Prof. Dr. Osman Bektaş, MTA'nın diri fay sayısını 485'ten 700'e çıkaran 2026 haritasının deprem tehlikesini otomatik artırmadığını, artışın deprem kaynaklarının daha ayrıntılı tanımlanması anlamına geldiğini açıkladı. Bektaş'a göre asıl değişim, AFAD'ın yeni verilerle hazırlayacağı güncel Türkiye Deprem Tehlike Haritası'nda ortaya çıkacak.
FAY SAYISI 485'TEN 700'E ÇIKTI
Maden Tetkik ve Arama (MTA), Türkiye Diri Fay Haritası'nı 13 yıl sonra güncelledi ve diri fay sayısının arttığını duyurdu. 2013 baskısında 485 olan diri fay sayısı, yeni haritada 700'e yükseldi. Böylece haritaya 215 yeni diri fay eklendi. MTA Genel Müdürü Vedat Yanık, güncellemeye ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti:
"2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak."
Sayıdaki artış, vatandaşlar arasında deprem riskinin yükseldiği yönünde bir endişe doğurdu.
ARTIŞ NE ANLAMA GELİYOR?
Tartışmaya jeoloji uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş'ın değerlendirmesi açıklık getirdi. Bektaş, fay sayısındaki artışın tehlikenin otomatik yükseldiği anlamına gelmediğini vurguladı. Konuya ilişkin paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"MTA'nın 2026 güncellemesiyle aktif fay segmenti sayısının yaklaşık 480'den 700'e çıkması, Türkiye'nin deprem tehlikesinin otomatik olarak arttığı anlamına gelmez. Daha fazla fay, daha fazla tehlike değil; deprem kaynaklarının daha ayrıntılı ve gerçekçi tanımlanması demektir."
Açıklamaya göre yeni faylar, daha önce var olmayan riskler değil, daha hassas ölçümlerle netleştirilen bilinen kaynaklar olarak değerlendiriliyor.
ASIL HARİTA AFAD'DAN GELECEK
Bektaş, deprem tehlikesindeki gerçek tablonun farklı bir belgede ortaya çıkacağını belirtti. Uzmana göre asıl değişim, AFAD'ın yeni diri fay verileriyle hazırlayacağı güncel Türkiye Deprem Tehlike Haritası'nda görülecek. MTA'nın haritası fayların yerini ve özelliğini tanımlarken, tehlike haritası bu verilerden yola çıkarak bölgesel risk değerlerini hesaplıyor. Türkiye'de hâlâ yürürlükte olan tehlike haritası 2018'de hazırlanmıştı. Vatandaşlar, adreslerinin deprem tehlike değerini AFAD'ın tehlike haritası sayfasından e-Devlet bilgileriyle sorgulayabiliyor.
2018 VE 2026 HARİTALARI ARASINDAKİ FARK
İki harita arasındaki bir ayrıntı da Bektaş'ın değerlendirmesinde öne çıktı. Uzmana göre 2018 Deprem Tehlikesi Haritası, denizlerdeki diri fayları da hesaba katmıştı. Buna karşılık 2026 MTA Diri Fay Haritası, denizdeki bazı diri fayları kapsamıyor. Söz konusu fark, iki belgenin farklı amaçlarla hazırlanmasından kaynaklanıyor. MTA'nın çalışması kara üzerindeki fay segmentlerini ayrıntılı biçimde haritalarken, tehlike analizi denizdeki kaynakları da içerecek şekilde genişletiliyor. O nedenle iki haritanın doğrudan kıyaslanması, eksik değerlendirmeye yol açabiliyor.
ESKİŞEHİR'İN FAY DURUMU NE?
Yeni harita, Eskişehir Fay Zonu üzerinde yer alan Eskişehir'i de yakından ilgilendiriyor. Yerbilim çalışmalarına göre Eskişehir merkezinden bir, çevresinden ise üç fay hattı geçiyor. Güncellenen veriler, bölgedeki fayların daha ayrıntılı tanımlanmasını sağlıyor. Eskişehir, deprem tehlikesi açısından ikinci ve üçüncü derece riskli bölgeler arasında değerlendiriliyor.





