MTA'nın güncel diri fay haritası, ESOGÜ Yerleşkesi'nin kuzey ve güneyinde aktif fayların bulunduğunu ortaya koyarken, özellikle Tıp Fakültesi Hastanesi'nin deprem güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Uzmanlar, haritada görülen her fayın yakın zamanda deprem üreteceği anlamına gelmediğini vurguluyor. Ancak söz konusu alanın içerisinde sağlık merkezlerinden birinin bulunması, dikkatleri yapı güvenliğine çeviriyor.

ESOGÜ Yerleşkesi yalnızca bir eğitim kampüsü değil. İçerisinde; Tıp Fakültesi Hastanesi, sağlık uygulama ve araştırma merkezleri, laboratuvarlar, acil servis birimleri, binlerce öğrenci ve sağlık çalışanının bulunduğu yapılar yer alıyor.

ESOGÜ Araştırma Hastanesi yaklaşık 1010 yatak kapasitesiyle hizmet veriyor. Hastanenin depreme dayanıksız olduğu üç yıl önce gündeme gelmesine rağmen somut bir adım atılmadı.

2026 yatırım programında güçlendirme için ayrılan 600 milyon TL'lik ödeneğin yalnızca 620 bin TL'si harcandı. Projenin gerçekleşme oranı yüzde 0,10'da kaldı.

Faylar biliniyor, peki risk yönetiliyor mu?

MTA'nın güncellenen diri fay haritası, Eskişehir'in ve özellikle kritik kamu tesislerinin deprem tehlikesi açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Eskişehir’in altında 6,4’lük risk

Eskişehir, kendi adıyla anılan Eskişehir Fay Zonu'nun üzerinde yer alıyor. Eskişehir Fayı uzmanlara göre yaklaşık 6,4 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli taşıyor.