Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Başkanı Dr. Nazan Aksaray, Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül Kampüsü alanının özelleştirilmesine tepki gösterdi.
“Özelleştirilmeleri kabul edilemez”
Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Başkanı Dr. Nazan Aksaray, özelleştirme kararının kabul edilemez olduğunu belirterek, “17 Mart’ta, Resmi Gazete’de yayımlanan kanun hükmünde kararnameyle Devlet Hastanesi arazisinin satışa çıkarıldığını ve özelleştirme kapsamına alındığını öğrenmiştik. Bugün ise Eskişehir’de üç bina bulunuyor. Bunlardan biri, şu anda Yunus Emre Hastanesi’nin 2 Eylül Kampüsü olarak kullanılan eski Asker Hastanesi. Sivrihisar’da bir aile sağlığı merkezi ve Mihalıççık’ta bir başka alan daha var. Mihalıççık’taki alanın imarda nasıl göründüğü ve ‘yenilenme’ tanımıyla tam olarak ne ifade edildiği net değil. Sonuç olarak bunların tamamı kamuya ait, hepimizin ortak varlıkları. Özelleştirilmeleri kabul edilemez” dedi.
“Bu durum şaşırtıcı olmadı”
Özelleştirme kararının şaşırtıcı bir karar olmadığını aktaran Aksaray, “Bunlar Eskişehir’in çok kıymetli alanları. Sağlık açısından önemli bir geçmişe sahipler ve hâlen ciddi hizmetler sunuyorlar. Devlet Hastanesi için uzun süredir bir mücadele veriyoruz. Bu alanın yeniden devlet hastanesi olarak kazandırılması için çalışıyoruz. Son ana kadar gelişmeler de bu yöndeydi. Bunu hepimiz biliyoruz. Siyasiler de bu durumu dile getiriyordu, devletin ilgili kamu yöneticilerine kadar bu görüş ifade edilmişti. Ancak son anda özelleştirme kapsamına alındığını öğrendik. Bu durum şaşırtıcı olmadı ama mücadelemizi sürdüreceğiz. Hava Hastanesi, yani 2 Eylül Kampüsü için de Yunus Emre Hastanesi adına aynı mücadeleyi vereceğiz. Halkın sağlık hakkının ortadan kaldırılmasını kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Hukuki mücadeleyi yürüteceğiz”
Aksaray, mücadelenin devam edeceğini vurgulayarak, “Eskişehir Bilecik Tabip Odası olarak Devlet Hastanesi arazisini hukuki sürece taşıdık. İlk adım olarak Kamu Denetçiliği Kurumu Başkanlığına başvurduk. Dava açma hakkımız saklı ve süreç devam ediyor. Bu üç arazi için de aynı hukuki mücadeleyi yürüteceğiz. Ancak yalnızca hukuki sürecin yeterli olmayacağını biliyoruz. Bu nedenle bir platform oluşturuyoruz. Amaç, bu arazilerin özelleştirme kapsamından çıkarılması. Bu platformda meslek odaları, sendikalar ve dernekler yer alacak. En önemlisi de halkın katılımı olacak. Mücadele birlikte yürütüldüğünde güçlü bir ses ortaya çıkar. Bu binalara ve arazilere bu şehrin ihtiyacı var. Ülke genelinde Sağlık Bakanlığına ait birçok değerli alanın özelleştirme sürecine girdiği görülüyor. Buna karşı bütüncül bir mücadele yürüteceğiz ve özelleştirmeye karşı duracağız” diye konuştu.





