Eğitim-İş, Eğitim-Sen, Eğitimin Gücü Sen, Hürriyetçi Eğitim Sen, Özel Öğretmenler Sendikası ve TEÇ-SEN’in ortak çağrısıyla gerçekleştirilen eylemde, sendikalar adına basın açıklamasını TEÇ-SEN Eskişehir İl Temsilcisi İsmail Sakarya yaptı.

Sakarya, Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen saldırının tüm eğitim camiasını derinden sarstığını belirtti. Yaşananların tekil bir şiddet vakası olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Sakarya, eğitim kurumlarında artan şiddetin yapısal bir sorun haline geldiğini ifade etti. Sakarya, “Dün Şanlıurfa'nın Siverek ilçesi Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde hepimizi derinden sarsan ağır bir saldırı yaşanmıştır. Saldırıyı gerçekleştiren kişinin okulun eski öğrencisi olduğu, saldırının ardından yaşamına son verdiği, saldırıda aralarında hayati tehlikesi olan eğitim emekçileri de olmak üzere, öğrenciler ve kamu görevlileri dahil 17 kişinin yaralandığı yetkililer tarafından açıklanmıştır. Tek başına bir ‘şiddet vakası’ olarak değerlendirilemeyecek olan bu elim hadise, içinde bulunduğumuz sistemin derin çelişkilerini ve çözülme halini açık biçimde ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.
“Şiddetin eğitim kurumlarda ne denli yapısal bir sorun haline geldiğini göstermektedir”
Geçtiğimiz aylarda İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde öğretmen Fatma Nur Çelik’in uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybetmesini hatırlatan Sakarya, benzer acıların tekrar yaşandığını belirtti. Sakarya, “Daha geçtiğimiz ay İstanbul Çekmeköy’de görev yaptığı okulda uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden meslektaşımız Fatma Nur Çelik’in acısını hala içimizde taşırken böylesine bir trajedinin yeniden yaşanması şiddetin eğitim kurumlarda ne denli yapısal bir sorun haline geldiğini göstermektedir” dedi.

“Sistem, onları hayata değil; çaresizliğe, öfkeye ve çıkışsızlığa sürüklüyor”
Sakarya, eğitim sistemin gençleri umutsuzluğa sürüklediği belirtilirken, bu durumun şiddet olaylarına zemin hazırladığı vurguladı. Sakarya, “Bugün eğitim, çocuklarımıza umut vermiyor. Bugün eğitim, gençlerimize gelecek kurdurmuyor. Gençlerimiz hayal kuramıyor, yarına inanamıyor. Çünkü bu sistem, onları hayata değil; çaresizliğe, öfkeye ve çıkışsızlığa sürüklüyor ve işte o öfke, o umutsuzluk, bugün okul koridorlarında silah sesi olarak yankılanıyor” diye konuştu.
“Eğitim çalışanlarının ve öğrencilerimizin can güvenliği hiçbir gerekçeye kurban edilemez”
Sakarya, mevcut güvenlik politikalarının yetersiz kaldığını belirterek, geçici önlemler yerine kalıcı ve caydırıcı çözümlerin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Sakarya, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Buradan soruyoruz: En güvenli yer olması gereken olan okullar nasıl oldu da en güvensiz alanlara dönüştü? Bilimin, aklın, aydınlanmanın mekânı olması gereken okullar, nasıl oldu da çocukların camdan atlayarak canını kurtarmaya çalıştığı yerlere dönüştü? Bu bir çöküştür. Bu, eğitimde güvenlik politikasının iflasıdır. Bu, öğretmeni yalnız bırakan, okulu kaderine terk eden anlayışın eseridir. Her olaydan sonra yapılan açıklamalar ve geçici tedbirler, kalıcı ve caydırıcı çözümlerin yerini alamamış; sorun adeta kronikleşmiştir Bugün gelinen noktada açıkça görülmektedir ki okullarımızın güvenliği yalnızca temenniyle, geçici önlemlerle ya da kâğıt üzerindeki düzenlemelerle sağlanamaz. Okul giriş-çıkışlarının etkin denetimi, yeterli ve nitelikli güvenlik personeli istihdamı, gerçekçi risk analizleri ve güçlü psikososyal destek mekanizmaları artık bir tercih değil, açık bir zorunluluktur. Eğitim çalışanlarının ve öğrencilerimizin can güvenliği, hiçbir idari gecikmeye, hiçbir ihmale ve hiçbir gerekçeye kurban edilemez.”
“Girişlerde kadrolu güvenlik personeli görevlendirilmeli”
Sakarya, okullarda güvenlik ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek şu talepleri sıraladı:
-Okullarda revir ve sağlık görevlisi bulunması
-Girişlerde kadrolu güvenlik personeli görevlendirilmesi
-Yeterli sayıda temizlik personeli istihdamı
-Öğrencilere ücretsiz ve sağlıklı yemek ile temiz içme suyu sağlanması
-Rehber öğretmen sayısının artırılması
-Sosyal hizmetler ile okullar arasında güçlü bir bağ kurulması
-Öğretmenler üzerindeki idari baskının kaldırılması
-Kalabalık sınıfların azaltılması ve yeni derslikler yapılması
-Sanat ve spor faaliyetlerinin yaygınlaştırılması
-Okulların TSE güvenlik ve fiziki standartlarına uygun hale getirilmesi
Sakarya, bu taleplerin birer lütuf değil temel hak olduğunu vurgulayarak, “Okulları güvensiz bırakanlar bu tablonun sorumluluğundan kaçamaz. Mücadelemiz sürecek” mesajını verdi.





