ESKİŞEHİR

Gazeteci Barış Terkoğlu Eskişehir’de Konuştu: “NATO Türkiye’de Tartışılması Zor Bir Konu”

Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM) Eskişehir tarafından düzenlenen “NATO ve Bağımsızlık” başlıklı söyleşi gerçekleştirdi. Vişnelik Semt Evi’nde düzenlenen programda gazeteci ve yazar Barış Terkoğlu, uluslararası gelişmeler, NATO’nun günümüzdeki rolü ve Türkiye’nin dış politika gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Abone Ol

Konuşmasında Türkiye’de bazı başlıkların tartışılmasının zor olduğunu ifade eden Terkoğlu, NATO’nun da bu konulardan biri olduğunu ifade etti. Terkoğlu, “Türkiye'de birkaç tabu vardır. Bu tabuların öyle dinle, imanla, inançla falan da bir ilgisi yoktur. Hadi onların tabulaştırmasını bir yere kadar anlamaya çalışabiliriz. Hiç tabu, bu tabuların yoktur. Mesela sermaye bir tabudur ülkede. Bu ülkede gazetecilik yapıyorsanız, bu ülkede çeşitli meseleler üzerine konuşuyorsanız, her şeyi eleştirmenize müsaade ederler ama sermayeyi eleştirmenize müsaade etmezler. Asla Türkiye'deki televizyonlarda servet sahiplerinin eleştirildiğini göremezsiniz. Markaların adı anılmaz mesela ama marka da vermeyelim denir. Dikkat ediyor musunuz. İnsanların isimleri verilir, karalanır, her türlü suçlamada da yapılır ama örneğin mesela bir arama, araba markasından, bir peynir markasından bahsedilmez. Bunun sermaye ile ilgisi var arkadaşlar, para ile ilgisi var. Bence size bu tabuların listesini yapsam, ben en başa NATO'yu yazardım. Çünkü dikkat edin Türkiye'de siyasette NATO meselesi bir tabudur. Benim de olduğum yerlerde tabudur” dedi.

“NATO Türkiye’de Tartışılması Zor Bir Konu”

Türkiye’de NATO üyeliğinin uzun yıllardır ülke savunmasının vazgeçilmez unsuru olarak görüldüğünü belirten Terkoğlu, bu yaklaşımın hem iktidar hem de muhalefet çevrelerinde yaygın olduğunu ifade etti. Terkoğlu, “Türkiye'de NATO ile ilgili şöyle bir algı var, aşağı yukarı 70 yıldır oluşmuş bir tablo içinde şöyle denir, ‘NATO'dan çıkarsak, ülkemizi savunacak hiçbir şey bulamayız.’ NATO ülke savunması için adeta bir ön koşul haline gelmiştir. Bizim gazetecilerimiz NATO'yu konuşmazlar. Bizim yazarlarımız konuşmazlar. Bizim muhalefet partimiz NATO'yu tartışmazlar. Türkiye'de dikkat ediyor musunuz, çok yakın zamanda hiç uzağa gitmeyeyim, ana muhalefet lideri Newsweek dergisine bir makale yazdı. Makalesinde bizim NATO aracılığıyla, NATO ülkelerini savunmak için aslında bir projeyi devam ettirebileceğimizi muhalefet eliyle de söyledi. Ülke adına böyle bir taahhütte bulundu. Yani dedi ki iktidar bunu yapıyor ama merak etmeyin, iktidar değişirse NATO meselesinde bir kırılma olmayacak, hatta tam tersine daha da artacak” ifadelerini kullandı.

“NATO'nun ortadan kaldırılmasına gerektiğini düşünüyoruz”

NATO’nun kurucu ülkelerinde dahi ittifakın geleceğinin tartışıldığını söyleyen Terkoğlu, Türkiye’de de NATO’nun ülkenin güvenliği açısından rolünün sorgulanması gerektiğini ifade etti. Terkoğlu, NATO’nun yalnızca Türkiye açısından değil, dünya halkları açısından da değerlendirilmesi gereken bir yapı olduğunu belirtti. Terkoğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye'de NATO tabu ama herkes için tabu ama dikkat ediyorsanız, mesela NATO'nın kurucuları için tabu olmaktan çıkıyor. NATO'nun kurucusu kimdir, tartışmasız Amerika Birleşik Devletleri. Amerika Birleşik Devletleri'nin başkanı belki de NATO'dan çıkabiliriz diyor. Türkiye'de NATO'dan çıkmayı teklif ederseniz sizi belki ihanetle suçlayacaklar ama Amerika Birleşik Devletleri başkanı, NATO'dan çıkabiliriz diyor. Mesela bakın Fransa'nın başkanı Macron, NATO'nun beyin ölümü gerçekleşmiştir diyor. Yani bakıyorsunuz ki Türkiye'de tartışılamayan NATO, aslında dünyanın her yerinde tartışılıyor. O açıdan ben NATO'yu tartışanlardanım. Yani NATO'yu bir tabu olarak görmüyorum. Türkiye'nin NATO'dan çıkabileceğini, çıkması gerektiğini düşünüyorum. Yanlış anlamayın, biz eşitlikçiyiz, biz sınıf, sınıfsal bakarız her meseleye. Bu açıdan da şöyle bir savunmamız da yok, Türkiye çıksın, biz başkalarına savaş açalım meselesi o. Hayır biz bütün dünya halkları için NATO'nun tehlike olarak görüyoruz. Biz bütün dünya halklarının barışı için NATO'dan çıkmayı savunuyoruz, NATO'nun ortadan kaldırılmasına gerektiğini düşünüyoruz. Bu açıdan ben bu perspektifle bakıyorum.”

“Emperyalist güçler Türkiye’yi sürekli olarak bu çatışmanın içine sokmak istedi”

Atatürk döneminde Türkiye’nin büyük savaşların dışında kalmaya çalıştığını belirten Terkoğlu, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin Türkiye’nin bağımsızlığı ve Karadeniz’deki dengeler açısından önemli bir kazanım olduğunu vurguladı. Terkoğlu konuşmasında şu ifadelerle sürdürdü:

“Bizim Cumhuriyetimiz, Birinci Dünya Savaşı’nın içinden çıktı ama çok erken bir tarihte İkinci Dünya Savaşı’nı fark etti. Atatürk’ün dış politika perspektiflerine baktığınızda bunu görürsünüz: İkinci Dünya Savaşı geliyordu.Atatürk, kendisini şöyle konumlandırdı. Buna yönelik eleştiriler olabilir, ben eleştirenleri de görüyorum; ancak bence doğru bir tutumdu. Biz, İkinci Dünya Savaşı’nın dışında kalacağız. Cumhuriyet şu perspektifle hareket etti: Biz, topraklarımızı Sovyetlere karşı emperyalist bir saldırı üssü olmaktan çıkaracağız. Boğazları da bu mevzilerden biri olmaktan kurtaracağız. Ne yapıldı? Montrö Anlaşması imzalandı. Çünkü Cumhuriyet 1923’te kurulduktan sonra Boğazların statüsü hâlâ tam olarak belli değildi. Ancak 1936’da, Sovyetlerin de çabalarıyla Boğazlar emperyalist bir savaş merkezi olmaktan çıkarıldı. Artık Boğazlar, çatışmasızlık alanı hâline geldi ve herhangi bir çatışmaya kapatıldı. Karadeniz ise bir barış denizi oldu. Türkiye Cumhuriyeti, 1923-1940 yılları arasında bağımsız bir dış politika izleyerek kendisini İkinci Dünya Savaşı’ndan ve dünyanın çatışmalarından koruyacak bir konuma çekti. Emperyalist güçler Türkiye’yi sürekli olarak bu çatışmanın içine sokmak istedi. Türkiye ise hep bunun dışında kalmaya çalıştı. Bence bu, Türkiye’nin bulunduğu koşullar açısından doğru bir pozisyondu.”

Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında Batı kampına yöneldiğini ifade eden Terkoğlu, Kore Savaşı ve NATO üyeliği sürecinin bu tercihin önemli adımları olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin NATO üyeliğiyle birlikte askeri ve siyasi açıdan Batı güvenlik sistemine dahil edildiğini savunan Terkoğlu, bu sürecin günümüzde yeniden tartışılması gerektiğini belirtti.

Terkoğlu, son dönemde Türkiye’nin NATO ve ABD ile ilişkilerinde yeni bir döneme girildiğini ileri sürdü. NATO’nun Rusya’yı tehdit olarak tanımlayan yeni stratejik yaklaşımının Türkiye’nin dış politika tercihleri üzerinde etkili olduğunu ifade eden Terkoğlu, Türkiye’nin bölgede NATO’nun yeni yapılanmalarında rol almaya hazırlandığını savundu.

Bağımsızlık mücadelesini büyütme çağrısı

TKP Eskişehir İl Örgütü adına konuşan Mehmet Ali Ata, Emperyalizme ve NATO politikalarına karşı ses yükseltmek amacıyla TKP öncülüğünde 5 Temmuz’da Ankara Tandoğan Meydanı’nda bir miting organize edildiğini belirtti. Ata, başta Eskişehirliler olmak üzere tüm yurttaşları 5 Temmuz’da Ankara Tandoğan Meydanı’nda gerçekleştirilecek mitinge davet ederek, bağımsızlık mücadelesini büyütme çağrısı yaptı.