CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, EHA muhabiri Alperen Ata’ya parti içinde yaşanan son gelişmelere ve olağanüstü kurultay sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Genel Merkez yönetiminin hamlelerini sert bir dille eleştiren Yalaz, “Tüzük ve hukuk anlamında izahı mümkün olmayan günler yaşıyoruz” dedi.

“MYK’nın milletvekillerini disipline sevk etme yetkisi yoktur”

CHP’de 9 milletvekilinin ihraç istemiyle disipline sevk edilmesini değerlendiren Yalaz, tüzük kurallarının açıkça ihlal edildiğini savundu. Kararın tüzüğe, hukuka ve siyasi ahlaka aykırı olduğunu belirten Yalaz şu ifadeleri kullandı: "Milletvekillerinin disipline sevki ancak Parti Meclisi’nin (PM) alacağı çoğunluk kararıyla olur. PM toplanmadan MYK’nın böyle bir yetkisi yoktur. Bu yetkiyi usulsüzce kullanıp bir de tedbiren görevden el çektiriyorsunuz. Bu kişiler Genel Başkanımız Özgür Özel’in 'A takımı' ve ana ekibinin bir parçasıdır. Burada butlan sonrası göreve gelen Genel Merkez yönetiminin sözüm ona bir tasfiye süreci başlattığını görüyoruz. Bu nedenle alınan karar bizim için hukuken de siyaseten de yok hükmündedir."

“Olağanüstü kurultay hukuken zorunlu hale gelmiştir”

Parti Meclisi’nden 28 kişinin istifa etmesi ve delege imzalarının tamamlanmasıyla birlikte olağanüstü kurultay şartlarının oluştuğunu vurgulayan Yalaz, “Tüzüğün açık hükmüne göre PM üye sayısı üçte ikinin altına düşerse olağanüstü kurultay zorunlu kılınır. Bugün bu şart gerçekleşmiştir. Geçen hafta kurultay delege imza şartı da yerine getirilmiştir. Bu iki husus hukuken kurultayı zorunlu kılmaktadır. Buna uygun hareket edilmesini, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkesel ve tüzük anlamındaki bütün kurallarına bugüne kadar riayet etmiş kişiler olarak biz talep ediyoruz. ‘Genel Merkez’in bu konuda adım atacağına dair umudunuz var mı?’ derseniz, bundan önceki tecrübelerimize dayanarak bunun çok mümkün gözükmediğini söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.

“Baba ocağını bizi yıldırma çabalarına rağmen terk etmeyiz"

Talat Yalaz, yeni parti iddialarına ilişkin şunları söyledi: “Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde görevimize ve mücadelemize devam ediyoruz. Baba ocağımızı, bizi yıldırma çabalarına rağmen terk edecek değiliz. Ancak hukuki yolları tıkayan bir yönetimin varlığı, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ‘Cumhuriyet Halk Partililere rağmen’ yönetilmesi sonucunu doğurur ki bu durum fiilen sürdürülebilir değildir.”

"Sessiz kalarak tekliflere açık hale geliyorsunuz"

Önümüzdeki süreçte görevden alınabileceğine yönelik iddiaları ve arkasından yürütülen kulisleri de değerlendiren Yalaz, 74 il başkanının net tavrı sebebiyle Genel Merkez’in görevden almaları şu aşamada gerçekleştiremediğini belirtti. Yalaz, kendisine alternatif olarak teklif götürülen isimlere de şu sözlerle tepki gösterdi: “Eskişehir özelinde de diğer illerde de alternatifimiz olarak birilerine teklifler götürüldüğünü duyuyoruz. Bu teklif götürülen kişilerin öncelikle kendilerini bir tartmaları lazım… Herhangi bir aksi iddia olmaksızın kongre sürecini geride bırakarak ikinci kez seçildik ve bugün görevimizin başındayız. Normal şartlarda, bu süreçte tavrını ve duruşunu net olarak göstermiş kişilere teklif gitmez. Bu süreç yeni değil; iki hafta oldu. İki haftalık bu süreç içerisinde partililerimizin birçoğu duruşunu zaten gösterdi. Açıkçası şunu yadırgadığımı ifade etmek isterim; Ne partideki direnişe, ne il başkanlığının önündeki nöbetlere, ne de sürece ilişkin sosyal medya paylaşımları da dahil olmak üzere herhangi bir destek ifade etmezseniz, kendinizi açıkça bu tekliflere müsait hale getirirsiniz. Herkes tarihin doğru ya da yanlış tarafında duracağına dair tercihini net yapmalıdır. Bunu yapmayan kişilere bu tür teklifler gitmeye devam edecektir.”

"Aç tavuk kendini darı ambarında zannedermiş"

Genel Başkan Özgür Özel’in DSP ile temasa geçtiği iddiaları üzerine, DSP Eskişehir İl Başkanı Erdoğan Dilek’in gazeteci Meltem Karakaş’a verdiği demeçte CHP’lileri hedef alan "DSP’ye gelecek yüzleri olacak mı?" sözlerine Yalaz, şu ifadelerle tepki gösterdi: “Kendi başlarına gelin güvey olmuşlar. Aç tavuk kendisini darı ambarında zannedermiş, ben öyle bakıyorum. Kim kime teklif götürmüş bizim bilgimiz dahilinde değil. Cumhur İttifakı saflarında mücadele eden bir partiden bahsediyoruz. Ne zaman ki DSP tavrını değiştirir, Cumhur İttifakı ile bağlarını koparıp halktan özür diler ve 'doğrunun yanındayız' der, işte o zaman bu durum değerlendirilir."

Kaynak: Alperen Ata