Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu, elektrik ve doğalgaz fiyatlarına yapılan zamları protesto etmek amacıyla yürüyüş düzenledi. Ulus Anıtı’ndan başlayan yürüyüş, Köprübaşı Mevkii’nde sona erdi.

Yürüyüşün ardından platform adına Enerji, Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM) İl Temsilcisi Gökhan Soysal bir basın açıklaması yaptı.

gokhan-sosyal

Küresel kriz ve enerji fiyatları

Sosyal açıklamasında, enerji zamlarının küresel gelişmelerle bağlantılı olduğu ifade ederek şunları söyledi:

“ABD-İsrail koalisyonunun İran’a yönelik saldırıları dünya ekonomisine yeni bir enerji krizi hediye etmiş durumda! Tabi hemen her savaşta ve krizde olduğu gibi enerji fiyatlarında oluşan tırmanışın maliyeti emekçi sınıfların sırtına yüklenmek isteniyor. Türkiye’de artarak devam eden emek düşmanı politikalarla bunun aksi zaten şaşırtıcı olurdu! Londra’daki tefecilere şirin görünmek için dil döken ekonomi yönetimi, enerji fiyatlarındaki artışı fırsat bilerek halkın sofrasındaki son ekmeğe de göz dikmiştir. 28 Şubat’ta başlayan müdahale sonrası motorinin fiyatının 80 TL’ nın üzerine çıkması, sadece bir “zam” değil, özellikle önümüzdeki aylarda iğneden ipliğe her şeye gelecek olan devasa bir pahalılık kasırgasının habercisidir.”

İspanya gibi vergi yükünü kaldıralım

Sosyal, Türkiye’deki vergi uygulamalarını da eleştirdi ve şöyle konuştu:

“Ekonomi yönetiminin zam yapmaktan başka şansı var mı diyebilirsiniz. Örneğin İspanya’da akaryakıt fiyatlarında bulunan KDV %21’den %10’a düşürüldü. Elektrikte uygulanan %5’lik vergi %0,5’e düşürülürken; %7’lik elektrik üretim vergisi geçici olarak kaldırıldı. Türkiye’de Ocak ayı itibariyle akaryakıt üzerindeki ÖTV oranı %6,95’e çıkarılırken; KDV’de ÖTV’li fiyat üzerinden %20 olarak uygulanmaya devam ediliyor. Eşel mobil sistemiyle zamların bir kısmı ÖTV’den karşılanmış olsa da şu anda her bir artış zam olarak yansımaya başladı. Dolayısıyla atılması gereken ilk adımlardan biri İspanya’nın yaptığı gibi yakıt fiyatları üzerindeki KDV yükünün kaldırılmasıdır. Pırlanta ve elmastan alınmayan ÖTV’nin doğrudan halkın yaşam maliyetini artıran ürünlere yüklenmesi saçmalığına derhal son verilmelidir!”

Dağıtım bedeli adı altında servet transfer edildi

Sosyal, elektrik zamlarına ve dağıtım sistemine de dikkat çekerek şöyle devam etti:

“Elbette iktidarların kriz karşısında attığı adımlar hayata hangi sınıfın penceresinden baktığı ile doğrudan ilişkilidir. Özellikle elektrik ve doğalgazda yapılan son zamlarla birlikte iktidar halkın sırtına bir küfe daha yüklemekten kaçınmamaktadır. EPDK, 4 Nisan’da aldığı kararla birlikte konutlarda kullanılan elektrik tarifelerine %25 zam yaptı. Bu zam ile birlikte 4 kişilik bir ailenin asgari elektrik faturası 745 TL’ye fırlamıştır. Ödediğimiz Faturanın sadece %15’i enerji bedeliyken, yüzde 75’i dağıtım bedelidir. Son 5 yılda enerji üretim maliyeti sembolik artarken, dağıtım bedelinin yüzde 880 artması bu soygunun belgesidir. Elektrikte meselenin özü açıktır: Emekçiler, özelleştirme politikalarıyla dağıtım şirketlerine çöken bir avuç sermayedarın insafına terk edilmiş; iktidar yıllar içinde dağıtım bedeli altında sermayeye devasa bir servet transferi gerçekleştirmiştir. Peki bu şirketler bu soygun karşısında ne yaptı: Kavucuru yaz sıcaklarında, dondurucu soğuklarda kesilen elektrikler; bakımsızlıktan dolayı çıkan yangınlar, bu yangınlarla, sokak ortasında elektrik çarpmalarıyla yitirdiğimiz canlar…”

Fatura yine sabit gelirli emekçilere kesildi

Doğalgaz fiyatlarındaki artışın da geniş çaplı etkiler yaratacağı ifade edin Sosyal, şöyle kaydetti:

“Zamlar sadece elektrikle de sınırlı değil. EPDK doğalgaz fiyatlarını da artırdı: Doğalgaza konutlarda %25, Sanayide %18,61, Elektrik üretim santralleri için ise %19,42 zam yapıldı. İktidar, bu zamları havaların ısındığı döneme denk getirerek halkın tepkisini sönümleyeceğini sanmaktadır. Oysa bu sadece bir ısınma meselesi değildir. Sanayiye ve elektrik üretim santrallerine yapılan bu devasa zamlar; ekmekten suya, ulaşımdan tekstile kadar her türlü mal ve hizmetin maliyetine anında yansıyacaktır. Bunun sonucu nettir: Yaz aylarında faturalar belki düşük gelecek ancak halk, doğalgaz zammını çarşıda, pazarda ve market kasasında misliyle ödeyecektir. İktidar, üretim maliyetlerini artırarak enflasyon canavarını kendi eliyle beslemekte, faturayı ise yine sabit gelirli emekçinin sırtına yıkmaktadır.”

Sizin enflasyonla mücadele dediğiniz şey emekçinin boğazından kesip yandaşın kasasına aktarmaktır

Sosyal, ekonomi yönetimi ve enflasyon verilerine yönelik eleştiriler yaparak, “Milyonlarca emekçi açlık sınırının altında yaşam savaşı verirken, Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay utanmadan ‘asgari ücret artışı en kötü fikir’ diyebiliyor. TÜİK ise %1,94’lük sahte Mart ayı enflasyonuyla, cebimizden çalınan parayı kağıt üzerinde gizlemeye çalışıyor. Sizin ‘enflasyonla mücadele’ dediğiniz şey, emekçinin boğazından kesip yandaşın kasasına aktarmaktır” dedi.

Platformun talepleri

Sosyal, taleplerini ise şu şekilde sıraladı:

“Enerji bir ticaret metası değil, temel bir insan hakkıdır. Bu hakkın piyasanın insafına terk edilmesi canımıza kastetmektir. Özelleştirmelere son verilsin. Halkın kanını emen elektrik dağıtım şirketleri derhal, bedelsiz olarak kamulaştırılmalıdır. Zamlar geri çekilsin. Elektrik ve doğalgazdaki tüm vergi yükü kaldırılmalı, zamlar iptal edilmelidir. Tüm maaşlar, TÜİK’in sahte rakamlarına göre değil, piyasadaki gerçek yangına göre güncellenmelidir. Vergi adaleti sağlansın. Elmas tüccarından alınmayan vergi, yoksulun gıdasından ve yakıtından alınamaz.”

Kaynak: Haber Merkezi