18 Mart 2025’te üniversite diploması iptal edilen, 19 Mart 2025’te gözaltına alınan ve dört gün sonra yolsuzluk iddiasıyla tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 106’sı tutuklu 402 sanıklı İBB davasının ilk duruşması yarın başlayacak. Özel, davaya ilişkin Eskişehir’de değerlendirmelerde bulundu.
Yargı sürecine siyasi müdahale eleştirisi
Ekrem İmamoğlu’nun bugüne kadar girdiği hiçbir seçimde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gösterdiği adaylara yenilmediğini belirten Özel, İmamoğlu’nun önce Beylikdüzü’nü AK Parti’den kazandığını, ardından da biri iptal edilen seçim olmak üzere üç kez İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini kazandığını hatırlattı. Kamuoyu yoklamalarında memnuniyet oranının yüzde 60’ın üzerinde olduğunu söyleyen Özel, İmamoğlu’nun bu nedenle cezalandırıldığını savundu.
“Alnımız açık, başımız dik”
Yarın başlayacak duruşmada İmamoğlu ile birlikte çok sayıda belediye başkanının da yargılanacağını belirten Özel, “Melih Gökçek’in yargılanmadığı yerde bir belediye başkanı nasıl yargılanır? Bu söz benim değil, AK Partililerin sözüdür. AK Parti’de başbakan yardımcılığı yapmış isimlerin sözüdür. Bizim alnımız açık, başımız diktir” dedi.
Özel, davada temel dayanağın gizli tanık ifadeleri olduğunu belirterek, gizli tanık “Meşe”nin daha önce verdiği ifadelerden vazgeçtiğini, ardından aynı ifadelerin başka bir gizli tanığa verdirildiğini iddia etti. “Şahidin yedeği olur mu? Şahit değişikliği olur mu?” diye soran Özel, bir kişinin önce iftira atıp ardından ifadesinden vazgeçtiğini, yerine başka bir kişinin getirildiğini öne sürdü. Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Düşünün ki iki kişinin arasındaki bir olayı gördüm diyen üçüncü bir kişi var. Onun söylediği ile tutukluyorsun, sonra o ‘ben görmedim’ diyerek ‘vazgeçtim’ diyor. Başkasını getirip gizli tanık yapıyorsun. Oyuncu değişikliği sinemada olur, aktörle anlaşamazsın o bırakır başkası gelir. Tiyatro da olur, hastalanır yerine rolü başkası oynar. Futbolda olur, sakatlanır yerine başkası girer. Şahidin yedeği olur mu?”
“İmamoğlu’nun suçu iktidara yürüyen partinin cumhurbaşkanı adayı olmak”
İmamoğlu hakkında aynı anda birçok suçlama yöneltildiğini belirten Özel, bu iddiaların hiçbirinin kanıtlanamadığını savundu. Özel, konuşmasına şöyle devam etti: “560 milyar lira yolsuzluk dediler, 560 kuruşunu ispat edemediler. Valizlerde para var dediler, içinden jammer çıktı. Ekrem İmamoğlu’nun lüks araçları dediler, bir MHP milletvekiline ait olduğu ortaya çıktı. Parkenin altından milyonlarca euro çıktı dediler, bir sent bile bulunamadı. ‘Gizli şahit var’ dediler, gizli tanığın vazgeçtiği ortaya çıktı. Buldukları gizli tanıkların hepsinin geçmişinde ya çocuk istismarı ya hırsızlık var, ya taciz ya tecavüz var. Ne kadar kriminal tip var bulup ona bir yalanı attırıyorlar. Onun üzerine kurgu yapılıyor. O zaman millette derki; Demek ki bu adama bir suç bulamıyorlar ama bu adamı indirmek istiyorlar. Adamın suçu iktidara yürüyen partinin cumhurbaşkanı adayı olmak…”
“Milletimizi bir yalanın nasıl çöktüğünü izlemeye davet ediyorum”
Özel, davayı yakından takip edeceklerini belirterek “Bugün buradan alnım açık başım dik Silivri’ye gidiyorum. Milletimizi, bir yalanın nasıl çöktüğünü izlemeye davet ediyorum” dedi. Davayla ilgili canlı yayın çağrısı yaptıklarını ancak bunun kabul edilmediğini de söyleyen Özel, “İddianame çıktıktan sonra canlı yayın teklif ettik, kabul etmediler. Neden etmiyorlar? İddianamede bizi mahcup edip, yüzümüzü önümüze düşürecek, hesabını veremeyeceğimiz hiçbir şey olmadığı gibi millet ‘bu mu sizin kanıt dediğiniz’ diyecek diye korkuyorlar. Kıyıda, köşede, kenarda olsun diyorlar. Dünya kadar tedbir almışlar. Silivri’de bir ay boyunca, bir kilometre çapında o yasak bu yasak… Bu ne korku? Silivri’de bir olay çıkarmanın peşinde değiliz. Biz adil yargılanmanın peşindeyiz” diye konuştu.
“Akın Gürlek’in çok sevdiği iki başkanın yanına kondu”
Özel, açıklamasında davanın görüleceği mahkemenin oluşturulma sürecine dikkat çekerek, “Mübarek günde söylüyorum; olmayacak bir işe kalkıştılar. Millet ne kadar duydu, ne kadar fark etti bilmiyoruz. Bir yıldır bu davanın 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüleceği söyleniyordu. Hepimiz biliyoruz; ‘ya 1 ya 40’ diyorlardı. Beşiktaş’ı 1’e, burayı 40’a veriyorlardı. 40.Ağır Ceza Mahkemesi’nin başkanı Akın Gürlek’in hemşehrisi, kendisine yakın ve çok görüştüğü birisi. İki de üye var. O iki üyenin ne yapacağı belli olmaz diye tam emin olamamışlar. Bu mahkemeye bir başkan ve iki üye daha gönderdiler. Dışarıdan gönderilen iki yeni üye, Akın Gürlek’in çok sevdiği iki başkanın yanına kondu. Kendi hesaplarına göre 3’te 3 yaptılar ve davayı da bu heyete verdiler.” dedi.
“Hakem rakip takımın formasını giymiş”
Mahkeme heyetinin yapısına ilişkin eleştirilerini sürdüren Özel, “Kendilerince adil karar verebilecek bir üyenin başına da dışarıdan başkan getirdiler. O da diğer davalara bakacak. Yarın diyelim ki bir maça çıkıyoruz, hakem rakip takımın formasını giymiş. Sözüme değer veren herkese söylüyorum: Biz bu kadar büyük bir haksızlık varken isteyen buyursun gelsin Ekrem Başkan’ın duruşmasına. 81 il başkanımız, 81 ilden arkadaşlarımız gelecek. Ama haklılığımızı gölgeleyecek hiçbir şey istemiyorum ben orada. Jandarma kardeşimizin omzunu iter birisi, haklıyken haksız duruma düşeriz” ifadelerini kullandı.
“Haklıyken haksız duruma düşecek hiçbir şey yapmayacağız”
Olası provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Özel, “Karşımızda maalesef eskiden devletimize karşı provokasyonlar olurdu, şimdi devleti eline geçirenler milletimize karşı provokasyon yapıyor. O açıkladıkları yasak genelgesi… Sen geçen sene 19 Mart’ta da açıkladın onu. Ona göre izinsiz gösteriye katılmaktan gençleri tutukladın. Hepsi beraat etti. Hâkim açıkça yazmış: ‘Gençlerin 19 Mart protestosuna katılması suç değildir. Çünkü anayasal haktır. Bunları yasaklamak suçtur, anayasaya aykırıdır.’ diyor. Çok titizleneceğiz. Elbette kalabalığız, elbette güçlüyüz, elbette öfkeliyiz. Ama öfkemize hâkim olacağız. Haklıyken haksız duruma düşecek hiçbir şey yapmayacağız” diye konuştu.
“Avukatlara randevu vermiyor, kapısında kabul etmiyor”
Yargılama sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Düşünün ki bir hâkim der ki; ‘Ben şöyle bir yargılama yapacağım.’ Bir karar verecek, çok basit. Elbette önce tutukluları dinleyecek ki tutukluluk konusunda ara karar kuracak. Bunu yaparken en az ceza istenenden başlayıp en çoğa gitmek de bir usul. En çok isteyenden başlayıp en aza gitmek de bir usul. Düşünün; Beşiktaş Mahkemesi’nde Aziz Aktaş için ‘Küçükten büyüğe gideceğiz, Adıyaman’dan başlıyoruz’ dediler. Bunu bile söylemiyor. Avukatlara randevu vermiyor, kapısında kabul etmiyor. Bilmeyelim diyelim; kimlik tespitleri bir gün sürdü. Salı günü mü yapacak yoksa 1,5 ay sonra mı yapacak? Bunu ancak yarın öğrenebileceğiz.”
“Bu millet haklıyı biliyor, masumu biliyor, zulmü görüyor”
İstanbul’da üç gün boyunca bulunacağını belirten Özel, duruşma sürecini yakından takip edeceklerini ifade etti. Özel, “Ben üç gün boyunca İstanbul’dayım. Ekrem Başkan ifade verdiğinde de hep birlikte orada olacağız. Ama bunu gizliyorlar ki eğer 1,5 ay sonraysa ‘başka nasıl olsun’ diye hesap yapabilsinler. İstedikleri kadar uğraşsınlar. Bu millet haklıyı biliyor, masumu biliyor, zulmü görüyor. Sen bu kadar zulmet, bir yıl içeride tut, mahkemenin başkanına iki tane takviye ile ayrı heyet yap, 3’te 3 Akın Gürlek tasarımı ile bir heyet oluştur. Orada bir karar verecekler ama öncesinde bizi tahrik ediyorlar ki kavga olsun, dövüş olsun” dedi.
“Karanlıkla aydınlık gibiyiz”
Özel, toplumsal destek vurgusu yaparak şu ifadeleri kullandı:
“Biz bu milletin gönlüne girmişiz. Siz ise bu milletin gönlünde rezil bir yere sürüklenmişsiniz. Bunu değiştirecek hiçbir hata içerisinde olmayacağız. Karanlıkla aydınlık gibiyiz. Kötülükle iyilik gibiyiz. Cesaretle korkaklık gibiyiz. Tam zıddız ve biz milletin gönlünde en iyi yerdeyiz. Milletin gönlünde iftiracı olanlar, hakaret atanlar, yalancı şahit bulanlar, yalancı şahit gibi dünyanın en utanmaz işine kalkışanlar bu işin sonunda mahkûm olacaklar. Özel heyetin mahkemede ne karar vereceğini hep birlikte göreceğiz. Önemli olan milletin vicdanındaki mahkemedir. Biz orada beraat ettik. Haklı pozisyonumuzu da sonuna kadar sürdüreceğiz.”




