Türk- İş’e bağlı Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul, asgari ücret tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, daha önce Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda görev aldığını belirterek “Asgari ücreti ne işçi ne işveren belirliyor, asgari ücreti iktidarlar belirliyor” dedi.
“Eskişehir’de büyük bir aileyiz”
Yurdakul, Eskişehir ziyaretleri kapsamında Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ve Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ile bir araya geleceklerini belirterek, belediye başkanları ile çalışanların sorunlarının ele alınacağını kaydetti. Yurdakul, “Öncelikli konularımız Eskişehir’de Büyükşehir’de ve Odunpazarı’nda çalışan arkadaşlarımızın sorunlarıdır. Bugüne kadar Eskişehir’de çok önemli bir sorun yaşanmadı. Nihayetinde biz Eskişehir’de büyük bir aileyiz. Küçük ailelerde bile sorunlar olur, bunlar mesele değildir. Önemli olan, belediyelerimiz, belediye başkanlarımız ve çalışanlarımızla birlikte bir aile olarak Eskişehir halkına daha iyi nasıl hizmet ederiz, hizmeti nasıl daha ileri taşırız, bunları konuşmaktır” dedi.
“Belediyeyi silkelemek, halkı silkelemek anlamına gelir”
Merkezi iktidarın belediyelere yönelik tutumuna da değinen Yurdakul, belediyeleri ‘silkeleme’ söyleminin en çok çalışanlara ve halka zarar verdiğini ifade etti. Yurdakul konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Merkezi iktidarın ‘belediyeleri silkeleyelim’ yaklaşımı başta çalışanları etkiliyor. Eskişehir’de bu durum henüz tam olarak yaşanmadı ama Türkiye’nin birçok yerinde belediye emekçileri bu olumsuzlukları yaşıyor. Bunların üstesinden hep birlikte nasıl geliriz, bunları konuşacağız. Belediyeler Türkiye’de siyasetle şekilleniyor. Bu durumdan uzak kalmamız mümkün değil. Siyaset yapalım anlamında söylemiyorum ama siyasetin olumsuzluklarını nasıl ortadan kaldırırız, bunu birlikte değerlendireceğiz. Belediye başkanlarımız bu halk tarafından seçildi. Uzaydan gelmediler. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi bu halkın belediyesidir. Belediyeyi silkelemek, halkı silkelemek anlamına gelir. Bunun zararını belediye başkanları değil, çalışanlar ve halk görür. Türkiye’de siyaset bu anlamda doğru yapılmıyor. Zaten doğru yapılsaydı bugün bu tabloyla karşı karşıya olmazdık. Türkiye’de gerçekten mutlu olan çok küçük bir kesim var. Büyük bir çoğunluk, özellikle emekçiler, mutlu değil. Olumsuzlukların ana kaynağı yanlış siyasettir.”
“Asgari ücret gerçek bir geçim ücreti olmalıdır”
Yurdakul, asgari ücretin her yıl tartışma konusu olmasının Türkiye için kronik bir sorun olduğunu belirtti. Yurdakul, bir yetişkin ve bir çocuğun geçim maliyetinin esas alınarak asgari ücretin yasalaştırılması gerektiğini ifade etti. Yurdakul, “Asgari ücret görüşmeleri devam ediyor. Bu asgari ücret meselesi köklü bir şekilde çözülmelidir. Her yıl aynı tartışmalar yaşanıyor ve milyonlarca insan bundan etkileniyor. Ben de bir dönem asgari ücret komisyonunda görev aldım, orada neler yaşandığını biliyorum. Asgari ücreti ne işçi kesimi ne de işveren kesimi belirliyor, asgari ücreti iktidarlar belirliyor. Keşke Sayın Cumhurbaşkanımız, işverenlere ‘biraz daha taşın altına elinizi koyun’ demek yerine, asgari ücreti 45-50 bin lira olarak açıklasaydı. Bu mümkündü, yetki elindeydi. Ancak bugün konuşulan rakamların bu seviyelerin çok altında olacağı görülüyor. Bu anlayış değişmelidir. Asgari ücretin teknik altyapısı oluşturulmalı, bilimsel temellere dayandırılmalıdır. Asgari ücret gerçek bir geçim ücreti olmalıdır. Bizim önerimiz, bir ailede bir yetişkin ve bir çocuğun bilimsel olarak hesaplanan geçim maliyetinin asgari ücret olarak yasallaşmasıdır. Artık bunun yasal güvenceye kavuşturulması gerekiyor” dedi.




