişkiler çerçevesinde ele aldı.
Prof. Dr. Çemrek, küresel sistemdeki değişime dikkat çekerek, “Amerikan hegemonyasının uzun süredir yıprandığını görüyoruz. Doların küresel sistemdeki belirleyici rolüne rağmen yeni güç dengeleri ortaya çıkıyor” dedi.
Demokrasiler gerilerken otoriter rejimler yükseliyor
Dünya genelinde siyasal dönüşümlere değinen Çemrek, mevcut sistemin değişim sürecinde olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Günümüzde demokrasiler gerilemekte ve otoriter ya da rekabetçi otoriter rejimler yükselişe geçmektedir. Pax Americana tamamen sona ermedi ancak ciddi bir kırılma yaşandı”
Uluslararası hukuk, gücü takip eder
Soru-cevap bölümünde uluslararası sistemin işleyişine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çemrek, bir öğrencinin sorusuna şu yanıtı verdi:
“Küresel düzende belirleyici unsur çoğu zaman güç ilişkileridir. Hukuk çoğu zaman siyaseti değil, siyaset hukuku şekillendirir. Uluslararası sistemde normlar büyük ölçüde güç dengeleri doğrultusunda oluşur”
Hegemonya ve yumuşak güç
Konuşmasında hegemonya kavramını farklı perspektiflerden ele alan Çemrek, dikkat çeken ifadeler kullandı:
“Kötü zamanlardan geçiyoruz yani canavarlık alameti itibarıyla ortada. Burada diğer başka teorilere atıf yaparsak; ‘hegemonya teorisi’ itibarıyla Robert Cox’un hegemonya nedir kavramı. Ben bunu en çok feminist teori üzerinden anlatmayı seviyorum. Hani bir şey vardır ya; ‘Kocamdır, döver de sever de’ şeklinde. Tam hegemonya hali budur yani. Dövmenize gerek yoktur kimseyi, sevmenize de gerek yoktur. Size bu eylemler atfedilir yani ‘dövse bile gücü vardır o yüzden ağzımızın tadı bozulmasın, hiç girmeyelim bu toplara’ şeklinde. Burada hegemonya böyle oluşturulur; bir ‘rıza’ üretilebilen bir şeydir zaten yani rıza satın alabilen bir şeydir, ikna edebilen bir şeydir”
Küresel düzende yaşanan değişimi “sert güç” ve “yumuşak güç” kavramları üzerinden değerlendiren Çemrek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu anlamda Pax Americana artık yolun sonuna mı geldi? Evet, dünya genelinde 1100 askeri üssünüz olabilir, tüm dünyayı dijital olarak kontrol edebilir hatta arzu ettiğinizde herhangi bir noktayı nokta atışıyla vurabilirsiniz. Ancak bunlar ‘sert güç’ olarak nitelendirdiğimiz fiziksel unsurlardır. Asıl değişim ‘yumuşak güç’ alanında yaşanıyor. Geçmişte dünyanın dört bir yanından insanlar ‘Amerikan Rüyası’nı yaşamak için bu modele yönelirken, bugün artık karşımızda bu yapıya alternatif başka modellerin ortaya çıktığını görüyoruz.”





