Dilbaz, Aralık ayı enflasyon verileriyle birlikte emeklilerin bir kez daha hayal kırıklığı yaşadığını ifade ederek sözlerine başladı. Açıklamasında TÜİK’e duyulan güvenin tamamen kaybolduğunu vurgulayan Dilbaz, “Bugün emekli yine hüsrana uğramış, umutları karartılmıştır. Bugün Aralık ayı enflasyon rakamı 0,89-yıllık 12,19 maaş 18,938 TL olarak açıklandı. TÜİK verileri güvenini yitirmiş hiçbir inandırıcılığı kalmamıştır. Bir yerlerden aldıkları talimatları uygulamaktadır. Poşete %100 zam yapacaksınız emekliye %12 zam vereceksiniz. Birçok ihtiyaç maddesine aylık %20-30 zam gelirken emekliye yapılan enflasyon farkı kabul edilemez. Adaletiniz, insanlığınız batsın. %100 verseniz bile açlık sınırının üstüne çıkmayacaktı. Bu sistematik bir yıkımdır” dedi.

2026 Emekliler İçin Kabus Yılı Olacak

Ekonomik koşulların emeklileri her geçen gün daha da yoksullaştırdığını dile getiren Dilbaz, önümüzdeki döneme ilişkin karamsar bir tablo çizdi ve şöyle konuştu:

“2026 yılı Emekliler için kabus yılı olarak devam edecek, pazardan atıklar toplanacak, kiralar ödenemeyecek, faturalar takibe alınacak, barınmak için ucuz oteller aranacak, ya da birkaç emekli bir araya gelip bir odada yaşamaya çalışacaklardır.”

Emekli TÜİK’e ve Cumhurbaşkanının Takdirine Teslim Edildi

Dilbaz, emekli maaşlarının belirlenme sürecini de eleştirerek sistemin bilinçli şekilde emeklilerin aleyhine işletildiğini savundu. Dilbaz, “Emekliye maaş ödememek için emekliliğe esas maaş bağlama oranları gittikçe düşürülmüş, TÜİK denilen güveni kalmamış kuruma emekli teslim edilmiş, Cumhurbaşkanının takdirine bırakılmıştır. O ne derse o rakamı almak zorunda bırakılmıştır” ifadelerini kullandı.

Nüfusun Yarısı Açlık Sınırının Altında

Türkiye’deki sosyal tabloya da dikkat çeken Dilbaz, emekliler ve işsizlerle birlikte nüfusun büyük bölümünün yoksullukla mücadele ettiğini şöyle ifade etti:

“Bugün emeklinin sayısı nüfusun 1/4 ü kadardır. Bir o kadar da işsiz bulunmaktadır. Nüfusun yarısı açlık sınırının altında bırakılmıştır. Hatta aç bırakılmıştır.”

Emekli Maaşı Asgari Ücretin Yarısına Düştü

Geçmiş yıllarla kıyaslama yapan Dilbaz, emeklilerin alım gücündeki dramatik düşüşün altını çizerek, “2002 yılında en düşük emekli aylığı 1,5 asgari ücret kadardı. Bugün asgari ücretin yarısı kadar. Açlık sınırının ise tam yarısı Bunun adil olduğunu kimse iddia edemez” şeklinde konuştu.

Emekli Yardıma Muhtaç Hale Getirildi

Dilbaz, emeklilerin çalışma hayatı sonrasında insanca yaşama hakkından mahrum bırakıldığını belirterek şöyle aktardı:

“Aktif çalışma hayatında güven içindeki emekli ileri yaşına rağmen çalışmak, çocuklarından yardım almak, ya da bir yerlere sığınmak zorunda bırakılmıştır. Emekli olurken ev, araba hayalini kuran emekli, yardıma muhtaç hale getirilmiştir.”

Emekliler Onurlu İnsanlardır

Emeklilerin yıllarca ülkeye hizmet ettiğini vurgulayan Dilbaz, mevcut durumun insanlıkla bağdaşmadığını ifade etti ve şunları kaydetti:

“Emekliler onurlu, gururlu, saygın insanlardır. Ülkesine yıllarca hizmet etmiş, vergisini, pirimlerini ödemişlerdir. Bedelini peşin ödediği hizmetinin karşılığını beklemektedir. Emekli olunca günlerini huzur içinde, insanca yaşamak istemektedir. Birtakım yönetimsel hataların kurbanı emekliler olamaz. Emeklileri bu hale düşürmek hiçbir insanlığa sığmaz.”

Bu Sistem Sürdürülebilir Değil

Dilbaz, mevcut sosyal güvenlik yapısının çöktüğünü söyleyerek yeni bir SGK yasası çağrısında bulundu. Dilbaz, “Bu sürdürülebilir bir sistem değildir. Vatandaşın yaşam hakkını elinden alıyorsunuz. Emeklini hakları bu sistemle korunmuyor. Yeni SGK yasası oluşturulmalıdır” şeklinde konuştu.

Yoksulluk Sağlığı da Tehdit Ediyor

Sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlara dikkat çeken Dilbaz, yaşanan ölümlerden yöneticileri sorumlu tutarak, “İnsanlar gittikçe yoksullaştırıldı. Yaşama şansı elinden alınıyor. Sağlık hizmeti doğru alınamıyor. Doğru hizmeti alamayan emeklimiz yitip gidiyor. Karnını doyuramayan, kirasını ödeyemeyen, sağlık hizmetini alamayıp yitirdiğimiz emeklilerimizin sorumlusu bizi kötü yönetenlerindir” dedi.

Kaynak: Haber Bülteni