Eskişehir’de 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yıl dönümü dolayısıyla Vilayet Meydanı’nda düzenlenen anma programı, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türk bayraklarıyla meydanı dolduran vatandaşlar, şehitleri anarken milli birlik ve beraberlik mesajı verdi.
Program kapsamında Kur’an-ı Kerim tilaveti, şiir dinletileri, mehter gösterisi, müzik dinletileri ve çeşitli sahne performansları gerçekleştirildi. Anma programında protokol konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halka hitabı dev ekranlardan yayınlandı. Program, sanatçı Mithat Körler’in konseriyle sona erdi.

Vali Yılmaz: Bugün, ‘İrade bizim, zafer bizim’ kararlılığımızın onuncu yıl dönümüdür

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“Eskişehir, tarihteki beş büyük meydan muharebesinden üçünün gerçekleştiği, toprağı şehit kanıyla yoğrulmuş; cesaretin, vatan aşkının ve milli duruşun sembolü olmuş bir kuruluş ve kurtuluş yurdudur. Sizlerin damarlarındaki asil kan, 15 Temmuz gecesi bir kez daha şaha kalkmış ve hainlere geçit vermemiştir. O gece; Şehit Astsubay Ömer Halisdemir’in tarihe iz bırakan kahramanlığı, tankların önüne yatan vatandaşlarımızın ölümü titreten korkusuzluğu, gökyüzüne yükselen dualar ve minarelerden yankılanan salalar bir olmuş; milletimizin vatan savunmasını tarihe altın harflerle yeniden yazdırmıştır. Bugün, şanlı ay-yıldızlı al bayrağımızın göklerde ebediyen dalgalanacağını bir kez daha tüm dünyaya haykırdığımız gündür. Bugünler bizimdir; yarınlar ise fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür evlatlarımızın omuzlarında yükselerek ebediyen Türk milletinin kalacaktır. Çünkü cesur Türk gençliği; Türk milletinin geleceğe güvenle bakmasının teminatı, umudun ve zaferin ta kendisidir. Bugün, ‘İrade bizim, zafer bizim’ kararlılığımızın onuncu yıl dönümüdür. Bu zafer, sadece hainlerin bertaraf edilmesi değil; milli iradenin, halkın, demokrasinin ve istiklalin zaferidir. Çünkü bu millet nice badireler atlatmış, her seferinde küllerinden yeniden doğmuştur.”
Gürcan: Bazı geceler, bir takvim yaprağı gibi geride kalmaz
AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan da konuşmasında 15 Temmuz gecesinin millet hafızasında bıraktığı izlere değinerek şu ifadeleri kullandı:

“Bu akşam burada, bu anma etkinliğinde toplanırken, eminim hepimizin zihninden benzer görüntüler geçti. Kimimiz televizyonun karşısında yaşadığı o ilk şaşkınlığı hatırladı. Kimimiz sokaklara koştuğu o anı. Kimimiz sabaha kadar uyumayan meydanlardaki evlatlarını… Kimimiz de bir daha dönemeyen kahramanlarımızı. Aradan 10 yıl geçti ama o geceyi hatırlayınca kalbimizin attığı yer hâlâ aynı. Çünkü bazı geceler, bir takvim yaprağı gibi geride kalmaz. Milletlerin hafızasına kazınır. 15 Temmuz işte böyle bir geceydi. O gece silahlar konuştu. Ama milletimizin iradesi daha gür konuştu. Uçaklar alçaktan uçtu. Ama bu millet başını eğmedi. Tanklar yürüdü ama bu necip millet tankların önüne gövdesini siper etti. O gece herkesin bir hesabı vardı fakat Allah’ın da bir hesabı vardı ve sonunda kazanan; inananlar oldu. Kazanan; vatanına sahip çıkanlar oldu. Kazanan; ay yıldızlı bayrağın altında tek yürek olan milyonlar oldu.”
Albayrak: 15 Temmuz bu milletin kim olduğunu tüm dünyaya haykırdığı bir hafıza vesikasıdır

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ise konuşmasında demokrasi mücadelesinin tarihsel sürecine değinerek şunları söyledi:
“Bu akşam burada, tarihimizin en karanlık gecelerinden birini milletimizin nasıl aydınlığa çevirdiğini hatırlamak için bir aradayız. Bir yenilgiyi değil bir zaferi; korkuyu değil cesareti, vesayeti değil millî iradeyi konuşmak için bu meydandayız. 15 Temmuz’un üzerinden tam on yıl geçti. Takvimler ilerledi; fakat o gece yükselen selâların sesi, tankların önünde dimdik duran insanların cesareti ve şehitlerimizin aziz hatırası hâlâ ilk günkü kadar canlıdır. Çünkü 15 Temmuz, geçmişte kalmış sıradan bir tarih değildir. 15 Temmuz, bu milletin kim olduğunu tüm dünyaya haykırdığı bir hafıza vesikasıdır. Millî Mücadele yıllarında düşman Polatlı’ya kadar yaklaşmış, top sesleri Ankara’dan duyulmuş; fakat Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarına ara vermemiştir. Çünkü o gün herkes biliyordu ki Meclis susarsa milletin iradesi susar; milletin iradesi susarsa istiklal tehlikeye girer. Bu sebeple ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ sözü, yalnızca bir duvar yazısı değil; kanla, canla ve büyük fedakârlıklarla korunmuş bir devlet ilkesidir. Eskişehir’imiz de bu mücadelenin tam merkezindedir. İnönü’de millet adına karar veren Gazi Meclis’in meşruiyeti savunulmuştur. Yıllar sonra 27 Mayıs darbesiyle milletin seçimi hiçe sayılmış; Eskişehir’in evladı, Maliye Bakanı Hasan Polatkan, Adnan Menderes ve Fatin Rüştü Zorlu ile birlikte dar ağacına gönderilmiştir. 12 Mart’ta, 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta ve 27 Nisan’da farklı yöntemler kullanılmış; ancak hedef hep aynı kalmıştır. Kimi zaman silahla, kimi zaman muhtırayla, kimi zaman yargı ve medya baskısıyla sandığın üzerine gölge düşürmek isteyenler olmuştur. Her defasında birileri, ‘Millet bilmez, millet anlamaz, millet karar veremez’ demiştir. Fakat aziz milletimiz sabretmiş, direnmiş ve iradesine vurulmak istenen her prangayı sonunda parçalamıştır. 15 Temmuz 2016 gecesi ise bu karanlık zihniyet, tarihimizin en sinsi ve en kanlı saldırılarından biriyle yeniden karşımıza çıkmıştır. O gece darbecilerin elinde uçaklar, tanklar ve silahlar vardı. Milletimizin elinde ise bayrağı, imanı, cesareti ve seçtiği liderine duyduğu güven vardı. Darbeciler her şeyi hesap ettiklerini sandılar. Televizyonları susturabileceklerini, yolları kapatabileceklerini, milletimizi evlerine hapsedebileceklerini düşündüler. Fakat hesaba katmadıkları bir şey vardı: Recep Tayyip Erdoğan’ın liderlik iradesi ve Türk milletinin bağımsızlık karakteri.”
Sezer: 15 Temmuz sıradan bir tarih değildir

MHP Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer de konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“15 Temmuz; sıradan bir tarih değildir. 15 Temmuz; Türk milletinin iradesine, bağımsızlığına ve devletimizin bekasına yöneltilen hain saldırının, milletimizin kararlı duruşuyla bertaraf edildiği gündür. 15 Temmuz; ezanımızın susturulamayacağının, bayrağımızın indirilemeyeceğinin, Türkiye Cumhuriyeti’nin teslim alınamayacağının bütün dünyaya ilan edildiği tarihi bir gündür. 15 Temmuz; bağımsızlığımızın, hürriyetimizin ve millî irademizin gerektiğinde can pahasına savunulacağını gösteren büyük bir direniş ve kahramanlık destanıdır. O karanlık gecede, milletimizin silahını yine bu millete doğrultan hainler; Türk milletinin vatan sevgisini, cesaretini, ferasetini ve sarsılmaz iradesini hesaba katamamışlardır. Tanklarla milletimizi sindirebileceklerini düşündüler. Uçaklarla irademizi kırabileceklerini zannettiler. Bombalarla devletimize olan bağlılığımızı yok edebileceklerini sandılar. Ancak unuttukları bir gerçek vardı: Karşılarında Türk milleti vardı. Bin yıllık devlet geleneği vardı. Vatanı için canını ortaya koymayı şeref bilen kahraman bir millet vardı. Ay yıldızlı bayrağı uğruna gözünü kırpmadan mücadele eden milyonlar vardı. İşte o gece meydanlara çıkan aziz milletimiz sadece bir darbe girişimine karşı koymadı. Onlar çocuklarının geleceğine sahip çıktı. Onlar devletine sahip çıktı. Onlar Cumhuriyetimize sahip çıktı. Onlar şanlı al bayrağımıza sahip çıktı. Çünkü bu millet bilir ki devlet varsa huzur vardır. Millet varsa gelecek vardır. Bayrak varsa bağımsızlık vardır. Vatan varsa umut vardır.”





