BirGün Gazetesi’nden İlayda Sorku’nun haberine göre, Eskişehir’in Odunpazarı ilçesine bağlı Demirli Mahallesi’nde faaliyet gösteren Esan Eczacıbaşı’na ait bentonit madeni tesisinde bulunan pasa depolama alanını çöktü. Çökme sonucu maden atıklarının çevredeki toprak ve su kaynaklarına karıştığı iddia edildi.

Olayın ardından yaşam savunucuları ve bölge halkı harekete geçerek sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu.

Maden tesisine girişlerin engellendiği bir koruma alanı halen yapılmamıştır

Olay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kapasite artışı için verilen “ÇED olumlu” kararının iptali istemiyle açılan davada bilirkişi keşfinin yapılacağı günün hemen öncesinde yaşandı.

Suç duyurusu dilekçesinde, çöken pasa depolama alanının Demirli Mahallesi’ne çok yakın bir noktada bulunduğu ifade edilerek şu değerlendirmeye yer verildi:

“Maden tesisine girişlerin engellendiği bir koruma alanı halen yapılmamıştır. Sahada halen işleyen bir tesis bulunmaktadır. Bu hususa dair şirket hiçbir şey yapmamış, yetkililer faaliyetleri durdurmamıştır. Bütün bu yaşanan olayların Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüne bildirilip bildirilmediği savcılık makamı tarafından şirket yetkililerinin elim maden kazasını örtbas edip etmediğinin sorgulanması gerekmektedir.”

Yaşam savunucuları, yalnızca şirket yetkililerinin değil, ilgili kamu kurumlarının da süreçte sorumluluğu bulunduğunu ifade etti.

Olası kastla çevrenin kirletilmesi suçu işlenmiştir

Dilekçede, bilimsel ve teknik uyarılara rağmen faaliyetlerin sürdürülmeye devam edildiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“Bilimsel ve teknik tüm uyarılara rağmen devam edilen faaliyetler neticesinde tarihinde yaşananlar dolayısıyla şirketin ve yetkilileri olası kastla çevrenin kirletilmesi suçunu işlemişlerdir. Zira çevre ve halk sağlığı açısından son derece zararlı olan ve doğrudan alıcı ortamlarla teması teknik usullere aykırı olan doğaya zararlı maddeler yürütülen faaliyet dolaysıyla doğrudan toprağa, havaya ve suya karışmıştır. Belirtilen hususlar bakımından şirket ve yetkilileri hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak eylemlerine uyan suçlardan cezalandırılmalarına ve şirket hakkında güvenlik tedbirleri uygulanmasına karar verilmesi gerekmektedir.”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan avukat Mert Yedek ise kapasite artırımı planlanan tesiste daha önce de çeşitli uyarılar yapıldığını söyledi.

Yedek, “Felaketin yaşandığı tesisin 7 Kasım 2025 tarihli verilen ÇED olumlu kararıyla büyütülmesi planlanmıştı. Gerek yöre halkı gerekse de akademik kurum ve kuruluşlar, meslek örgütleri ve demokratik kitle örgütlerinin defalarca uyarıda bulunulmasına karşın faaliyetlerine devam eden şirket bilimsellikten uzak planlarıyla çevre felaketlerinin yaşanmasına neden olmuştur” dedi.

ÇED sistemi sermaye faaliyetlerini aklayan bir onay sistemine dönüştü

Maden atıklarının çevrede ciddi sağlık riski oluşturduğunu ifade eden Yedek, bölgede yeterli müdahalenin yapılmadığını öne sürerek şu açıklamayı yaptı:

“Kazanın meydana geldiği sahada halen hiçbir çalışma olmadan duruyor olması ve her geçen gün kirlilik seviyesinin daha da tehlikeli boyutlara ulaşması beklenmektedir. Bu felaket, Giresun Şebinkarahisar ve Doğankent’te, Erzincan İliç’te ve Kirazlıyayla’da yaşanan yıkımların ardından, ÇED mekanizmasının çevreyi ve toplumu koruyan bir araç olmaktan çıktığını, sermaye faaliyetlerini aklayan bir onay sistemine dönüştürüldüğünü bir kez daha gözler önüne sermiştir. Kapasite artışı için yeni ÇED süreci yürütülen bir işletmede mevcut atık barajının patlaması, ÇED sisteminin geldiği noktayı gösteren ibretlik bir tablodur.”

Bilirkişi keşfi sırasında yaşananlara ilişkin de konuşan Yedek, kamu kurumlarının tavrını eleştirdi.

Yedek, “Tehlikenin boyutu heyetçe de görülse de dosyada davalı konumdaki Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü yetkilileri kazanın yaşandığı maden projesini savunmaya devam ederek bir skandala daha imza attılar. Kamunun aslında halk sağlığından yana tavır alması beklenirken, doğayı ve çevreyi korumakla yükümlü yetkililer açıkça sermayeden yana taraf olmaktadırlar. Açıkça suç işlemektedirler” ifadelerini kullandı.

Ayrıca Yedek, “Doğayı talan eden, yaşam alanlarını yok eden, bilimi ve hukuku hiçe sayan, yeraltı varlıklarımızı sömüren bu madencilik düzeni son bulmalıdır. İlgili sorumlular yargı önünde hesap verene kadar mücadeleye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Kaynak: BirGün