Gençler Küllüoba Höyüğü'nde arkeolojiyle buluştu

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Gençlik Merkezi tarafından, Küllüoba Kazı Başkanlığı paydaşlığında düzenlenen Küllüoba Arkeoloji Kampı, 12 gönüllü genci Anadolu'nun en önemli arkeolojik yerleşimlerinden biri olan Küllüoba Höyüğü'nde bir araya getirdi.

Büyükşehir Belediyesi ile Halk Ekmek A.Ş.'nin destekleriyle 30 yıldır sürdürülen kazılar kapsamında gençler, Seyitgazi ilçesi Yenikent Mahallesi yakınlarında bulunan ve yaklaşık 5 bin 200 yıllık geçmişe sahip Küllüoba Höyüğü'nde yürütülen çalışmaları yerinde gözlemledi.

Kazı çalışmalarına uygulamalı olarak katıldılar

Kamp süresince katılımcılar, kazı ekibi eşliğinde gerçekleştirilen arkeolojik çalışmaları yakından inceleyerek bilimsel kazı süreçlerine uygulamalı olarak katıldı.

Gençler, arkeolojik araştırmaların farklı aşamalarını yerinde gözlemleme fırsatı bulurken, bilimsel yöntemlerle yürütülen kazılar hakkında da detaylı bilgi edindi.

Tunç Çağı ve Küllüoba'nın önemi anlatıldı

Kamp kapsamında Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Küllüoba Kazı Başkanı Prof. Dr. Murat Türkteki, gençlerle bir araya gelerek Tunç Çağı ve Küllüoba Höyüğü'nün Anadolu arkeolojisindeki yeri ve önemine ilişkin sunum gerçekleştirdi.

Türkteki, Küllüoba'da gün yüzüne çıkarılan buluntuların Anadolu'nun erken yerleşim tarihi, şehirleşme süreci ve dönemin sosyal yaşamına ışık tuttuğunu anlattı.

Bilimsel kazı yöntemleri tanıtıldı

Program kapsamında Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Tuna da kazılarda uygulanan bilimsel çalışma yöntemleri hakkında katılımcıları bilgilendirdi.

Tuna, kazı öncesi hazırlık süreçlerinden buluntuların kayıt altına alınmasına, belgeleme çalışmalarından laboratuvar incelemelerine kadar arkeolojik araştırmaların bilimsel aşamalarını gençlerle paylaştı.

Küllüoba Ekmeği ve Dorlion Zeytinyağı tanıtıldı

Kampın son bölümünde ise Küllüoba kazılarından elde edilen veriler doğrultusunda Eskişehir Halk Ekmek tarafından üretilen Küllüoba Ekmeği ile Dorlion Zeytinyağı katılımcılara tanıtılarak tadımı gerçekleştirildi.

Gençler, bölgenin binlerce yıllık beslenme kültürü hakkında bilgi edinirken, arkeolojik çalışmaların kültürel mirasın korunması ve yaşatılmasına sunduğu katkıyı da yakından deneyimledi.

Kaynak: Haber Merkezi