Tepebaşı Meclisi CHP Grup Başkanvekili Atilay Dalgıç, gazetecilere yönelik şiddetin basın özgürlüğüne açık bir tehdit olduğu vurgulandı. Dalgıç, 1 Şubat 1979’da Milliyet Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Abdi İpekçi’nin suikastla öldürüldüğünü hatırlatarak, suikastın basına yapılan en alçakça saldırılardan biri olduğunu belirtti.

Şehrimizde basına şiddetin devam etmesi çok üzüntü verici

Dalgıç, Sakarya Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hakkı Sağlam’ın uğradığı fiziksel saldırıya ilgili net bir açıklama yapılmamış olmasının endişe verici olduğunu söyledi. Dalgıç, “Basına yapılan saldırılar tarihte çok acı örneklerle dolu fakat hala devam ediyor olması, hatta şehrimizde devam etmesi çok üzüntü verici. Daha dün Sakarya Gazetesi Köşe Yazarı Müdürü, değerli gazeteci, duayen gazetecilerimizden, saygın gazetecilerimizden Sayın Hakkı Sağlam bir saldırıya uğradı. Benim bildiğim bir suçlu yakalanmadı ve saldırının adi bir saldırı olduğu ortaya çıkmadı” dedi.

Siyasi iklimden cesaret alanlar basını hedef olarak belirliyorlar

Dalgıç, basına yönelik saldırıların demokratik olmayan ülkelerde sıkça görüldüğünü belirterek, Türkiye’nin basın özgürlüğü konusunda uluslararası sıralamalarda gerilerde yer aldığını ifade etti. Dalgıç konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bu Hakkı Sağlam'a yapılan bir saldırı değil bu basına, basın özgürlüğüne yapılan bir saldırı. Tabii basına bu çeşit saldırılar olduğu zaman sonu iyi olmuyor hiçbir zaman. İşte biraz önce bahsettim; Abdi İpekçi öldürüldükten bir sene sonra Türkiye'de darbe oldu. Çünkü bu basına yapılan bu saldırılar aslında demokratik olmayan ülkelerde çokça rastlanan saldırılar. Maalesef Türkiye bu basın konusunda da sicili çok darbe yemiş bir Avrupa'da, şu anda dünyada en sonlarda basın özgürlüğünün en sıkıntılı olduğu ülke Türkiye. Bunu anlamak için çokça araştırma yapmaya gerek yok. Gözaltına alınan, aylardır gözaltına alınan, tutuklanan gazetecilere baksanız yeter. Çoğu da zaten ifade özgürlüğü yani söyledikleri şeylerden dolayı gözaltına alınan, tutuklanan gazeteciler. Bu siyasi iklimde Hakkı Sağlam'a yapılanlar gibi illa bunu siyasi otoritenin yapması da gerekmiyor ama o doğan iklimden maalesef cesaret bulanlar basını kendilerine bir hedef noktası olarak beliriyorlar.”

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, ise basına yönelik saldırıların geçmişte de büyük acılara yol açtığını belirterek, yaşanan olayların tekrar etmemesi temennisinde bulundu.

Muhabir: Alperen Ata