Basın açıklamasında konuşan Şube Başkanı Ali Paşa Şanlı, emeklilerin yıllardır bilinçli biçimde yoksullaştırıldığını savunarak, iktidarın ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Şanlı açıklamasında “AKP-MHP bloku, yıllardır bu ülkenin emeklilerini bilinçli biçimde yoksullaştıran, açlığa iten, yaşam hakkını gasp eden bir sefalet düzeninin kurucusu ve bekçisidir. Bugün emeklilerin içine sürüklendiği bu tablo ‘ekonomik zorunluluk’ değil; sınıfsal bir tercih, bilinçli bir saldırı ve örgütlü bir yağma politikasıdır.” ifadelerini kullandı.

"Emeklileri küçümseyen, aşağılayan, hakaret eden bir dil kullanıyor"

Emeklilerin hem ekonomik olarak zorlandığını hem de küçümsendiğini dile getiren Şanlı,“Milyonlarca emekli; kira, fatura, pazar, ilaç arasında ezilirken; AKP-MHP iktidarı emekliyi görmezden gelmekte, taleplerini bastırmakta, itirazını ise polisle, yargıyla, baskıyla susturmaya çalışmaktadır. Emekliye gelince ‘kaynak yok’ diyenler; yandaşa, sermayeye, faizci düzene, sarayın israfına gelince kaynak bulmakta bir saniye bile zorlanmıyor. Üstelik bu blok sadece emekliyi aç bırakmıyor; bir de çıkıp emeklileri küçümseyen, aşağılayan, hakaret eden bir dil kullanıyor. Emekliye ‘gariban’ diyerek, ‘şükredin’ diyerek, ‘müsait zaman’ diyerek; aslında şunu söylüyorlar: ‘Sefalete razı olun, susun, itiraz etmeyin.’” dedi.

"Asıl yük, emekliyi aç bırakan bu iktidardır"

Açıklamada emeklilerin sadaka beklemediğini vurgulayan Şanlı, iktidarın emeklilere yönelik yaklaşımını sert bir dille eleştirdi. Şanlı, “Bu ülkenin emeklileri sadaka topluluğu değildir. Bu ülkenin emeklileri, bu düzenin kölesi değildir. Bu ülkenin emeklileri, sarayın kapısında bekleyen kullar değildir. AKP-MHP bloku emeklilere yıllarca çalışmanın karşılığını vermediği gibi, şimdi de emeklilerin onuruyla alay etmektedir. Emeklileri ‘yük’ görenler şunu bilsin: Asıl yük, emekliyi aç bırakan bu iktidardır. Asıl yük, halkın alın terini yandaşa peşkeş çeken bu yağma düzenidir. Asıl yük, saray saltanatını emeklinin sofrasından çalan bu harami düzendir.” dedi.

"Açlık dayatılınca kimse utanmıyor"

Emekli maaş artışlarının enflasyonla ilişkilendirilmesine de tepki gösteren Şanlı, “Bir de emekliyi susturmak için aynı yalanı dolaşıma sokuyorlar: ‘Emekli aylığı yükselirse enflasyon artar’ Bu söz, halkı korkutmak için üretilmiş kirli bir propagandadır. Enflasyonu emekli yaratmadı. Enflasyonu rant, soygun, kur oyunları, vergi adaletsizliği, ithalat bağımlılığı, faiz düzeni yarattı. Emeklinin cebine giren üç kuruşla enflasyon artıyorsa; Sarayın israfıyla, yandaş müteahhitlerin milyarlarıyla, kamu ihaleleriyle, faiz rantıyla, kur korumalı soygunla neden artmadı? Orada ‘enflasyon’ demeyenler, konu emekliye gelince birden ‘ekonomist’ kesiliyor. Emekliye yapılan artış ‘lüks tüketim’ değildir. Emekli zamla et alacak, süt alacak, ilaç alacak, fatura ödeyecek. Bu ülkenin emeklisi zam isteyince ‘enflasyon’ diye korkutuluyor ama açlık dayatılınca kimse utanmıyor!” diye konuştu.

"‘Müsait zaman’ masallarıyla oyalanamayız"

Şanlı, emeklilerin örgütlü mücadeleyi sürdüreceğini belirtti. Şanlı şu ifadelere yer verdi:

“Emekliye insanca yaşam ücreti vermek enflasyon değil, adalet meselesidir. Enflasyon bahanesiyle emekliyi açlığa mahkûm edenlerin derdi ekonomi değil, iktidarını korumaktır. Biz buradayız ve diyoruz ki: Müsait zaman yok, emeklinin sabrı bitti. Müsait zaman yok, bu sefalet düzeni bitecek. Bu ülkenin emeklileri susmayacak. Bu ülkenin emeklileri diz çökmeyecek. Bu ülkenin emeklileri kaderine razı olmayacak. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Emeklilerin insanca yaşaması için tüm emeklilere derhal seyyanen 20 bin TL zam yapılmalıdır. Aylıklarımız açlık sınırının altında tutulamaz, ‘müsait zaman’ masallarıyla oyalanamayız. Emeklilerin sendikal hakları tanınsın; kapatma tehditleri kaldırılsın. Emeklilerin sendikal örgütlenme hakkı derhal ve koşulsuz biçimde tanınmalıdır. Sendikamıza yönelik kapatma tehditleri, hukuki baskılar ve yıldırma politikaları son bulmalıdır. Sendikal faaliyetlerimizi engellemeye dönük tüm idari ve yargısal girişimler geri çekilmeli; emeklilerin demokratik ve meşru mücadele hakkı güvence altına alınmalıdır. Emekliler, insanca yaşam ve onurlu gelecek mücadelesini sendikal örgütlülükle büyütmeye devam edecektir. Ve unutmasınlar: 31 Mart yerel seçimlerinde iktidarı nasıl gerilettiysek, ilk genel seçimde bu iktidarı değiştireceğiz. Bu düzen değişecek. Bu ülke nefes alacak. Bizi yok sayanlara söylüyoruz: Bundan sonra her şey biziz.”

Kaynak: Haber Merkezi