Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Eskişehir Temsilciliği adına konuşan Mahmut Yalınkılıç, Ankara’da 14 Haziran’da başlatılan eylemlerin dördüncü gününde kararlılıkla devam ettiğini söyledi. Yalınkılıç, “14 haziran pazar günü Ankara'da başlattığımız mücadele bugün 4. gününde ve büyük bir kararlılıkla devam ediyor. Tüm kamuoyu bize yapılan adaletsizliğe, baskıya ve engellemelere şahit oldu. Başka illerden sesimizi yükseltirken Ankara'daki arkadaşlarımıza selam gönderiyoruz. Arkadaşlarımız sendika önünde direnişe devam ederken bir yandan da meclis eğitim komisyonunun toplanması için görüşmeler yapıyor. Çözüm için irade gösterilecekse konuşmaya açık olduklarını ilan ediyorlar. Bu ses duyulsun. Dün mecliste verilen önerge iktidar partisi tarafından reddedildi” dedi.

“Ayşen Gürcan'ı bize verdiği sözleri tutmayı ve komisyonu ivedilikle toplamaya çağırıyoruz”

Yalınkılıç, TBMM Milli Eğitim Komisyonu’nun acilen toplanmasını talep ederek, komisyon başkanı Ayşen Gürcan’a daha önce verilen sözlerin tutulması çağrısında bulundu. Yalınkılıç, “TBMM Milli Eğitim Komisyonu Başkanı Sayın Ayşen Gürcan'ı bize verdiği sözleri tutmaya, komisyonu ivedilikle toplamaya çağırıyoruz. Somut adım atılana ve taleplerimiz karşılanana kadar eylemlerimiz devam edecektir” ifadelerini kullandı.

“Öğretmenlerini bir araya getirecek ortak toplantının vakit kaybedilmeden yapılması şarttır”

Yalınkılıç, Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, patron dernekleri ve özel sektör öğretmenlerini bir araya getirecek ortak toplantının bir an önce yapılmasını istediklerini ifade etti. Ayrıca TBMM’ye sunulan kanun teklifinin yasalaşması gerektiğini belirterek, mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesini talep etti. Yalınkılıç, “Taleplerimiz şunlardır. Ortak toplantının derhal gerçekleştirilmesi gerekir. 1 yıl önce devlet diliyle bizzat sözü verilerek planlanan ancak türlü gerekçelerle ertelenen Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, patron dernekleri ve özel sektör öğretmenlerini bir araya getirecek ortak toplantının vakit kaybedilmeden yapılması şarttır. Kanun teklifinin yasalaşması gerekir. Mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesi ve yaşanan adaletsizliklerin giderilmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kanun teklifinin derhal meclisten geçirilmesi gerekir” diye konuştu.

“Öğretmenler işsizliğe mahkum ediliyor”

Öğretmenlerin geçim sıkıntısı yaşadığını belirten Yalınkılıç, verilen sözlerin yerine getirilinceye kadar açlık grevini sürdürmeye devam edeceklerini ifade etti. Yalınkılıç, ““Öğretmenler geçinemiyor. Öğretmenler kirasını ödeyemiyor, temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Öğretmenlerin haklı olan atamaları yapılmıyor, öğretmenler işsizliğe mahkum ediliyor. Bize verilen sözler tutulana, bize hak verdiğini söyleyen ve çözüm sözü veren başta Yusuf Tekin ve Ayşen Gürcan olmak üzere yetkililer bizimle aynı masaya oturana kadar açlık grevimizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

“Öğretmenler emeğinin karşılığını alamaz hale getirilmiştir”

Eğitim-İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, Türkiye’de eğitimin kamusal bir hak olmaktan uzaklaştırılarak piyasa koşullarına göre şekillendirildiğini iddia etti. Arslan, “"Türkiye'de eğitim uzun süredir kamusal bir hak olmaktan uzaklaştırılmakta, piyasanın ihtiyaçlarına göre şekillendirilmektedir. Müteahhitlerin özel okul, holdinglerin üniversite açtığı; eğitimin ticari bir faaliyet alanına dönüştürüldüğü bu düzende öğretmenler emeğinin karşılığını alamaz hale getirilmiştir. Ankara'da yaşananlar, bu tablonun sonucudur” şeklinde konuştu.

“Özel sektör öğretmenleri insanca yaşayabilecekleri bir ücret talep etmektedir”

Özel sektör öğretmenlerinin insanca yaşayabilecekleri ücret, iş güvencesi ve mesleklerine uygun çalışma koşulları talep ettiğini belirten Arslan, bu taleplerin temel çalışma hakları olduğunu ifade etti. Arslan, “Özel sektör öğretmenleri insanca yaşayabilecekleri bir ücret, iş güvencesi ve mesleklerine yakışır çalışma koşulları talep etmektedir. Bu talepler ne ayrıcalık ne de imtiyazdır; en temel çalışma hakkıdır. Ancak talepleri duymak yerine baskı tercih edilmiştir. Hak arayan genç öğretmenler gözaltına alınmış, dayanışma göstermek için yanlarında bulunan sendika yöneticileri ters kelepçeyle gözaltı araçlarına bindirilmiş, gazeteciler ve yurttaşlar biber gazına maruz bırakılmıştır. Ortaya çıkan görüntüler, yalnızca eğitim emekçilerine değil, demokratik hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahaledir” ifadelerini kullandı.

“Bir ülkenin öğretmenleri geçinemediğini söylüyor, güvencesizlikten yakınıyor”

Özel sektör öğretmenlerinin mücadelesinin yalnızca ekonomik haklarla sınırlı olmadığını kaydeden Arslan, bunun aynı zamanda eğitimin ticarileştirilmesine ve öğretmenliğin güvencesizleştirilmesine karşı verilen bir mücadele olduğunu belirtti. Arslan, “Vahim olan yaşananlara rağmen öğretmenlerin sesini duyacak bir iradenin ortaya çıkmamasıdır. Bu nedenle özel sektör öğretmenleri açlık grevini sürdürmektedir. Bir ülkenin öğretmenleri geçinemediğini söylüyor, güvencesizlikten yakınıyor ve seslerini duyurabilmek için açlık grevine başvuruyorsa, sorgulanması gereken onların talepleri değil, onları bu noktaya sürükleyen eğitim politikalarıdır” dedi.

“Eğitime, eğitimciye kelepçe vurulmaz”

CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Bir eğitimcinin ters kelepçeyle gözaltına alınmasının kabul edilemez olduğunu ifade ederek, yaşananların iktidarın öğretmenlere verdiği değeri ortaya koyduğunu belirtti. Yalaz, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bu iktidar döneminde birçok şeye şahit olduk. Her şeyi gördük ama bir eğitimcinin, bir öğretmenin ters kelepçeyle gözaltına alınması bence bardağı taşıran son damladır. Eğitimciye yapılan bu açıklanamaz hareketi, ters kelepçe takılmasını da şiddet uygulanmasını da o hak arama eylemine yapılan müdahaleyi de şiddetle kınıyorum. Asıl şiddetle yapılması gereken bu yapılan tavrı kınamaktır. Eğitime, eğitimciye kelepçe vurulmaz. Hiçbir insana ters kelepçe vurulmaz. Yazıklar olsun diyoruz. İktidarın bugün geldiği noktada eğitimciye, öğretmene verdiği değeri ne kadar gözler önüne serdiğinin de bir göstergesidir bu durum.”

Kaynak: Alperen Ata