Türkiye'de artan hayat pahalılığı, alışveriş alışkanlıklarını değiştiriyor. "Aynı ürünü yurt dışından daha ucuza aldım" türünden cümleler sıradanlaşırken, tüketiciler kozmetikten giyime, elektronikten aksesuara uzanan geniş bir yelpazede alışverişini yurt dışı gezilerinde ya da internetten yapıyor. Eskişehir dahil ülke genelinde e-ticaretle büyüyen eğilim, yerli işletmeleri ise zorluyor.
YURT DIŞI HARCAMASI REKOR KIRDI
Rakamlar, eğilimin boyutunu gözler önüne seriyor. BKM'nin mayıs verileri, Türk bankalarının kredi kartlarıyla yurt dışında yaptığı harcamanın rekor kırdığını gösterdi. Söz konusu harcama son bir yılda yüzde 67 artarak 93,1 milyar liraya çıktı. Tutarın yaklaşık yüzde 47'sini, yani 43,6 milyar lirayı, yabancı internet mağazalarına yapılan ödemeler oluşturdu. İşlem sayısı da yüzde 16 artarak 52,1 milyona çıktı.
EN ÇOK NEYE HARCIYORUZ?
BKM'nin sektörel dökümü, yurt dışı internet harcamalarının hangi alanlarda yoğunlaştığını ortaya koyuyor. Yurt dışı internet alışverişinde öne çıkan kalemler şöyle:
- Hizmet sektörü: 17,2 milyar lira
- Seyahat acenteleri ve taşımacılık: 9 milyar lira
- Konaklama: 2,7 milyar lira
- Havayolu: 1,6 milyar lira
Perakende tarafında ise elektrik-elektronik ürünleri ile hazır giyim öne çıkıyor. Tüketicilerin ayrıca kozmetik, ayakkabı ve aksesuar gibi ürünleri de sıklıkla yurt dışından aldığı belirtiliyor.
"FAHİŞ FİYATTAN KAÇIŞ"
Uzmanlar, rekor artışın nedenini enflasyona bağlıyor. İstanbul Nişantaşı Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Caner Özdurak, tablonun temelinde tüketicinin yüksek fiyat artışlarından kaçma refleksiyle hareket ettiğini söylüyor:
Yurt dışı kart harcamalarındaki rekor, tüketicinin lüks tüketim tutkusundan ziyade, içerideki enflasyonist baskı ile döviz kuru arasındaki makasın yarattığı ekonomik rasyonel bir kaçış hareketidir.
Özdurak, döviz kurundaki artış hızının yurt içi enflasyonun altında kaldığına dikkat çekiyor:
Döviz kuru görece yatay veya kontrollü bir patikada ilerlerken iç piyasadaki mal ve hizmet fiyatları hızla yükseldi.
Özdurak'a göre söz konusu tablo, Türk lirasının reel anlamda güçlenmesini beraberinde getirdi.
"FİYATLAR KOMŞU ÜLKELERİ AŞTI"
Özdurak, yurt içindeki fiyatların döviz bazında bile pahalandığını, buna karşılık yurt dışı seçeneklerinin görece ucuzladığını vurguluyor:
Giyim, ayakkabı, elektronik, kozmetik ve özellikle hizmet/turizm sektöründe yurt içindeki fiyatlar, Güney Avrupa veya Yunanistan, İtalya ve İspanya gibi yakın ülkelerdeki dengeleri aştı. Tüketici aynı bütçeyle Ege kıyılarında bir tatil yapmak yerine yurt dışında tatil yapmayı veya benzer bütçelerle daha kaliteli/markalı ürüne erişmeyi bir 'fiyat-kalite arbitrajı' olarak görüyor.
YABANCILAR TÜRKİYE'DE NE HARCIYOR?
Madalyonun diğer yüzünde ise yabancı ziyaretçiler var. Yerli tüketicinin yurt dışı harcamaları hızla artarken, yabancıların Türkiye'deki kart harcamaları aynı oranda büyümüyor. BKM verilerine göre yabancıların Türkiye'deki harcaması, mayıs 2025'te 41 milyar lira iken bir yıl sonra yüzde 18 artarak 48,4 milyar liraya çıktı. İşlem sayısı yüzde 11,6 yükselişle 11,5 milyona ulaştı. Yabancıların ülkedeki internet harcamaları ise yüzde 23 büyüyerek 19,5 milyar liraya yükseldi. Sonuçta yerli tüketicinin yurt dışı kart harcamaları, yabancıların Türkiye'de yaptığı harcamanın iki katına çıktı.
"AKLIMIZIN UCUNDAN GEÇMEZDİ"
Yerli işletmeler bu tablodan rahatsız. Türkiye'de 200'den fazla markayı temsil eden Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, özellikle turistik yerlerdeki yüksek zamların olumsuz bir algı yarattığını belirtiyor:
4-5 sene önce yurt dışından bize alışverişe insanlar gelirken şimdi buradan başka ülkelere insanlar gidiyor.
Öncel, gelinen noktayı akıllarının ucundan bile geçirmediklerini vurguluyor ve fiyat farkını somut örneklerle anlatıyor:
En basitinden sokak arasındaki bir otoparka aracınızı bıraksanız, bir iki saat için 400 TL yani yaklaşık 9 dolar ödüyorsunuz. Onu gören yandaki otopark da fiyatını artırıyor. Oysa turizmde yarıştığımız pek çok ülkede böyle bir şey yok. Ya ücretsiz ya da 3-4 dolar park fiyatları.
Öncel, orta segment bir otelin gecelik ücretinin 3-4 yıl önce 200 Euro dolayında olduğunu, bugün ise 500-600 Euro'ya ulaştığını da aktarıyor. Perakendedeki farkı ise şöyle özetliyor:
Mağazamızda gördüğü bir çantayı, yabancı bir online sitesinde yüzde 20 daha ucuza bulunca, oradan alıyor.




