Mülkiye Baş Müfettişliği görevine atanması sebebiyle Eskişehir'den ayrılmaya hazırlanan Vali Hüseyin Aksoy, görevi teslim etmeden öncesinde 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü dolayısıyla Eskişehir’deki basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Aksoy, Çalışan Gazeteciler Gününün yanı sıra basın buluşmasının bir veda programına evrildiğini ifade etti. Aksoy, “Bu programı 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nün ötesine taşıyan, hepinizin bildiği üzere benim de son kararnameyle İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliğine atanmam münasebetiyle aynı zamanda bir veda programı kapsamında da değerlendirebileceğimiz bir boyuta taşındı. Öncelikle böylesine geniş katılımlı bir şekilde bu programa katılımınızdan büyük bir memnuniyet duyduğumu özellikle ifade etmek isterim.” dedi.

“BASININ EN GÜÇLÜ OLDUĞU ŞEHİRLERDEN BİR TANESİ: ESKİŞEHİR”

Aksoy, Eskişehir basının diğer şehirlerden güçlü bir yapısının olduğunu söyleyerek, “Basınımızın özgür, ilkeli bir şekilde görevini yapması ve halkın sorunlarını kamuoyuyla paylaşması oldukça önemli. Eskişehir basını da benim daha önce görev yaptığım illerle kıyasladığımızda en güçlü basına sahip illerimizden birisidir. Eskişehir'in bu basın alanındaki gücü; yetiştirdiği kişilerle, gündeme taşıdığı konularla şehrin gelişmesine de katkı sağlayacak önemli gelişmeleri farklı bir boyutta ortaya koyabilmektedir.” dedi.

“HERKESİ KUCAKLAYAN BİR DÜŞÜNCEYLE İLERLEDİK”

Memuriyet yıllarından bahseden Aksoy, basın mensuplarının desteğini her zaman gördüğünü ifade etti. Aksoy, şu ifadeleri kullandı:

“Ben 26 Haziran 1985 tarihinde kaymakam adayı olarak ilk memuriyete başladım ve memuriyetimin 41. yılındayım. 5 Kasım 2001 tarihinde de ilk atandığım il olan Muğla'da valilik görevine başladım. Sonrasında bildiğiniz üzere Mersin, Samsun, Diyarbakır, Kocaeli, Aydın ve Eskişehir'de valilik görevlerinde bulundum. Görev yaptığım süreç içerisinde herkesi kucaklayan, toplumun tüm kesimlerine açık bir yönetim anlayışıyla görevimi yürütmeye gayret ettim. Eskişehir'de de aynı duygu ve düşüncelerle toplumumuzun tüm kesimlerine açık bir şekilde görevimi ifa etmeye gayret ettim. Bu çalışmalarım sırasında basın mensupları sizlerin çok önemli desteklerini gördük. Yaptığımız çalışmaların kamuoyuyla paylaşılması, vatandaşlarımızın bu konuda daha duyarlı hale gelmesi bakımından sizlerin katkıları oldukça önemli.”

“DİLENDİRİLEN ÇOCUKLARLA MÜCADELE ETTİK”

Aksoy, Eskişehir’deki 2 yıllık görev süresi boyunca imza atılan projelerden bahsetti. Vali görevinin yanı sıra sosyal alanlara da müdahil olduğunu anlatan Aksoy, dilendirilen çocuklara karşı mücadele edildiğini şu sözlerle anlattı:

“Sokakta çalışan ve dilenen çocuklarla ilgili mücadelemiz; bununla ilgili bir valilik emri yayımladık ve bunu yasakladık. Eğer bulur isek ilk defasında ailesine teslim ettik, sonrasında da idari para cezası uygulayacağız dedik ve uyguladık. Okul çağında olup okula gitmeyen çocuklarımızı okula kazandırdık. Aşılarını yaptırmamışlarsa sağlık taramasını yaptırdık. Eğer ailenin çocuk çalışmadığı takdirde geçinmekte zorlanabilir gibi bir durumu var mı yok mu diye Aile ve Sosyal Hizmetler uzmanlarımıza inceleterek sosyal çalışmalar ortaya koyduk ve sokaklarda çocukların risklere karşı korunması konusunda önemli bir gayret ortaya koyduk.

“YETİŞKİN DİLENCİLERİN %25’İ ŞEHİR DIŞINDAN GELİYOR”

Aksoy, basının dilendirilen çocukların haberini medyaya taşımasında büyük katkı sağladığını ifade etti. Çocuk işçiliği ve dilendiriciliğinin yanı sıra yetişkin dilendiriciliğinden bahseden Aksoy, “Dilencilik mevzuatımıza göre kabahat olarak öngörüldü ve bunun meslek haline getirilip yapan birçok kişiyi Eskişehir sokaklarında gördük. Yaptığımız tespitlerde dilencilerin %25'inin dışarıdan gelip burada dilenen kişiler olduğunu da gördük. Bunların da sosyal incelemelerini, sağlık taramalarını, ihtiyaçları olup olmadığına baktık ve gördük ki birçoğu hepimizden ekonomik durumu belki çok daha iyi ama bunu meslek haline getirip duygu istismarı yapan kesimler olduğunu ortaya çıkardık.” dedi.

“345 BİNİ AŞAN KADINA ULAŞTIK”

Dilenciliğin yanı sıra Vali Hüseyin Aksoy’un eşi Hülya Aksoy’un proje koordinatörü olarak görev yaptığı projede olumlu yol kat edildiğinden bahseden Aksoy, “Kadın Sağlığı Eğitimi Projesi, eşimin de proje koordinatörü olarak görev yaptığı 15-69 yaş grubundaki bütün kadınlarımıza 2 yıl içerisinde ulaştık. Özellikle kanser konusunda bilinçlendirmenin ötesinde; şiddete karşı nereye, nasıl başvuracaklarından tutun da birçok alanda, bağımlılıkla ilgili konularda kadınlarımızı bilinçlendirdik ve 345 bini aşan kadınımıza ulaştık.” ifadelerini kullandı.

“ÇOCUKLARIMIZIN GÜVENLİĞİ İÇİN ÇALIŞTIK”

Öğrencilerin güvenliği açısından okul çevrelerinde yapılan denetimlerden bahseden Aksoy, “Okul çevrelerinin güvenliği konusunda, çocuklarımızın güvenli bir şekilde okula gidip gelmeleri konusunda yine valilik emri yayımlayarak oralarda denetimler yaptık. Okulların civarında kişi ve gruplar eğer öğrenci ve veli değilse beklemelerini yasakladık. Okul civarında tek dal sigara satışları üzerinde denetimler yaptık. 6136 sayılı kanuna girmese bile okul civarında yaptığımız denetimlerde kesici ve delici alet taşınmasını yasakladık, bulunuyorsa işlem yapacağız dedik. Okul civarında seyyar satıcılığı yasakladık. Bu ve buna benzer birçok konuda yine önemli çalışmalar yaptık.” ifadelerini kullandı.

“ESKİŞEHİR’DEKİ SUÇ ORANLARINDA CİDDİ DÜŞÜŞ YAŞANDI”

Eskişehir’deki suç oranlarında yaşanan değişikliği anlatan Aksoy, “Özellikle son 2 yıl içerisinde Eskişehir'de suç oranlarında çok ciddi şekilde düşüşler gerçekleşti. Özellikle mala karşı işlenen suçlarda, kişilere karşı işlenen suçlarda önemli çalışmalar ortaya koyduk. Ben bu vesileyle güvenlik birimlerimize, emniyetimize, jandarmamıza da teşekkür ediyorum. Bütün biz bunları yaparken tabii İçişleri Bakanlığımızın talimatı gereği her ay vatandaşlarımızı bilgilendirme toplantıları da yaptık. Basın toplantısı yaptık; sağ olsun televizyonlarımızın hepsi bunu canlı olarak, bazı internet sitelerimiz canlı olarak verdi. Bu bir anlamda vatandaşımızın bilinçlenmesi ve suçlara karşı daha duyarlı hale gelebilmesi konusunda onlara da katkı sundu.” dedi.

“ESKİŞEHİR’İN SOSYAL RİSK HARİTASINI ÇIKARDIK”

Eskişehir’de ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda gelişme ve kalkınma açısından çalışmalar yapıldığını vurgulayan Aksoy, “Bir önemli çalışmamız da Eskişehir'in sosyal risk haritasını çalıştık. Özellikle dezavantajlı gruplar diye adlandırdığımız kadınlar, çocuklar, suça itilen gençler; bunlarla ilgili kentte nerede ne tür suçlar işlendi, hangi sosyal yapıda suçlular var ve bunlarla ilgili neler yapılması gerektiği konusunda farklı üniversitelerimizden akademisyenlerimizin katkılarıyla raporumuz çıktı. Bunu ilgili kurumlarımıza dağıtacağız ve onların kendi alanlarıyla ilgili bu konuda yapılabilecek çalışmalara ne tür katkılar sunabileceklerini onlardan alarak yapılmasını isteyeceğiz. Bu da Eskişehir için normal rutin dışında yapmış olduğumuz çalışmalardan sadece biri.” diye konuştu.

“ESKİŞEHİR, TÜRKİYE’NİN ÖNDE GELEN ŞEHİRLERİNDEN BİRİSİ”

Aksoy, Eskişehir’de turizm açısıdan da çeşitli çalışmalar yapıldığını anlattı. Aksoy, “Eskişehir, turizmden pay alan bir şehir. Özellikle iç turizmde Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden birisi. Burada konaklama sayıları artırılabilir mi? Yeni destinasyonlar ortaya çıkarılabilir mi? Turizmden daha fazla gelir nasıl elde edilebilir? Konaklama gece sayıları biraz daha artırılabilir mi? Bütün paydaşlarla bunlar konuşuldu, tartışıldı. Özellikle İnönü’den Sakarya’ya Yeni Milli Mücadele Rotası ile ilgili çalışmalar gibi birçok alanda belirli çalışmaları yaptık.” ifadelerini kullandı.

“ESKİŞEHİR BENİM MEMLEKETİM”

Eskişehir’de yaklaşık 2,5 yıldır görev yaptığını ve Eskişehir’den güzel duygularla ayrılacağını ifade eden Aksoy, şu ifadeleri kullandı:

“Eskişehir, benim için oldukça önemli şehirlerden birisi. Ben meslek yaşantımda valilik görevi yaptığım şehirleri kendi memleketim gibi hep benimsedim. Eskişehir de benim için öyle; Eskişehir artık benim memleketlerimden birisi oldu. Bu anlamda biz de kendimizi Eskişehirli olarak, sizler de uygun görürseniz görmeye devam edeceğiz. Görevler geliyor, geçiyor ama önemli olan arkada bir hoş seda bırakabilmek. Bu anlamda eğer bırakabildiysek bu da bizi mutlu eder. Ankara’da olacağım. Kapımız her zaman açık. Benim telefonum, benim şahsi telefonumdur. Her zaman ulaşılabilir ve yapabileceğim herhangi bir konu olduğunda da bunu yapmaya her zaman hazır olduğumu da sizlere ifade etmek isterim. Bugün buraya geldiniz; bu programda beni bir anlamda uğurlamak için buradasınız. Her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Görevler verildiği gibi alınması da doğal. Bu anlamda herhangi bir burukluğumuz söz konusu değil. Her görev bizim için önemli, değerli ve kıymetlidir. Bu anlamda da bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti’nde birçok kişiye nasip olmayan bir görev süresi bana nasip oldu. 25. yılımdaydım valilik görevinde ve kesintisiz bir valilik görevi; 7 ilde süren bir valilik görevi. Bu onuru ve mutluluğu yaşamak benim için ayrı bir duygu. Bu yönüyle de Allah’a şükrediyorum. Bizi bu noktada göreve layık görenlere de teşekkür ediyorum.”


Kaynak: Buse Kuşcu