Seyitgazi’deki orman yangının ilk gününde bölgede bulunduğunu ifade eden Süllü, müdahale çalışmalarındaki yetersizlikleri yerinde gördüğünü dile ifade etti. Süllü, “Geçtiğimiz yıl bizzat gözlerimle gördüm. Yangının ilk günü gittiğimde oraya bölgedeki acemiliği, yapılan çalışmaların ne denli yetersiz olduğunu hep birlikte gözledik. Gencecik çocuklar da oradaki orman işçileri. Hepsi oturmuşlardı, bir şeyler yemeye çalışıyorlardı kuru ekmeğin içinde ve yangından etkilenmişlerdi. Nefes alamıyorlardı, zaman zaman Kızılay’ın aracına oradan ya da işte Sağlık Müdürlüğü’nün ambulansına sürekli zehirlenenleri götürüyorlar, oksijen takviyesi yapıyorlar, geri çalışmaya gidiyorlardı. Üzerlerinde hiçbir teçhizat, hiçbir yangına müdahale edecek giysi yoktu. Tişörtleriyle, pantolonlarıyla yangına müdahale etmeye çalışıyorlardı” diye konuştu.
“Araştırma önergesi verdik, her zamanki gibi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi”
Süllü, bölgede görev yapan bazı gönüllülerin de yeterli eğitim almadığını öne sürerek, orman yangınında 10 kişinin hayatını kaybettiğini ve olayın araştırılması için Meclis’e verdikleri araştırma önergesinin AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildiğini vurguladı. Süllü, “Bu kayıpların yaşanmasından bir gün önce oradaydım ve o gün 2 tane iş makinesi yangının içinde kalmış, içindeki canlar zor bela kurtulabilmişti kaçarak. Ama öyle gördük ki orada gördüm ki 8 araç sürekli geliyordu ve gönüllü orman gönüllüsü olduğunu söylüyorlardı. Eminim hiçbir eğitimleri yoktu. Gepegencecik çocuklardı ve hemen ertesi gün orada 10 kayıp yaşandı. İkisi hemşerimizdi orman işçisiydi, geri kalanlar AKUT gönüllüsüydü. Ama bunların hesabını sormak için Meclis’te araştırma önergesi verdik, her zamanki gibi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi” dedi.
“Afet diye nitelendiriyor ama alınmayan önlemlerden söz edilmiyor”
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “gerekli önlemlerin alındığı” yönündeki açıklamalarına tepki gösteren Süllü, yaşanan felaketlerin “kader” ve “afet” olarak nitelendirilerek sorumluluğun üzerinin örtüldüğünü ifade etti. Süllü, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bakana sorduk, Tarım ve Orman Bakanı her türlü önlemin alındığını söyledi ama alınan hiçbir önlem yoktu. Türkiye’de yanan giden ormanlar ve yanıp giden içindeki çalışanlar, işçiler her zaman bizim yüreğimizi yakmaya devam edecek. Ve hiçbir önlem alınmıyor. Ne yazık ki turizm uğruna, sanayi tesisleri uğruna, maden uğruna ormanları yakıp yıkıp talan etmeye alışkanlık olan iktidar, çıkan orman yangınlarını kader deyip afet deyip geçiştiriyor. Yananları içinde tüm canlılarıyla yok olup kül olup gidenleri her zamanki gibi afet diye nitelendiriyor ama alınmayan önlemlerden söz edilmiyor.”
“Soruşturma izinleri bir türlü verilmiyor”
Türkiye’de benzer olayların ardından sorumluların görevde kalmaya devam ettiğini belirten Süllü, yargının siyasallaştığını ve bürokratlar hakkında soruşturma izinlerinin verilmediğini ifade etti. Süllü, “Saray kendilerine alınan uçakları harcadığı paraları yangın uçaklarına vermiyor. Her yıl gündeme getiriyoruz, soruyoruz. Hangarda uçaklar tutuluyor. Hiçbir şekilde önlem almıyorlar ve sonuçta bu yaşanan olayları da, elim olayları da kaza deyip afet deyip geçiştirmeye çalışıyorlar. Başka ülkelerde görüyoruz, bu tür olayların 10'da 1'i yaşandığında istifalar art arda geliyor ama utanmadan herkes burada Türkiye’de ne yazık ki bizim ülkemizde koltuklarında oturmaya devam ediyor. Siyasallaşan yargı ile de bürokratlardan hesap sorulması için soruşturma izinleri bir türlü verilmiyor” ifadelerini kullandı.





