Basın açıklamasına; CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, CHP Eskişehir Kadın Kolları İl Başkanı ve birçok üretici katıldı.
Kuşan, üreticilerin kuraklık, don, hastalık ve yüksek maliyetlerle mücadele ettiğini ifade ederek, çiftçinin bugün en büyük sorununun ise ürettiği ürünün para etmemesi olduğunu vurguladı. Kuşan, “Bugün burada alın terinin, emeğin ve üretimin hakkını savunmak için toplandık. Bizler ülkemizin gıda güvenliğini sağlayan, her türlü zorluğa rağmen üretmekten vazgeçmeyen çiftçileriz. Kuraklıkla mücadele ediyoruz, donla mücadele ediyoruz, hastalıklarla mücadele ediyoruz, artan maliyetlerle mücadele ediyoruz. Ancak bugün geldiğimiz noktada çiftçinin en büyük mücadelesi, ürettiği ürünün para etmemesi haline gelmiştir” dedi.

“Bu hesabı yapanlar çiftçinin nasıl üretmeye devam edeceğini de açıklamalıdır”
TÜİK verilerine göre yıllık enflasyonun yaklaşık yüzde 32 seviyesinde olduğunu belirten Kuşan, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan alım fiyatlarında arpaya yaklaşık yüzde 16, buğdaya ise yaklaşık yüzde 22 oranında artış yapıldığını söyledi. Kuşan, “TÜİK’in açıkladığı verilere göre yıllık enflasyon yaklaşık yüzde 32 seviyesindedir. Buna rağmen Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan alım fiyatlarında arpaya yaklaşık yüzde 16, buğdaya ise yaklaşık yüzde 22 oranında artış verilmiştir. Çiftçinin kullandığı gübre, mazot, tohum, ilaç, işçilik ve enerji maliyetleri ise geçen yıla göre yüzde 50’nin üzerinde artmıştır. Maliyeti yüzde 50 artan çiftçi, ürününe verilen yüzde 16-22’lik artışla nasıl ayakta kalacaktır? Bu hesabı yapanlar, çiftçinin nasıl üretmeye devam edeceğini de açıklamalıdır” ifadelerini kullandı.
“Çiftçi sadaka değil, emeğinin karşılığını istiyor”
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda, yağışların iyi gitmesi nedeniyle rekoltenin yüksek olacağının ve fiyatların buna göre belirlendiğinin ifade edildiğini aktaran Kuşan, hububat fiyatlarında güncelleme yapılmayacağı ancak destekleme miktarlarının artırılacağının belirtildiğini söyledi. Kuşan, “Son günlerde Tarım ve Orman Bakanımız tarafından yapılan açıklamalarda, bu yıl yağışların iyi gitmesi nedeniyle rekoltenin yüksek olacağı, açıklanan fiyatların da bu durum dikkate alınarak belirlendiği ifade edilmektedir. Ayrıca hububat fiyatlarında güncelleme yapılmayacağı, ancak destekleme miktarlarının artırılacağı belirtilmektedir. Biz buradan açıkça ifade ediyoruz; çiftçi destek adı altında verilen kaynaklarla ayakta kalmak istemiyor. Çiftçi sadaka istemiyor. Çiftçi emeğinin, alın terinin ve ürettiği ürünün gerçek değerini istiyor” diye konuştu.
Yüksek rekoltenin çiftçinin suçu değil başarısı olduğunu kaydeden Kuşan, üretimin fazla olmasının çiftçinin cezalandırılmasına değil, ödüllendirilmesine gerekçe olması gerektiğini belirtti. Kuşan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Biz bu anlayışı kabul etmiyoruz. Çünkü yüksek rekolte çiftçinin suçu değil, başarısıdır. Üretimin fazla olması çiftçinin cezalandırılmasının değil, ödüllendirilmesinin gerekçesi olmalıdır. Sorunun bir diğer boyutu da piyasa fiyatlarında yaşanan gerilemedir. TMO fiyat açıklamadan önce Ticaret Borsalarında buğday yaklaşık 16 TL, arpa ise 14 TL seviyelerinde işlem görmekteydi. Ancak fiyat açıklamasının ardından Eskişehir Ticaret Borsasında buğday yaklaşık 13,5 TL’ye, arpa ise 11 TL seviyelerine kadar gerilemiştir. Çiftçinin beklentisi fiyatların yükselmesi ve piyasanın desteklenmesiydi. Ancak yaşanan süreçte çiftçi ürününü daha düşük fiyatlardan satmak zorunda kalmıştır. Bu tablo karşısında şu soruyu sormak zorundayız: Bu fiyatlar kimin lehine çalışmaktadır? Çiftçi kazanamıyorsa, üretici zarar ediyorsa, ürün fiyatları geriliyorsa kazanan kimdir”
“Çiftçi zarar ederken tarımın sürdürülebilir olması mümkün değildir”
Çiftçinin artık ayakta kalmakta zorlandığını, üretirken kazanamadığını ve geleceğini göremediğini söyleyen Kuşan, yetkililere çiftçinin sesini duyma, üreticinin maliyetlerini görme ve tarımın stratejik önemini unutmama çağrısında bulundu. Kuşan, “Maalesef bugün oluşan algı, üreticinin değil sanayicinin korunduğu yönündedir. Biz sanayicinin kazanmasına karşı değiliz. Elbette sanayici de kazanacaktır. Ancak zincirin ilk halkası olan çiftçi zarar ederken tarımın sürdürülebilir olması mümkün değildir. Buradan özellikle belirtmek isteriz ki; bugün gerçekleştirdiğimiz bu eylem Eskişehir TMO Başmüdürlüğü çalışanlarını, personelini veya yöneticilerini hedef almamaktadır. Eskişehir TMO Başmüdürümüze ve tüm personelimize üreticilere gösterdikleri ilgi, çözüm odaklı yaklaşımları ve özverili çalışmaları nedeniyle teşekkür ediyoruz” dedi.
“Çiftçilerin gelme sebepleri de evlerine ekmek götürmektir”
Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, çiftçilerin tarlalarını bırakarak eyleme katıldığını belirterek, TMO’nun açıkladığı fiyatların yetersiz olduğunu ifade etti. Çelikoğlu, “Bugün buraya toplanmamızın sebebi buğday ve arpa fiyatlarındaki, gübre fiyatlarındaki çok düşük oranlardır. Biz çiftçiler olarak bugün arkadaki arkadaşların hepsi tarlalarını bırakarak, sulamalarını bırakarak, biçerlerini bırakarak buraya geldiler. Gelme sebepleri de evlerine ekmek götürmektir” diye konuştu.

“Çiftçinin kasasına para girmezse emin olun bu çarşıdaki esnaf da aç kalır”
Çelikoğlu, üreticinin 3 yıldır zararına üretim yaptığını vurgulayarak, açıklanan fiyatların acilen revize edilmesi gerektiğini ifade etti. Çelikoğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Biz bu memleketin asil unsuruyuz. Çiftçiler bu memleketin sahibidir. Burada hiç kimse Türk çiftçisine sırtını dönüp gidemez. Buna hiç kimsenin hakkı yoktur. Biz hiçbir yerden bağış istemiyoruz. Biz sadece ve sadece istediğimiz emeğimizin karşılığını almaktır. 3 senedir çiftçi, buradaki bütün arkadaşlara sorabilirsiniz, siz de biliyorsunuz, 1 lira para kazanmadan devam ettirdi üretimini. Benim her zaman söylediğim bir laf vardır. Çiftçi üretmezse herkes aç kalır. Eskişehir özelinde eğer çiftçinin kasasına para girmezse emin olun bu çarşıdaki esnaf da aç kalır. Eskişehir'in ana girdisi çiftçinin getirdiği paradır. Onun için devlet yetkililerinden isteğimiz bizim bu arpa buğday fiyatlarının tekrar gözden geçirilerek, özellikle bize prim olarak vaat edilen rakamın, Sayın Cumhurbaşkanının talimatıyla daha sonra yükseltileceği söylendi, onun da bir an evvel buğday paralarımızla birlikte, arpa paralarımızla birlikte bir dahaki senenin nisan ayını beklemeden acilen ödenmesidir”
“Biz üretmezsek herkes aç kalır”
Gençlerin tarımdan uzaklaştığını vurgulayan Çelikoğlu, desteklerin artırılmaması halinde üretimin sürdürülemez hale geleceğini vurguladı. Çelikoğlu, “En büyük konu da en önemli konu da fiyatların tekrar revize edilmesidir. Biraz önce söylediğim gibi biz üretmezsek herkes aç kalır. Ama bize devlet elini uzatırsa biz değil Türkiye'yi, 85 milyonu, dünyayı da doyuracak güce sahibiz. Kameradaki arkadaşlara bir bakın. Hepsi bunların pırıl pırıl genç arkadaşlardır. Arkadan çok kuvvetli bir genç nesil geliyor çiftçiliği seven ama bu çiftçileri de bu genç nesli de para kazanmadan çalıştırmaya niyetlenirsek bunlar da küserse ondan sonra dışarıya bağımlı oluruz. Tarımdakilerin yaşı 65'tir. Çok ararız bu genç çocukları. Bunlar da gelirler şehirde asgari ücretle çalışırlar” dedi.
“Planlı tarımla organize edilmesinin dışında hiçbir alternatif yoktur”
Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir ise tarımda planlı kalkınmanın zorunlu olduğunu ifade etti. Demir, “Çiftçimizin sesini duyduk. Zaten bu sesi 7 gün 24 saat hissediyoruz ve duyuyoruz. Siyasetten öte ülkenin geleceğini tayin edeceksek, gerçekten bugün köylerde yaşama oranları dahil olmak üzere birçok garabet düzenle karşı karşıyayız. Bu alanların hızlı bir şekilde planlı kalkınmayla, planlı tarımla organize edilmesinin dışında hiçbir alternatif yoktur” ifadelerini kullandı.

“Çiftçiye destek alım garantisiyle planlı şekilde olmak zorundadır”
Girdi maliyetlerinin yüzde 50’nin üzerinde arttığı bir ortamda üretimin sürdürülemez olduğunu söyleyen Demir, çiftçiye alım garantisi verilmesi gerektiğini belirtti. Demir, “Bugün girdi maliyetlerinin yüzde 50'nin üzerinde arttığı bir piyasada, bu insanların üretip bizim tüketeceğimiz bir sistemin kurgulanması imkansızdır. Gençler artık köylerden uzak kalmaya başladı. Köy nüfusu gün geçtikçe azalıyor. Bunu hızlı bir şekilde planlı kalkınmayla yapabiliriz, planlı tarımla yapabiliriz. Çiftçiye destek bu mahiyette değil, alım garantisiyle planlı şekilde olmak zorundadır. Politikalarımız da bu noktada zaten her daim onlarla beraber olmaya devam edecek. Gelen herkese hem partim hem de çiftçi arkadaşlarımız adına teşekkür ediyorum” dedi.
“Anadolu’nun çiftçisine yeterli destek verilmiyor”
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, çiftçilerin desteklenmediğini, buna karşın ithalat politikalarıyla yabancı üreticilerin desteklendiğini ifade etti. Çakırözer, “Çiftçi kardeşlerimizle sürekli görüşüyoruz, konuşuyoruz. Bizler mecliste bir şey söylüyorsak onların kılavuzluğunda, onların bize tuttuğu ışıkla söylüyorsak söylüyoruz. Arkadaşlar, ortada çok net bir şey var. Bir taraftan kendi Eskişehir’in, Anadolu’nun çiftçisine yeterli destek verilmiyor. Bir taraftan da ona verilmeyen destekler, ithalat kararnameleri ile yabancı ülkelerin çiftçilerine ya da besicilerine veriliyor. Bu durum çok nettir. Her sene fiyatlar açıklanıyor, arkasından da ithalat kararnameleri çıkıyor” şeklinde konuştu.

“Çiftçi maalesef bugün TMO’nun kapısına dayanmak durumunda kalıyor”
Alım fiyatlarının maliyetleri karşılamadığını belirten Çakırözer, fiyatların 20 TL’nin üzerine çıkarılması gerektiğini söyledi. Mazot, gübre ve elektrik üzerindeki vergi yükünün kaldırılmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Çakırözer, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Biz çok ağır bir şey, zor bir şey istemiyoruz ve başka çiftçiye vermeyin diyoruz. Sırbistan’ın, Meksika’nın, Brezilya’nın, Fransa’nın çiftçisine, besicisine vermeyin. Anadolu çiftçisine verin, Anadolu’da besicilik yapana verin. Çok bir şey de istemiyorlar. Onların istedikleri çok nettir. Birincisi, alım fiyatı bu olmaz, maliyeti kurtarmıyor diyorlar. Fiyatın 20 liranın üstüne çıkmasını istiyorlar. İkincisi ve bence en temeli, aslında üretimi daha kalıcı ve belki de sağlıklı hale getirecek olan da mazot üzerinde, gübre üzerinde, kullandıkları elektrik üzerindeki KDV’nin, ÖTV’nin, ne alıyorlarsa bunun alınmamasıdır. Bu çiftçiyi, hele hele genç çiftçiyi bizim başımızın üstünde, omuzlarımızda taşımamız lazım çünkü en büyük sıkıntımız köyden insanların ve gençlerin kaçmasıdır. Aman sen yeter ki üret dememiz lazım. Ama öyle politikalar, öyle fiyatlar açıklanıyor ki bu çiftçi maalesef bugün TMO’nun kapısına dayanmak durumunda kalıyor. TMO çalışanlarıyla bizim derdimiz olmadığını ben de söyledim. Hepsi emekçidir, hepsi dertlidir, hepsine teşekkür ediyoruz. Ama bu fiyat politikası kimin sorumluluğuysa bugün burada yapılacak eylem de ona karşı yapılmıştır. Umarım buradan ders alınır.”





