Yaşlanan nüfus, daralan bakım imkânları

Türkiye’de demografik yapı hızla değişirken, yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı her geçen yıl artıyor. Doğurganlık oranlarının düşmesi ve yaşam süresinin uzaması, yaşlılığa ilişkin bakım ihtiyacını da büyütüyor. Emeklilik gelirlerinin reel olarak gerilediği bu dönemde, yaşlı bireylerin bakım hizmetlerine erişimi giderek daha derin bir sosyal sorun hâline geliyor.

ESGO tarafından hazırlanan rapor, bu tabloyu Eskişehir özelinde ele alarak, özellikle en düşük emekli maaşı alan yaşlı bireylerin kurumsal bakım hizmetlerine fiilen ulaşıp ulaşamadığını inceliyor.

36–37 bin yaşlı 20 bin TL maaşla yaşam mücadelesi veriyor

Raporda, 2026 yılı için en düşük emekli maaşının 20 bin TL olduğu vurgulandı. TÜİK verilerine göre Eskişehir’de 65 yaş ve üzeri nüfusun 121 bin 47 kişi olduğu belirtilirken, Türkiye genelinde emeklilerin yaklaşık üçte birinin en düşük maaşı aldığı bilgisi esas alındığında, Eskişehir’de yaklaşık 36–37 bin yaşlının bu gelir grubunda yer aldığı tahmin ediliyor. Bu grubun, yaşlı bakım hizmetlerine erişim açısından en kırılgan kesimi oluşturduğu ifade ediliyor.

Özel huzurevleri düşük gelirli yaşlılar için erişilemez

2026 yılı fiyatları dikkate alındığında, özel huzurevlerinin düşük gelirli emekliler için neredeyse tamamen erişilemez durumda olduğu görülüyor. Resmî taban ücret 20 bin 250 TL ile en düşük emekli maaşının üzerine çıkarken, tavan ücret 106 bin 616 TL’ye kadar ulaşıyor. Raporda, birçok özel huzurevinin fiilen taban fiyat üzerinden hizmet vermediğine dikkat çekilerek, özel sektörün düşük gelirli yaşlılar için gerçekçi bir seçenek sunmadığı vurgulanıyor.

Devlet merkezlerinde kapasite sorunu

Eskişehir’de devlete bağlı Fethi Yılmaz Sezer Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi, kamusal sübvansiyon sayesinde en düşük emekli maaşı alan yaşlılar için en erişilebilir modeli sunuyor. Merkezde aylık ücretler 8 bin 274 TL ile 15 bin 196 TL arasında değişiyor. Ancak devlete bağlı tüm merkezlerde barındırılabilen yaşlı sayısının 600–800 kişiyle sınırlı olması, kapasite yetersizliğini ortaya koyuyor.

Belediye modeli denge unsuru olarak öne çıkıyor

Odunpazarı Belediyesi’ne ait Lütfü Yüksel Yaşlı Bakım Merkezi, devlet ve özel sektör arasında bir denge unsuru olarak değerlendiriliyor. Merkezde aylık ücretler 18 bin TL’den başlarken, bakım ihtiyacının artması ve özel oda tercih edilmesi hâlinde maliyet yükseliyor. Belediye, kamusal sübvansiyonla ücretleri mümkün olan en düşük seviyede tutmaya çalışıyor.

Kamusal kapasite en fazla 935 kişi

Rapora göre Eskişehir’de devlet ve belediye eliyle sunulan toplam kamusal yaşlı bakım kapasitesi yaklaşık 735–935 kişi arasında değişiyor. Bu rakam, en düşük emekli maaşı aldığı tahmin edilen 36–37 bin yaşlıyla karşılaştırıldığında çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor. Düşük gelirli yaşlıların yalnızca yüzde 2–3’ünün, toplam yaşlı nüfusun ise yüzde 1’inden azının kamusal nitelikli kurumsal bakım hizmetlerinden yararlanabildiği belirtiliyor.

Somut bir yaşlı bakım krizi

Raporda, yaşlı bakımının bireysel tercihlere ya da piyasa mekanizmalarına bırakılamayacak kadar temel bir sosyal politika alanı olduğu vurgulanıyor. Mevcut durumda düşük gelirli yaşlıların ya aile desteğine bağımlı kaldığı ya da yetersiz bakım koşullarına razı olmak zorunda bırakıldığı ifade ediliyor. Eskişehir örneği, yaşlı bakım krizinin soyut değil, sayılarla ölçülebilen somut bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.

Politika önerileri sıralandı

ESGO raporunda, yaşlı bakım hizmetlerine ilişkin çeşitli politika önerilerine de yer verildi. Buna göre; en düşük emekli maaşı alan yaşlılar için kademeli bakım destek ödeneği oluşturulması, devlet ve belediyelere ait bakım merkezlerinin sayısının artırılması, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yaşlı bakım hizmeti sunan belediyelere ödenek sağlaması, özel huzurevlerinde taban fiyat uygulamasının etkin biçimde denetlenmesi, düşük gelirli yaşlılar için kontenjan ayıran özel işletmelere teşvik verilmesi ile evde ve gündüzlü bakım modellerinin yaygınlaştırılması önerildi.

ESGO’nun çalışması, 2026 yılı itibarıyla yaşlı bakım hizmetlerinin en düşük emekli maaşı alan yurttaşlar açısından ciddi bir erişim krizi barındırdığını ortaya koyarken, kamusal bakım merkezlerinin hayati önemine rağmen mevcut kapasitenin ihtiyacın çok gerisinde kaldığını gözler önüne seriyor.

Kaynak: Haber Merkezi