Akaryakıt fiyatlarındaki artış, yalnızca pompayla sınırlı kalmayıp mutfağa kadar uzanıyor. Resmi verilere göre enflasyon, haziran 2026 itibarıyla yüzde 32 seviyesinde. Üç yıldır uygulanan ekonomi programının başındaki yüzde 38'lik orana kıyasla 6 puanlık bir gerileme söz konusu. Ancak akaryakıta gelen son zamların, önümüzdeki dönemde fiyatları yeniden yukarı çekmesi bekleniyor. Eskişehir dahil ülke genelinde tüketici, market ve pazar fiyatlarında söz konusu zincirin etkisini hissediyor.
YAKIT MALİYETİ KATLANDI
Fiyat baskısının ana kaynaklarından biri akaryakıt. ABD-İran gerginliğinin yeniden tırmanmasıyla motorinin litresine 1 lira 14 kuruş, benzine ise 1 lira 23 kuruş zam yapıldı. Son zamların ardından motorinin litre fiyatı şu seviyelere ulaştı:
- İstanbul: 74 lirayı aştı
- Ankara ve İzmir: 75 lirayı geçti
- Hakkari: 77,12 lira
- Bazı doğu şehirleri: 77 liranın üzeri
Çatışmalar öncesinde litresi 60 lira dolayında olan motorin, kısa sürede belirgin biçimde pahalandı.
BİR KAMYONUN HESABI: 5 BİN LİRA FAZLA YAKIT
Zammın gıdaya yansıması, en net biçimde yaş sebze ve meyve nakliyesinde görülüyor. Örnek bir hesap, tablonun ağırlığını ortaya koyuyor. Antalya'dan İstanbul'a ürün taşıyan 20 tonluk bir kamyon, tarla, hal ve dağıtım duraklarıyla birlikte yaklaşık 800 kilometre yol yapıyor. Yüz kilometrede ortalama 40 litre motorin harcayan bir araç için tek yön, aşağı yukarı 320 litreyi buluyor. Yakıt faturasındaki değişim şöyle:
- Savaş öncesi (litre 60 lira): 19.200 lira
- Güncel (litre 76 lira): 24.320 lira
- Tek seferlik fazladan gider: 5.120 lira
Söz konusu tabloda kilogram başına düşen yakıt gideri 96 kuruştan 1 lira 22 kuruşa çıkıyor. Yani her kilo sebzenin İstanbul'a taşınmasına, tek başına motorin zammı yüzünden yaklaşık 26 kuruş ekleniyor.
SADECE YAKIT DEĞİL
Nakliyeyi pahalandıran tek gider yakıt da değil. Köprü ve otoyol geçişleri, bakım-onarım, lastik, sürücü ücretleri ve finansman kalemlerindeki artışlar da maliyeti yukarı itiyor. Böylece üründen sofraya uzanan yolda biriken toplam yük büyüyor. Yaz mevsimindeki bolluğa karşın gıda fiyatlarının düşmemesinde de bu maliyet zincirinin etkisi öne çıkıyor.
PETROLDE 120 DOLAR UYARISI
Uluslararası piyasada petrolün yönü de soru işaretlerini koruyor. ABD merkezli yatırım bankası Goldman Sachs, Hürmüz Boğazı üzerinden petrol akışının aksamaya devam etmesi durumunda Brent'in yıl sonunda 120 doların üstünü görebileceğini öngördü. Bankaya göre gerilim yumuşarsa Brent, son çeyrekte ortalama 80 dolar, gelecek yıl ise 75 dolar seviyesinde seyredebilir.
ENFLASYONA ETKİSİ NE OLACAK?
Zammın enflasyona yansıması da modellenmiş durumda. Tüketici sepetinde akaryakıtın ağırlığı yüzde 3,21. Merkez Bankası ekonomistlerinin mart 2026 ile şubat 2027 arasını kapsayan senaryolarına göre, Brent'in ortalama 70 dolarda kaldığı, artışın pompaya bire bir geçtiği ve eşel mobilin devrede olmadığı koşulda yıllık enflasyon bir yılın sonunda 1,9 puan artıyor. Eşel mobil devreye girdiğinde etki 0,6 puana iniyor. Brent'in 90 dolara çıktığı senaryoda ise sistem yokken etki 5,36 puana ulaşırken, uygulandığında 1,6 puanda kalıyor. Öte yandan hükümet, zamların yansımasını frenleyen eşel mobil düzenini 1 Ekim'e dek adım adım devreden çıkarıyor. Dolayısıyla petroldeki artışların pompaya etkisi ilerleyen dönemde daha görünür olacak.



