7 Ağustos 1999'da saat 03.02'de meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki Marmara Depremi, Türkiye'nin birçok kentinde hissedildi.
Depremde Eskişehir'de yıkılan tek bina, Tepebaşı ilçesi Merkez Yeni Mahallesi Sivrihisar-1 Caddesi'ndeki 8 katlı Tarhan Apartmanı oldu. Binanın yıkılması sonucu 33 kişi hayatını kaybetti.
16 yaşında enkaz altında kaldı
O dönem 16 yaşında olan Meral Şurabatır, deprem sırasında Tarhan Apartmanı'nın 4'üncü katındaydı. Şurabatır, binaya misafir olarak gittiğini ve deprem sırasında teyzesiyle birlikte enkaz altında kaldığını söyledi.
Şurabatır, enkaz altında yaklaşık 20 saat geçirdikten sonra ekiplerin çalışmasıyla sağ olarak kurtarıldı.
"20 saat bana 20 yıl gibi geçti"
Yaşadığı anları anlatan Şurabatır, enkaz altında zaman kavramını tamamen yitirdiğini söyledi.
Şurabatır, "Enkazda kaldığım 20 saatlik yaşam mücadelesini kazandım ve şu an buradayım. Aradan 27 yıl geçti ama hâlâ ilk günkü gibi acısı çok taze. Unutulmuyor ya da en azından biz unutmuyoruz. Benim kayıplarım da oldu; ağabeyimi, teyzemi kaybettim. Bu sebeple Ağustos ayını hiç sevmiyorum." dedi.
Enkaz altında kaldıkları ilk saatlerde çevreden yardım ve çığlık sesleri duyduğunu belirten Şurabatır, zaman geçtikçe bu seslerin kesildiğini anlattı.
Şurabatır, "20 saat bana 20 yıl gibi geçti. Gerçekten içeride zaman hiçbir şekilde geçmiyor, saat kavramı diye bir şey yok. Işık yok, her yer kapkaranlık. Hava yok, oksijen yok, nefes alamıyoruz. Üzerimizde kolonlar var, hareket edemiyoruz. 20 saat bu şekilde kurtarılmayı bekledim." ifadelerini kullandı.
Kurtarılma anını anlattı
Ekiplerin kendilerine ulaştığı anları da anlatan Şurabatır, kurtarma görevlilerinden birinin elini tuttuğu sırada hayatta kalacağına inandığını söyledi.
Şurabatır, "Elimi çıkarmıştım ve o elimi tuttu. Zaten o elimi tuttuktan sonra dedim ki, 'Evet, buraya kadar bitti, kurtuldum, yaşayacağım.' Büyük bir alkış kıyamet içinde çıktım ama teyzem benim kadar şanslı olamadı. Teyzem ambulansta vefat etmiş." dedi.
"Burası bir anıt olarak kalsın isterdik"
Tarhan Apartmanı'nın bulunduğu alanın depremden sonraki yıllarda anma noktası olarak kullanıldığını belirten Şurabatır, ailesiyle birlikte her 17 Ağustos'ta bölgeye gittiklerini söyledi.
Şurabatır, "Burası bir anıt olarak kalsın isterdik. Her yıl 17 Ağustos'ta gidelim, orada en azından sevdiklerimizi analım. Tabii ki bir yer, mekan fark etmiyor anmak için ama bizim de böyle bir anıtımız olsun gerçekten çok isterdim." ifadelerini kullandı.
Tarhan Apartmanı'nın bulunduğu yere yıllar sonra başka bir apartman inşa edilirken, Şurabatır bölgeden geçmenin kendisi için hâlâ zor olduğunu dile getirdi.
"Ortalık çok kötüydü, her yer toz duman olmuştu"
Bölgede esnaflık yapan Cemil Ün de deprem sırasında yaşananları anlattı.
Ün, "Sivrihisar Caddesi'nde 50 senelik fotoğrafçıyım. Deprem olduğunda buradaydım. İlk gelenlerdenim. Ortalık çok kötüydü, her yer toz duman olmuştu. Yapacak bir şey yoktu, çok üzüldük." dedi.
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen, Tarhan Apartmanı'nda hayatını kaybedenler ve depremden sağ kurtulanların yaşadığı acının hafızalarda canlılığını koruduğu belirtildi.





