Çakırözer, geçmişte farklı ülkelerde düzenlenen NATO zirvelerini takip eden gazetecilerin de aralarında bulunduğu bazı basın mensuplarının bu kez zirveyi izlemek için onay alamadığını belirtti. Çakırözer, “Temmuz ayı başında dünya liderleri Ankara'ya gelecek. NATO Zirvesi başkentte toplanıyor. Ancak, Türk basın kuruluşları ve Türk gazetecileri bu zirveyi izleyemeyecek. Birçok basın kuruluşuna ve orada çalışan gazeteciye, geçmişte birçok ülkede NATO Zirvesi izlemiş gazetecilerin de aralarında bulunduğu basın mensuplarına NATO bu kez zirveyi izleme onayı, izni vermedi” dedi.
“Halkın haber alma hakkının ihlalidir”
Çakırözer, yaşananların basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkı ve bilgiye erişim hakkı açısından kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, akreditasyon verilmeyen kuruluşlar arasında eleştirel yayın yapan basın organları ile hükümeti eleştiren gazetecilerin bulunduğunu ifade etti. Çakırözer, “Buradan NATO'ya çağrıda bulunuyoruz: Bu, basın özgürlüğünün kısıtlanması, halkın haber alma hakkının ihlalidir, bilgiye erişim hakkının ihlalidir. NATO Antlaşması'nın başında demokrasiye, bireysel özgürlüklere bağlılığa söz verir üye ülkeler. NATO'nun kendisi de buna bağlı olmalıdır. Ama diğer taraftan baktığımızda, "Kimlere izin verilmiyor?" diye baktığımızda, Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı'nın, AKP iktidarının uygulamakta olduğu akreditasyon uygulamasına benzerlikler görülmekte. Aralarında birçok eleştirel basın kuruluşunun olduğu, birçok hükümeti eleştiren gazetecinin olduğu basın mensuplarının şimdi NATO'dan izin, akreditasyon alamaması şaşırtıcı değil. Bu işin arkasında AKP iktidarının olduğunu akla getiriyor ” ifadelerini kullandı.
“Kendi gazetecilerini yasaklanması kabul edilemez”
Çakırözer, Cumhurbaşkanlığı, İletişim Başkanlığı ve Dışişleri Bakanlığına seslenerek, akreditasyon engelinin bu kurumların bilgisi ya da onayıyla yapılıp yapılmadığının açıklanmasını gerektiğini belirterek, Türkiye’nin zirveye ev sahipliği yapacağını zirvede Türk gazetecilerinin gerekçe gösterilmeden dışlanmasının kabul edilemeyeceğini vurguladı. Çakırözer, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“O yüzden biz buradan soruyoruz; Cumhurbaşkanlığı'na, İletişim Başkanlığı'na, Dışişleri Bakanlığı'na: Siz bu işin arkasında mısınız? Bu engelleme sizden mi kaynaklanıyor? Bilginiz, onayınız var mı? Varsa bir rezalet, yoksa başka bir rezalet. Eğer yoksa, nasıl böyle bir şey olabilir, buna nasıl izin verirsiniz? Derhal bu rezaletin ortadan kalkması gerekiyor.Yani NATO'ya çağrıda bulunuyoruz: Basın özgürlüğüne aykırıdır, derhal tüm gazetecilere bu izin, bu yetki, bu akreditasyon verilmedir. Ama aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı'na, aynı zamanda Dışişleri Bakanlığı'na çağrıda bulunuyoruz, uyarıyoruz: Böylesine büyük bir ayıba izin veremezsiniz. Türk gazetecilerine gerekçe dahi gösterilmeden ‘Siz katılamazsınız, size izin vermiyoruz’ denemez. Türkiye bu zirveye ev sahipliği yapıyor. Böyle bir zirvede kendi gazetecilerimizin yasaklanması kabul edilemez, biz bunu kabul etmiyoruz. Bu ayıbın derhal son bulması lazım.”




