Eskişehir’de CHP Kurultayı’na ilişkin verilen mutlak butla” kararına karşı protesto yürüyüşü düzenlendi. Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla bir araya gelen siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve vatandaşlar, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi önünde toplandı.
Vatandaşlar daha sonra sloganlar eşliğinde Hamamyolu üzerinden CHP Eskişehir İl Binası’na yürüdü. Yürüyüş boyunca “Hain Kemal”, “AKP istifa” ve “Susma haykır, butlana hayır” sloganları atıldı.

Yürüyüşe CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ile çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.
Yürüyüşün ardından CHP İl Binası önünde demokrasi nöbeti başlatılırken, burada çeşitli konuşmalar yapıldı.
Bu mücadele Türkiye’nin demokrasi mücadelesidir
CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, konuşmasında yaşanan sürecin yalnızca CHP’yi ilgilendirmediğini dile getirdi. Kararın demokrasi açısından kritik bir eşik olduğunu ifade eden Yalaz, belediyelere ve CHP’ye yönelik süreçlerin sistematik şekilde yürütüldüğünü dile getirdi. Yalaz şu ifadeleri kullandı:
“Bizleri bu süreçte mutlu eden en önemli şey şudur; bugün hem buradaki yürüyüş yaptığımız değerli arkadaşlarımız hem de bizleri takip eden, bizleri izleyen kitleler, milyonlar şunun farkındadır. Bu Cumhuriyet Halk Partisi’nin sorunu olmaktan çıkmıştır. Bu Türkiye’nin demokratik bir yolda mı yürüyeceğinin yoksa faşizme teslim mi olacağından belirleyici olacağı bir mücadeledir. Değerli yol arkadaşlarımız, belediye başkanlarımıza silkeleyin talimatıyla operasyonlara başladılar. Ekonomik olarak belediyeleri çalışamaz hale getirmeye çalıştılar. Yetmedi belediye başkanlarını gözaltılarla, tutuklamalarla yıldırmaya çalıştılar. Yetmedi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nı Cumhurbaşkanı adayımızı sadece bizim de değil on altı buçuk milyon yurttaşımızın imzasıyla Cumhurbaşkanı adayı olmuş olan Ekrem İmamoğlu’nu zindanlara attılar. Bununla da yetinmediler. Çünkü tüm bunlar olurken halk dedi ki nasıl olsa seçim günü gelecek, nasıl olsa seçim günü o sandıkta hesaplaşacağız dedi. Emekçiler hesaplaşacağız dedi. Halkımız, milyonlar hesaplaşacağız dedi.”
Bu kararın halk nezdinde karşılığı yok
Konuşmasının devamında iktidarın seçimlerde kaybedeceğini gördüğü için CHP’nin kurumsal yapısını hedef aldığını öne süren Yalaz, verilen kararın halk tarafından kabul edilmediğini söyledi. Yalaz konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bununla da yetinmediler. Bunu gören AKP iktidarı, bunu gören tek adam rejimi, bunu gören saray imparatorluğunu kurmak isteyen kişiler bugün seçimde kaybedeceklerini anladılar. Bu yüzden Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine saldırı başlattılar. İşte dün olan bu kurumsal kimliğe saldırının Cumhuriyet Halk Partisi’ne bu ülkeyi kuran partiye Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partiye saldırıyla bu partiyi halkın partisi olmaktan çıkarıp sarayın partisi olması adına karar verdiler. Ama bu kararın halk nezdinde bir karşılığı yoktur. Bu karara itiraz eden sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin ana kademe örgütleri, il, ilçe başkanları, yöneticileri değildir. Halkımız için bu karar yok hükmündedir. Asıl bu kararın kendisi mutlak butlandır. Bu nedenle bu karara karşı meşru olarak direnme hakkımızı sonuna kadar kullanacağız.”
Gerekirse hayatı durma noktasına getiririz
Talat Yalaz, mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek demokratik tepkilerin artarak devam edeceğini söyledi. Yalaz şu ifadeleri kullandı:
“Genel başkanımız dün ifade ettiler. Bu kadar sabrımızın sınandığı, Cumhuriyet’in son kalesi olan Cumhuriyet Halk Partisi’ni de teslim alırsanız bundan sonra bu ülkede demokrasiyi bitirmiş olursunuz. Sandığı ortadan kaldırmış olursunuz. Ülkede faşizmi açıkça ilan etmiş olursunuz. Bu nedenle bu mücadele faşizme karşı milyonların mücadelesidir. Ve dün genel başkanımızın ifade ettiği gibi artık bu kararda ısrar edilirse, bu kararda ısrar edilmeye devam edilirse bundan sonra alacaklardan biz değil, sizler sorumlusunuz. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’ni muhalefeti susturmakla milyonları susturmuş oluyorsunuz. Sizler sorumlusunuz çünkü bu ülkede fiilen seçimleri ortadan kaldırmış oluyorsunuz. Sizler sorumlusunuz çünkü yoksullaştırdığınız, bitap düşürdüğünüz milyonları çaresizliğe siz mahkum ediyorsunuz. Önce demokratik tepkilerimizi veririz. Üretimden gelen gücümüzü kullanırız. Genel grev hakkımızı kullanırız. Gerekirse genel başkanımızın ifade ettiği gibi milyonlar olarak hayatı durma noktasına getiririz. Bu ülke sahipsiz değildir. Bu ülke AKP’yle de kurulmuş değildir.”
Bu daha başlangıç
Dayanışma çağrısı yapan Yalaz, mücadeleyi büyüteceklerini belirtti. Yalaz şunları söyledi:
“Yılmayacağız, yorulmayacağız. Faşizme de saraya da tek adama da AKP’ye de teslim olmayacağız. Bizlerle dayanışma içinde olan yüz binlere, milyonlara, bugün bizimle birlikte bu yürüyüşe katkı sunan tüm hemşerilerimize, demokratik kitle örgütlerine, siyasi partilere, ülkenin yiğit devrimcilerine, Anadolu’nun yiğit kulayı milliyetçilerine teşekkür ediyoruz. Bu daha başlangıç. Kulağınız, gözünüz bizde olsun. Çaldığımız zaman gelin genel başkanımızın dediği gibi bir gün dağılmamak üzere toplanmamız gerekirse hazır olduğumuzu da buradan tüm Türkiye’ye de Eskişehir’e de ilan ediyoruz.”

Butlan kararı tek adam rejiminin mutlaklaştırılmasının kararıdır
Emek Partisi Eskişehir İl Başkanı Ceren Kökoğlu da yaptığı konuşmada kararın siyasi anlamına dikkat çekti. Kökoğlu, halkın yükselen tepkisinin iktidarı rahatsız ettiğini savundu. Kökoğlu şu ifadeleri kullandı:
“Bilmeliyiz ki mutlak butlan kararı tek adam rejiminin mutlaklaştırılmasının kararıdır. Tek adam rejimin önümüzdeki seçimlerde gideceğinin sinyalini işçilerin grevlerinden sokağa dökülen 19 Mart’tan bu yana meydanları zapt eden halkın iradesinden emeklilerin her gün sokaklarda yükselen sesinden anlamıştır ve bu son çırpınışlarıdır. Emekçilerin karşısına kolluk kuvvetlerini yığıyor, ana muhalefet partisinin karşısına kayyum politikalarıyla tutuklamalarla, gözaltılarla çıkıyor. Türkiye halklarının mücadelesini baskıyla zorla ezmeye çalışıyor, sindirmeye çalışıyor. Her şeye rağmen bu meydanlardayız. Her şeye rağmen mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Susma haykır, butlana hayır
Sol Parti Eskişehir Temsilcisi Özgür Erhun ise CHP’ye yönelik kararın tüm muhalefete yapılmış bir müdahale olduğunu söyledi. Erhun konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Dün malumun ilanını duyduktan sonra biz de Sol Parti İl Örgütü olarak kayyum düzenine son saray rejimine karşı birleşelim diyerek saray rejimine karşı bir aradayız diyerek buraya CHP Eskişehir İl Başkanlığı önüne dayanışmaya geldik. Buradan tekrardan mücadele eden tüm dostları selamlıyorum. Kazanacağız. Birleşe, birleşe kazanacağız. Kazanacağız. Artık sarayın mahkemelerinin verdiği hukuksuz kararları tek tek anlatmaktan yorulduk. Ancak şunu söylüyoruz. Sizin hukuksuzluklarınıza karşı bizim direnişimizde, mücadelemizde meşrudur. Sizin hukuksuz kararlarınızı tanımıyoruz. CHP’ye yaptıkları bu saldırı tüm toplumsal muhalefete yapılmış. Bu ülkenin tüm demokratik güçlerine yapılmıştır. Susma, haykır, butlana hayır. Bu saldırıya karşı birlikte göğüs gereceğiz. Saldırıyorlar çünkü biliyorlar ki saldırmaktan başka çareleri kalmadı. Saldırıyorlar çünkü biliyorlar ki ülkeyi yönetirken tek başına kaldıkları gibi seçimde de tek başına kalmak istiyorlar. Çünkü biliyorlar ki kaybedecekler. Çünkü biliyorlar ki halk desteğini çoktan kaybettiler. Tüm tek adam rejimlerinin sonu geldiği gibi kendi sonlarının da geldiğini biliyorlar. Halk desteğini kaybettiğinden sürekli saldırıyorlar. Hepimize karşı saldırıyorlar. Aslında sorunun tespitini yaparken burada çözümü de söylemiş oluyoruz. Bir tek adam rejimidir ki bizim yaşama alanlarımıza, ücret taleplerimize, doğamıza ve demokrasimize, adaletimize, layıklık talebimize tümden saldırıyor.”




