Cumhuriyet Halk Partisi sizinle birlikte ilk kez burada bayrağını dalgalandırmış oldu. Öncelikle bu iki senelik süreci kısaca değerlendirmek gerekirse nasıl bir görev süreci yaşadınız? Sivrihisar'da nelerle karşılaştınız? Şu an hangi noktadayız?

Sivrihisar’da 74 yıl sonra bir değişim oldu. Çok partili sistemden sonra ilk defa bir değişim yaşandı. Cumhuriyet Halk Partisi olarak 2024 Mahalli İdareler Seçimi’nde ekip arkadaşlarımızla birlikte bir seçim başarısı elde edildi. Ben zaten 2015 yılından bu yana bölgedeydim. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ESKİ Genel Müdürlüğü Bölge Koordinatörü olarak görev yapıyordum. 2024 yılından sonra da bölgedeki sorunları bildiğimiz ve tespit ettiğimiz için hızlı bir şekilde çalışmaya başladık. Şunu da söylemek istiyorum: En geç mazbata alan başkanlardan birisi de benim. Çünkü 31 Mart seçimlerinden sonra ancak 15 Nisan’da görevime başlayabildim. Bu süre içerisinde itirazlar ve mahkeme süreçleri yaşandı; sonunda mazbatamızı alabildik. Zor da olsa bunu başardık ve bölgede ekip arkadaşlarımızla birlikte hızla çalışmalarımıza başladık.

Hizmete önce kırsaldan başladık

İlk etapta kırsal mahallelerimizden başlayarak ilçe merkezine doğru ilerleme kararı aldık. Çünkü bir tespitimiz vardı. Uzun yıllardır Sivrihisar kırsal mahallelerimize herhangi bir dokunuş ve hizmet yoktu demek doğru olmaz. Bazı şeylerin hakkını teslim etmek gerekiyor; hizmet yoktu diyemem ancak kırsal mahallelerimize yeterince ilgi ve özveri gösterilmemişti. Özellikle çiftçilerimizin tarla yollarından günlük hayatlarında kullandıkları köy içi yollara kadar birçok alanda ciddi sorunlar vardı. Hayvancılıkla uğraşan çiftçilerimizin hayvan sulama çeşmelerinden diğer aparatif malzemelerine kadar pek çok sorunu bulunuyordu. Biz her zaman Sivrihisar’ın gelişmesinin kırsal mahallelerden desteklenerek mümkün olacağını söylüyorduk. Bu düşünceyle hareket ettiğimiz için çalışmalara önce köylerimizden başladık. 2024 ve 2025 yıllarında tarla yollarında kapsamlı çalışmalar gerçekleştirdik; 2025 yılı sonu itibarıyla yapılmadık tarla yolu bırakmadık. Hayvancılıkla uğraşan çiftçilerimizin başvuruları doğrultusunda hayvan sulama çeşmeleri ve su kaynaklarında çalışmalarımıza başladık ve halen devam ediyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanımız ve Büyükşehir Belediyemiz ile kardeş belediye olduk. Bu kapsamda kırsal mahallelerimizde hayvancılıkla uğraşan çiftçilerimize hayvan sulama olukları gönderildi; Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden destekler gelmeye devam ediyor. Bu çalışmalar sayesinde tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçilerimizi bir nebze olsun rahatlatmayı başardık.

2026’da çiftçimizle omuz omuza ekim yapacağız

Bütünşehir Yasası’ndan sonra Büyükşehir Belediyesi ve Sivrihisar Belediyesi bünyesine geçen tarlalarımız, Ayşe Başkanımızla yapılan görüşmeler sonucunda tekrar Sivrihisar Belediyesi bünyesine kazandırıldı. Bu kapsamda 2026 yılı itibarıyla tarlalarda belediye olarak çiftçilerimizle birlikte ortak ekim gerçekleştireceğiz. Buradan elde ettiğimiz ürünleri ise çiftçilerimize yemlik veya tohumluk olarak dağıtacağız. Bu çalışmayı ilk etapta 2025 yılında Sivrihisar Gülçayır Mahallesi’nde gerçekleştirdik. Belediyemiz tarafından yaklaşık 66 dönüm tarlaya arpa ekimi yapıldı. Elde edilen ürünlerin belediyemize kalan kısmını GülçayırMahallesi’ndeki vatandaşlarımıza kapı kapı dağıtarak yemlik veya tohumluk olarak kullanmalarını sağladık. Ayşe Başkanımız da bu çalışmayı gördükten sonra Büyükşehir Belediyesi’ne ait Sivrihisar bölgesindeki tüm tarlaları protokolle birlikte belediyemize teslim etti. 2026 yılında da başkanımızın destekleriyle bölgede bu çalışmalara devam edeceğiz.

Başkan ve ailesine yönelik tehditler yargıya taşındı

Geçtiğimiz günlerde evinize yakın bir alanda bomba ihbarı yapılmıştı. Bununla beraber tehdit mesajları aldığınızı ifade etmiştiniz. Biraz bu konudan bahseder misiniz?

Yaklaşık sekiz, dokuz ay önce ihaleyle verilen bir iş yerinde, ilerleyen tarihlerde kirasının ödenmemesi sebebiyle şahsa yasal olarak gerekli uyarılar yapıldı. İş yeri açma ruhsatı başvurusu üzerine imar yönünden de inceleme gerçekleştirildi. Sivrihisar Belediyemize ait 500 metrekarelik alan içerisinde ihaleye çıkılan bölgede, vatandaşın 150 ila 200 metrekare ilave yapı yaptığı tespit edildi. Kendisine gerekli uyarılar yapıldı ve bu durumun mevzuata uygun olmadığı izah edildi. Ancak vatandaş, bu duruma müdahale etmeyeceğini ve buraya kimsenin de müdahale edemeyeceğini ifade etti. Bunun üzerine biz de yasal mevzuat çerçevesinde iş yerinin mühürlenmesinden yıkım kararına kadar gerekli tüm işlemleri başlattık. Ayrıca belediyemize ödenmesi gereken kiraların ödenmemesi nedeniyle icra yoluyla hukuk müşavirlerimiz tarafından gerekli çalışmalar başlatıldı. Bu aşamadan sonra ilgili şahıs tarafından aileme, şahsıma ve çocuklarıma yönelik tehditlerde bulunuldu. Bireysel olarak şahsıma yöneltilen tehditler ve huzursuz edici tavırlar nedeniyle yaklaşık 4 dosya açıldı. Son, yani 5’inci şikayetimizde dosyalar birleştirildi. Bu dava iki kez duruşma aşamasında ertelendi.

Valiz olayından bir gün sonra tehdit davamız yeniden görülecekti ancak o duruşma da ertelendi. Dün davamız vardı; bu kez de hakimin cenazesi nedeniyle dava 11 Mart’a ertelendi.Tehditler ise devam ediyor. Mahkeme ertelendikten sonra da şahsın tehditleri sürüyor. Biz devletimize ve yargıya güveniyoruz. Ancak burada şunu belirtmek istiyorum: Adalete ve yargıya güveniyoruz fakat şu an 11 Mart’a kadar ertelenmiş bir duruşma söz konusu. Bu duruşma her ertelendiğinde, eylemlerine devam eden bir şahısla karşı karşıya kalıyoruz.

Bomba ihbarıyla dava gölgelenmek istendi

“Tehdit” denilince akıllara farklı şeyler gelebilir. Onları da aydınlatmak gerekir… Çocuklarınızın okuluna giden, belediyeye bizzat gelen, durakta bulunan fotoğrafınıza silahla ateş eden ve aile fertlerine tehdit mesajları atan biri ya da birileri var ortada. Bunlar sizi tedirgin etmiyor mu?

Halkıma güveniyorum… Ancak tabii ki ben kendim ne kadar önlem alabilirim? Bir saat sonra ne olacağı belli mi? Ben sahadayım, halkın içindeyim. Kendimi kenara çeken ya da kapalı kapılar arkasında duran birisi değilim. Bu aşamadan sonra artık şunu söyleyerek dua ediyoruz: İnşallah 11 Mart’a kadar herhangi bir sorun yaşamayız ve 11 Mart’ta da yargı gereken doğru kararı verir. Son yaşanan olaylarda emniyetimize ve valiliğimize çok teşekkür ediyorum. Özellikle bizimle alakası olmayan ve ilçemizde yaşanmayacak bir bomba ihbarının yapılarak, evime bomba koyulduğu iddiasının ortaya atılmasıyla bu davanın gölgelenmeye çalışıldığını düşünüyorum. Emniyet güçlerimize de söyledim; bizim ilçemizde böyle şeyler olmaz. Çantayla, bombayla bizim ilçemizin işi olmaz. Bu konu benimle ilgili değil. O gece hukuk müşavirlerimiz tedbir amaçlı bir suç duyurusunda bulunmuştu. Ertesi sabah hukuk müşavirlerimizle tekrar görüştüğümüzde olayın bizimle alakalı olmadığını belirterek zaten şikayetçi olmadık. Yazılan diğer yazının ise iki arkadaş arasında şakalaşma amacıyla ortaya çıktığını düşünüyorum.

Yazılan yazı ve çanta ihbarıyla herhangi bir sorunumuz ya da ilişkimiz yok. İlçemizde böyle bir sorun olmaz. Bizim asıl sorunumuz, yaklaşık sekiz aydır devam eden tehdit davamızdır. Şu an o dava üzerinde duruyoruz. Artık 11 Mart’ta davanın tekrar ertelenmemesi gerektiğini düşünüyorum.

Hukuk herkes için aynı hızda işlemeli

Ayrıca Zeynep Başkanımıza (Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş) yapılanı da şiddetle kınıyorum. Bizim annelerimiz de o şekilde giyiniyor. Benim annem de o şekilde giyiniyor. Zeynep Başkanımıza yapılanı sadece kınamakla kalmıyor, aynı zamanda onun yanında olduğumu da ifade ediyorum. Zeynep Başkanımıza yönelik bu eylemi gerçekleştiren kişinin gereken cezayı aldığını düşünüyorum. Toplumda bu tür ayrıştırıcı ifadelerin ve davranışların hiçbir şekilde hayırlı olmayacağını da özellikle belirtmek istiyorum. İnsan ister istemez düşünüyor. Bir başkanımıza yönelik olayda süreç aynı gün içinde hızlı bir şekilde ilerleyebiliyor. Ancak bizim yaklaşık 9 aydır her gün “sabah ne olacak, akşam ne olacak?” diye düşündüğümüz bir durum var. Geçen hafta valiliğimiz nezdinde gerekli yazışmaları da yaptık ve tedbirlerin alınmasıyla ilgili başvurularımızı ilettik. Bundan sonraki süreç valiliğimizin ve emniyet müdürlüğümüzün takdirindedir. Önümüzdeki süreçte onların da gerekeni yapacağına inanıyorum. Biz de bu şekilde ilerlemeye devam edeceğiz.

20 peronlu terminalin temeli bu sene atılıyor

Habil Dökmeci bu zamana kadar çeşitli projeler yaptı. Peki bundan sonraki süreçte ne gibi bir projeleriniz olacak?

Bugüne kadar vatandaşlarımız için yaptığımız çalışmaları tek tek anlatmaktan ziyade şunu ifade etmek istiyorum: Bölgemizin en önemli sorunlarından biri şehirlerarası otobüs terminalinin olmayışıydı. Biz orta noktadayız; “dünyanın merkezi”, “medeniyetler diyarı” diyoruz. Ancak ilçemizden Afyon, Ankara, İstanbul, Bursa ve Eskişehir istikametine gidecek vatandaşlarımızın kullanabileceği bir şehirlerarası terminal bulunmuyor. İlçemize ulaşım araçları, toplu taşıma ve otobüslerle gelen vatandaşlarımızın ineceği bir terminalin olmaması, ilçemizin kaderini değiştirmemizin önünde önemli bir engel oldu. Ben çocukken siyasiler köye gelirdi. Adaylar her seçim döneminde “Bu sefer ilçemize otogar yapacağız” derlerdi. Rahmetli babam da “Bu sefer otogar yapacaklar, oyumuzu verelim” derdi. Bu konuşmalar hep olurdu ancak ne hikmetse hiçbir belediye başkanımıza bu otogarı yapmak nasip olmadı.

Rahmetli Fikret Arslan Başkanımız döneminde otogarın yeri belirlenmiş ve projeleri hazırlanmıştı. Buradan kendisine tekrar Allah’tan rahmet diliyorum. İlçe geneline baktığımızda Zaimağa Konağı’ndan diğer yapılan konak ve müzelere kadar, benden önceki dönem belediye başkanımız tarafından hayata geçirilen çalışmaların yüzde 90’ı rahmetli Fikret Arslan Başkanımızın projeleridir. Şu an bulunduğumuz binanın da projesi ve yapım başlangıcı onun dönemine aittir. Kendisi Doğru Yol Partisi ve sonrasında Demokrat Parti belediye başkanıydı. Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi bu ülkenin iki ana temel sigortası vardır: Biri Cumhuriyet Halk Partisi, diğeri Demokrat Parti’dir. Yapılan yolların, hizmetlerin ve projelerin belli bir anlayış tarafından hayata geçirildiğini görüyoruz. Rahmetli Fikret Arslan Başkanımıza bu projeleri gerçekleştirmek nasip olmuştu. Biz de onun hazırladığı proje üzerinden yürüyerek, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’nin destekleriyle ilçemize 2026 yılında temeli atılacak, 20 peronlu bir şehirlerarasıotobüs terminali kazandıracağız. Bu en büyük hedeflerimizden biridir ve ilçemizin buna ihtiyacı vardır.

40-50 yıllık kapalı pazar sorununu çözüyoruz

Ayrıca ilçemizin 40-50 yıldır süregelen bir diğer sorunu kapalı pazar yeridir. Köyden gelen vatandaşlarımızın ve pazar esnafımızın ürünlerini satabileceği kapalı bir pazar alanı bulunmuyor. Pazar yeri sürekli yer değiştirdi; yağmurda ıslanıldı, selde ürünler zarar gördü. Bu sorunu da çözüyoruz. Beş, altı dönüm alan üzerine kurulacak kapalı pazar projemizin imar çalışmaları devam ediyor ve proje tamamlanmak üzere. İçerisinde 20 adet iş yeri olacak. Köyden gelen vatandaşlarımızın, özellikle kadınlarımızın ürünlerini satabileceği ayrı kapalı alanlar bulunacak. Ayrıca balık pazarı da yer alacak. Bunun yanında bölgemizin önemli ihtiyaçlarından biri olan taziye evi meselesini de çözüyoruz. Yıllardır dile getirildi ancak yapılmadı. Sivrihisar’da yaşayan hemşehrilerimizin cenazelerinde ve özel günlerinde kullanabileceği bir taziye evimiz yoktu. Söz verdik; kapalı pazar yerimizin üst katında, girişi Yenice Mahallesi’ne bakacak şekilde büyük bir taziye evi inşa edilecek. Kapalı pazar yerinin tamamlanmasıyla birlikte taziye evi de hizmete açılacak. Otogar projesi Eskişehir Büyükşehir Belediyesi bütçesiyle yapılacak. Kapalı pazar yeri ve taziye evi ise tamamen Sivrihisar Belediyesi bütçesiyle inşa edilecek.

Selçuklu mirası yeniden ibadete açıldı

Ayrıca UNESCO listesinde yer alan Ulu Camimiz ile aynı döneme ait olan HamamkarahisarAnadolu Selçuklu Ulu Camisi’nin restorasyonunu 2025 yılı içerisinde belediye bütçemizden 10 milyon TL harcayarak gerçekleştirdik. Cami şu an ibadete açıktır. HamamkarahisarMahallemizde bulunan bu tarihi camimizi vatandaşlarımız ziyaret edebilir. Aynı bölgede Çardak Hamamı da bulunmaktadır. Çardak Hamamı, özellikle cilt hastalıkları açısından şifalı suyu ile dünya genelinde önemli bir merkezdir. Bu özellikteki su dünyada iki merkezde bulunmaktadır: biri Fransa’da, diğeri Sivrihisar Hamamkarahisar Mahallesi’ndedir. Üstelik buradaki suyun değerleri Fransa’dakinden daha üst seviyededir. Alternatif tıp ve şifalı sular açısından bu değeri hem Türkiye genelinde hem de dünya genelinde tanıtmak için çalışmalar yapacağız.

Sakin şehir sürecini yeniden başlattık

İlçemiz için bir diğer önemli başlık ise sakin şehir başvurusudur. Daha önce başlatılan ancak yarım kalan süreç, göreve geldikten sonra tarafımızdan yeniden başlatıldı. Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğümüz tarafından yürütülen başvuru şu anda inceleme aşamasındadır. Gerekli merci tarafından kabul edildiği takdirde ilçemiz dünya genelinde sakin şehirler arasınagirecek. Böylece turizm açısından daha kapsamlı bir tanıtım imkânı elde edeceğiz ve ilçemiz dünya genelinde turların tercih ettiği bir destinasyon haline gelecektir.

Bursa işbirliğiyle sanat dolu bir festival yolda

Sivrihisar şenlikleriyle, festivalleriyle meşhur… Bu tür etkinlikler devam edecek mi?

2024 yılında göreve geldiğimizde bize bazı şeylerin yapılamayacağı söylendi. Ancak geriye dönüp baktığımızda, 2024 yılında 50 bin katılımla gerçekleştirilen festivalimizin 2025 yılında 70-80 bine ulaştığını görüyoruz. Bu festivallerin ilçemize, vatandaşlarımıza ve esnafımıza çok büyük katkı sağladığı; ilçemizin gelişimi açısından da önemli yararlar sunduğu gözlemlendi. Yapılamayacak hiçbir şey olmadığını gösterdiğimizi düşünüyorum. Düşünceler farklı olabilir ancak farklı bakış açılarıyla hizmet edildiğinde daha kapsamlı işler yapılabileceğini burada ortaya koyduk. Bundan sonraki süreçte artık kendimizle yarışıyoruz. 2024 ve 2025’in üzerine koyarak, 2026 yılında tamamen sanatla dolu bir festival gerçekleştireceğimizi buradan ifade edebilirim. 2025 yılında bir değişiklik yaparak sanata daha fazla ağırlık vermeyi tercih ettik. Festivalin sadece konserlerden ibaret olmadığını göstermek istedik. Bu dönemde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Bozbey ile de görüştük. Bursa Kültür Vakfı ile iş birliği yaparak festivalimizi daha da büyütmeyi hedefliyoruz. 2025 yılından daha kapsamlı ve daha büyük bir festival gerçekleştirdiğimizi göreceksiniz.

Sucuk Festivali tasarruf tedbirlerine takıldı

İlçemiz açısından önemli olan ancak 2025 yılında gerçekleştiremediğimiz bir Sucuk Festivalimiz de bulunmaktadır. Bu festival de ilçemiz için büyük önem taşımaktadır. Bazı kesimler tarafından “Yaparsın, niye yaptı derler; yapmazsın, neden yapmadı denilir” şeklinde eleştiriler oluyor. Biz artık kişilerin söylediklerine değil, toplumun genel kanaatine bakıyoruz. 2025 yılında “Habil Dökmeci Sucuk Festivali yapmadı” diyenlere şunu söylemek istiyorum: Tüm kasaplarımızla oturup toplantı yaptım. Nedenlerini ve sonuçlarını anlattığımda, “Başkanım bu sene erteleyelim” diyerek kendileri de bu görüşü bana iletti ve biz de festivali erteledik. Tasarruf tedbirleri kapsamında bakanlığımıza yazdığımız yazıya gelen cevapta, kültürel faaliyetleri yerine getirebileceğimiz ve festivali yapabileceğimiz belirtildi. Ancak gerçekleştirildiği takdirde Tasarruf Tedbirleri Genelgesi kapsamında değerlendirilmesi gereken hususların inceleneceği ifade edildi. Bu şu anlama geliyor: Birincisi, bizim Sucuk Festivalimiz uluslararası nitelikte değil ve tasarruf tedbirleri kapsamında değerlendiriliyor. İkincisi, dağıtılacak ürünler genelge kapsamında promosyon olarak kabul ediliyor. Önümüzdeki süreçte daha önceki dönemde yapılan sucuk festivaliyle ilgili alımlara dair bazı bulguların yer alabileceğini ve dava aşamalarının olabileceğini düşündüğümüz için dikkatli hareket ediyoruz. Biz hizmet etmek istiyoruz. Ancak hizmet ederken hatalı iş yapıp vatandaşlarımızın karşısında mahcup olmak istemiyoruz. Devletimizin gönderdiği genelgelere sonuna kadar uymaya çalışıyoruz.

Tasarruf Tedbirlerini engel değil, disiplin aracı olarak görüyoruz

Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’ni desteklediğimi de açıkça ifade etmek isterim. “Tasarruf tedbirleri nedeniyle iş yapamıyorum” demiyorum. Aksine, bu genelgenin belediyeme zarar verdiğini düşünmüyorum. Genelgeye uyarak bütçemde uygun oranlarda gelir artışı sağlıyorum ve daha dikkatli hareket ediyorum. Denetimlerden sonra personelimiz de daha titiz çalışıyor. Daha önce yüzde 90 hata oranıyla çalışan bir belediye varken, şu an yüzde 10 hata payıyla çalıştığımızı düşünüyorum. Bu yüzde 10’luk kısım da usul hatalarından kaynaklanabilir. Denetmenlerimizle sürekli fikir alışverişi yaparak hata yapmadan ilerlediğimizde ilçemize daha faydalı işler yaptığımıza inanıyorum.

“Engelleniyoruz” bahanelerine sığınmıyoruz

“Bizi engelliyorlar, zarar veriyorlar” gibi bahanelere sığınan bir kişi değilim. Ben ve ekip arkadaşlarım bu tür mazeretlerin arkasına saklanmıyoruz. Bir belediyenin bütçesini doğru yönetmesi, doğru işlerin yapılması demektir. Biz şeffaf belediyecilik anlayışıyla hareket ediyoruz. Köylerimizde ve mahallelerimizde bunu açıkça anlatıyoruz. Ramazan ziyaretleri yapıyoruz, kahvelere gidiyoruz. Sadece seçim döneminde değil, her zaman sahadayız. Seçimde değil, her gün bir köyümüze gidebiliriz. Ziyaretlerin sadece seçim zamanı yapılmaması gerekir; her gün yapılmalıdır. Biz her gün köylerimizdeyiz ve bütçemizi vatandaşlarımıza anlatıyoruz.

Kasada 384 bin lirayla başladık, bugün 30 milyon liranın üzerindeyiz

2024 yılı Nisan ayında göreve geldiğimizde kasamızda 384 bin lira dışında paramız yoktu. Şu an Sivrihisar Belediyemizin kasasında 30 milyonu aşkın bir bütçe bulunuyor. Yapmış olduğumuz ve yapacağımız işleri planlayarak, bütçelerini ayırarak hizmet veriyoruz. Araç ve ekipmanlarımızı yenileme kararı almıştık ve kredi çekmeyi düşünüyorduk. Ancak bu kararı iptal ettik; kredi çekmeyeceğiz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurduk ve bir çöp kamyonu hibe edildi. Ayrıca bir iş insanı tarafından ikinci bir çöp kamyonu hibe edildi. Bugün gelen cevapla Türkiye Belediyeler Birliği tarafından bir hafriyat kamyonu ve bir iş makinesi daha belediyemize hibe edilecek. Burada şunu görmek gerekiyor: Belediyemiz Türkiye Belediyeler Birliği’nden, vatandaşlardan ve devletimizden destek almıştır. Bu da doğru çalıştığımızda, projelerimizi doğru anlattığımızda ve doğru taleplerle gittiğimizde devletimizin bize destek verdiğini göstermektedir. Her ay İller Bankası’ndan düzenli olarak payımız geliyor. Bu kaynağı doğru yerlerde ve doğru kararlarla kullandığımız için kasamızdaki bütçe artmıştır.

150 yıllık Ermeni Hamamı restore ediliyor

Ayrıca Sivrihisar’da yaklaşık 100-150 yıldır müdahale edilmeyen ve Ermeni Hamamı olarak bilinen tarihi eserimizin ihalesi yaklaşık 5 ay önce yapıldı ve çalışmalar devam ediyor. İnşallah önümüzdeki süreçte kapsamlı restorasyonunu tamamlayacağız. Bu eser ilçemize farklı bir alanda ve farklı bir faaliyet çerçevesinde hizmet verecek.

Son olarak şunu ifade etmek istiyorum: Doğru kararlar, doğru talepler ve doğru projelerle başarılı işler ortaya koymak mümkündür.

400 yıllık Ulu Cami Kilimleri Müzeye geliyor

Müze niteliğinde müzeleri olan Eskişehir'in kırsaldaki tek ilçesi, Sivrihisar Belediyesi... Kilim Müzesi de onlardan biri. Sanırım orada da bir değişiklik olacak önümüzdeki günlerde değil mi?

Evet, orada da tekrar bir değişiklik olacak. Bununla ilgili şunu belirtmek istiyorum: Sivrihisar’da çalışıyoruz ve iş yapıyoruz. Bunu görebilen bazı kişiler ise açık olan yerleri kapatıp tekrar açıyor. Yeni yer yapılmayacak diye konuşuyorlar, kapatıp tekrar açıyorlar. Buna Kilim Müzesi’ni örnek göstermek istiyorum. Kilim Müzesi, benden önceki belediye başkanımız döneminde yapılmış; kendisine teşekkür ederiz. Sivrihisar’ımıza, ilçemize çok önemli bir değer kazandırılmış. Burada Sivrihisar civarından, vatandaşlarımızdan alınan kilimlerle bir kilim müzesi açılmış ve Türkiye’de tek uygulamalı kilim müzesi olarak hizmet vermektedir. Kadınlarımız burada kilim dokuyor ve öğreniyorlar. Aynı zamanda tarihi kilimlerimiz de sergileniyor; Seyitgazi kilimleri ve Kırka kilimleri bunlar arasında yer alıyor.Tüm bunlar bizim için değerli. Ancak biz şu kararı aldık: Kültür ve Turizm Bakanlığımız, Turizm İl Müdürlüğümüz ve daha önceki valimizin onayıyla, gerekli projelerimizi göstererek rahmetli Orhan Keskin hocamızın daha önce koruma altına aldığı 400 yıllık Ulu Cami kilimlerimizi müzemize kazandıracağız. Bu kilimler yaklaşık 100-125 adet olup, tam sayısını hatırlamıyorum. Rahmetli Orhan Keskin hocamızın vefatından önceki yönlendirmesiyle, 22. Dönem AK Parti Milletvekilimiz Fahri Keskin ve Profesör Mustafa Kemal Biçerli, bu kilimlerin bize verilmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi. Biz de bunu kabul ettik ve Bakanlığımız ile Turizm Müdürlüğümüzle iş birliği içinde çalışmalarımızı yürüttük.

Şimdi Kilim Müzesi’nde değişiklik yapma kararı aldık. Gerçek tarihi kilimlerimiz müzeye gelecek. Uygulamalı kilim müzesi projesinin uygulama kısmını, Sivrihisar Belediye Binamızda bulunan Sivrihisar Belediyesi ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ortak kadın kursları ESMEK atölyelerinden buraya aldık. Önümüzdeki günlerde tamir ve tadilat çalışmaları tamamlanacak ve kilimlerimiz müzede sergilenmeye başlayacak. Kilim Müzemize ayrıca “Orhan Keskin Kilim Müzesi” ismini vereceğiz. Meclis kararımızı aldık. Tarihimize önem verdik, büyüklerimize değer verdik ve vefa örneği gösterdik. Karar oy çokluğuyla kabul edildi. Buradan Cumhuriyet Halk Partisi meclis üyelerime çok teşekkür ediyorum.

Eskişehir modeli bir parkı Sivrihisar’a kazandıracağız

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile çalışmalarınız nasıl gidiyor?

Sivrihisar, Yunus Emre Mahallesi’ndeki durum oldukça olumsuzdu. Alternatif alan, çocuk oyun parkları veya kadınlarımızın spor yapabileceği, yürüyüş yapabileceği bir alan yoktu; mahalle adeta kendi kaderine terk edilmişti. Ayşe Başkanımızla görüştük ve Eskişehir’de yaptığı alternatif yaşam parklarının bir küçüğünü Sivrihisar’da yapma kararı aldılar. Projeler hazırlandı ve her şey tamamlandı. İçerisinde çocuk oyun alanları, fitness alanları, sahne (özellikle çocuk tiyatrosu ve oyunları için) ile oturma ve piknik alanları, kafeteryalar bulunan bir park projesi Nisan ayı itibariyle Yunus Emre Mahallesi’nde başlayacak. Bu proje, Büyükşehir Belediyemizin bir çalışması olup, Ayşe Başkanımızın ilçemize yapmış olduğu bir destektir.

Çocuklar için trafik eğitim parkı geliyor

Ayrıca Hızırbey Mahallesi, Yenice Mahallesi ve Hızırbey Mahallesi’nde orta kısımda bulunan trafik eğitim parkı projemiz var. Bu park, Osmangazi Üniversitesi’ne giderken Eskişehir Caddesi üzerinde çocuklarımız için hizmet verecek. Yunus Emre Mahallesi’ndeki alternatif parkımızın ardından trafik eğitim parkı projemizi de hayata geçireceğiz.

Taş Evler mevzuata uygun hale getiriliyor

Bizden önceki dönem belediye başkanımız tarafından başlatılmış olan Taş Evler projesi de tamamlanmadan bize nasip oldu. Tamamlanmamış olmasına rağmen Eskişehir Büyükşehir Belediyemiz peyzaj ve elektrik projelerini tamamlayıp tarafımıza teslim etti. Bazen vatandaşlarımız “Taş evler ne oldu?” diye soruyor. Burada taş evlerin durumunu açıklamak istiyorum: Taş evler, belediyemiz tarafından yapılmaya başlanmış fakat ruhsat alınmamış ve projesi tamamlanmamış bir çalışmaydı. Yani “ben yaptım” mantığıyla, risk taşıyan bir alanda malzeme birikimi üzerinde yapılmıştı. Bu nedenle mühendislerimizle birlikte binalara güçlendirme çalışmaları yapmayı hedefliyoruz. Güçlendirmeden sonra çevre düzenlemesi ve istinad duvarlarının yenilenmesi gerekiyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kanunlar ve mevzuatlarla yönetilmektedir; belediyemiz de aynı şekilde yasaların verdiği çerçevede hareket etmektedir. Ruhsatı olmayan ve geçerliliği olmayan her uygulama, boşa gitmeye mahkumdur. Biz ise mevzuat çerçevesinde hareket ederek binaları kurtarmaya çalışıyoruz. Taş Evler projesi BEBKA desteği ile yapılmıştır ve devletimizin belediyeye gönderdiği bu kaynağın boşa gitmeyeceğini buradan belirtmek isterim. Geç olabilir, ama memleketimizin değerlerini ziyan etmeyeceğiz ve projeyi tamamlayacağız.

2019’dan beri kapalı olan hamamı yeniden açtık

Göreve gelmeden önce Sivrihisar’daki tarihi hamamımız 2019-2020 yılından itibaren kapalıydı. Bu hamamda restorasyon ve bakım çalışmaları izinli olarak gerçekleştirildi. Bölgemizde yaptığımız tüm tarihi eser çalışmalarında Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile iş birliği yaptık. Projelerimiz önceki çalışmaların değerini bozmadan, tarihi değerlere saygı çerçevesinde yapıldı. Seydiler Hamamı tamir ve bakımdan geçti ve yaklaşık 9 aydır hizmet veriyor.

Kütüphane aracını Sivrihisar’a kazandırdık

Konya Tuzlukçu Belediye Başkanımız, Antalya’da düzenlenen Belediyeler Birliği toplantısında bir kütüphane aracını bir belediyeye vereceğini söylerken kulak misafiri oldum. O zaman kendisini tanımıyordum. Aracın Sivrihisar Belediyemize gelmesi halinde, yaz aylarında köylere göndererek çocuklarımıza akıl ve zeka oyunları oynatabileceğimizi, hikaye ve kitap okuyabileceklerini belirttim. Başkanım, hemen yazısını yazmamı söyledi. Biz de iki ay önce aracımızı teslim aldık. Şu an iç projeleri hazırlanıyor ve yaz aylarında köylerdeki çocuklara oyun, tiyatro, akıl ve zeka oyunları ile hikaye aktiviteleri sunacağız.

Genel Başkanımızın Sivrihisar’a ayrı bir ilgisi var

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’le görüşmüştünüz. En çok merak edilenlerden bir tanesi de o görüşmede neler konuşulduğuydu. O görüşmede neler oldu bahsedebilir misiniz?

Genel başkanımızın zaten Sivrihisar’a ayrı bir ilgisi var. Bu konuda çok şanslıyız. Daha önceki genel başkanımız da buradan geçerken uğrar, Sivrihisar’da çay içer, kahveye gelirdi; Sivrihisar’a ayrı bir değer verirdi. Şu anki genel başkanımız Sayın Özgür Özel Bey’in de Sivrihisar’ın gözünde ayrı bir yeri olduğunu düşünüyorum. Kendisiyle her zaman iş birliği içerisindeyiz. Bize sürekli bir eksiğimiz olup olmadığını sorar.

Şöyle düşünmek gerekiyor: Burada gerçekten nasıl bir anlayışa sahip olduğumuzu ve nasıl bir yönetim tarzı benimsediğimizi gösterme imkânımız var. Burası, CHP’nin yönetim anlayışını insanlara gösterebileceği bir yer. Neden? Çünkü 74 yıl sonra burada bir değişim yaşandı. Bizim yönetim şeklimiz nasıl, nasıl davranıyoruz, nasıl iş yapıyoruz; vatandaş bunları görürse 74 yıl sonra kazanılan Manisa, Afyonkarahisar, Kütahya gibi yerlerle birlikte aslında parmakla sayılacak kadar az sayıda örnekten biri olduğumuzu anlayacaktır. Bu nedenle bu fırsatları iyi değerlendirmek gerekiyor. Genel başkanımız da bu konuda oldukça dikkatli. O gün kendisi bize ulaştı. Yanımda ilçe başkanımız Faruk Ertaş Bey vardı. Kendisiyle beraberdik. Genel başkanımız Yalova mitingi öncesinde buraya uğradı ve buradan hava ulaşım aracıyla Yalova’ya hareket etti. Geldiğinde sadece güncel konuyla ilgili görüştük; görüşmemiz uzun sürmedi. Kendisini burada misafir ettik ve ardından yolcu ettik. Bu zaten normal bir süreçtir. Genel başkanımız geldiğinde elbette ilçe başkanımızla ve bizimle görüşebilir. Doğrudur, kimsenin haberi yoktu; geldi, görüştük ve ayrıldı.

Doğru yerdeyim, başka bir arayışım yok

Son zamanlarda CHP’den AK Parti’ye geçişleri sıklıkla görüyoruz. Sizin hakkınızda da geçiş yapacağınız hakkında söylentiler vardı? Bu konuda ne söylemek istersiniz?

Buradan şunu belirtmek istiyorum: Ben milliyetçi, vatanını ve milletini seven bir insanım. 44 yaşındayım ve bugüne kadar dik bir yürüyüşüm, dik bir duruşum oldu. Sadece vatanını ve milletini seven, ülkesi için her şeyi yapabilecek bir kişiliğe sahibim. Duruşum nettir; beni tanıyan herkes bunu bilir. Bu nedenle şu an bulunduğum yerde, doğru yerde olduğumu düşünüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi, bu ülkenin iki ana temel sigortasından birisidir. Diğeri ise altı oktan Milliyetçiliktir. Ben, arkadaşlarım ve tüm ekibim burada görev yapıyor; burada çalışmaya ve hizmetlerimize devam edeceğiz. Vatanımız, milletimiz ve devletimizle ilgili çok büyük bir sorun yaşanmadığı sürece buradayız ve burada olmaya devam edeceğiz.Bunu da belirtmek isterim: 2024 yılı seçimlerinde tüm adayların meclis üye listelerinin karşısında partileri yazıyordu; “o partiden, bu partiden” gibi. Ancak benim meclis üyelerimin karşısında “Partisiz Atatürkçüler” yazıyordu. Sivrihisar’da şu an anlatmadığım birçok hizmet var. Neden anlatmadığımı hemşerilerime açıklamak isterim: Vatandaşın köyünde, evinde kapısına toprak götürerek, kum dökerek “hayırlı olsun, güle güle kullanın” diyerek bunu bir mükafat veya kendi yaptığım bir iş gibi göstermek istemiyorum. Vatandaşımızın şu an aldığı ve benim anlatmadığım hizmetler var. Örneğin; kilit taş döşüyoruz, toplamda 90 bin metrekareye ulaştı. Vatandaşımızın kırsaldan ilçeye ulaşımını ücretsiz sağlıyoruz. Bu gibi küçük dokunuşlar, vatandaşın alması gereken hizmetlerdir. Biz hizmet etmek zorundayız. Yapacağımız işi yapacağız, yapamayacağımızı ise açıkça söylüyoruz.

İlk başta ne dedik? “Hünkar olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.” Yaptığımız, gerçekten vatandaşın hakkı olan işleri anlatmama kararı aldık; anlatmayacağız. Onlar zaten bu hizmetin hakkını alacak, biz de yapmak zorundayız. Bize bu görevi verdiler; 2029 yılına kadar görevimizin başındayız. 2029 yılından sonra da kazanırsak, onurumuzu ve gururumuzu yerlerde süründürüp seçim için kendimizi sokaklara atmayacağız. 2029 yılına kadar söylediklerimizi yapacağız. Halk “çık” derse çıkarız; biz görev adamıyız.

dokmeci-ve-soner-yuksel