Yıkım esnasında çevrede bulunan esnaflar da olumsuz etkilendi. Bazı işletmelerde maddi hasar meydana gelirken, esnaflar dükkanlarını 3 ila 5 gün süreyle kapalı tutmak zorunda kaldı. Konuyla ilgili Eskişehir Haber Ajansı Muhabiri Buse Kuşcu, Deliklitaş Mahalle Muhtarı Şadi Günay ve zarar gören esnaflarla görüşerek sürece ilişkin değerlendirmeleri aldı.

Bi̇na 22

Yıkımın bilançosu

Yıkım sırasında 8 balkon zarar görürken, bitişikte bulunan binada yer alan 4 dairenin duvarında göçük oluştu. Ayrıca 2 işletmenin duvarında da göçük meydana gelirken, ciddi maddi hasar oluştu.

Bi̇na 11

“9 günlük bir ciro kaybım var”

Bina yıkımı esnasında çeyiz malzemesi satan bir esnafın duvarının içe göçmesi üzerine maddi zarar meydana geldi. Durumu aktaran esnaf Kübra Ceylan, “Zararım çok fazla. 9 gün oldu ve hala hiçbir muhatap yok maalesef. Gördüğünüz üzere bütün mallarım enkaz altında. 9 günlük bir ciro kaybım var. En önemlisi ciddi anlamda mallarım hasar gördü, ürünlerim hasar gördü” dedi.

Bi̇na 33

“İnsanlık bekledim ve inşaat şirketinden şikayetçiyim”

Ceylan, muhattap ve ilgi olmadığını belirterek, “Bununla ilgili hala bir muhatap yok. Bizle iletişime geçen hiç kimse yok. Artık bugün itibariyle hukuki süreci başlattım. Bundan sonra adalete güveniyorum. Ben tekrar dişimle, tırnağımla kazadığım dükkanı yerinden kendi çabalarımla inşa edeceğim. Sadece artık mahkeme süreci başlayacak. Sanırım o zaman benimle muhatap olacaklar. Ben yine insanlık bekledim ve inşaat şirketinden şikayetçiyim.” ifadelerini kullandı.

Bi̇na 44

“Ürünler kullanılmayacak halde”

Zararını açıklayan Ceylan, ürünlerinin artık 2. el durumuna geldiğini ifade etti. Ceylan şu konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

1,5-2 milyon kadar zararımız var. Ekonominin ve piyasanın durumunu zaten hepimiz biliyoruz. Bunların hepsi çeyiz ürünü. Bir çeyiz paketleri, 7-8 parça nevresim takımları. Hemen hemen belirli markaların ürünlerini satıyordum ben zaten burada. Mantıken düşünecek olursak 9 gündür kapalı, 3. gün bu olay benim başıma geldi. İçerideki hiçbir ürün artık kurtarılacak bir ürün değil. Çünkü ben hiç kimseye tozlu malzeme satamam. Onlar benim hakkıma girdiler ama ben hiçbir insanın hakkına giremem. Şu an içerideki bütün ürünler kullanılmayacak halde. Yani ikinci el.

“Bu bir çözüm yolu değildir”

Ayrıca Ceylan, inşaat şirketinin avukatının çözüm yolunu da eleştirdi. Ceylan, “Bana avukatlarının söylediğini belirteyim. ‘Biz bu ürünleri kuru temizlemeye götürelim, gönderelim, tekrar satın’ dediler. Böyle bir şey olabilir mi? Kim ikinci el kuru temizlemeden çıkan bir ürünü alabilir? Bu bir çözüm yolu değildir benim için” dedi.

“Ben dükkanımı açıp otursaydım daha farklı bir şey olurdu”

Yıkım öncesinde tedbir alınması konusunda uyarı yapılmadığını ifade eden Ceylan, “Burada hemen hemen 8 balkon yok şu an. Hanelerin kombileri yok. 3 daire yok. Bu dükkanla beraber benim bir dükkanım daha var. Onun da duvarına kazdılar, girdiler. Duvar örmekle iş bitmiyor. Şimdi diğer haneler duvarlarını ördürüyorlar, duvarlarını yaptırıyorlar, çıkıyorlar. Ama benim derdim duvar değil ki, benim içerideki kalan malım. Yoksa duvar örülür, bunda hiçbir sıkıntı yok. Yani bana deselerdi ki ‘önceden tedbirini al, bu duvarını boşalt’. Bana ‘dükkanını aç, otur’ dediler. Ben dükkanımı açıp otursaydım daha farklı bir şey olurdu. Ya da bana deselerdi ki ‘tedbirini al’, ben ürünlerimi toplar başka bir yere koyardım. O zaman yıkılan duvar bir şekilde örülür, evet biterdi. Ama şu an konu duvar değil, içerideki mal kaybı. Benim mal kaybım çok fazla. Artık iş, hukuk mücadeleme döndü. Adalete güveniyorum ve inşaat şirketinden de sonuna kadar davacı olacağım” dedi.

“Hiçbir kimse buraya uğramıyor”

Yıkılan binanın yan tarafında bulunan bir binanın altında yer alan fotoğraf stüdyosu olan Harun Avcı ise mağduriyet yaşandığını ancak muhattap bulamadıklarını ifade etti. Avcı, “8 katlı bir bina yıktılar. 5 gün kapalı kaldık. Mağduriyetimizi dile getirdik ama bizi muhatap alan kimse olmadı. Ve hala da muhatap bulamıyoruz. Biz kendilerine ulaştık. Buradaki şantiye şefleriyle görüştük, yapı denetimiyle görüştük, yıkıcı firmayla, yüklenici firmayla görüştük. Herhangi bir dönüş sağlamadılar. Avukatları geldi. Onlar da çokta bir yaklaşımda bulunmadılar. Yani mağduruz. Belediye de gelip gitmiyor. Hiçbir kimse buraya uğramıyor. Yanımıza uğramıyor. Sormuyor, araştırmıyor, etmiyor. Yani kendi çapımızda bir şeyler öğrenmeye çalışıyoruz. Derdimizi anlatmaya çalışıyoruz. Ama hiçbir şekilde kimse yardımcı olmamaya gayret ve özen gösteriyor ısrarla” diye konuştu.

Bi̇na 55-1

“Bilirkişi gelip burada bize danışmadı”

Avcı, dükkanı yeni açtığını ve şimdiden müşteri kaybettiğini söyleyerek, “Ben burayı 1 Nisan'da açtım. Daha ne kadar kazancım olur, ne kadar kazancım olmaz onları tabii ki bilmiyorum. Ama bankacı arkadaşların gelmesi gerekiyor. Yapı denetimindekilerin gelmesi gerekiyor. Özellikle vergidekilerin gelmesi gerekiyor. Birçoğu gelemedi. Birçok müşterim gelemedi. Rezervasyonlarım vardı, alamadım. Bilirkişi gelip burada bize danışmadı, sormadı, etmedi, nedir, ne değildir diye araştırmadı. Hani bir sıcak yaklaşım olsaydı en azından bizim buradaki kira giderimiz, sigorta giderimiz, gündelik ihtiyaç giderimiz karşılansaydı zaten biz daha fazlasını istemiyorduk” dedi.

“Buranın yıkılacağını defalarca söyledik”

Konuya ilişkin Deliklitaş Mahalle Muhtarı Şadi Günay ise şirket tarafından zararların giderildiğini ifade etti. Günay, yıkım öncesinde bilgi geçildiğini söyleyerek, “Bu yıkım olmadan önce hem belediyeler, hem sosyal medya, hem ben buranın yıkılacağını, yolun kapanacağını defalarca söyledik. Bunu Eskişehir'deki bütün herkes gördü. Yetkili firma öncelikle Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığı'ndan buranın yıkımı için onay alıyor. Belediyeler de sadece buranın ruhsatını veriyor. 4-5 gün esnaf ve ben muhtarlığı kapattım” dedi.

M U H T A R

“4-5 tane de mağdur olan ev sahiplerimiz var”

Günay, yıkım esnasında yetki kişilerin alanda olduğunu söyleyerek, “Buradan biz de yıkımı canlı olarak takip ettik. Belediyelerin ilgili makamları zabıtalar özellikle Yapı Denetim Müdürlüğü'nden iki tane mühendis arkadaş -hatta birisi jeoloji uzmanı diye biliyorum- depremle ilişkili Yiğit diye bir arkadaşımız o da inşaatın başında ve firmanın mühendisleri veya sorumlu kişileri de sürekli olarak başındaydı. Tabii ki mağdur esnafımız oldu. Bir iki tane değil 4-5 tane de mağdur olan ev sahiplerimiz var” ifadelerini kullandı.

“İnşaat firması hemen müdahale edip yapıyorlar”

İnşaat firmasının yıkılan yerlerle ilgili ilgilendiğini belirten Günay, “Buralar 50 senelik bina. Önceden bu yapım malzemeleri çok gelişmiş olmadığı için aralarında strafor yok. Yani 50 yıllık binalar birbirine dura dura yapışmışlar. Yani yoksa kepçeyle karşı tarafa girme denen bir şey yok. Tuğlayı alırken ister istemez oradan da bazı şeyler geliyor. Benim kendi oturduğum binamda da böyle 2 tane evimiz var. 1 tanesinin bugün herhalde badana-boyasına başlayacaklar. İkinci katın duvarını çektiler. Onun da herhalde badanasına boyasına başlayacaklar. Bakın ben sadece bunları söylüyorum ama içerideki eşyalarını falan bilemem. Yani orada mağduriyet vardır. Ben vatandaşıma söyledim. Dedim ki ‘firmayla eşyalarınızla konuşun’. İnşaat firması hemen müdahale edip yapıyorlar” dedi.

“Kentsel dönüşüm Eskişehir için şart”

Yıkım sürecinde farklı teknikler kullanılsaydı sürecin uzayacağını belirten Günay, “Bu normal bir yıkım olsaydı burası en az 4-5 ay sürecekti. İşte böyle olunca 6 gün falan takip etti. Mağdur olan esnaflarımız var. Dükkanlarını açamayan iki tane esnaf arkadaş var. Birisi tekel bayi, biri çeyizci dükkanımız. Tabii ki mağdurlardır. Yani onunla ilişkili bir şey diyemeyeceğim. Kanunla çözecekler işlerini. Ama zarar gören evler konusunda firma yetkilileri benim bildiğim kadarıyla mağduriyetleri giderdiler. Ama esnaflar konusunda bir şey diyemeyeceğim. Çünkü esnafların bir kazancı var. Dükkanların kapatıldığı günler var. Onlarla ilişkili benim yorum yapmam da pek doğru değil. Ama kentsel dönüşüm Eskişehir için şart” diye konuştu.

Kaynak: Buse Kuşcu