Aksaray, mevcut sağlık sisteminde hastaların randevu bulamadığını, hekimlerin 3-5 dakikada hasta bakmaya zorlandığını, ilaç, aşı ve hastane yatağına erişimde büyük sıkıntılar yaşandığını ifade etti. Aksaray, “Her fırsatta dile getirmeye çalışıyoruz. Ülkemizde maalesef sağlık yönetilemiyor. Sağlık ortamı Sağlık Bakanlığı’nın eliyle sorunlar yumağına dönmüş durumdadır. Hastalarımız randevu bulamıyor, hekimlere “Hastalara 3-5 dakikada bakacaksın.” diye emredilen kabul edilemez sistemde gereken hizmeti alamıyor, ilaç bulamıyor, aşı bulamıyor, hastane yatağı bulamıyor, kısaca halkımız sağlığa erişemiyor. Sistem kamudan hastaları özel hastanelere yönlendiriyor ancak, açlıkla boğuşan milyonlarca insanımızın özel sektöre başvurmalarının olanaksız olduğu açık bir gerçektir” dedi.
HPV aşısı maalesef ülkemizde rutin aşılama programında yok
Dünya genelinde 100’den fazla ülkede ücretsiz uygulanan HPV aşısının Türkiye’de ulusal aşılama programında yer almadığına belirten Aksaray, kişi başı yaklaşık 14 bin TL olan aşıya halkın ulaşmasının imkansız olduğunu söyledi. Aksaray, “Bu ay “Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı”. Sağlık Bakanlığı bu nedenle bu ayın başlarında yaptığı paylaşımda rahim ağzı kanserinin erken tanısı için tarama yaptırmayı öneriyor. Elbette bu çok önemlidir. Ancak ondan daha önemlisi hiç hasta olmamanın sağlanması, yani kişilerin bu hastalığa neden olan virüse karşı aşılanmasıdır. Rahim ağzı kanserinden korunma için dünyada kabul görmüş ve 100’den fazla ülkede ücretsiz olarak uygulanan HPV aşısı maalesef ülkemizde rutin aşılama programında yoktur. Bir kişi için aşılama maliyeti yaklaşık 14000 TL olan bu aşıyı yoksul halkın alabilmesi mümkün değildir. Bu haliyle de bu kötü sağlık sistemi yoksullara hastalığı hatta ölümü reva görmektedir” söyledi.
Bakanlık halkı aşıyla hasta olmaktan korumak yerine hastalanmasından yana
Sağlık Bakanlığı’nın, hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi masraflarını karşılamayı tercih ettiğini belirten Aksaray, HPV aşısının aşılama programına alınacağına dair 2023’ten bu yana verilen sözlerin tutulmadığını ifade etti. Aksaray, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Aşıyı ödemeyen Bakanlık, hastalık ortaya çıkınca, elbette hasta hekime ve tedaviye ulaşabilirse, tetkikleri, tedaviyi, ameliyatı, gerekirse yoğun bakım ücretini ödemeyi kabul etmektedir. Bakanlık halkı aşıyla hasta olmaktan korumak yerine tercihini, toplumun hastalanmasından yana yapmaktadır. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Sağlık Bakanlığı 2023 yılından bu yana toplumun baskısı ile adeta çocuk kandırır gibi, HPV aşısının aşılama programına alınacağını söylemektedir. Sayın Bakan’ın 2025 yılı sonuna dek bu aşının aşılama programına alınacağını söylediğini ayrıca kendilerine hatırlatmak isteriz.”
Pek çok hastamız hala aşı olmak için bekliyor
Bu yıl grip aşılarının eczanelere sınırlı sayıda geldiğini, risk grubundaki birçok kişinin aşı olamadığını ifade eden Aksaray, pek çok vatandaşın hala aşı beklediğini ifade etti. Aksaray, “Biz hekimler elbette herkesin gripten korunmasını istiyoruz. Ancak özellikle gripten korunması gereken, 65 yaşın üzerindeki bireylerin, kalp, akciğer hastalığı veya bağışıklık sisteminde herhangi bir nedenle bozukluğu olan hastalarımızın, gebeliğin ilk 3 ayından sonraki döneminde olan kadınların, devamlı aspirin kullanmak zorunda olan 6 ay-18 yaş arasındaki çocukların her yıl Eylül ayının ortalarından itibaren aşı olmalarını öneriyoruz. SGK grip aşılarını bu grup hastalara reçete edilmesi halinde 1 Şubat’a dek ödüyordu. -du diyoruz çünkü bu yıl maalesef grip aşısı da yok. Grip aşısı Aralık ayının ortalarına dek eczanelere aralıklı olarak, az sayıda gelebildi ve geçtiğimiz yıllara göre ancak çok az sayıda hastamız aşı olabildi. Pek çok hastamız hala aşı olmak için bekliyor ve maalesef SGK’nın geri ödeme süresi 1 Şubat’ta sona eriyor” dedi.
Aşı gibi stratejik bir üründe dışa bağımlılığı asla kabul etmiyoruz
Türkiye’nin ilaç ve aşı üretiminde dışa bağımlı hale geldiği belirten Aksaray, geçmişte aşı üretebilen bir ülkenin bugün aşıya erişmekte zorlandığı vurgulandı. Aksaray, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bakanlık, ilaç ve aşı tedarikinde, ilgili firmalar için sabit ve düşük kur politikası uygulamaktadır. Bu nedenle aralarında kanser ilaçlarının da olduğu pek çok ilaç gibi, grip aşıları da bulunamamaktadır. Mevcut hükümetin stratejik önemi olan ilaç ve aşı üretimine dair bir politikasının olmaması çok önemli bir sorundur. Cumhuriyet’in büyük yokluklarla kurduğu Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı maalesef 2011 yılında kapatılmıştır. Yurt dışına aşı ihraç eden bir ülke iken, bugün gelinen noktada, uygulanan yanlış ve kötü politikalarla maalesef aşısını üretemeyen, halkımızın uluslararası endüstriye ve aşısızlığa mecbur bırakıldığı bir ülke durumundayız. Aşı gibi stratejik bir üründe dışa bağımlılığı asla kabul etmemiz mümkün değildir.”




