Yaklaşık üç yıldır fiyat istikrarını sağlamak amacıyla sıkı para politikasının uygulandığını hatırlatan Güler, bu süreçte özellikle tüccar ve sanayicinin finansmana erişim konusunda önemli sorunlarla karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Güler, üretim yapan, istihdam sağlayan ve katma değer oluşturan işletmelerin finansman desteğine ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Yüksek faiz işletme maliyetlerini artırıyor

Yüksek faiz politikasının yatırım kararlarının ertelenmesine, işletme sermayelerinin erimesine ve rekabet gücünün azalmasına sebep olduğunu söyleyen Güler, finansman maliyetlerindeki artışın üretim ve işletme maliyetlerini de yükselttiğini belirtti. Ticaretin sürdürülebilirliği için kamu bankaları ve özel bankaların da inisiyatif kullanarak tüccar ve sanayiciye uygun koşullarda finansman sağlaması gerektiğine dikkat çekti.

Güler, ticari kredi faizlerinin makul seviyelere çekilmesi gerektiğinin altını çizerek, bugün tüccar ve sanayiciye sağlanacak desteğin yarın ülke için üretim, istihdam ve ihracat olarak geri döneceğini belirtti.

Reel sektörün desteklenmesi stratejik önem taşıyor

Bankacılık sektörünün reel sektörün ihtiyaçlarını dikkate alarak üretimi desteklemesinin önemine dikkat çeken Güler, reel sektörün güçlenmesinin ekonominin ve istihdamın da güçlenmesi anlamına geldiğini kaydetti. KOBİ’lerin ve orta ölçekli işletmelerin ülke ekonomisinin bel kemiği olduğunu hatırlatan Güler, işletmelerin desteklenmesinin ekonomik gelecek açısından stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti.

Güler, finansman ihtiyacının giderilmesinin işletmelerin üretim ve ticaret faaliyetlerini sürdürebilmesi açısından kritik olduğunu belirterek, bankacılık sektörünün reel sektörün ihtiyaçlarını gözetmesi gerektiğini söyledi.

Kaynak: Bülten