Erdilek, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında yaptığı açıklamada kadınların eşitlik, adalet ve onurlu yaşam mücadelesinin büyütülmesi gerektiğini vurguladı. Erdilek, 8 Mart’ın yalnızca bir anma günü olmadığını, kadınların tarih boyunca sürdürdüğü direniş ve dayanışmanın simgesi olduğunu ifade etti.
Kadınların hayatın her alanında kadın emeği var
Kadın emeğinin hayatın her alanında var olduğunu belirten Erdilek, kadınların emeğinin sadece bir gün değil her gün hatırlanması gerektiğini ifade etti. Erdilek, “Tarlalarda nasır tutan ellerden ofislerde cam tavanları zorlayan zihinlere kadar hayatın her alanında kadın emeği var. Ancak emeğimizin karşılığı yalnızca bir gün hatırlanmak değil, hak ettiğimiz değerin her gün teslim edilmesidir” dedi.
Umut bir şeyleri değiştirmek için ayağa kalkmaktır
Kadınların eşit işe eşit ücret talebinin sadece ekonomik bir mesele olmadığını dile getiren Erdilek, bunun aynı zamanda adalet ve eşitlik talebi olduğunu vurguladı. Erdilek, Biz kadınlar ‘eşit işe eşit ücret’ diye yola çıktığımızda sadece rakamlardan bahsetmedik; biz, adaletin her masada, her tarlada ve her ekranda var olmasını istiyoruz. Karşımızda duran devasa eşitsizlik duvarları bizi korkutmuyor; aksine, o duvarları yıkacak olan kolektif iradeyi büyütüyor. Umut, sadece beklemek değil, bir şeyleri değiştirmek için ayağa kalkmaktır” ifadelerini kullandı.
6284 tavizsiz uygulanmalı
Erdilek, kadınların en temel hakkının yaşam hakkı olduğunu belirterek devletin kadınları koruma sorumluluğu olduğunu ifade etti. Bu kapsamda 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu’nun hayati bir güvence olduğunu ifade eden Erdilek, söz konusu kanunun tavizsiz uygulanması gerektiğini vurguladı. İstanbul Sözleşmesi’nin kadınlar için vazgeçilmez olduğunu belirten Erdilek, kadınların şiddetten uzak ve güvenli bir yaşam hakkına sahip olması gerektiğini dile getirdi.
Erdilek, açıklamasında 2026 yılının ilk ayında en az 22 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü, 14 kadının ise şüpheli şekilde hayatını kaybettiğini belirterek, kadın cinayetlerinin büyük bölümünün kadınların en güvenli olması gereken yer olan evlerinde gerçekleştiğini belirtti.
Bizler sadece temsil edilmek değil kararların bizzat öznesi olmak istiyoruz
Kadınların toplumsal yaşamda daha fazla söz sahibi olması gerektiğini vurgulayan Erdilek, kadınların yalnızca temsil edilmekle yetinmediğini karar alma süreçlerinin de öznesi olmak istediklerini ifade etti. Erdilek konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye bugün bir değişimin eşiğindeyse, bu değişimin mimarları adaleti vicdanıyla harmanlayan kadınlar olacaktır. Savaşların, ekonomik krizlerin ve toplumsal baskıların en ağır yükünü omuzlayanlar biz olsak da; barışı, refahı ve özgürlüğü inşa edecek olanlar da yine biziz. Bizler sadece “temsil” edilmek değil, kararların bizzat öznesi olmak istiyoruz. Bizim olduğumuz her yer daha güvenli, bizim olduğumuz her kurum daha insani ve bizim olduğumuz her gelecek daha aydınlıktır” dedi.





