CHP Odunpazarı İlçe Başkanlığı, Ocak ayı boyunca kamuoyuyla paylaştığı Ocak 2026 Saray Takvimi çalışmasının üçüncü haftasında üçüncü basın açıklamasını gerçekleştirdi. Açıklamayı İlçe Başkanı Rahmi Çınar yaptı.


Çınar, Saray Takvimi çalışmasının Türkiye’nin içine sürüklendiği ekonomik çöküşü, sosyal adaletsizliği ve derinleşen yönetim krizini, yurttaşların günlük yaşamı üzerinden görünür kılmak amacıyla hazırlandığını ifade etti. Çınar, “Bu çalışma Türkiye’nin bugün içine sürüklendiği ekonomik çöküşün, sosyal adaletsizliğin ve derinleşen yönetim krizinin, yurttaşın gündelik yaşamında nasıl ağır sonuçlar doğurduğunu açık biçimde ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Saray Takvimi, iktidarın kürsülerden anlattığı söylemlerle; halkın mutfağında, cebinde ve yaşamında yaşadığı gerçekler arasındaki derin uçurumu görünür kılmaktadır. Bu takvim masa başında üretilmiş, gerçeği perdeleyen istatistiklerin değil; boş tencerelerin, dolmayan pazar filesinin, ödenemeyen faturaların ve ertelenen yaşamların kaydıdır. Amacımız; halkın yaşadığı sorunları yumuşatmak ya da örtmek değil, olduğu gibi ve tüm açıklığıyla kamuoyunun önüne koymaktır. Paylaşılan içerikler asgari ücretlilerin ve emeklilerin, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında nasıl sistematik biçimde yoksullaştırıldığını açıkça göstermektedir” dedi.

Borçlanma artık bir tercih değil, zorunluluk haline getirilmiştir


Asgari ücretlilerin ve emeklilerin yüksek enflasyon karşısında sistematik biçimde yoksullaştırıldığını söyleyen Çınar, açıklanan maaş artışlarının daha vatandaşın cebine girmeden zamlarla geri alındığını belirtti. Çınar, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:


“Açıklanan ücret artışlarının daha yurttaşın cebine girmeden zamlarla geri alınması; bu düzenin bir geçim düzeni değil, kalıcı bir yoksulluk düzeni haline getirildiğini ortaya koymaktadır. Bugün milyonlarca yurttaş için hayat insanca yaşamak değil, hayatta kalma mücadelesine dönüşmüş durumdadır. Hayat pahalılığı yalnızca ücretleri değil, günlük yaşamın tamamını kuşatmıştır. Elektrikten doğalgaza, gıdadan kiraya, ulaşımdan eğitime kadar her alanda yaşanan kontrolsüz fiyat artışları yurttaşın alım gücünü bilinçli ve sürekli biçimde eritmektedir. Günlük yaşamın her anında hissedilen zamlar, vergiler ve temel tüketim kalemlerindeki artışlar, yurttaşın alım gücünü sistemli biçimde aşındırmaktadır. Vergi yükü adaletsizce halkın sırtına bindirilirken, borçlanma artık bir tercih değil, zorunluluk haline getirilmiştir. Bu tablo ekonomik krizin geçici değil, yanlış ve ısrarcı politikalarla kalıcı hale getirildiğini göstermektedir.”

Öğrenciler Geleceği Değil Bugünü Kurtarmaya Çalışıyor


Öğrencilerin yaşadığı sorunlara da değinen Çınar, barınma krizinin çözülemez hale geldiğini, yurtların yetersiz, kiraların ise erişilemez olduğunu ifade etti. Çınar, “Bugün öğrenciler için sorun yalnızca gelecek kaygısı değildir bugünün kendisi başlı başına bir kriz alanına dönüşmüştür. Barınma sorunu çözülemez hale gelmiş, yurtlar yetersiz kalmış, kiralar öğrenciler için erişilemez noktaya ulaşmıştır. Bir öğün yemeğin dahi hesaplandığı, ulaşım giderlerinin eğitimin önüne geçtiği bu tabloda öğrenciler, eğitim hakkını değil yaşam mücadelesini düşünür hale getirilmiştir. Eğitim hakkının bu kadar ağır bir ekonomik yüke dönüşmesi, sosyal devlet anlayışının terk edildiğinin açık göstergesidir. Ekonomik krizin etkileri yalnızca maaşlarda değil, kamusal hizmetlerin niteliğinde de derin biçimde hissedilmektedir. Devlet okullarında artan kaynak yetersizliği, sağlık sisteminde yaşanan randevu krizi, katkı payları ve ek ödemeler yurttaşı nitelikli eğitime ve sağlığa erişemez hale getirmektedir” söyledi.

Asgari Ücret Sefalet Ücretine Dönüştü


Asgari ücretin artık bir geçim değil sefalet ücreti haline getirildiğini belirten Çınar, emeklilere reva görülen maaşların ise “yavaş bir yok oluş dayatması” olduğunu ifade etti. Çınar, “Bu düzenin en ağır faturası asgari ücretlilere ve emeklilere kesilmiştir. Bugün asgari ücret, bu ülkede bir geçim ücreti değil, sefalet ücreti haline getirilmiştir. Asgari ücretli, ayın ilk haftasında maaşını kaybetmekte; kalan günlerde borçla, eksik gıdayla, ertelenmiş ihtiyaçlarla yaşamaya mahkum edilmektedir. Bu iktidar, çalışanın emeğini korumamış; emeği ucuz, hayatı değersiz görmüştür. Emekliye reva görülen maaş; bir yaşam değil, yavaş yavaş yok oluş dayatmasıdır. Bugün emeklilerimiz kiramı ödesin, fatura mı yatırsın, ilaç mı alsın diye düşünmek zorunda bırakılmaktadır. Bu tablo bir kader değil yanlış ve adaletsiz bir yönetim anlayışının sonucudur” dedi.

Sıradaki takvim, CHP önderliğinde halkın iktidarıdır


Tüm bu tabloya rağmen israf ve şatafatın sürdüğünü vurgulayan Çınar, iktidarın halktan fedakârlık isterken kendi ayrıcalıklarından vazgeçmediğini söyledi. Açıklamasının sonunda güçlü bir mesaj veren Çınar şu ifadeleri kullandı:


“Sarayın gündemi değil, halkın gündemi değişene kadar susmayacağız. Bugün bu ülkede takvimler günleri değil, kaybedilen hakları göstermektedir. Ama biliyoruz ki umut sokaklardadır, meydanlardadır, halktadır.
Sarayın takvimi dolmuştur. Sıradaki takvim, Cumhuriyet Halk Partisi önderliğinde halkın iktidarıdır.”

Kaynak: Alperen Ata