Eskişehir’de Memur-Sen Eskişehir İl Temsilcisi İbrahim Akar, 2026 yılının il maaş gününde kamu görevlilerin yaşadığı ücret adaletsizliğine ve toplu sözleşme sistemini kabul etmedikleri için eylemde olduklarını ifade etti. Akar, “Ücrette dengesizlik, gelirde adaletsizlik artık görmezden gelinemez. Kamuda huzur ve iş barışı bozulmuştur” dedi.
Akar, 7. ve 8. Dönem Toplu Sözleşmelerde belirlenen zam oranlarının memuru enflasyona ezdirdiğini, aynı zamanda kamu personeli arasındaki ücret dengesinin bozduğunu belirtti. Akar, “Kamu işvereni ve hakem; 7. ve 8. Dönem Toplu Sözleşmelerde memurlara reva gördüğü zam rakamlarıyla sadece memuru enflasyona ezdirmekle kalmadı, aynı zamanda kamu personeli arasındaki ücret dengesini de tamamen bozdu. Aynı ücret çarpıklığı 2023 yılında da yaşandı. Ancak Sayın Cumhurbaşkanımız o dönemde bu çarpıklığı gördü ve gereğini yaptı. En düşük memur maaşını en düşük işçi maaşının üzerine çıkardı.Şimdi sistem tekrar altüst oldu” dedi.
Maliye Bakanlığı verdikleri kararla adaletsizliği derinleştirmeyi tercih etti
Maliye Bakanlığı, kamu işvereni ve Kamu İşveren Hakem Heyeti’nin tutumunun adaletsizliği derinleştirdiğini ifade eden Akar, “Bu aşamadan kimse kamudaki huzursuzluğu görmezden gelmemesi gerektiğini vurguladı. Akar, “Emeğimiz, memuriyet için okuduğumuz okullar, girdiğimiz sınavlar, döktüğümüz akıl teri yok sayıldı. Kamuda iş barışı ve huzurumuz bozuldu, memurlar olarak şevkimiz kırıldı. Aynı odada birlikte çalıştığımız, farklı statüde olan mesai arkadaşlarımızla aramızdaki uçurumu kapatmak yerine Maliye Bakanlığı, kamu işvereni ve Kamu İşveren Hakem Heyeti’nin gösterdikleri tutum ve verdikleri kararla adaletsizliği derinleştirmeyi tercih etti. Ücretlerdeki dengesizlik ve gelirdeki adaletsizlik artık görmezden gelinemez bir noktaya geldi. Bu aşamadan sonra kamuda yaşanan huzursuzluğu artık kimse ‘görmedim, duymadım, bilmiyorum’ diyemez” ifadelerini kullandı.
Sebebi olmadığımız enflasyonun faturasının bizlere çıkarılmasını kabul etmiyoruz
Akar, farklı statüler arasındaki ücret farklarının giderilmesini, görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki uçurumun kapatılmasını gerektiğini ifade etti. Akar, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamudaki bu çarpıklık, parçacı düzenlemelerle değil ancak bütüncül bir düzenlemeyle düzeltilir diyoruz. Belirli kesimleri kapsayan, kamu görevlilerinin bütününün sesini duymayan ve beklentisini karşılamayan tekil düzenlemeler ancak çarpıklığı derinleştirir, hoşnutsuzluğu büyütür. Memuru ezerek enflasyonla mücadele yürütülemez. Sebebi olmadığımız enflasyonun faturasının sabit gelirliler olarak bizlere çıkarılmasını asla kabul etmiyoruz. Maliye Bakanlığı bu adaletsiz anlayıştan, enflasyonla mücadelede sürdürülen bu çarpık yöntemden vazgeçmelidir. Adil paylaşım anlayışıyla hareket edilmeli, emeğin hakkı tastamam verilmelidir. Bunun için hem kamu personel sisteminde hem de sendika yasamızda köklü değişiklikler, reformlar yapılmalıdır.”
Yepyeni bir sendika yasası için herkes elini taşın altına koymalı
Akar, grev hakkından hakem kuruluna kadar sendikal hakların ILO normlarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. Akar, “Memur-Sen olarak artık ülkemizin gücünü yansıtan, Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir personel reformu istiyoruz. Hükümetten personel sisteminde reform yapmasını, bu yılın memurların yılı olmasını bekliyoruz. 4688 sayılı Kanun, 8. Dönem Toplu Sözleşme ile artık ömrünü tamamlamıştır. 4688 sayılı Sendika Yasası topyekûn değiştirilmelidir. Bizler kamu görevlileri olarak, mali ve sosyal haklarımızı belirleyen mevcut toplu sözleşme sistemi ve hakem kuruluyla buraya kadar diyoruz. Sadece maliye politikalarının belirleyici olduğu bir toplu sözleşme masası istemiyoruz. Örgütlenme özgürlüğünden grev hakkına, dayanışma aidatından toplu sözleşme sistemine, hakem kurulundan sendikal güvencelere değin yepyeni bir sendika yasası için herkes elini taşın altına koymalı. Bu noktada kamu görevlilerinin sesi duyulmalı, beklentisi görülmeli, gereği yapılmalıdır. Altına imza attığımız ILO sözleşmeleri başta olmak üzere uluslararası sözleşmelerin gerektirdiği düzenlemeler iç hukukumuzda daha fazla gecikmeksizin gerçekleştirilmeli; adil bir pazarlık zeminine kavuşmak için evrensel sendikal hak ve özgürlükler benimsenmeli, ILO normlarında bir sendika yasası artık gecikmeksizin hayata geçirilmelidir” dedi.







