Türkiye’de avukatlara yönelik şiddet olayları art arda yaşanırken, son iki olay kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Bursa’da 26 yaşındaki avukat Hatice Kocaefe, ablasına ait meyve deposunun önünde silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetti. Genç avukatın, yaklaşık 5 milyon TL’lik alacak davası nedeniyle hedef alındığı, şüpheli Hakkı Ç.’nin davayı geri çekmesi için tehdit ettiği ve geri adım atmayınca saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edildi.

Bu olaydan yalnızca iki gün sonra Erzurum’da da benzer bir saldırı yaşandı. Avukat Taha Bağaçlı, ofisinde bıçaklı saldırıya uğradı. Alacaklı vekili olarak görev yaptığı dosya nedeniyle saldırıya maruz kaldığı öne sürülen Bağaçlı’nın saldırıdan yara almadan kurtulduğu öğrenildi.

Yaşanan gelişmelerin ardından Eskişehir Barosu kamuoyuna yönelik açıklama yaptı.

Avukata şiddet sistematik bir boyut kazandı

Baro, açıklamasında avukatlara yönelik saldırıların münferit olmaktan çıktığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Avukatlık mesleğine ve savunma makamına yönelik şiddet olayları, artık münferit vakalar olmaktan çıkmış; sistematik ve kabul edilemez bir boyut kazanmıştır. Bursa’da bir meslektaşımızın katledilmesinin acısı henüz dinmemişken, bu kez Erzurum’da görev yapan bir avukat meslektaşımız kendi ofisinde saldırıya uğramıştır. Üstelik söz konusu saldırı kamera görüntüleriyle sabit olmasına karşın, nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği tarafından şüpheli hakkında yalnızca adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakılmasına karar verilmiştir. Eylemin niteliği, kullanılan araç ve hedef alınan vücut bölgesi birlikte değerlendirildiğinde, kuvvetli suç şüphesinin varlığı ve eylemin ağırlığı tartışmasızdır. Bu koşullarda verilen adli kontrol kararı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda tutuklama tedbirinin amaçları arasında açıkça sayılan kamu düzeninin korunması ve suçun tekrarlanmasının önlenmesi ilkeleriyle bağdaşmamakta; yargıya duyulan güven bakımından da ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.”

Bu saldırılar doğrudan hukuk devletine yöneliktir

Açıklamanın devamında, avukatlara yönelik şiddetin yalnızca bireysel değil, doğrudan hukuk sistemine yönelik bir tehdit olduğu ifade edilerek şu açıklamalara yer verildi:

“Avukata yönelik her türlü şiddet, doğrudan hukuk devletine ve yargının kurucu unsuru olan savunma makamına yönelik bir saldırıdır. Meslektaşlarımızın fiziksel güvenceden yoksun biçimde çalışmak zorunda bırakılmasına, bu gerçeğin görmezden gelinmesine ve mesleğimizin itibarsızlaştırılmasına seyirci kalmayacağız. Eskişehir Barosu olarak; Erzurum’daki saldırıyı şiddetle kınıyor, yaralanan meslektaşımıza acil şifalar diliyoruz. Meslektaşlarımıza yönelik her türlü şiddetin karşısında olduğumuzu, gerek bu olay gerekse benzeri tüm vakalarda hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz.”

Barodan eylem çağrısı

Eskişehir Barosu, ayrıca dayanışma çağrısı yaparak basın açıklaması düzenleneceğini şu sözlerle duyurdu:

“Avukatlara yönelik şiddet konusunda yaşanan bu gelişmelere tepkimizi ortaya koymak ve dayanışmamızı kamuoyu önünde ifade etmek amacıyla 04.05.2026 Pazartesi günü saat 12.00’de tüm meslektaşlarımızı cübbeleriyle Eskişehir Adliyesi önünde basın açıklaması yapmak üzere davet ediyoruz.”

Kaynak: Haber Merkezi