“Bu iktidar gitmediği sürece sorunlar ağırlaşmaya devam edecek”
Genel Kurul kürsüsünde konuşan Arslan, ekonomik düzenin sürdürülemez hale geldiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Bu iktidar gitmediği sürece ülkenin ve halkımızın sorunlarının daha da ağırlaşmasını engelleyemiyoruz. O nedenle de sandığı bir an önce önümüze getirmenizi istiyoruz.”
“Yüzü gülen insanımız kalmadı”
İktidarın gerçeklerden kopuk politikalar yürüttüğünü savunan Arslan, emekli ve emekçilerin yaşadığı zorluklara dikkat çekerek, “İktidarın ‘emeklileri ve emekçileri hiç enflasyona karşı ezdirmedik, yüzünü hep güldürdük’ diye bir teoremleri var. Ama sokağa çıksalar görseler ki bu ülkede artık yüzü gülen insanımız yurttaşımız ne yazık ki kalmadı. Çalışma hayatı öyle sorunlu hale geldi ki bu ülkede iş bulmak, işsizlikle mücadele etmek ne yazık ki zor. İşi buldunuz, insan onuruna yaraşır bir ücretle yaşamınızı sürdürmek ondan daha bir zor. Günün birinde emekliliği hak ederseniz emekli olmak ondan çok daha zor. Emeklilik noktasında; bir yandan da emekliliğin maaş bağlama katsayı oranlarıyla ilgili ciddi sorunlar var. Stajyer ve çırakların sorunları var. Kademeli emeklilikte sorunlar var. Bir günle on yıllarını kaybeden insanlar var.” dedi.
“Çok umurunuzda olduğunu düşünmüyorum”
Emekliler arasında yaratılan gelir farkına dikkat çeken Arslan, sistemdeki adaletsizliği şu sözlerle anlattı:
“Milyonlarca insanımız kök maaşının kaç lira olduğunu dahi bilmiyor. Şimdi bu tabloda emeklileri yine iki ayrı alt başlığa ayırmanız lazım. Çok umurunuzda olduğunu da düşünmüyorum gerçekten. Bir tanesi o belirlediğiniz hazine yardımlarıyla 14 bin 469 liranın altında olan emekliler bir de üzerinde olan emekliler. Orada da ayrı bir karmaşa yaşıyorsunuz. Peki bu artışları ve oranları neye göre belirliyorsunuz? O kimsenin inanmadığı ve güvenmediği TÜİK'e göre. Orta vadeli programda ortaya koyduğunuz hedeflenen enflasyon oranlarına.”
“Mevcut ücretlerin en az yüzde ellisini çaldığınız anlamına gelir”
İktidarın enflasyon hedefleri ile gerçek piyasa verileri arasındaki uçuruma işaret eden Arslan, “Peki orta vadeli programda iki bin yirmi beş yılı için enflasyon hedef oranınız kaç? Yüzde 17. Peki Merkez Bankası'nın bugün piyasa beklentileri kaç yıl sonu itibariyle 29-30. Bu ne demektir? Mevcut ücretlerin en az yüzde ellisini çaldığınız anlamına gelmektedir. Sapma yüzde elliyi bulmuştur.” ifadelerinde bulundu.
“Bu iktidar dört milyon emekliyi yardıma muhtaç hale getirdi”
Ekonomik krizle birlikte milyonlarca emeklinin yardım bekler hale geldiğini vurgulayan Arslan, durumu şu şekilde değerlendirdi:
“Yaklaşık dört milyon emeklimize bugün iki bin dört yüz küsür liranın verilip verilmeyeceğini konuşuyoruz. Ne adı altında? Hazine yardımı adı altında. Bu iktidarın yirmi üç yılın sonunda dört milyon emeklimizi yardıma muhtaç hale getirdiğinin temel belgesidir.”
“Bu eserinizle ne kadar övünseniz azdır”
Aile Bakanlığı verilerini örnek göstererek sosyal yardımların ulaştığı boyutu anlatan Arslan, “Başka Aile Bakanlığı'nın verisi beş milyon hanede sosyal yardımlarla ancak yaşamını geçiriyor. Başka övündüğünüz bir rakam daha var. Yaklaşık üç milyonu aşkın haneyi de elektrik tüketim desteği vermekle övünüyorsunuz. Bu eserinizle ne kadar övünseniz azdır.” dedi.
“Bu ülkeye de yurttaşımıza da asıl yük olan sizsiniz”
Konuşmasında iktidarın faiz harcamalarına da dikkat çeken Arslan, iktidara yönelik eleştirilerini şu ifadelerle sürdürdü:
“Peki başka ne var? Hiç utanmadan komisyon görüşmelerinde diyorsunuz ki ‘4 milyona 2 bin 400 lira vereceğiz’. Bunun bütçeye yükü şu kadar lira. Yük mü arıyorsunuz? Sadece iki bin yirmi beş yılında bütçede faize ayırdığınız rakam yaklaşık elli milyar dolar. İki bin yirmi beş dahi son sekiz yılda faize ödediğiniz tutar tam yüz otuz sekiz milyar dolar. Yük mü arıyorsunuz? Bu ülkeye de milyonlarca da yurttaşımıza da asıl yük olan sizsiniz. Kasım ayında sandığı getirin, bu yükten hep beraber kurtulalım.”
“Emekliye sadaka değil, hak verilmesini istiyoruz”
Cumhuriyet Halk Partisi'nin çözüm önerilerini de dile getiren Arslan, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:
“Cumhuriyet Halk Partisi olarak dönem içerisinde onca önerge, onca kanun teklifini reddettiniz. Bir kez daha kanun tekliflerimiz huzurlarınızdadır.
Biz asgari ücretle birlikte ilişkilendirerek asgari ücretin en az 30 bin lira olmasını, en az emekli aylığının işçiler için, Bağ-Kur emeklileri için asgari ücret düzeyinde yani 30 bin lira olmasını, diğer yandan da memur emeklilerimiz için seyyanen vermediğiniz hakkını gasp ettiğiniz o yardımların telafi edilerek bu dönemde 16 bin lira olarak verilmesini talep ediyoruz.
Ayrıca emeklilerimizin sendikal örgütlenme önündeki özgürlüklerin önündeki engellerin kaldırılarak sendikal mücadelesine de katkı vermeye çalışıyoruz. Sesimi kesiyorsunuz sanıyorsunuz ama sesimizi kesemeyeceksiniz.
Bu duygular içerisinde emeklilerimize vermeyi düşündüğünüz Diyanet’in fitreye mahkûm ettiği sizin bu sadakanızı reddediyor ve önergemize desteğinizi bekliyoruz.”