Kılıç, görevini bırakan İMO Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Suna’ya ve yönetim kurulunun zorlu bir dönemi tamamladığını belirterek, Suna’nın deprem sonrası süreçte yargılanan meslektaşlarını yalnız bırakmadığını ifade etti. Kılıç, “Zorlu bir dönemi geride bırakan, görevi bırakacağını açıklayarak bizde burukluk da yaratan Nusret Başkan ve onun nezdinde tüm şube yönetim kurullarına ve genel merkez yönetim kurulu üyelerine huzurunuzda teşekkür etmek isterim. Zorlu bir dönemi başarıyla tamamladılar. Özellikle deprem bölgesinde hukuksuz bir şekilde cadı avına çevrilen yargılamalara karşı ilk günden itibaren çok net ve dik bir tavır sergilediler, meslektaşlarımızın yanında bulundular.” dedi.
“Önümüzdeki dönemin en büyük problemi deprem”
Kılıç, depremlerden sonra mühendislerin hedef haline getirildiğini belirterek, müteahhitlerin kar hırsıyla yaptığı dayanıksız yapıların hukuki bir sorun olduğunu ifade etti. Kılıç, “Biz şu an hukuksuz bir şekilde hiçbir suçu olsun olmasın bakılmaksızın sadece günah keçisi ilan edilerek içeri atılıyoruz. Hatay Eskişehir’e uzak, buraya da uzak geliyoruz ama oradaki sorun bizim çok yanımızda, biz namlunun ucundayız. Çünkü bizim şehirlerimizde de bu deprem olacak ve bizler de hapsedileceğiz. Önümüzdeki dönemin en büyük problemi, çözülmesi gereken sorunu bizce budur. Bir müteahhidin ‘nasıl olsa binayı yıksalar da bana bir şey olmuyor’ zihniyetiyle kâr hırsı güderek yaptığı binalar teknik bir sorun değil, hukuki bir sorundur. Halkımızın depreme dayanıksız olduğunu bildiği halde o evlerde oturmak zorunda kalması teknik bir sorun değil, ekonomik bir sorundur” ifadelerini kullandı.
“Hukuk devleti tesis edilene kadar da mücadele etmeye mecburuz”
Genç mühendislerin düşük ücretlerle çalıştırılmasının ise eğitim politikalarının sonucu olduğunu vurgulayan Kılıç, İnşaat Mühendisleri Odası’nın ekonomik, hukuki ve siyasi sorunların doğrudan muhatabı olduğunu belirtti. Kılıç, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Genç meslektaşlarımızın insanlık dışı ücretlerle çalışmaya mecbur bırakılması teknik bir sorun değil, bana sorarsanız AK Parti iktidarının en yanlış projesi olan 81 ile 81 üniversite politikasının sonucudur. Biz İnşaat Mühendisleri Odası olarak bu sorunların, ülkemizdeki ekonomik, hukuki, siyasi, politik sorunların doğrudan muhatabı ve ilgilisiyiz. Bu konularda sözümüzü söylemeye, hukuk devleti tesis edilene kadar da mücadele etmeye mecburuz.”
“Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın İMO”
Gazze’de yaşanan soykırıma ve ABD Emperyalizmine karşı olunması gerektiğini vurgulayan Kılıç, mühendislerin halkın yararına üretim yapması gerektiğini ifade etti. Kılıç, Bugün İsrail Gazze’de soykırıma devam ederken bizim ABD emperyalizmine, soykırıma karşı çıkmak boynumuzun borcudur. Bizim örgütümüz Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat’a, meslektaşımıza onursal üyelik vermiş bir örgüttür. Ben Yaser Arafat’ı saygıyla anıyorum. Ve yine tam bu noktada, mühendisler için tek yol, bilim için, kim için ve ne için mücadele ettiğini bilerek halkımızın yararına üretim olanaklarını yaratmaktır diyen, ‘6. Filo defol’ diyen, ABD emperyalizmine hayır diyen, hapse atılan, işkenceler gören, kitaplar yazan ve gencecik yaşında hayatını kaybeden meslektaşımız Harun Karadeniz’i de saygıyla anıyorum. Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın İMO, yaşasın TMMOB” diye konuştu.





