CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Adalet Bakanlığı’ndaki görev değişiminin ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası, Gezi davası ve tutuklu gazeteciler kapsamında yapmak istediği cezaevi görüşmelerine ilişkin başvurularına yanıt verilmediğini açıkladı.
Çok sayıda isim için başvuru yaptı
Çakırözer, İstanbul ziyaretleri kapsamında; İBB davası kapsamında tutuklanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, İBB İPA Başkanı Buğra Gökce, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve eski Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ile Gezi davası tutukluları Osman Kavala, Tayfun Kahraman ve Can Atalay; ayrıca gazeteciler Merdan Yanardağ ve Enver Aysever ile görüşmek için Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulunduğunu ifade etti.
“Medeni diyaloğu kuramıyoruz”
Adalet Bakanlığı’ndaki görev değişimi öncesinde Bakan Yardımcısı Ramazan Can’a dilekçe verdiğini belirten Çakırözer, bakanlıktaki değişimden sonra dilekçesinin yenilenmesinin istendiği aktardı. 13 Şubat’ta, 18 Şubat’ta görüşme talebiyle dilekçesini yeniden sunduğunu söyleyen, bu kez Bakan Yardımcısı Mehmet Yılmaz’a başvurduğu ancak beş gün geçmesine rağmen yanıt alamadığını dile getirdi. Çakırözer, “Normalde gün içerisinde yanıt gelir. Bu kez dönüş yapılmadı, telefonlara da dönülmüyor. Medeni diyaloğu da kuramıyoruz” dedi.
“Milletvekillerinin hakkı engelleniyor”
Milletvekillerinin cezaevi ziyaretlerinde izlenen usule ilişkin bilgi veren Çakırözer, bazı suç türlerinde Adalet Bakanlığı’na önceden bildirim yapılması gerektiğini, diğer durumlarda ise herhangi bir bildirim olmaksızın cezaevine gidilerek görüşme gerçekleştirebildiğini ifade etti. Söz konusu isimler için gerekli bildirimi yaptıklarını belirten Çakırözer, ancak bu kez Bakanlık tarafından “gidebilirsiniz” yönünde herhangi bir yanıt verilmediğini söyledi.
“Yeni bakan döneminde tecrit başladı”
Çakırözer, söz konusu tutukluların tek kişilik hücrelerde kaldığını, ayda bir aileleri ve zaman zaman avukatlarıyla görüştüklerini, bunun dışında yalnızca milletvekilleriyle görüşebildiklerini ifade ederek, “Bizlerle görüşmenin engellenmesi içerideki kişilere tecrit uygulaması anlamına geliyor” dedi. Tecrit uygulamasının yeni Adalet Bakanı döneminde başladığını öne süren Çakırözer, bunun milletvekillerinin yasal hakkının ihlali olduğunu savundu.
“Savunma hakkı kısıtlanamaz”
Adalet Bakanlığı’nın avukat görüşmelerine kısıtlama getirilmesine ilişkin açıklamalarını da eleştiren Çakırözer, “Avukatla görüşmeyi engellemek savunma hakkının kısıtlanmasıdır. Bizlerle görüşmeyi engellemek ise tutukluların dış dünyadan tamamen soyutlamak anlamına gelir. Bu hukuka uygun bir süreç değil. Umarız bir an önce tecrit uygulaması son bulur” ifadelerini kullandı.
“Toplumun yüzde 80’i adalete güvenmiyor”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevini yürütürken yargının siyasallaşması yönündeki eleştirilerin hedefinde olan Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasının ardından bu sürecin yaşandığını belirten Çakırözer, tecrit uygulamasının kamuoyunda olumsuz algıyı güçlendireceğini savundu. “Beklentimiz bu hatadan bir an önce dönülmesidir” diyen Çakırözer, yargılamaların tutuksuz devam etmesi, iddianamelerin bir an önce hazırlanması ve savunma hakkının güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.
Yurttaşların yüzde 80’inin adalete güvenmediğini belirten Çakırözer, “Türkiye’de temel sorun adalet. Toplumun büyük çoğunluğu adalete güvenmiyor. Adalet Bakanlığı’nın bu güveni tesis edecek adımlar atması gerekirken, hak ihlallerine yol açacak uygulamaları başlatması kaygı vericidir” diye konuştu.





