Güder, son aylarda görülen yoğun yağışların baraj doluluk oranlarını artırdığı belirterek, yağışların yer altı sularında kayda değer bir artış sağlamadığı ifade etti. Güder, “Yağışlar; kısa vadede su potansiyeli açısından sevindirici, ancak orta ve uzun vadede öngörülen kuraklık tehdidi ortadan kalkmamıştır. Yüzeysel akışa geçen sağanak yağışlar; yer altı sularında, kayda değer bir artış sağlamamıştır. Son aylarda görülen yoğun yağışlar barajlardaki doluluk oranlarını artırsa da, yer altı suları ve büyük havzalardaki tehlike geçmedi. Meteorolojik kuraklık büyük ölçüde hafifledi. Hidrolojik kuraklık, devam ediyor. Özellikle Marmara, Ege, İç Anadolu'nun bazı kesimlerinde, yer altı su rezervlerinin, akiferlerinin toparlanması için zamana ihtiyaç var” dedi.

Eskişehir’de Nisan ve Mayıs aylarında alınan yağış miktarları yağış ortalamalarının üzerinde seyretmektedir

Türkiye genelinde 52 ilçede su kısıtlaması uygulandığı ve bu ilçelerden 6’sının Eskişehir’de olduğunu söyleyen Güder, Nisan ve Mayıs aylarında alınan yağış miktarlarının hem aylık hem de uzun yıllar ortalamalarının üzerinde seyrettiği ifade etti. Güder, “Ülkemizde 52 ilçede su kısıtlaması uygulanmaktadır. Bu ilçelerden 6 tanesi Eskişehir’de. Türkiye'de 2026 yılında gerçekleşen yağışlar, uzun yıllar ortalamasının yüzde 50'sini aşarken, şehrimiz merkezinde Mayıs ayı 64mm yağışalınmışken, uzun yıllar ortalamasına göre Mayıs ayı 44.5mm’dir. Nisan ve Mayıs aylarında alınan yağış miktarları gerek aylık, gerekse uzun yıllar yağış ortalamalarının üzerinde seyretmektedir” ifadelerini kullandı.

“Porsuk Barajında doluluk yüzde 48,9’a ulaştı”

Güder, Eskişehir’in içme, kullanma ve sulama suyu ihtiyacının yıllık ortalama 180 milyon metreküp olduğu belirterek, Eskişehir’deki barajların doluluk oranlarını açıkladı. Güder, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Eskişehir'in içme ve kullanma suyu ile Eskişehir sulamasının sulama suyu ihtiyacı, yıllık ortalama 175-180 milyon metreküptür. Porsuk Barajı toplam 454 milyon metreküp su toplama hacmine sahiptir. 4 Haziran 2026 verilerine göre; Porsuk Barajında doluluk yüzde 48,9’a ulaşmıştır. Dodurga Barajı yüzde 28,8, Çatören yüzde 76,9 doluluk oranlarındadır. Aslında son yağışlar; baraj doluluklarına etkisinden ziyade, tarımsal sulamaya geç başlandığından dolayı, baraj üzerindeki tarımsal su ihtiyacı baskısını azaltmıştır. Yoksa bu derece yoğun yağışta, daha fazla doluluk olması beklenir.”

“Su kaynaklarının yüzde 77 gibi önemli bir kısmının tarımsal amaçlı kullanılıyor”

Güder, entegre su kaynakları yönetimi ve ileriye dönük modelleme tekniklerinin gelecekte yaşanabilecek su kıtlığı risklerini azaltmak açısından hayati öneme sahip olduğu vurguladı. Güder, “Su kaynaklarının yüzde 77 gibi önemli bir kısmının tarımsal amaçlı olarak kullanıldığını biliyoruz. Yer altı suları yoğun bir şekilde bu amaçla tüketilmektedir. Dolayısıyla, tarımsal sürdürülebilirlik açısından su kaynaklarının verimli kullanılması oldukça önemlidir. İklim değişikliğinin etkileri göz önüne alındığında, entegre su kaynakları yönetimi ve ileriye dönük modelleme teknikleri, gelecekteki su kıtlığı risklerini azaltmak için hayati öneme sahiptir” diye konuştu.

“Yağmur suları hasat edilmeli”

Güder, bitkisel üretimde daha az su tüketen ürünlerin teşvik edilmesi, damla sulama gibi basınçlı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirterek, üreticilerin bu konularda desteklenmesi ve bilgilendirilmesinin önemli olduğunu vurguladı. Güder, konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü:

“Bitkisel üretimde suya ihtiyaç duymayan veya az ihtiyaç duyan bitki türlerinin yetiştirilmesi teşvik edilmeli, damla sulama gibi basınçlı su sistemlerinin kullanılması tercih edilmeli, yağmur suları hasat edilmeli, yer altı sularının kullanımı azami kontrol altında tutulmalı, üreticilerimiz bu hususlarda desteklenmeli ve bilgilendirilmelidir. Suyun miktar olarak korunmasının yanı sıra, kalitesinin korunması da kritiktir. Tarımsal faaliyetlerde aşırı gübre kullanılması durumunda yer altı sularında nitrat kirliliği söz konusu olmaktadır. Aşırı pestisit kullanımı da, kontrol altında olmalıdır. Yakın zamanda, Eskişehir İlinde İklim Değişikliğine Dayanıklı Tarımsal Üretim Modelinin Uygulanması ve Yaygınlaştırılması başlıklı İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen, projenin kapanış toplantısı yapıldı. Bu tür çalışmaların yaygınlaştırılması ve uygulamaya yönelik olması önemlidir. Sınırlı kaynağımız olan suyun tarımda, hayvancılıkta, endüstride ve evsel kullanımlarda tasarrufuna dikkat etmeliyiz.”

Kaynak: Haber Merkezi