CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Türkiye’nin dünyanın en yüksek deprem riski taşıyan ülkelerinden biri olmasına rağmen afetlerde her defasında aynı acı tabloyla karşılaşıldığını belirterek, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM’ye yazılı soru önergesi sundu.
Arslan, GSM operatörlerinin altyapısının kısa sürede devre dışı kaldığını, vatandaşların yakınlarına ulaşamadığını ve arama-kurtarma faaliyetlerinin aksadığını vurguladı.
Orman yangınında da iletişim koptu
Geçtiğimiz ay Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde meydana gelen orman yangınında da iletişim altyapısında ciddi sorunlar yaşandığını hatırlatan Arslan, “Bu durumun can kayıplarına etkisi olabileceği yönünde kamuoyunda güçlü değerlendirmeler yapılmıştır” ifadelerini kullandı.
GSM operatörlerinin her yıl milyarlarca lira kâr açıklamasına rağmen afet anlarında ayakta kalacak kalıcı ve dayanıklı altyapı yatırımları yapmadığını dile getiren Arslan, “Şirketler olay sonrası bölgeye geçici mobil baz istasyonları göndererek günü kurtarmaya çalışmaktadır” dedi.
Cemevi örneği toplumsal rızanın önemini gösterdi
Baz istasyonlarının yer seçimlerinde toplumsal rızanın çoğu zaman gözetilmediğini belirten Arslan, Eskişehir’de bir cemevi yerleşkesine kurulan baz istasyonunun halkın tepkisi üzerine kaldırıldığını hatırlattı.
Arslan, “Bu olay, toplumun bilgilendirilmesi ve rızasının alınmasının ne kadar önemli olduğunu açıkça göstermektedir” dedi.
Kamu yaptırım gücünü neden kullanmıyor?
Yıllardır aynı sorunların tekrar ettiğini vurgulayan Arslan, “Kamunun yaptırım gücü yok mudur? Neden gerekli önlemlerin ve yatırımların yapılmamasına seyirci kalınmaktadır? Afetlerde iletişim altyapısının ayakta kalması, insan hayatı açısından vazgeçilmezdir” diye konuştu.
Arslan, kamunun denetim ve zorunlu düzenleme yetkisini etkin şekilde kullanmasının bir tercihten öte, anayasal ve vicdani bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
Arslan’ın Bakan Uraloğlu’na yönelttiği sorular:
- Son 10 yıl içinde meydana gelen büyük afetlerde (deprem, sel, yangın vb.) GSM altyapısının devre dışı kaldığı olay sayısı, etkilenen nüfus ve her bir afet için ortalama iletişim kesinti süresi nedir?
- GSM operatörlerinin afet anlarında kesintisiz hizmet verebilmesi için bakanlığınızca belirlenen teknik kriterler ve altyapı zorunlulukları nelerdir?
- Bu kriterlere uymayan operatörlere bugüne kadar hangi idari yaptırımlar uygulanmıştır?
- Afet bölgelerinde ulusal dolaşım (roaming) uygulamasının hayata geçirilmemesinin gerekçesi nedir?
- Operatörlerin son 5 yılda açıkladığı toplam net kâr ile afetlere dayanıklı kalıcı altyapı yatırımlarına ayırdığı bütçe ayrı ayrı nedir?
- Mobil baz istasyonu (COW) ve geçici çözümler yerine kalıcı, afetlere dayanıklı altyapı yatırımlarının artırılması için bakanlığınızca herhangi bir zorunluluk getirilmiş midir?
- Bakanlığınızın elinde, Türkiye genelindeki baz istasyonlarının afetlere dayanıklılık oranına (deprem, sel, yangın vb. durumlarda ayakta kalma yüzdesi) ilişkin güncel istatistik var mıdır? Varsa bu veriler nelerdir?
- Afetlere rağmen iletişim altyapısındaki yapısal sorunların giderilmemesinin nedenleri nelerdir? Bakanlığınız bu sorunların kalıcı çözümü için hangi somut adımları atmıştır?
Arslan, önergesinde son olarak şu ifadeleri kullandı:
“Afetlerde iletişim altyapısının çökmesi sadece teknik bir mesele değil, doğrudan insan hayatını ilgilendiren hayati bir konudur. Bu sorunların kalıcı çözüme kavuşturulması anayasal ve vicdani bir zorunluluktur.”