CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı hakkında verilen “mutlak butlan” kararının ardından CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Açıklamalarında hem iktidarı hem de yargı sürecini hedef alan Özel, kararın yalnızca CHP’ye değil demokrasiye yönelik olduğunu savundu.
AK Parti’nin kara düzenine verdiğimiz rahatsızlıktan memnunuz
Konuşmasında CHP’deki değişim sürecini anlatan Özel, 2023 seçimlerinin ardından partide başlayan dönüşüm sürecine dikkat çekti. CHP’nin değişim iradesinin bazı çevreleri rahatsız ettiğini ifade eden Özel, şu sözleri kullandı:
“Saray rejimine AK Parti’nin kara düzenine verdiğimiz rahatsızlıktan da son derece memnunuz. Bugün Türk demokrasisi adına kara bir gündeyiz. Bizim hikayemiz Mayıs 2023’te başladı. Aslında Mayıs 2023’te Türkiye’yi cumhuriyetin ikinci yüzyılında bir büyük zaferle birlikte yeniden ayağa kaldırmaya demokratikleştirmeye, zenginleştirmeye, o seçimi kazanmaya çok istekliydik. Bütün Türkiye istekliydi. Bir değişim umudu vardı. Ancak o seçimleri kazanamadık, o seçimleri kaybettik. O seçimlerin kaybında en büyük sorumluluk Cumhuriyet Halk Partisi’ndeydi ve millet o gün o günlerde yaptığım bir tanımlamayla partimizden siyasetten bir duygusal kopuş yaşamaktaydı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir öz eleştiri yapması lazımdı ve bu öz eleştirinin milletin gönlünde kabul görmesi lazımdı. Duygu durumu içinde biz CHP değişmelidir dedik. Sonra bu sözlerimiz tepki görünce görevi hep birlikte biz üstlendik. Bir yola çıktık. Yola çıktığımızda aday olacak imzayı dahi toplayamayacağımızı mevcut delege yapısıyla altmış imzayı bulamayacağımızı aday dahi olayamayacağımızı söylediler. Biz bütün bir kampanya boyunca bütün Türkiye’yi gezdik, bütün ilk kongrelerini gezdik. Kazanırsak ne yapacağımızı, nasıl yöneteceğimizi, ne hedefleyeceğimizi açık açık paylaştık.”
Biz bu müessesnizamın çarkına çomak soktuk
Özel, CHP’de gerçekleşen genel başkanlık değişiminin “icazetsiz siyaset” örneği olduğunu savunarak mevcut düzeni eleştirdi. CHP’nin kendi iradesiyle değişim yaşadığını ifade eden Özel, şu değerlendirmelerde bulundu:
“O değişim kurultayından sonra hiç huyumuz değildir, hiç haddimiz değildir, şu kadar kibir yapmadık. Bizim sevincimizin, bizim galibiyetimizin kimsenin mağlubiyeti olmasını istemedik. Ama o günlerde hep bana şunu söylüyorlardı; ‘Sana devlet geldi mi?’ Devlet dediğin binadır diyordum ben. Devlet bana nasıl gelsin? CHP’deki değişime birileri izin vermezse o değişim olmazmış. İzin aldın mı? Konuştun mu? Soruştun mu? Biz bu müesses nizamın çarkına çomağı orada soktuk arkadaşlar. Biz Türkiye’de ana muhalefet partisinin kimseden icazet almadan Türkiye’nin kurucu partisinin kimsenin onayını almadan değişebileceğini ve Türkiye Cumhuriyeti’nde bir siyasi partinin mevcut genel başkanını yarışla değiştirebileceğini bütün Türkiye’ye ve dünyaya gösterdik.”
Bizim suçumuz AK Parti’yi yenmek
Yerel seçimlerde elde edilen başarıya dikkat çeken Özel, CHP’nin başarısının iktidar çevrelerinde rahatsızlık oluşturduğunu ileri sürdü. CHP’nin halkın umudu haline geldiğini belirten Özel, şu ifadeleri kullandı:
“1 Nisan’da felaket bekleyenler, kayıp bekleyenler bir Nisan’dan sonra orada oturamaz. Cumhuriyet tarihinin, parti tarihinin en kısa genel başkanlığını yapacak diyenler bir Nisan akşamı ekranlarda TRT ekranlarında Türkiye Cumhuriyeti tarihinin hiçbir siyasi partiye nasip olmayan en büyük yerel seçim başarısını gördüler. Nüfusun yüzde altmış beşi, ekonominin yüzde seksen dördü ve o müesses nizamın ve AK Parti’nin kara düzeninin yoksulu daha yoksul yapan işsizi işsiz yapan emekliyi gitgide fakirleştiren emeği sömüren bizim sahip çıkacaklarımızı kaybettirip sahip çıkanlara sahip çıktıklarına daha çok kazandıran AK Parti’nin kara düzenine esas çomağı da orada soktuk. Bunu görmeyen, bilmeyen, duymayan, yaşamayan var mı? Ne bizim suçumuz? Bizim suçumuz kırk yedi yıl sonra partiyi birinci parti yapmak. Bizim suçumuz kurulduğu günden beri AK Parti’yi ilk kez yenmek. Suçumuz bu bizim. Hani o günden bugüne bize çocuk sevdirmiyorlar ya. Bizim suçumuz bu. Bizim suçumuz emeklilerin, asgari ücretlerin, köylülerin, esnafların, gençlerin umudu olmak bizim suçumuz.”
Bir kere kaybettiler, milli iradeyi yerle bir ettiler
CHP lideri Özel, kurultay sürecinin ardından yargı üzerinden siyasi müdahalede bulunulduğunu öne sürdü. 19 Mart sürecine de değinen Özel, şunları söyledi:
“Adalet ve Kalkınma Partisi, milli irade, milli irade, milli irade derken kendileri içinde yarışlı seçimler yapmıyorlar. Biz mahalleye sandık koyarak başlıyoruz. Ilçe, il, genel merkez, çarşaf liste, herkes seçeceği her birine tek tek oy vererek seçiyor. Göstermelik kurultay yapanlar demokrasiyi güya savunanlar milletin kendilerini seçtiğinde buradan meşruiyeti alıp yere göğe sığdıramayıp milli iradeyi baş tacı edenler bir kere kaybettiler. Milli iradeyi yerle bir ettiler. Birileri bizim kurultayı kazanmamızı da hazmetmedi. Bir diğerleri bizim yerel seçimi kazanmamızı hazmetmedi. Müesses nizamın kazanmasını istediklerinin kazanmasına alışık olanlar müesses nizama itiraz edenlerin zaferinden hiçbir zaman barışamadılar. Hiçbir zaman bunu hazmedemediler ve maalesef milletin kararına savaş açmayı tercih ettiler. Siyaset üretemeyince yargı kollarını kurdular. O yargı kolları on dokuz Mart iki bin yirmi beşte bir sivil darbeye kalkıştı.”
Mutlu, mesut, güvenli muhalefet liderliği koltuğunda oturmayacağım
Özel, Ekrem İmamoğlu’na yönelik süreçte geri adım atmayacağını vurgulayarak, muhalefette “konforlu siyaset” anlayışını reddettiğini söyledi:
“Onu sandıkta dört kez yenen on beş buçuk milyon kişinin Cumhurbaşkanı adayı gösterdiği yirmi beş buçuk milyon kişinin özgürlüğü için imza verdiği birisini on dört aydır hapiste tutuyorlar. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nu. Ve bize kenardan, sağdan, soldan, açıktan grup toplantısından Ekrem’i bırak, mücadeleyi bırak, Ankara’ya dön, Ankara Merkezi siyaset yap, partinin başında otur. Oturmadık o koltukta. Oturmayacağım o koltukta. Hani beni bir koltuktan kaldırmaya çalışıyorlar ya. Onlara söylüyorum. Oturmayacağım koltuk mutlu, mesut, güvenli muhalefet liderliği koltuğudur. Ben bu koltuğu reddediyorum. Ben partimin genel başkanını iktidar koltuğunda oturtmak, partimin cumhurbaşkanı adayını cumhurbaşkanı koltuğunda oturtmak, partimin yöneticilerini bakan koltuklarına oturtmak için mücadele ediyorum. Ve reddediyorum. Konforlu muhalefet partisi genel başkanlığı koltuğunu reddediyorum. Sarayın icazetiyle yargısının açtığı yolla o koltukta oturmadım, oturmam, kimse oturmamalıdır, bu millet kendine rağmen kimseyi o koltuğa oturtmaz.”
Ekrem gitti deyip aday olsaydım benden iyisi yoktu
Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına da değinen Özel, kişisel siyasi hesaplarla hareket etmediğinin altını çizdi. Açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün geldiğimiz aşamada seçim kazanma suçuna ilave olarak kazanacak bir cumhurbaşkanı adayı belirleme kendisi bir yerlere heves edip kazanacak cumhurbaşkanı adayı göstermek yerine kendine aday göstermeme ya da o aday olamıyorsa onun yerine fırsat bu fırsat ben varım deyip bir ihtiras koymak yerine en doğru adayı bulurum, amacım partimi iktidar yapmak, mağdurun mazlumun yüzünü güldürmek deme suçundan da halen daha saldırı altında. Cumhurbaşkanı adaylığını kabul etseydim ben aday olurum Ekrem gitti deseydim, Ekrem’e sırtımı dönseydim, Mansur Yavaş gibi bir seçeneği tüketseydim benden iyisi yoktu arkadaşlar. Şu anda siz de evlerinizde rahattınız. Ben de bu koltukta rahat oturuyordum. Ama ben o değilim, biz o değiliz.”
Bana 30 sene bu koltukta oturmayı teklif ediyor rejim
Özel, iktidarın CHP’yi etkisiz bir muhalefet çizgisine çekmek istediğini öne sürerek şöyle konuştu:
“Bana otuz sene bu koltukta oturmayı teklif ediyor rejim. Onu rahatsız etmeden kendi rahatımı düşünerek. Elli yaşındayım ben, elli bir. Otuz sene oturabilirim o koltukta. Ama bu ülkenin seksen yaşına kadar muhalefet koltuğunun tadını çıkaran genel başkanlara değil muhalefette olduğu her günden ızdırap soyan bu milletin sorunlarını çözecek bir iktidarı kuracak bir genel başkana ihtiyacım var. Bravo. Net söylüyorum mesele ne özgür özel meselesidir ne de mesele değişim kurultayının göreve getirdiği her birimizin şahsi meselesidir. Şahsi çıkarlarımızı reddederek her türlü kirli teklife hayır diyerek her türlü iş birliği teklifine içeriden dışarıdan hayır diyerek doğru bildiğimiz yolda yürüyerek bugüne geldik biz.”
Geleceğin iktidar partisine darbe yapılmıştır
Mutlak butlan kararının sadece CHP’yi değil demokrasiyi hedef aldığını savunan Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Bu mesele bizim değil milletin meselesidir. Bu savaş bize değil millete karşı açılmıştır. Bu darbe bize değil millete yapılmıştır. Bu darbe milletin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten emanet cumhuriyetin en büyük kazanımı olan sandığa seçme ve seçilme hakkına karşı yapılmıştır. 19 Mart’ta cumhurbaşkanı adayına 21 Mayıs’ta da geleceğin iktidar partisine darbe yapılmıştır. Mesele bu darbeye teslim olup olmama meselesidir. Bu kararın mağduru millettir ve maalesef çok daha ağır bedeller ödeyecektir.”
Yakılan rezerv 10 milyar dolar
Kararın ekonomik etkilerine de değinen Özel, piyasalarda yaşanan hareketliliğin ağır sonuçlar doğuracağını şöyle kaydetti:
“86 milyondur bunun mağduru. Geçen sene 19 Mart darbesinin altmış milyar dolarlık kaybının nasıl düşmekte olan enflasyonu tırmandırdığını, hayat bağlılığını nasıl körüklediğini, İran Savaşı’na da nasıl bizi hazırlıksız yakaladığını herkes konuşurken bugün karar yarın piyasalar kapanacakken yüklenecekken ama bir grubun endişeli bir grubun Erdoğan’a koşup yapmayalım etmeyelim aman ha derken eyvah Erdoğan’ı ikna ederlerse diye bugünden kararı dört buçuktan yükletenlerin ülke ekonomisine yarım saat içinde verdikleri zarar 10 milyar dolardır.”
Yasal yollara başvuracağız
CHP’nin hukuki mücadeleyi sürdüreceğini açıklayan Özel, Yargıtay ve YSK’ya başvuru yapacaklarını söyledi:
“Bu kararla hiçbir partinin kongresinin artık bir garantisi kalmamıştır. Seçim hukuku vardır. İtiraz süreleri vardır. Seçim hukukunun dışında başka mahkemelerin bu işlere karışması yüksek seçim kurulunu yok saymaktır. Seçim hukuku güvencesini yok saymaktır.”
Aynı apartmandayız, bizim ev yanarsa apartman yanar
Özel, sürecin sadece CHP’yi değil tüm siyasi sistemi etkileyeceğini ifade ederek iktidara da çağrıda bulundu:
“Aynı apartmandayız, bizim ev yanarsa apartman yanar. Biz bir ormanda yaşıyoruz. Bizim ağaç yanarsa orman yanar. Bunca yıl iktidar olup da şimdi gelinen noktada savrululan nokta fevkalade tehlikelidir.”
Bu darbeye sonuna kadar direneceğiz
CHP’nin geri adım atmayacağını belirten Özel, mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi:
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin elbette bu darbeye karşı bir direnci bir eylemliliği hazırladığı bir eylemlilik planı vardır. Bütün paydaşlarla çalışılıp bütün paydaşlara açık tartışılacak ama herkes şunu bilsin ki ne Cumhuriyet Halk Partisi ne Türkiye bu darbeye asla ve asla teslim olmayacaktır. Buradayız. Bu darbeye sonuna kadar direneceğiz.”





